1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Hilal Dikmen - K/eskiden Mor Anlar..

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 20 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL







    Gül kokulu adımlar geçti üzerinden, diye bilirim
    Gün yüzlü bir kadın sevgiye kaçtı, nefretin içinden geçerek
    Bir adam şiirler karaladı geçmişinin üzerine
    Kadın kelimelerden ördüğü hayatını şairane gecelere damlattı

    Sessiz bir isyanın en güzel yanı ruhun içinde var olmasıdır
    Ölümsüz kılar haykırışları sessizlik
    Ölümsüz bir ses yankılanır, ölümsüz bir evrene
    Dudaklarının en güzel yanı o kadının
    Ölüm geldiğinde bile sonsuz kadar kırmızı kalacak olmasıdır
    Kırmızı ve sıcak.

    Hayatın külfetini taşıyan omuzların en aciz yanı
    Bir insana ait olamamasındandır.
    Dizlerim yere vurup da sesi çıktığında ruhumun
    Gölgeme düşen gözyaşınla yıkadım fani düşlerimi.
    Kadın! Dudaklarına akan kederi taşırım ben
    Sen arşınla bu güzel balkonun intihar yollarını.

    Yasemin gibi kokar elleri adamın
    Ardında kalan kalem üzerinde gözyaşları
    Gözyaşları kurumaz çoğu zaman
    Gözyaşları bir kez aktı mı kurumaz işte!
    Çünkü onun gözleri yalnızca sevgilisine b/akar.

    İçimde deli ve gezgin bir heyecan hali
    Kalbim avuç içimdeki çizgilere sıkışmış
    Kaç gün yaşarım diye düşünmeye itmiş beni, sevgi
    Sevgi soyuttur, sonsuzdur
    Sevilen fani beden değil, ruhtur.

    -II-

    Bu caddeler düş kokar
    Genç kızlık hayalleri gömüldükleri yerden çıkar
    İhtiyar kadınların gömme dolaplarda sakladıkları yürekleri
    Delikanlıların içe dönük çapkın bakışları saçılır dört yana

    Ah Verona!
    Kırmızı kadifeden kumaşlar kaplamalı sokaklarına
    Mor entariler giymeli kadınlar
    Juliet'in balkonundan sarkan begonyaların uçlarından aşk toplamalı
    Romeo'nun ceket cebinden sevgi sözcükleri çalmalı
    Milimlik kaçamaklar hesaplanmalı taş yollarında
    Gözlerimden akan yaşları biriktiriyorum yıllardır
    Onlarla yıkamalı flu gün batımlarını...

    Lilith'in kızlarını koluma takıp
    Juliet'in narin tenini tavaf etmeliyim
    Topuk seslerimize dikkat etmeliyiz çoğu zaman
    Bu kadar sert vururken onları, hayatın kalbi kırılmamalı.
    Ah Verona - ismin Shakespeare hali-
    Benim gözyaşlarım kurur çoğu zaman
    Dudaklarıma kırmızı uğramaz

    Kalbim sokak aralarında kalmış kadim bir ayyaş
    Ruhum bir değnekçi, aşkların kaportasını çizmek isteyen.
    Ben öylesine bir kader oyunu
    Yıldızlardan düşen manaların toplayıcısı
    Juliet'in balkonunun altında yatan, insanların bozukluk attığı
    Üzerine nefret söylemleri örtülmüş naaş.

    -III-

    Aşkın sen hali, zum yapılmış bir Delacroix eseri
    Elinde tuttuğun bana ait bir giz
    Anlamı berrak kaosların köhne figürleri gibi
    Ben, muktedir olma hayallerinin başkarakteri
    Sıska kalmış mevsim dönümlerinin
    Araf'ını örten zemheri.
     

Sayfayı Paylaş