1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Hentbol

Konusu 'Diğer Spor Dalları' forumundadır ve BIYIKLI tarafından 20 Ekim 2006 başlatılmıştır.

  1. BIYIKLI

    BIYIKLI V.I.P V.I.P

    Katılım:
    14 Haziran 2006
    Mesajlar:
    1.329
    Beğenileri:
    13
    Ödül Puanları:
    1.130
    Banka:
    16 ÇTL
    [​IMG]


    [​IMG]


    Hentbol, altısı saha içinde, biri kalede olmak üzere yedi oyuncuyla oynanan bir takım sporudur. Oyun süresi 30'ar dakikalık iki devreden oluşur. İlk yıllarında futbol stadyumlarında 11 kişilik takımlar halinde çim üzerinde oynanan hentbol, 1950'lerden sonra yaygın bir salon sporu haline dönüşmüştür.

    Günümüzde hentbol özellikle Avrupa kıtasında büyük ilgi çekmektedir. İspanya'da ASOBAL Liga, Almanya'da Handball Bundesliga, İsveç'te Handbol ElitSerien, Danimarka'da TDC Ligaen sporun en üst düzeyde oynandığı yerel ligler olarak nitelendirilmektedir.

    Türkiye'de hentbol federasyonu 1976 yılında kurulmuş, Deplasmanlı Hentbol Ligi ise 1982-83 sezonunda 12 takımın katılımıyla oluşturulmuştur. Kadınlarda ise Türkiye Ligi, 1986-87'de başlamıştır.

    Modern hentbolda dünya ve olimpiyat şampiyonluğunu Avrupa kıtası dışına çıkarabilen tek takım Kore olmuştur. Hem erkeklerde, hem de bayanlarda Asya kıtasının en iyisi olan Koreliler, Avrupa'nın devleri İsveç, Almanya, İspanya, Rusya, Danimarka, Norveç ve Fransa'ya kafa tutma başarısı göstermiştir.

    Afrika'da futboldan sonra en çok ilgi çeken ikinci takım sporu olan hentbol, son yıllarda Kara Kıta'da büyük atılım yapmıştır. Mısır'da 1999'da düzenlenen Dünya Erkekler Hentbol Şampiyonası'nda ev sahibi ülke 4. olurken, 2005'te de Tunus kendi ülkesindeki şampiyonada ilk dörde girme başarısı göstermiştir.

    [​IMG]
    Oyun sahası ve özellikleri

    Hentbol sahası, uzun kenarı 40 metre, kısa kenarı 20 metre uzunluğunda olan bir dikdörtgen biçimindedir. Uzun kenarlar hentbol sahasının kenar çizgilerini, kısa kenarlar ise kale çizgisini oluşturur. Saha içinde ise orta çizgi ile ikiye bölünen bir oyun sahasından ve iki kale alanından oluşur. Saha ölçüleri ve zemin, bir takımın üstünlüğüne yol açacak bir şekilde değiştirilemez. Emniyet alanı, kenar çizgileri dışından en az 1 metre, kale çizgisi dışından ise en az 2 metre uzaktadır.

    Kaleler, 2 metre yüksekliğinde ve 3 metre genişliğindedir. Kale direklerinin arka kenarı, kale çizgisinin dış kenarıyla aynı çizgidedir. Yan ve üst direkler 8x8 cm boyutlarında ve aynı maddeden yapılır. Yan direklerin ve üst direğin dört yanı, arka planda da belli olacak şekilde birbirini takip eden iki ayrı renkteki şeritlerle boyanır. Yan direklerle üst direğin birleştikleri yerdeki şeritler aynı renkte ve bitişik olup, her ikisi de 28 cm uzunluğundadır. Diğer şeritler ise 20 cm uzunluğundadır.

