1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Hayvan Mezarlığı - Stephen King

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve sherry tarafından 8 Ekim 2007 başlatılmıştır.

  1. sherry

    sherry V.I.P V.I.P

    Katılım:
    20 Aralık 2006
    Mesajlar:
    2.174
    Beğenileri:
    41
    Ödül Puanları:
    1.980
    Banka:
    286 ÇTL
    Hayvan Mezarlığı - Stephen King
    Bu eseri beyazperdeye de aktarıldı. Film, bütün dünyada yankılar yaratmaya davam ediyor. "Kutsal Mezarlığa Gömülen Ölüler, Kısa Sürede Hayata Dönerler." - Bir Kızılderili İnancı - Dr. Louis Creed ve ailesi eski kızılderili mezarlığındaki ruhların gazabına uğramışlardı... Bunun elbette nedenleri olmalıydı... Stephen King okurlarının, doğaüstü olaylarla bezenmiş heyecanların doruğuna götürüyor.



    Hayvan Mezarlığı - Stephen King - Kitap Özeti

    [​IMG]Louis karısı ve iki çocuğu ile Chicago’dan Ludlow’da ormanın hemen yanında bulunan bir haneye taşındı. Haneye yerleştiler ve daha sonra yan komşuları ile tanıştılar. Komşuları çok yaşlı bir çiftti. Jud ve Norma Crandall. Kısa müddet sonra Jud ile Louis ahbab oldular. Her akşam beraber bira içip Ludlow ile ilgili konuşuyorlardı. Louis ve ailesi bir hafta sonu hanelerinin bahçesinde oturuyorlardı, Jud aileyi görüp yanlarına gitti ve onlara yakında bulunan hayvan kabirliğini görmek isteyip istemediklerini sordu. Louis Eileen’nin çok istemesi üzerine önerisi kabul etti. Jud ve bütün aile yola koyuldular. Yarım saat sonra hayvan kabirliğine vardılar. Jud Louis ve ailesine, aşağıda bulunan kasabadaki çocukların hayvanları can verdiği vakit hayvanlarını buraya gömdüklerini söyledi. Hayvan kabirliği çocuklar tarafından güzelce tertip etmişti. Çevredeki gereksiz ot ve çalılıklar çocuklar tarafından koparılmıştı. Jud Eileen’i buraya tek başına gelmeye kalkışırsa ormanın içinde kaybolacağı ile ilgili uyardı. Hayvan kabirliğini gördükten sonra bütün aile ve Jud haneye döndü. Evin kedisi Church kapının önünde Eileen’i bekliyordu aslında Church evin değil Eileen’in kedisiydi. Eileen kedisini o kadar çok seviyordu ki kimi akşamlar kedisi ile birlikte yatıyordu. Hanesi yerleştirme işi takriben bir hafta sürdü ve daha sonra Louis asıl mesleği olan doktorluğa başladı. Yakında bulunan bir üniversitede rahatsızlanan talebeleri rehabilitasyon ediyordu.

