1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Hoşgeldin Ramazan! Ama Hoşbulmadın, Biliyorum..!

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 7 Eylül 2008 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    Ey Ramazan!
    Ey içerisinde " bin aydan daha hayırlı bir geceyi " barındıran ay!
    Ey Kur'an'ın doğum ayı, ayların en çok gül kokanı! Ey vahyin dirilten soluğunu hayata, Muhammed'i müebbet bir muhabbete, varolşun anlamını Allah'sızlaştıkça anlamsışlaşan çağa, insanın hidayeti ve şefkati insana taşıyan ay!
    Hoş geldin!
    14 asırdır her yıl geldiğin gibi, bin umudu bağrında saklayaraak geldin. Hep olduğu gibi, getirdiklerine karşılık bulacağını umarak geldin. Hepsinden öte. hoş bulduklarını daha hoş etmek, nahoş olanları da tekrar hoş etmek için geldin!
    Kim bilir, geçmişte ne hoş gelişlerin ve hoş buluşların olmuştu!
    Başı dik, alnı açık, eli açık, yüzü ak, yüreği dolu, gözü pek, sözü kavi, özü doğru mü'minlerin karşılamıştı seni.
    Sen hoş gelmiş, onlarıda hoş bulmuştun.
    Kur'an ellerinde, dillerinde, gönüllerinde ve dahası hayatlarındaydı. Onlar önce Kur'an 'ı öldürüp, sonra doğum ayını kutlamıyorlar. Her ramazan'ı vahiyle yapılan, tahrip edilen, tahrif edilen alanlarını inşa eden birer özne ...
    Onlar hayatın kölesi değil efendisiydiler...
    Onlar, mallarının kölesi değil efendisiydiler...
    Onlar, şartların çocuğu değil anasıydılar! Çünkü şartları onlar doğururlardı...
    Tarih 1 Ramazan 1422. Ve sen yine geldin, hep olduğunun gibi yine hoş geldin. Fakat, biliyorum ki hiç hoş bulamadın, oon yıllardır, hatta yüz yıllardır bulamadığın gibi.
    Kim bilir bu hoş bulamadığın on yıllarda, yüz yıllarda ne vahim bir halde buldun mü'minlerini? Kim bilir ne acılara, sancılara yangınlara kundaklamalara şahit oldun? Ne yaralı yürekler gördün?
    Fakat Ey Rmazan, hiç bu günkü gibisi gördün mü?
    Hiç bir buçuk milyarlık bir aileyi böylesine, perişan, dağınık, bozgun, yılgın, bıkkın, umutsuz, iradesiz, işlevsiz, cansız, izansız gördün mü?
    Ey Ramazan! İnanç coğrafyandan böylesine oluk olukö akan kan gittiğine hiç şahit oldun mu? Mü'minlerinin bu denli ezildiğini, itildiğini kakıldığını horlnadığını hiç hatırlıyormusun?
    Bak mü'minlerine! Gönülleri harap, haneleri harap, beldeleri harap hepsinden beteri akıllaı ve bilinçleri harap olmuş. Seni karşılamaya ne yüzleri var, ne de mecalleri.
    Artık senin mü'minlerin çağın öznesi değiller! Onlar belirlemiyor zman ırmağını yatağını. Onlarakan yataklarda birer çöp olmuş, sağa sola savruluyorlar. Kimileri ise, sana ve senin temsil ettiğin değerlere ihanet etmeyi daha "akıllıca" buluyorlar.
    Bir zamanlar küffarın açlarını doyuranlar, şimdilerde küffarın ekmeğine muhtaç..... Bir zaman larbaşkalrının yaralarını saranlar, şimdilerde kendi yaralarını saracak dermendan mahrum... Bir zamanlar imanı yudum yudum farklı iklimlere taşıyanlar, şimdilerde yüreklerini işgalini önlemekten aciz...
    senin varlık sebebin olan Kur'an'la yücelmeyi beceremeyenler, bu ayıpları saklamak için, zaten yüce olan Kur'an'ı yücelterek, ona rüşvet verme çabasındalar. Düşünebiliyormusun Ey Ramzan; Kur'an'ın doğum ayını kutlayacaklar, ama Kur'an hayatlarında, ellerinde, evlerinde, sokaklarda, topraklarda olmayacak!..
    Ve Ey Ramazan ! Bu ezilmişlik, bu kırılmışlık, bu dökülmüşlük, bu yenilmiş ve şaşkınlık içindeyken tam zamanında geldin!
    Hoş geldin! fakat hoş bulamadığın orda! Fakat senin gelişinin amaçları arasında hoş bulamadıklarını hoş etmek de bulunuyor mu?
    Haydin getirdiğin cennet kokusuyla, topraklarımızdakiufunetin kokusunu bastır! Çöle dönmüş yüreklerimize bir rahmet rüzgarı gibi es, yanık dudaklarımıza su değsin, çöller gçle dönsün!
    Sök mü2minlerin arasındakin, nefret ve düşmanlık tohumlrını; onların yerine iman karrdeşliği ek!
    Çağın öksüz ve yetimi olan ümmet coğrafyasındaki kanayan yaralara merhem olacak bir bilinç getir! Açları doyuracak, susuzları su verecek, açıkları giydirecek bir şefkat ve merhemet sağanağı taşı! Zilleti illete ataleti gayrete, mahrumiyeti servete dönüşterecek bir ruh ver!Öz ellrimizle nesneleştirdiğimiz Kur'an seninle yeniden özleşip bizi inşaya dursun! Bizler, çağın imha ettiği bencil bireyler değil, Ku'an'ın inşa ettiği mü'min şahsiyetler olalım! İnsanın varoluş amacına uygun bir hayatı yeniden inşa etmenin sancısına tutulalım! Yeniden imanı, bir saadet sakası gbi yürek yürek insanlara taşıyalım. Öyle ki, bizi öldürmeye gelen bizde dirilsin! Dostların,oturduğu yeri yeşerten birer "hızır" , hidayeti iman doğuran birer " mehdi" olsun!
    Biliyorum ki,bu duama "âmin" diyeceklerin en başaında sen geliyorsun Ey Ramazan!
    Kur'an'ın da elini tutup geldin; Hoş geldin!..
    Hoş buldukların arasında olmayı ne kadarda isterdim!..
     

Sayfayı Paylaş