    9 metre çizgisi olarak bilinen serbest atış alanını belirleyen çizgiler, 6 metredeki kale alanına paralel olarak kesik kesik çizilmiştir. Sadece kalecinin oynayabildiği 6 metrelik yarım daire ile çizilen kale alanı, farklı bir zemine boyanmıştır. Ceza atışlarının yapıldığı 7 metre çizgisi ise 1 metre uzunluğunda olup, kalenin tam karşısına konumlandırılmıştır. Bu çizgi, kale çizgisine paraleldir.

    hentbolun kuralları

    Hentbol topu, oynanan yaş kategorisine göre farklı boyut ve ağırlıkta olabilir. Bir saha içi oyuncusu, elindeki topla dripling yapabilir, üç adım atabilir veya pas verebilir. Eğer bir oyuncu, topla üç adım attıktan sonra yere vurursa, bir kez daha üç adım atma hakkı vardır. Bunu kullandıktan sonra şut ya da pas atmak zorundadır. Yere vurdurarak aldığı ya da sürdüğü topu bir kez daha yere vuramaz. Oyuncular, diz altı hariç vücudunun her yeri ile topa dokunabilir. Top, elde en fazla üç saniye tutulabilir. aşk 6 metre çizgisiyle belirlenen boyalı kale alanı sadece kaleciye ait bir yerdir. Oyuncuların bu alana girmesi yasaklanmıştır. Kaleciler bu alan içinde topa her şekilde müdahale edebilir. Özellikle kanat oyusmall>ncuları, bu alanın önünde şuta kalktıklarında sıçrayarak önündeki kalecinin kapattığı kale açısını genişletmeye çalışırlar.

    Gole yönelen bir oyuncuya yapılan faul, yedi metre atışı ile cezalandırılır. Hentbolda faul yapma sınırı bulunmamaktadır. Ancak hakemler, önce uyarı (sarı kart) verdikleri oyuncuları, faulün şiddeti ve konumuna göre oyundan ihraç etme yetkisine sahiptir. Hakemler, faulün derecesine göre oyuncuları 2 dakika cezası için kenara gönderebilir. Bu durumda oyuncusu atılan takım 2 dakika boyunca bir kişi eksik mücadele eder. Üç kez iki dakika cezası alan oyuncular, kırmızı kart görmüş olur ve bir daha oyuna giremez. Bazı durumlarda hakemler, üç iki dakikaya bakmadan, oyuncuları direkt olarak kırmızı kartla ihraç edebilir. Bu durumda iki dakika eksik oynayan takım, bu sürenin sonunda yeni bir oyuncuyu mücadeleye dahil edebilir.
     
  2. BIYIKLI

    BIYIKLI V.I.P V.I.P

    Katılım:
    14 Haziran 2006
    Mesajlar:
    1.329
    Beğenileri:
    13
    Ödül Puanları:
    1.130
    Banka:
    16 ÇTL
    ..:: TÜRKİYEDE HENTBOLUN GELİŞİMİ ::..

    Türkiye'de hentbol ilk kez 1927-1938 yılları arasında açık alan hentbolu olarak başlamıştır. Öncülüğünü Almanya'da öğrenim yapan ve beden eğitimi öğretmeni kökenli Hüsamettin Güreli, Zeki Gökışık, Nafi Tağman, askeri okullarda yapmıştır. Bu askeri okulların yanı sıra Gazi Eğitim Ensitüsü Beden Eğitimi Bölümünde de bazı kurallar tespit edilerek, futbol sahalarında 'el topu' adı altında hentbolun yaşatılmasına katkıda bulunmuş. Ülkemizde ilk resmi saha el topu oyun kuralları 1934 yılında Türkiye İdman Cemiyeti ittifakı tarafından yayımlanmıştır.

    Ülkemizde ilk resmi açık alan hentbol maçı 1938 yılında oynanmıştır. Ancak Türkiye'de hentbol, voleybol ve basketbol ile birlikte 1942 yılında "Spor Oyunları Federasyonu'na bağlanınca canlanmaya başlamış, ilk hentbol ligi 1942-43 sezonunda İstanbul Hentbol Ligi adıyla kurulmuş ve o yıl Defterdar Takımı şampiyon olmuştur. 1943-44 ve 1944-45 sezonlarında Fenerbahçe, 1945-1955 yılları arasında ise Galatasaray şampiyonluğu elinde tutmuştur. 1945'te ilk kez Türkiye Şampiyonası düzenlenmiş, şampiyon da "Kara Harp Okulu "olmuştur.

