1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Hayriye Ünal - Surkontr..

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 24 Eylül 2012 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL




    Surkontr
    Güzel bir günde salâ
    güneşli günde
    Okunurken dört koldan şehri basınca
    Canın sıkkınken yakından bir de ölüm
    ayyuka çıkıyorsa ölüm sesli bir salâ
    Herkesin bir avuntusu olmalı diyorum
    Herkeste bir yanılgı: yakını uzak tutan
    Olmalı affedecek bir düşman
    Hiç uğur getirmese de
    uğuruna inanılan bir nişan

    Zorla dönmeyecek şans Mallarmé
    Zarla dönebilir mi hiç bilmem
    Zar içinde bir yasla
    dur duraksız ölüleri gömerim
    Üstüne üstüne yürürüm korktukça sıfıra giderken
    Sıfırın üstüne yemin ederim
    Zorun rolü nedir tarihte
    sor İbn-i Haldûn söylesin
    Bense cebren aktığını söyleyeceğim
    Belki sonsuz bir akış
    Conatus diyebilir Spinoza
    Ağında kıvrandıkça sinekler
    sor: mutlak masumiyet var mı doğada

    Yoldaşlarını götür indir bu engerek dağından
    Keskin vadilerin ağzı dev çalılarla gizlenmiş
    Kaç vadide kaç uygarlık başlamış bitmiş
    Hücrede ölmüş sesine aşina olmadan keşiş

    Söylenebilir mi bir çırpıda
    bir çırpı bir zaman mı
    Geçer mi birbirine yer ve gök
    mahrem bir anıyı
    anlatsam bu yerle bir olan odayı
    Kimsenin bilmediği kuralı ihlal etmiş
    “Olur mu hiç, yenmez eti insanın”
    Kim demiş?
    Büyüktü aramızda
    Ne varsa havsalanıza
    Sığmayacak -Hayır zaten siz bilmeseniz de olur
    Bu bendim
    Eşkâli hâlâ tanımlanabilir
    İşgali defaatle inkar edilmiştir

    Düşmedim ya sana bakarken
    Eğildim ama hizana geldim
    Bu asfalt bu şose bu demiryolları bizim midir
    Bizim midir iki cihan savaşından artık saadet
    Artık idealler artık bir buruk gülümseme
    Ne diyordun, biz çok gençtik, vurup rintliğe
    Ömür dar pabuç gibi vurunca
    Buradan gideceksin!

    Yol uzar yorulunca
    Hem ölmüş de olabilir taşıdığım yaralı

    Bu bendim son konuşan, son susan da bendim
    Galiba ölmüştüm sırtında ve sırttaki bir ölü
    Bu bendim ve kendiliğimden
    Terminallerin kirli ve soğuk arasında
    Havalimanlarında önüme eğerek yüzümü
    Her gün beklemekle bir sonraki günü çekerek kendime
    Ölümünü duymazdan geldim

    Geçti lanetliler arasında adın
    Okundun ve çağrıldın
    Acı yüklü kılıcın anıldı
    kalemin
    şiddetinden ortadan yarılırdı
    Öleceksin!
    Biliyorsun ve hiçbir şey avutamaz
    Seni hiçbir ihbar
    hiçbir tabela
    hiçbir neş’eli şarkı
    Artık beyhude yere bir beldeye vâsıl olma
    Bir sediri ısıtacak kadar oturmak sana yasak
    Kalmanı en çok isterken kavmin gitmen gerekecek
    Susayacaksın daha boşalmadan bardak
    Bu sendin -şüphesiz böyle derdin
    Konuşabilseydin

    -Hiçbir yol avutamaz seni
    Bana geleni kadar
    Bir tehiri bekleyecek sabrım var
    Karşılamaya da gelirim belki
    aşkın hatırı var



    Hayriye Ünal
     

Sayfayı Paylaş