1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Heykeli dikilen öğretmen

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve Suskun tarafından 7 Ağustos 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    278
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.054 ÇTL
    [​IMG]

    İşadamı İbrahim Arıkanın Balıkesirdeki öğretmeni İsmet Dolayın heykelini dikti.


    [​IMG]
    İşadamı İbrahim Arıkan'ın Balıkesir'deki öğretmeni İsmet Dolay'ın heykelini dikti. Çiftlik evinin bahçesine yaptırdığı annesinin ve babasının heykellerinin yanına öğretmeni İsmet hanım ve elinden tutan öğrenci olarak kendisinin heykelini diken İbrahim Arıkan, öğretmeninin büstünü de kendisine hediye ederek unutulmaz bir olaya imza atmış. 83 yaşındaki İsmet Dolay (Devecioğlu), bugün Türkiye'nin en önemli işadamlarından biri olan öğrencisi İbrahim Arıkan ile gurur duyduğunu söyledi.


    "TAZMİNATINI BEN ÜSTLENDİM"



    Balıkesir'de oturan İsmet Dolay, İbrahim Arıkan'ın Pazarören'deki öğretmen okuluna kayıt için mülakata alındığı günü dün gibi hatırlıyor. Yozgat'ın köyünden girdiği parasız yatılı imtihanını kazanan İbrahim Arıkan, 11-12 yaşlarında mülakat için gittiği öğretmen okulunda Türkçe öğretmeni İsmet hanım ile karşılaşınca dünyası değişecekti. O anı hiç unutmadığını belirten İsmet öğretmen, yaklaşık 60 yıl önce yaşanan hatırasını ve İbrahim Arıkan'ı şöyle anlatıyor;


    "Ben Pazarören Öğretmen Okulu'nda öğretmenlik yaparken Yozgat'ın köylerinden parasız yatılı imtihanlarına giriyor (İbrahim Arıkan) ve kazanıyor. Fakat, bir de mülakat yapılacak, Türkçe'den ben yapıyorum. İbrahim Arıkan karşıma geldiğinde 11-12 yaşında bir çocuktu. Nasıl heyecanlı, eli ayağı titriyordu. Masadayız, yanımda öğretmen arkadaşlar var, karşıma oturdu İbrahim Arıkan, diğer yanımda da Halil Dolay var. O da matematikten soru soracak. Titriyordu, kekelemeye başladı. Ben o mülakatta gülen öğretmene çok sinirlendim, kimin olduğunu hatırlamıyorum. Hiç heyecanlanmamasını söyledim, başını okşadım, elini tuttum. Yavaş yavaş heyecanı geçti, çeşitli sualler sordum. Ama, farkettim, bu çocuk okumak istiyor. Okumaya meraklı, olur dedim. Arkadaşlar, 'Bu kekeme, okula almayalım' dediler. Ben karşı çıktım, heyecandan kekelediğini söyledim. 'Bunu okula alacağız' dedim. 'Ya başaramazsa' dediler. Ben de, 'Başaramaz ise tazminatını ben öderim' dedim. Parasız yatılı, başaramaz ise okuldan atılıyor ve tazminatını fakir aileden geriye istiyorlar. Başaramaz ise tazminatını ben ödemeyi kabul ettim ve Arıkan'ı okula aldık. Okulun en başarılı öğrencisi oldu. İbrahim Arıkan bugün Türkiye'nin bir numaralı adamlarından oldu. İbrahim Arıkan gibi 50 kişi olsun Türkiye'nin hiçbir sorunu kalmaz."


