1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Hollywood ve Biz / Musa Karakaya

Konusu 'Makaleler, Araştırma Yazıları' forumundadır ve Papatya tarafından 6 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.306
    Beğenileri:
    5.863
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    5.549 ÇTL


    Globalleşen dünyada insanlar arası ve kültürler arası etkileşim kaçınılmaz bir boyut kazandı. Zira değişen ve gelişen dünya, hayatın olmazsa olmazlarındandı. Ancak buradaki gelişim nasıl ve ne yönde olmalıydı?

    Tarihsel perspektifte baktığımızda güçlü devletlerin güçsüz devletleri sömürü düzeniyle ele geçirdiğini ve misyonerlik çalışmalarıyla kendi kültürlerini, hayat alışkanlıklarını onlara empoze ettiğini görürüz. Nitekim sömürü zihniyetinin fiili olarak sona erdiği devletlerin bugün hala sömürüldüğü devletin izlerini üzerinden atamadıklarına şahit oluruz. Çünkü yozlaştırılan bir toplumun, kaybettiği değerleri kazanması, üzerindeki tozlardan arınması kolay bir süreç değildir.

    Günümüzde artık fiili sömürü yerini farklı argümanlara bırakmıştır. Bu materyallerin günümüzdeki en büyük silahlarından birisi de hiç şüphesiz Hollywood Sinemasıdır. Bu sektörün hedefi “Amerikan kültürünü, ahlaki yozlaşmasını, çökmüş aile yapısını, zevke endeksli bir yaşamı, özgürlük adı altında yok olmuşluğu” sanki muhteşem bir değermiş gibi diğer toplumlara transfer etmektir. Geldiğimiz noktada bu hedefinde ne kadar başarılı olduğunu maalesef görüyoruz. Amerikan özentisinin olmadığı İslami bir toplum yok, çünkü Hollywood ile tanışmamış İslami bir toplum yok. İnsanların severek, arzu ederek izlediği bir filmin, kendisi ve ailesi üzerinde yaptığı yıkımı bilmeden kaybeden olmak ise konunun acı bir tarafı.

    Biz yani İslami toplumu, evlerimizin içerisine kadar giren bu düşmanla baş edebiliriz. Yeter ki, düşünen bir ferd olarak insanların bize neyi düşünmemizi belirlemesine fırsat vermeyip kendi hayat düsturumuz olan İslam penceresinden bize düşünmeyi öğreten yapıtları seçmektir. Sinemadan kopamıyorsak Hollywood’dan pekâlâ kopabilir ve İslam’ın öğretilerini aşılayan yapıtlarla hem güzel vakit geçirip hem çocuklarımıza ahlakı, sevgiyi, empatiyi, İslam tarihini, ibadetlerin nasıl sevilerek yapılacak güzellikler olduğunu nesillerimize öğretebiliriz. Aksi halde şuan Amerikan toplumu için çok hoş olan ahlaksızlıklar yarın bizlerin toplumlarında da aynı hoşgörüye layık olacaktır.

    Düşündüklerimi destekleyen birkaç yapıt ; Ayat Ayat Cinta, Black, Cennetin Rengi, Çağrı, Ashab-ı Kef, Kablumbağalarda Uçar…



    Musa KARAKAYA


     

Sayfayı Paylaş