1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Hepatit B Virüsü Taşıyor Olabilirsiniz!

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve Papatya tarafından 21 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.261
    Beğenileri:
    5.772
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.919 ÇTL


    Dünyada 400 milyon, ülkemizde ise yaklaşık 3 milyon kişi Hepatit B virüsü taşıyor.Tedavi için ise yılda 140 milyon lira harcanıyor.

    Türk Karaciğer Vakfı Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Çakaloğlu, ülkemizde bir yılda hepatit B tedavisine yaklaşık 140 milyon lira harcandığını, bu nedenle erken tanının önemli olduğunu söyledi.

    Hepatit B virüsünün karaciğer yetmezliğine ve karaciğer kanserine yol açtığını, Türkiye'de, Avrupa ülkelerinden daha fazla hepatit B hastası olduğunu ifade eden Prof. Dr. Çakaloğlu, şunları söyledi: "Ancak ülkemizde çocuklara, adolesanlara ve risk gruplarına ücretsiz hepatit B aşısı yapılması genç nüfusta HBV infeksiyonunu azalttı. Asıl sorun tanı konulamamış siroz veya karaciğer kanseri gibi hastalıklara yol açmış HBV infeksiyonudur. Ülkemizde bir yılda hepatit B tedavisine yaklaşık 140 milyon lira harcanmaktadır. Bu nedenle erken tanı çok önemli"

    Prof. Dr. Çakaloğlu şöyle devam etti: "Her hamilede, gebeliği sırasında veya öncesinde hepatit B testi yapılmakta ve HBsAg pozitif bulunanlarda daha ileri testler ile annenin karaciğer hastalığı ve bebeğe bulaşma riski değerlendirilerek gerekli tedbirler alınmaktadır. Kanda HBV DNA düzeyi çok yüksek olan hamilelerde son 3 ayda emniyetli ve etkili antiviral ilaç kullanılması ve doğumdan hemen sonra bebeğe hepatit B immunglobulini (HBIG) ve HBV aşısının ilk dozunun yapılması ile bulaşma %100'ye yakın oranda önlenir. Hepatit B'li kişilerin özelikle aynı evi paylaşan aile üyelerinde yapılan tarama yani HBsAg, anti-HBs ve anti-HBc testleri ile başka hepatit B'li aile üyeleri saptanarak tedavi için değerlendirilir, hepatit B testleri negatif olanlar ise aşılama programına alınarak sorun çözülür. Aynı şekilde riskli kabul edilen diğer gruplarda-sağlık çalışanları, tıp-diş hekimliği-sağlık meslek okulları öğrencileri, seks işçileri vb.-yer alanlarda yapılan HBV infeksiyonu taramaları ve aşılama son derece önemlidir. Hepatit B ile infekte olanlar oral antiviral ilaçlarla bulaştırma riskleri sıfırlanacak (kanda HBV DNA PCR testi negatif) şekilde tedavi edilir ve böylece mesleklerini sürdürebilirler. Aynı uygulama diğer risk grupları için de geçerlidir."

    Viral Hepatitle Savaşım Derneği Başkanı Prof. Dr. Fehmi Tabak ise, Hepatit B enfeksiyonun dünya ve ülkemiz açısından önemli bir enfeksiyon hastalığı olduğunu, Ülkemizde her 20 kişiden biri bu virüsü taşıdığını ve taşıyıcıların ¾'ü sağlıklı taşıyıcı iken, ¼'ü siroz ve karaciğer kanserine ilerleme potansiyeli olan ve tedavi gereksinimi olan kişiler olduğunu belirtti.

    Prof. Dr. Tabak şöyle devam etti: "Hastalığın sosyal ve psikolojik yükü tedaviden daha zor olabilmektedir. Tesadüfen saptanan taşıyıcılık o güne kadar sağlıklı olan kişide gereksiz yere değişik sorunlara yol açmaktadır. Hekimden doğru bilgilendirmeleri alana kadar kişide bilinmezlikler, yanlış bilgilenmeler ağır bir psikolojik travmaya neden olabilmektedir. Kişi hastalığını yaşadığı çevreye anlattığında gereksiz yere ilişkileri bozulmakta, havuzlara alınmamakta, işinden atılmaktadır. Hepatit B'nin kronik, bulaşıcı ve uzun süreli sonuçları bakımından önemli bir hastalık olması nedeniyle etkilenen kişilerin toplum içinde dışlanma, haksız uygulamalara maruz kalma, evlilikte ve çocuk sahibi olmada engellerle karşılaşma, işini kaybetme gibi güçlükleri sıklıkla yaşadıkları bilinmektedir."

    Rutin aşılama 14. yılında

    Prof. Dr. Fehmi Tabak ayrıca, Sessiz seyirli kronik bir hastalık olan kronik hepatit B tanısı erken koyulmadığında günün birinde karşımıza siroz veya karaciğer kanseri olarak çıkabileceğini belirterek şunları söyledi: "Bu açıdan kişilerin basit bir test yaptırarak hastalık ile ilişkilerini belirlemeleri ülkemiz koşullarında çok önemlidir. Bundan daha da önemlisi operasyon öncesi veya kan bağışı sonrası pozitifliklerin kişiye ihmal edilmeden en kısa zamanda bildirilmesi gerekmektedir. Bu bilgilendirmenin yapılmaması ileride geriye dönülmez zararlara yol açacağını ilgili kurumların bilmesi gereklidir. Günümüzde kronik hepatit B tedavisi olan bir hastalıktır. 6 farklı ilaçla tedavi seçeneği vardır. Ülkemizde 1 yılda kronik hepatit B tedavisine yaklaşık 140 milyon TL'sı harcanmaktadır. Harcanan bu miktar tüm ilaçlara harcanan tutarın yaklaşık %0.7'sidir. Daha da önemlisi zamanında tedavi edilmemiş hastalarda gelişen siroz, karaciğer kanseri ve son tedavi yöntemi olarak yapılan karaciğer transplantasyonuna ise bu miktarın yaklaşık 8 katı her yıl harcanmaktadır ki bunun parasal karşılığı yaklaşık 930 milyondur. Bu açıdan erken tanı, gerekliyse erken tedavi bu hastalık için çok önemli bir duruma gelmektedir."

    Prof. Dr. Tabak ayrıca; "Hastalığın tehlikelerinin yanı sıra etkin bir aşısının bulunması tek tesellimizdir. Aşının rutin çocukluk aşıları arasına girmesinin 14. yılıdır. Bu açıdan aşı politikası çok çok önemlidir." diyerek sözlerini tamamladı.

     

Sayfayı Paylaş