    Birgün kafası yarılmış Pascow isminde bir talebe revire getirildi, ama Louis daha talebeyi kontrol edemeden talebe can verdi. Daha ilk gününde böyle bir vaziyetle karşılaşması Louis’i çok etkilemişti. Louis her akşam Jud’un yanına gidiyor, birkaç bira içip gündelik hayat ile ilgili konuşuyorlardı. Jud seksen yaşında o bölgenin en yaşlı insanıydı. Louis işe başladıktan birkaç ay sonra Rachel iki çocuğu ile Chicago’ya babasının yanına ziyarete gitti. Louis kayınbirader’i ile arası iyi olmadığı için ziyarete gitmedi. Sonrası sabah Jud Louis’i telefon etti ve church’un anayolun kenarında kımıldamadan durduğunu ve can vermiş olabileceğini söyledi. Louis kedinin yanına gitti ve kedinin bir kamyon çarpması neticesi can verdiğini anladı ama kedinin can verdiğini Eileen’a söyleyemezdi. Eileen her akşam hanesi arayıp babası ile konuşuyor ve kedisinin nasıl olduğunu soruyordu. Jud bunları öğrenince Louis’e zaman kaybetmeden kediyi bir poşete koymasını, yanına bir kazma kürek alıp kendisini izlemesini söyledi. Jud hayvan kabirliği yoluna girdi ve hiç konuşmadan yoluna devan etti. Hayvan kabirliğini geçip değişik bir yola girdiler. Jud hala hiçbirşey konuşmuyordu ta ki ağaçlardan oluşan tepe gibi bir yere gelinceye kadar. Tepe ağaç dallarından oluşuyordu ve burayı aşmak çok zor görünüyordu. Jud Louis’e aşağı hiç bakmadan dümdüz yürümesini söyledi ve önden kendisi hareket etti. Tepede sihirli bir şeyler vardı. Jud zorlanmadan tepeye çıkabiliyordu. Daha sonra Louis de hareketlendi ve sanki birşeyler kendisini yukarıya doğru çekiyordu. Tepeyi kolayca aştılar ve aşağı indiler. Aşağı indiklerinde Jud Louis’e kedi için bir çukur kazmasını istedi. Louis hiçbirşey sormadan çukuru kazdı ve kediyi gömdü ve haneye doğru yürümeye başladılar.

    Haneye vardıklarında Jud kediyi gömdükleri yerin önceden Kızılderelilerin toprakları olan büyülü bir yer olduğunu söyledi. Jud oraya gömülen hayvanların tekrar cankandığını fakat bazı özelliklerini kaybettiklerini söyledi. Jud da köpeği can verdiği zaman onu büyülü yere gömmüş ve köpek tekrar canlanmıştı, fakat toprak kokuyordu ve uyuz gibi davranıyordu. Daha önceki hareketliliği kalmamıştı. Bazı arkadaşlarının hayvanları canlandıktan sonra çok değişmiş ve çevreye zarar vermişti. Büyülü hayvan kabirliğinin sırrını kimse çözememişti. Louis, şayet kedi sabah döndüğünde çevreye zarar verirse onu tekrar öldürecekti, fakat eskisi gibi olusa öldürmeyecekti. En azından kedinin gerçek bir kopyası hanede duracaktı. Eileen bunu farketse dahi bu vaziyet onu kedinin can verdiğini öğrenmesinden daha az etkileyecekti. Kedi haneye daha önceki hali ile dönmüştü. Jud’un söylediği gibi toprak kokuyor ve uyuz davranıyordu. Rachell ve çocuklar haneye döndüklerinde Eileen kedideki değişimi farketti, fakat kedinin yaşlandığını düşünerek kimseye birşey sormadı. Artık kediyle yatmıyordu zira kedi daimi toprak kokuyordu. Kısa süre sonra ailede bütün işler bir raya oturdu. Eileen her sabah okula gidiyor ve öğleden sonra geliyordu. Louis her sabah işe gidip akşam geliyordu ve üç yaşında olan Gage her gün biraz daha büyüyordu. Son günlerde babası ile daimi kovalamaca oynuyorlardı. Bir hafta sonu bütün aile hanelerinin bahçesinde piknik yapıyordu. Gage bir ara ailenin yanından uzaklaştı. Louis Gage’in uzaklaştığını farkedince arkasından durması için bağırdı ve arkasından koşmaya başladı. Gage anayola doğru ilerliyordu, babasının sesini duyunca kovalamaca oynadıklarını sanıp daha da hızlanmaya başladı. Louis erkek çocuğunun yola çıkmasını engelleyemedi ve Gage yola çıktığı anda bir tanker ona çarptı. Gage yirmi metre ileriye uçtu, narin başı vücudundan koptu.

