1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Hitlerin Avrupa Birliği Projesi

Konusu 'Dünya Tarihi' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 11 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Hitlerin Avrupa Birliği Projesi

    Almanların 1918 yenilgisinden 25 yıl sonra 1943'te, Nazi rejiminin, Almanya'yı nasıl bir doruğa eriştirmiş olduğunu anlatmak isteyen Hitler'in propaganda broşürü, nasıl bir ‘Avrupa Birliği'nden söz ediyor?..
    Mart ayında Türkiye'de de gösterime giren ‘Çöküş' filminde, Hitler'in ve yakın çevresinin son günlerinin, onun özel sekreterinin anılarından yararlanılarak, ‘insanî yönleriyle' dile getirilmesi, dünya basınında olduğu kadar, Türkiye'de de epey tartışıldı.

    Aynı günlerde, Hitler'in ‘Kavgam' kitabının Türkiye'de de ‘en çok satan 10 kitap' arasında yer alması, basında bir ‘Hitler dalgası'nın esmesine de yol açtı. Haftalık aktüalite dergileri Hitler'in portresini kapaklarına oturtup, üstüne ‘Führermania!' diye yazdılar.

    Hafta sonu eklerinde, ‘Hitler yine korkutuyor' diye başlıkların altında, “Ya popüler kültür faşizmi koltuğunun altına aldı ya da faşizm popüler kültürün kalabalıklara hâkimiyetinden yararlanıyor” diye çok oturaklı tahliller yapıldı..

    İnsanlık tarihinin en büyük felaketine sebep olan II. Dünya Savaşı'ndaki oluşumları, dengeleri ve genel durumu, Nazi propaganda örgütlerinin, özellikle Avrupa halklarına, örneğin Fransızlara nasıl sunduğunu kanıtlayan propaganda broşürleri ise, bu tür tumturaklı tahlillere ihtiyaç bırakmaz.

    İşte biz de sayfalarımızda, böyle ‘sıradan' bir Nazi propaganda belgesini gündeme getirdik..

    10,5 santime 15 santim boyutlarında ve Fransızca olarak hazırlanmış 32 sayfalık bu broşürün kapağında, sadece ‘18/43' ibaresi var... Açıkçası I. Dünya Savaşı'nın sona erdiği 1918 yılı ile, broşürün hazırlandığı 1943 yılının karşılaştırmasını yapma amacı güdüyor Nazi propagandacıları...
    Yani Almanlar için bir büyük felaket olan 1918 yenilgisinden 25 yıl sonra, Nazi rejiminin onları nasıl bir doruğa eriştirmiş olduğu anlatılmak isteniyor! Oysa Almanya'nın nihaî yenilgisinin ilk işaretleri de 1943'te başlamıştır. Elbette, bu propaganda broşürünün de o yıl hazırlanmış olması, bir rastlantı değildir!
    İşin asıl ilginci, bu propaganda çabasının, sadece İngiltere ve Türkiye'nin dışında kaldığı bir ‘Avrupa Birliği' çerçevesine oturtularak anlatılmasıdır...

    Broşürün karşılıklı sayfalarından birincisinde, 1918'deki durum; ikincisinde ise, 1943'te varılmış olan ‘düzey' resimlerle yansıtılıyor. İleri sürülen başlıca tezler şöyle:

    · 1918'de Atlantik Okyanusu boyunca duvar yoktu. İngilizlerle Fransızlar işbirliği yapabiliyorlardı... Bugün, kapısı olmayan aşılmaz bir duvar Avrupa kıtasını koruyor.

    · Avrupa İngiltere'nin yönetimi altındaydı... Bugün, Avrupa Birliği tam bir savunmaya sahip.

    · Fransızlar Almanya'nın en katı düşmanlarıydı... Bugün Bolşevizm'e karşı savaşa iştirak ediyorlar.

    · Amerika savaşa yalnızca Avrupa çerçevesinde katılmıştı... Bugün ise, Büyük Okyanus'ta Japonlarla başı belada.

    · İngilizler ve ortakları, Selanik ve Dieppe'i ele geçirip eylem merkezi olarak kullanmışlardı... Bugün, iki şehirde de Alman bayrağı dalgalanıyor.

    · Eksiğimiz, topçu gücümüzün zaafıydı... Bugün havaya ve denizin ötesine ulaşan toplarımız var.

    · Alman birlikleri Ukrayna'da açlıktan ölüyordu.... Bugün Ukrayna'dan hareket eden 4 binden fazla tren, Alman İmparatorluğu'nu ve ortaklarını yiyecekle besliyor.