    1941 yılında Hasan Örengil ve 1947 yılında Mehmet Arkan-İlyas Sınal ikilisi el topu ile ilgili kitaplar yayımlamışlardır. İlk federasyon başkanlığını Vedat Abut bir süre yaptıktan sonra Faik Gökay'a devretmiştir. 1958 yılında Hentbol Federasyonu Başkanlığını Vahit çolakoğlu yaparken voleybol, el topu adı altında yeni bir kimlik kazanmıştır. Bu süreç içinde kulüplerarası açık alan hentbol maçları yapılmıştır. Bu maçları geliştiren ilk kulüplerimiz Harp Okulu, Jandarmagücü, Ziraat Gençlik, Maltepe Emniyet, Anıtspor, Pınarspor, Doğuspor'dur. Yapılan müsabakalar sonucunda hemen hemen her yıl Harp Okulu şampiyon olmuştur.

    Hentbol, yurt dışından gelen ve devlet büyükleri için gösteri sporu olarak da oynatılmıştır. İran Şahı'nın Türkiye'yi ziyaretinde Harp Okulu'nda iki takım oluşturularak bu takımlardan birisine 'Şah', diğerine de 'Süreyya' adı verilmiştir. Şah ile Süreyya takımları arasındaki maç berberlikle sonuçlanmıştır.

    1945 yılı ve sonrasındaki okullarda bayanlararası 2x15 dakika süreli iki devreli salon hentbolü maçları yapılmıştır. 1960-1962 yıllarında açılan hakem kurslarının öğretmenliğini İbrahim Selet yapmış ve bu kurs sonunda başarılı olan Atilla Bostancıoğlu, Bülent Yılmazer, Necip Doğutürk, Nadir Irmaklar, Sedat çötelli, Ömer Lütfi Tuncel, Fahri Alpagut, Turan çelikkol, Ertuğ Fırat, Mazhar Kerestecioğlu, İbrahim Selet, Hüsamettin Topuzoğlu, Rıza Nur Mazlumca ve Şeref Tunca resmi hakem ünvanını alan ilk hakemlerimizdir.

    Ülkemizdeki salon hentbolu ile ilgili ilk ciddi çalışmalar 1974-1975 yıllarına dayanır. Bu tarihlerde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yurt dışına eğitime gönderilen bir grup beden eğitimi öğretmeni, eğitim gördükleri Federal Almanya'dan dönerek görev yaptıkları Beden Eğitimi Bölümlerinde modern salon hentbolunun temellerini atmaya çalıştılar

    Bir süre sonra Gençlik ve Spor Bakanı Ali Şevki Erek ve Beden Terbiyesi Genel Müdürü merhum Talat Akgül'ün gayretleriyle 4 Şubat 1976 yılında 22. federasyon olarak Hentbol Federasyonu kuruldu.
     
  3. anıl

    anıl Katılımcı

    Katılım:
    8 Ekim 2006
    Mesajlar:
    196
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    1 ÇTL
    çok ilginç şeeeeeyler okudum.Eline sağlık Bıyıklı.
     
  4. aiShwaRya

    aiShwaRya Katılımcı

    Katılım:
    16 Haziran 2006
    Mesajlar:
    232
    Beğenileri:
    12
    Ödül Puanları:
    620
    Meslek:
    Müzik öğretmeni
    Yer:
    ღ AntaLya ღ
    Banka:
    17 ÇTL
    Lisedeyken boyum uzun diye beden eğitimi hocası beni hentbol takımına kaleci yapmıştı, ama ben voleybolcuydum ve takım kaptanıydım. En sonunda dayanamadım hocayı tehdit ettim !

    -Ya beni kalecilikten çıkartırsınız ya da ben voleybol takımından kendi isteğimle çıkarım ! dedim

    Ellbette çıkarttı bana eli mahkumdu hem takım kaptanı, hemde smaçördüm :D Bir koltukta iki karpuz olmaz.
     
  5. kelebek

    kelebek -ütopik- V.I.P

    Katılım:
    9 Haziran 2006
    Mesajlar:
    8.680
    Beğenileri:
    132
    Ödül Puanları:
    4.730
    Banka:
    573 ÇTL
    Tehdit iyi bir şey değildir tasvip etmiyorum :P
     
  6. calactica

    calactica Aktif

    Katılım:
    8 Şubat 2009
    Mesajlar:
    393
    Beğenileri:
    8
    Ödül Puanları:
    630
    Yer:
    istanbul
    Banka:
    15 ÇTL
    şimdi biz tehdit etsek al sana 50 mekik 50 takla (ama geri :()
     

Sayfayı Paylaş