    HER YERE HEYKELİNİ DİKTİ


    Daha sonra yıllar boyunca öğrencisinin kendisini daima arayıp sorduğunu anlatan İsmet hanım, Arıkan'ın heykel jestinin kendisini çok şaşırttığını ve son derece memnun ettiğini söyledi. Heykeli dikilen tek öğretmen olmanın gurur ve heyecanını yaşayan İsmet Dolay, "Önce benim heykelimi küçük bir resimden yaptırmış, köydeki çiftlikte. Beni davet etti gittim, heykeli görünce bana benzemediğini söyledim. Sonra bana, Balıkesir'e heykeltraş gönderdi, beni tanıdı, resmimi aldı. Ankara'da heykelimi yaptırdı, sonra İstanbul'a nakletti. Çok duygulandım, çok memnun oldum. İyi ki İbrahim Arıkan'ın öğretmeni olmuşum. Ama, İbrahim Arıkan da diyor ki, 'İyi ki karşıma siz çıktınız. Yani, İsmet Dolay karşıma çıkmasaydı ben bugünkü İbrahim Arıkan olmazdım' diyor. Şans, kader, çok mutluyum. İbrahim Arıkan'a teşekkür ederim, emeğim boşa çıkmadı. İbrahim de kıymet bildi, bizi hiç ihmal etmedi. Hep aradı, hep yanımızdaydı. Heykeli dikilen ilk öğretmen oldum, çok mutlu oldum. Eşim, Halil Dolay o zaman aynı okulda yöneticiydi. Ben Halil beyden rica edip Arıkan'ı kendi sınıfıma almıştım, onunla ilgilendim" dedi.


    Arıkanlı Holding'in yönetim kurulu başkanı olan İbrahim Arıkan'ın ağabeyi Cihandar Arıkan da ne tesadüf ki İsmet hanımın ve eşi Halil Dolay'ın öğrencisi olmuş. Pazarören Öğretmen Okulu'nun müdür yardımcısı olan aynı zamanda Matematik öğretmeni Halil Dolay, "Müdür yardımcısıydım. Ben de İbrahim Arıkan'ın ağabeyini tanıyorum, onu ben okuttum. Ağabeyi köy enstitüsü adı altındayken mezun oldu, İbrahim Arıkan da 1954'lü yıllarda enstitü öğretmen okuluna çevrildikten sonra mezun oldu. Cihandar Arıkan da hem benim hem hoca hanımın öğrencisiydi" dedi.


    İbrahim Arıkan, hayatının belki de dönüm noktası olan kararı veren öğretmenini hiç ihmal etmiyor. Her fırsatta öğretmeni İsmet hanım ve eşini İstanbul'daki malikanesinde misafir eden İbrahim Arıkan, annesi yerine koyduğu öğretmeninin bir heykelini de evinin bahçesine diktirdi. Burada, 1 yaşında kaybettiği annesi, öğretmen okulunda okurken kaybettiği babasının heykelleri ile öğretmeni ve elinden tutan küçük öğrenci olarak kendisinin bulunduğu kaide malikanenin bahçesindeki en nadide köşe olmuş.


    ÖĞRETMENLİK PARA İÇİN YAPILMAZ


    24 Kasım Öğretmenler Günü'nde telefonları hiç susmayan İsmet Dolay, öğretmenlik hayatının dolu dolu geçtiğini, çok mutlu ve huzurlu olduğunu söyledi. İsmet Devecioğlu olarak, Balıkesir Ali Şuuri İlkokulu, Balıkesir Ortaokulu ve Necatibey Öğretmen Okulu, Necatibey Eğitim Enstitüsü'nde okudu. Son sınıfı İzmir Karşıyaka Eğitim Enstitüsü'nde okuyarak öğrenimini tamamladı. Aralıksız 30 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra 1979 yılında emekli olan İsmet Dolay, "Çok iyi öğrencilerim oldu. Meslek hayatım fevkalade iyi geçti, ben başarılı geçtiğine inanıyorum. Mutluyum, iyi öğrenciler yetiştirdim. bugün öğretmen mesleğini seçenlere tavsiyem, bu işi para için yapmasınlar. Seviyorlarsa yapsınlar. Çünkü, öğretmenlik para için yapılacak bir meslek değildir. Sevgi mesleğidir" dedi.
     

Sayfayı Paylaş