1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Her Tercih Başka Bir Şeyden Bir Vazgeçişmiş

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve Papatya tarafından 15 Ağustos 2012 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.261
    Beğenileri:
    5.771
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.918 ÇTL



    Her tercih başka bir şeyden bir vazgeçişmiş
    Enstruman seçmek için bir karar almam
    gerekiyordu.
    Ya keman çalacaktım ya piyano; ya flüt
    çalacaktım ya da akordeon...
    Olmadı, hepsini istedim, hiçbirinden
    vazgeçemedim.
    Yıllar geçtikten sonra her enstrumanı iyi
    çalabiliyorum; ama
    hiçbirinde virtüöz değilim.
    Bir enstrümanla isim yapama...dım. Ne kemanla
    tanınan bir
    eserim var, ne de piyanoyla..
    Bütün enstrumanları iyi çalıyorum, ama kimse
    tanımıyor beni.
    Başarılı olmak için her şey değil, bir şey
    lazımmış.
    Başarı bir verişmiş; bir şeyi alabilmek için
    birşeyi vermek,
    diğerlerinden vazgeçmek gerekiyormuş.
    Keşke kemanı seçseydim ve diğerlerinden
    vazgeçseydim.
    Karıma da hayatı zindan ettim, sevgililerime
    de...
    Hiçbirinden vazgeçmedim.
    Yani... Evlilik sadece birisi için karar almak
    ya,
    diğerlerinden vazgeçmek...
    işte evlenirken ben bunu anlamadan
    evlenmişim. Evlendikten sonra başka
    kadınların da olduğu bir hayatı yaşamaya devam
    ettim.
    İçlerinden bazılarını daha çok sevdim;
    ama ne onlardan birinde, ne de
    karımda karar kılabildim.
    Yıllar sonra şimdi yapayalnızım...
    Ne karım kaldı, ne de diğerleri...
    Keşke birini gerçekten seçebilseymişim,
    ama, yapamadım.
    Tıpkı enstruman seçimi gibi hepsini
    istedim ve sonuçta elim boş kaldı.
    Almak için bırakmak gerekiyormuş.
    Dolu dolu boş yaşamak.
    Hayatım boyunca yapacak çok işim oldu;
    hepsini yapmayı istedim.
    Hangisinde 'en iyi' yim? şimdi bakıyorum,
    kazananlar,
    başarılı olanlar hep bir tek şey yapmışlar.
    En iyi olmak için önce seçmek ve diğerlerini
    bırakmak gerekiyor.
    İşte de böyle, özel yaşamda da...
    Bu seçimi yapmamız gerekiyor; çünkü mutlaka
    bazıları daha
    uygun...
    Bir ara ekonomik sıkıntıya düştüm. Tasarruf
    gerek.
    Başladım her şeyden %10 kesmeye, ne
    anlamsız bir uğraşmış bu. %10 daha
    az peynir yemek, çay içmek.
    Bu tasarruf çok acı verdi bana, her an
    hissettim. Her şeyden %10 kesmek
    tabiatıma uygundu tabii.
    Çok sonradan anladım; sadece taksiyle dolaşmayı
    bıraksam
    yetermiş!
    Her kalemden %10 değil, etkili kalemi
    bulmak gerekiyormuş.
    Yani, orada da seçim yapmak gerekiyormuş...
    'Her seçim bir kaybediştir'
    Her tercih bir vazgeçiştir çünkü...
    Sabah işe gitmekle, yatakta nefis bir
    miskinlik fırsatından vazgeçmiş olursunuz.
    Kalkar kalkmaz hayat bin seçeneği dayar
    burnunuzun ucuna...
    'Ne giysem' telaşından, öğle yemeğinde
    'Ne alırdınız?' diye başucunuzda biten garsona,
    hangi kanaldaki filmi izlesem'
    kararsızlığından 'bize oy verin' diye
    bağırışan partilere kadar her şey, herkes,
    her an sizi ısrarla bir tercihe zorlar.
    Yastığınıza teslim olmuşsanız, belki dışarda
    ışıl ışıl bir günden vazgeçmiş olursunuz.
    Bahar esintileri taşıyan bir elbise belki o gün
    yaşamınızı ışıldatabilecekken
    ağırbaşlı bir sadeliğe karar vermekle muhtemel
    bir
    tanışıklığı tepersiniz.
    Belki yemediğiniz musakka, ısmarladığınız İzmir
    köfteden
    daha lezzetlidir.
    Ya da öbür kanaldaki film, o anki ruh halinize
    daha uygundur.
    Ama yaşam, vazgeçtiğiniz şeye ilişkin ipucu
    vermez.
    Geri dönüp, o günü gökkuşağı desenli
    bir elbiseyle yeniden yaşama şansınız yoktur.
    Bu seçim oyununda vazgeçtiğiniz şey,
    seçtiğinizden daha
    değerliyse pişmanlık kaçınılmazdır.
    Ama neyin değerli olduğunun kararı da yine size
    aittir.
    Ve vazgeçtiğiniz şey bazen bir saray, bazen
    şöhret sahnesinin
    parıltılı
    neonları da olsa, çoğu zaman gözünüz hiç arkada
    kalmaz.
    Çünkü duvarlarına sevdiğinizin kokusu sinmiş bir
    ev ya da sevdiğiniz kadınla paylaşamadığınız
    bir saray sizin borsada kolay feda
    edilebilir değerlerdendir.
    Hayata bir başka gözle bakmayı
    öğrendiyseniz, bu seçimde kazandıklarını
    sananlara yalnızca acıyarak gülümsersiniz.
    Her şeyin sıradanlaştığı bir dünyada
    bazen kaybetmek en doğru seçimdir.
    Ve o dünyada en yerinde tercih; vazgeçiştir.


    Can Dündar

     

Sayfayı Paylaş