    · Silah yapımı için Almanya sadece kendi topraklarındaki madenlerden medet umuyordu... Bugün bütün Avrupa kıtasının kaynakları Avrupa'nın özgürlüğü için kullanılıyor.

    · Ordu 1918'de savaşıyordu; ama işçiler grev yapıp baltaladılar.... Bugün, toplumsal birlik tam olarak gerçekleşmiştir.

    · Bütün Almanya'da 1916'da 55 bin, 1917'de ise 200 bin grevci varken, 1918'de yalnızca Berlin'de sayıları 600 bin idi... Bugün işçiler, zafer için günde 10-12 saat çalışmakta kararlı.

    · Bir çocuğun dünyaya gelmesi yeni bir dert sayılıyordu... Bugün mutlulukla karşılanıyor.

    · Herkes çıkarcı iş adamları için çalışıyordu... Bugün herkes eşit.

    · Savaşı finanse etmek için durmadan istikraz yapılıp borçlanılıyordu... Bugün ise, 1939'dan beri toplanan bağışlar 4.3 milyar Mark'ı aştı.

    · Japonya ABD'ye 3.5 milyar Marklık hammadde sağlamıştı... Bugün, ABD ile savaşıyor ve Pasifik'teki bütün hammadde kaynakları kontrolünde.

    · Tankı önce İngilizler kullanmıştı. 1918'de onların binlerce tankına karşılık, Almanya'nın sadece 15 tankı vardı... Aldığımız dersle, asıl vurucu gücü tank birliklerimizle [Yıldırım Savaşları kastediliyor] sağladık.

    · Alman donanması Kuzey Denizi'nde esir durumundaydı... Bugün Alman denizaltıları İngiliz adasını sarmış bulunuyor ve bütün yaşam gereksinmelerinin ulaşmasını engelliyor.

    · 1918'de 16 milyon ton gemi batırılmıştı... Şimdiye kadar, 31 milyon ton batırıldı.

    · Öncü hiçbir Alman yoktu, yirmiden fazla parti vardı... Bugün tek bir şef var, Führer.

    · İngiltere'de zenginler eğleniyor, halk ıstırap çekiyordu... Bugün de savaşın sıkıntısını sadece İngiliz halkı çekiyor...

    ASLINDA 1943, YENİLGİ YILI

    II. Dünya Savaşı'nın dördüncü yılında ve Nazi ordularının Moskova, Leningrad ve Stalingrad'ın kapılarına dayanmış olduğu, ‘nihaî zafer'e sadece bir adım kaldığına inanıldığı bir aşamada, Alman propagandasının sunduğu gerekçeler işte böyleydi.

    Oysa aslında o yıl, yani 1943, Hitler'in yenilgi yılıydı. 2 Şubat'ta Stalingrad önlerinde, Alman 6. Ordu'su teslim olacak; 12 Mayıs'ta Alman ve İtalyan ortak kuvvetleri Tunus'ta teslim bayrağını çekecekler; Kuzey Afrika'da savaş, Müttefik orduların zaferiyle sona erecek; 10 Temmuz'da Müttefikler, Sicilya'ya asker çıkaracaklar; 13 Temmuz'da Doğu Cephesi'nde Sovyet karşı saldırısı başlayacaktı...

    1945'teki kayıtsız şartsız teslim günlerine kadar bu yenilgiler zinciri, sürüp gidecek; 1945'te Almanya baştanbaşa harabeye dönecekti. Ama sadece Almanya mı?.. Bütün dünya, Hitler'in “Bin Yıllık Dünya Egemenliği” hayalinden büyük zarar görecekti...

    Karşılaştırmalı bilanço şöyledir:
    1914-18'de, I. Dünya Savaşı boyunca, silah altına alınan insanlar 65 milyondur. Bunların yüzde 57.5'i yani 37,5 milyonu; ölü, yaralı, kayıp ya da esir olmuştur.
    Silahlar için sarf edilen para, 186 milyar dolar, vasıtalı olarak savaşa harcanan kaynaklar ise, 151 milyar dolar civarındadır. Bu arada, o zamanki doların değerinin bugünkünün çok üstünde olduğunu da anımsatalım!.
    1939-1945 boyunca yani II. Dünya Savaşı bilançosunda ise, siviller de dahil ölü, yaralı, kayıp ve esir sayısı 60 milyonu aşar. Bu savaşın maliyeti de, birinciden 15-20 kat daha yüksektir...
     

Sayfayı Paylaş