1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Hıristiyan dünyasını kızdıracak iddia

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve kısacaben tarafından 29 Haziran 2010 başlatılmıştır.

  1. kısacaben

    kısacaben Katılımcı

    Katılım:
    29 Haziran 2010
    Mesajlar:
    198
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    1 ÇTL
    İsveçli teologun ortaya attığı bir iddia Hıristiyan dünyasındaki en önemli inançlardan birini altüst edecek gibi görünüyor. İddiaya göre Hz. İsa çarmıha gerilerek öldürülmedi çünkü o dönemde Roma'da böyle bir infaz yöntemi yoktu.


    Göteborg Üniversitesi’nde ilahiyatçı olan Gunnar Samuelsson, ilk çağda yazılmış antik yazılara dayanarak yaptığı çalışmada, Hz. İsa’nın inanıldığı gibi çarmıha gerilerek ölmemiş olabileceğini öne sürdü.



    Samuelsson’e göre, İsa çarmıha gerilerek değil, başka bir infaz aracıyla öldürülmüş olabilir. İsveçli teolog, ilk çağda uygulanan çarmıha germe uygulaması üzerine hazırladığı 400 sayfalık tezinde, İncil’de İsa’nın idamında uygulanan yöntem hakkında kesinlik bulunmadığını savundu.


    Samuelsson, İncil’de İsa’nın sadece bir “stauros” taşımak zorunda bırakıldığını belirtti. Birçok bilgin, “stauros” kelimesinin antik Yunancada “haç”, bu kelimeden türeyen fiilin ise çarmıha germe eylemi düzenlemek olan “anastauroun” olduğu yorumunu yaptı.



    Ancak, M.Ö 800 yılına kadar uzanan antik yazılar üzerinde 3.5 yıl araştırma yapmış olan Samuelsson, İncil’de geçen kelimelerin birden fazla anlamı olduğunu ortaya çıkardı. İsveçli din bilimci, “stauros” kelimesinin aslında kazık/sırık/direk ve idam cihazları anlamına geldiğini belirtti.



    Samuelsson, buradan yola çıkarak İncil’de bahsedilen “stauros”un gerçekte bir kazık, ağaç gövdesi veya tamamen farklı bir şey olabileceğini öne sürdü. Aynı zamanda “anastauroun” fiilinin “elini kaldırmaktan, bir müzik aletini yasaklamaya kadar” birçok eylemi temsil ettiğini belirtti.



    TEK İDDİASI BU DEĞİL

    Samuelsson’un Hıristiyanlığın en güçlü inanışlarını sorguladığı bulguları sadece kelime anlamlarından gelmiyor. İsveçli ilahiyatçı, aynı zamanda çarmıha germenin Roma İmparatorluğu döneminde alışılmış bir yöntem olmadığını tezleriyle ortaya koydu.



    Çarmıha germe hakkında binlerce İbranice, Aramice, Latin ve Yunan el yazması inceleyen Samuelsson, çarmıhın esirleri öldürmek için değil, öldürüldükten sonra kazığa geçirilen bir yöntem olarak ortaya çıktığı sonucuna ulaştı. Dayanılan antik yazılardan birinde, Roma’nın ilk çağ filozoflarından Genç Seneca, savaş sonrasında binlerce esirin kazıklara geçirildiğinden ve ölülerin de kazığa oturulduğundan bahsediyor.


    Samulsson, antik yazıların çok dikkatli bir şekilde incelendiği zaman, çarmıha germe vakalarının sadece iki ya da üç defa rastlandığını söylüyor.



    İsveçli ilahiyatcının bulguları, Roma döneminde çarmıha germenin çok sık uygulandığını belirten kitaplarla çelişiyor. Birinci yüzyılda üç Roma imparatoruna danışmanlık yapan Yahudi tarihçi Flavius Josephus’un yazılarına değinen Samuelsson, Romalı askerlerin bir Yahudi ayaklanmasında ele geçirdikleri tutsakları idam etmek için birçok vahşi yöntem kullandıklarını belirtti.


    İsa’nın yaşadığı dönemde uygulanan idam yöntemlerinin sanılandan çok farklı ve çeşitli olabileceğini belirten Samuelsson, neden çarmıhın baskın Hıristiyan motifi olduğunu da bilmediğini belirtti. İsveçli din adamı, İsa’nın ölümü ardından ikinci yüzyılda hazırlanan el yazmalarında T ve X şekilli çarmıhların sıkça kullanılmaya başlandığına dikkat çekti.
     

Sayfayı Paylaş