1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Herkes Bardağını Bıraksın

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve BeReNN tarafından 27 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. BeReNN
    Uykumvar

    BeReNN Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesajlar:
    8.855
    Beğenileri:
    254
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    Istanbul, Turkey
    Banka:
    289 ÇTL
    Profesör elinde içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı





    Herkesin göreceği bir şekilde tutuyordu ve ardından sordu :







    "Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?"





    ´50gm!´ .... ´100gm!´ .....´125gm´



    ..diye öğrenciler yanıtladı.







    "Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem" dedi profösör "ama benim sorum şu ki :

    "Bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?"

    ´Hiçbir şey´ …..diye yanıtladı öğrenciler.

    "Tamam peki 1 saat boyunca tutsaydım ne olurdu?" diye sordu profesör bu kez…





    "Kolunuz ağrımaya başlardı efendim" diye öğrencilerden biri yanıtladı

    "Haklısın peki şimdi ben 1 gün boyunca tutsam ne olurdu?"









    "Kolunuz iyice ağrır kas spazmı batar vs gibi sorunlar yaşardınız ve hastaneye gitmek zorunda kalırdınız!"….. tüm öğrenciler çeşitli yorumlar yaptı ve gülüştüler

    "Çok iyi. Peki tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme olur muydu?"

    diye sordu profesör.









    "Hayır…." diye yanıtladı herkes

    Peki o zaman kolun ağrımasına ve kas spazmına neden olan neydi?"

    Öğrenciler bulmaca çözermişçesine düşünmeye başladılar.









    "Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda?"diye tekrar profesör sordu.

    "Bardağı bırakın düşsün!" diye öğrencilerden biri yanıt verdi.

    "Kesinlikle!" dedi profesör.







    "Hayatın problemleri de böyle bir şeydir. Onları kafanda birkaç dakika tutarsın. Bir sorun yokmuş gibi görünür. Uzun bir süre düşünürsün. Başınız ağrımaya başlar.







    Daha uzun düşünün. Artık seni bitirmeye ve hiçbir şey yapamamana neden olur.







    Hayatınızdaki mücadeleleri ve problemleri düşünmek önemlidir





    Fakat DAHA ÖNEMLİSİ onları her günün sonunda uyumadan önce yere bırakmaktır (bardak gibi). Bu şekilde strese girmez ve her gün taze bir beyin ile uyanır ve her konuyla ve yolunuza çıkan her mücadele ile başa çıkabilecek güçte olursunuz!
     
    YoRuMSuZ bunu beğendi.
  2. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.415
    Beğenileri:
    7.327
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.717 ÇTL
    Ne kadar ders verici bir yazı aslında. Küçük şeylere uzun süre kafayı takıp büyütmek sorunlar çığ gibi büyütmekten başka ne işe yarar ki.

    Gerçekten çok beğendim + REP :)
     

Sayfayı Paylaş