    Louis ve ailesi bir hafta bu olayın şokundan kurtulamadı. Eileen kardeşinin resmini almış ve elinden hiç bırakmıyordu. Bir hafta sonra Gage’in cenaze merasimi vardı. Cenaze merasimi bittiğinde Louis’in kafası çok karışıktı. Gage’in yokluğuna kendisini alıştıramıyordu. Aklında sürekli hayvan kabirliği fikri dolaşıyordu. Kediyi gömmüştü ve kedi tekrar canlanmıştı. Uyuz hareketleri ve toprak kokması dışında kötü bir tarafı yoktu. Ayrı olarak büyülü bir şey onu hayvan kabirliğine doğru çekiyordu. Uzun müddet düşündükten sonra karısını ve kızını olayın şokunu üzerlerinden atmaları uydurma sebebi ile Chicago’ya gönderdi ve erkek çocuğunu hayvan kabirliğine götürmeye karar verdi. Çok zor şartlar altında erkek çocuğunu kabirlikten kaçırıp hayvan kabirliğine götürdü. Erkek çocuğunun ölümünden dokuz gün geçmişti. Haneye döndüğünde vücudunun hiçbir yeri tutmuyordu. Sabah uyandığında Gage şayet çevreye zarar verirse ailesinin haberi olmadan onu öldürecekti. Yattı ve hemen uyudu. O gece Eileen ve Rachell Chicago’da bulunuyordu. Eileen düşünde babası konusunda kötü bir düş gördü ve annesinden babasının yanına gitmesini istedi. Rachell da Louis’in kendilerini haneden uzaklaştırması konusunda süpheleri vardı ve hemen hanesi aramaya karar verdi. Hanesi aradı fakat kimse cevaplamıyordu, belirli peryotlarla tekrar aradı fakat yanıt veren yoktu. O gece yola koyuldu ve sabaha doğru evin önüne vardı. Arabadan indiğinde Jud’un evinin kapısının açık olduğunu farketti ve başına birşey gelmiş olabileceğini düşünüp içeri girdi. Giriş katını dolaştı fakat kimse yoktu. İkinci kata çıktı ve mutfağın kapısının açık olduğunu farketti. Mutfağa gittiğinde Jud Crandall’ın ölü vücudunu gördü. Cesedin yanında Gage duruyordu. Gage annesini görünce elleri arkada annesine doğru koşmaya başladı ve yanına geldiğinde elindeki neşter ile boğazını kesti. Jud’u da Gage öldürmüştü. Neşteri ise kendi hanelerine gidip babasının çantasından almıştı. Louis sabah kalktığında Jud’un kapısının önündeki arabayı gördü ve içinde bir şüphe oluştu. Aşağı kata inip dört şırınga içine morfin doldurdu ve aynı zamanda çantasında neşterinin bulunmadığını farketti. Jud’un evine doğru hareketlendi. Şırıngalardan bir tanesi ile Church’u öldürdü ve yoluna devam etti. Jud’un evine girdi ikinci katın mutfağına geldiğinde sanki şok olmuştu. Jud ve karısı yerde ölü olarak yatıyordu. Bir süre karısına baktı ve sonra mutfaktan çıktı. On metre ilerisinde Gage elleri arkasında babasına doğru yaklaşıyordu. Louis Gage’in elini yakaladı ve şırıngaların ikisini erkek çocuğuna sapladı. Şırıngalardakimorfin miktarı çok fazlaydı ve Gage hemen can verdi. Bu arada Louis cesedin hayvan kabirliğine ne kadar geç gömülürse o kadar çok zarar veren olduğunu farketti. Karısını dışarıya çıkarıp hanesi yaktı. Vakit kaybetmden karısını hayvan kabirliğine götürdü ve gömdü. Sabah olduğunda eski karısı geri dönmüştü.
     
  2. EsteLya

    EsteLya Aktif

    Katılım:
    2 Haziran 2007
    Mesajlar:
    369
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    630
    Meslek:
    Mesleksiz
    Yer:
    Cehennemin dibi
    Banka:
    1 ÇTL
    Yüklemeye hiç niyetim yok filmini gÖrdüm aklima geldikce halen korkarim :P
    Yinede tskler paylasim için
     

Sayfayı Paylaş