1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Hicran Akçakaya - İki El Aşk Sesi..

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 14 Mayıs 2012 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL




    ışıkları sönük bu şehirde

    kalabalıklardan arta kalan şatafatlı bir uğultu
    çarpıyor göğsüme
    tanıdık bir ateş dokunuyor sonra
    sigaramın ucuna
    usulca sokuluyor ay ışığı yansıması
    kaybolmakta olan ruhuma

    gün yüzüne çıkıyor nicedir gizlediğim sevinçlerim
    tezgah oluyor avuçların ellerime
    sere serpe
    soluklanıyorum

    bir ağaç gövdesi kadar hissiz
    bir uçurum çiçeği kadar ümitsizdim oysa

    sıradan hayatımın sıra dışı gerçeği
    işte o
    ta kendisi

    intiharvari uykulardan uyanmak gibi sarsıcı
    batık bir geminin güvertesinde
    rüzgarı kucaklamak kadar imkansız
    çölde kürek çekmekten daha yorucu

    iki yakası bir araya gelmeyen mesafelerim var benim

    vazgeçtim bulanık denizlerde suretini aramaktan
    aşk

    esiriyim tercihlerimin

    asma bir köprüden düşüyor ayağı kayan umutlarım
    nefes nefese
    boğuluyorum

    düğümlü nehir ağızları
    birbirine küsmüş dağlar
    alnımda çentiklenmiş ayrılıklar haritası kanıyor
    dudaklarımda taze bir uçukla uyanıyorum sabahlara
    canım yanıyor gülmek istedikçe

    çocukluğumdan kalma kötü bir alışkanlık benimkisi
    korkuyorum

    sapı olmayan bir fırça gibi ellerim
    öylesine başıboş ve öylesine sahipsiz
    saçlarıma okyanusun rengini sürmek isterken
    kırık kanatlarıma bir parça daha hüzün biniyor

    beton duvarlarda minicik bir tutamak arıyor sur iradem
    nasıl da korkardım aralık kapılardan
    şimdi bir kapı bile bulamamak
    kapalıysa açmak
    açıksa kapamak için

    sanırım cehennemindeyim cinnetin

    hazırlıksız yakalanıyorum
    şakağımdan öpen güvercin palazı düşlerime

    fonda yalnızlık senfonisi
    ardından iki el aşk sesi

    vuruluyorum..
     

Sayfayı Paylaş