1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Hayır demek güçlü bir irade gerektirir

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve Papatya tarafından 9 Nisan 2014 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.311
    Beğenileri:
    5.870
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    5.381 ÇTL

    Yrd. Doç. Dr. Alper Evrensel, hayır diyememenin yapısal bir sorun olduğunu ve depresyon belirtisi olabileceğinin altını çizdi.

    [​IMG]

    Siz de hayır diyemeyenlerden misiniz?

    “Neden 'hayır' demekte sorun yaşarız?, Kabul etmek ve reddetmek ne zaman öğrenilir?, Belli bir yaştan sonra düzeltme ihtimalimiz var mıdır?, Hayır diyememek bir hastalık mıdır ve başka psikolojik rahatsızlıklarla ilgisi var mıdır?"

    Evrensel, yaptığı değerlendirmede şöyle konuştu:

    'Hayır demek güçlü bir irade gerektirir'

    “Çevremizdeki insanlar talepte bulunduğunda bu talebi karşılayıp karşılamamak arasında kararsız kalabiliriz.
    Hayır demek güçlü bir irade gerektirir. Eğer talebin karşılanamayacağını belirtirsek ilişkinin yara alacağı endişesi duyarız. Çevremizi kuşatan insanların sadece taleplerini karşıladığımızda bizimle iletişimlerini sürdüreceklerini, eğer talebi karşılamaz ve hayır dersek ilişkinin bitebileceğini düşünebiliriz. İnsanlarla kurulan bağın zayıflaması endişesi özellikle bağımlı yapıdaki kişiler için büyük bir endişe kaynağıdır. Bağın sürmesi adına hep evet diyerek sürekli ödün vermek zorunda kalırlar. Sonrasında yaşadıkları mağduriyet nedeniyle çok üzülürler ama bu döngüden bir türlü kurtulamazlar.

    Güçlü bir iradenin temelleri çocuklukta atılır. Çocuğun özerklik duygusu kendiliğinden gelişme gösterir.
    Bu süreçte ana-babasının tutumları bu özerklik eğilimini engelleyecek tarzda olursa çocuk bağımlılaşır. Zira bağımsızlaştığında yani anne babasının beklentileri tersine hareket ettiğinde anne babasını kaybedeceğinden korkar.

    Eğer anne babası da çocukları kendi istediği gibi davrandığında onu ödüllendirir, davranmadığında da cezalandırırsa bu eğilim pekişir. Çocuk büyüdüğünde anne ve babası ile kurduğu ilişkinin benzerlerini diğer insanlarla da kurmaya başlar. Onları hoşnut etmek için kendisi hoşnutsuz olmayı tercih eder. Sırf o insanlar ilişkiyi koparmasın, surat asmasın, küsmesin diye sürekli kendisinden maddi-manevi ödün verir. Borç istendiğinde geri çeviremez. Yardım talep edildiğinde karşı koyamaz.

    'Yapısal bir sorun'

    “Hayır” diyememek hastalık değildir; yapısal bir sorundur.
    Hastalık olsaydı bir ilaç tedavisi ile yok edilebilirdi.
    Bağımlı yapıdaki kişilerde ortaya çıkan bir sorundur.
    Depresyonun belirtileri arasında da yer alabilir.
    Depresyondaki insanlarda inisiyatif kaybı olur.
    Kolaylıkla yönlendirilebilirler.
    Cep telefonu dolandırıcıları bağımlı yapıda ve depresyondaki kişileri kolayca ağına düşürebilmektedirler.
    Bazı tehditlerle korkular uyandırılarak sanki hipnotize edilmiş gibi konutlara uyması sağlanabilir.

    Ne zaman evet, ne zaman hayır demeliyiz

    “Hayır” veya evet deme kararı irademizle ilgilidir. İrade her zaman baskı altındadır.
    Dürtülerin ve aklın yönlendirmeleri karşısında gerçekliği de gözeterek bir karar vermek durumundadır.
    Bu karar içinde bulunulan şartlara göre netleşecektir.
    Karar verirken içsel ve dışsal bütün dengeler mümkün olduğunca gözetilmelidir.
    Karar neticesinde de mümkün olduğunca az çatışma yaşanmalıdır.
    Bazen içsel-dürtüsel talep çok güçlü olabilir.

    Normalde çok iradeli, makam mevki sahibi bir insanın kendi nefsinin taleplerine hayır diyemediği de olur. Otokontrol duygusu gelişmiş, özerk, bağımlı olmayan bir yapı ancak çocukluktan itibaren bilinçli anne-babanın yardımı ile gelişebilir. Eğer erişkin yaşamda bu sorunlar saptanırsa tedavi ile güçlü bir irade geliştirilebilir.

    Tedavi gerekir mi

    Hayır diyememek eğer depresyondan kaynaklanıyorsa tedavisi ile de ortadan kalkar.
    Yapısal sorunlar ise ancak terapi ile yok edilebilir.
    Yıllar boyu hayır diyemediği için depresyona giren kişiler de vardır.
    Bu kişilerde hem ilaç tedavisi hem de terapi birlikte uygulanmalıdır.
    Eğer ilaçla depresyonu tedavi eder ve yapay bir iyilik hali yakalanır, zemindeki kişilik yapısına müdahale edilmez ise tedavinin ardından yine aynı tablo karşımıza çıkacaktır.

    Alıntıdır.

     

Sayfayı Paylaş