1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Hz. Adem ve Hz. Havva'ya neden bu isimler verilmiştir?

Konusu 'KURAN-I KERİM' forumundadır ve Suskun tarafından 16 Ağustos 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL




    Havvâ ismi, bütün ya*şayanların annesi olduğu için "canlı, ya*şayan" anlamında Hz. Âdem tarafından verilmiştir.

    Bu konuda İbn-i Kesîr'in tefsirine aldığı rivayet aşağı yukarı şu mealdedir:

    İblis (malum suçundan dolayı) Cennet' ten çıkarıldıktan sonra, Âdem (a.s) Cennete yerleştirilir. Kendisiyle teselli olacağı bir eşi olmaksızın, yalnız başına bir müddet orada dolaşır. Bir ara uykuya dalıp uyanınca başucunda, Allah'ın, kaburga kemiğinden yarattığı bir kadın görür. "Sen nesin?" diye sorar. Kadın: "bir kadın" diye cevap verir. Daha sonra kadına niçin yaratıldığını sorar. Kadın, "benimle teselli olman için" diye cevap verir. Bu arada melekler onları görür ve Âdem'in bilgisini ölçmek için kadının kim olduğunu sorarlar. Âdem (a.s), onun Havva olduğunu söyler. Neden O'na bu ismi verdiğini sorduklarında; "çünkü o, canlı bir şeyden yaratıldı" diye cevap verir (İbn-u Kesîr, "Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm", I, 112).

    ÂDEM Kelimesinin Anlamı:

    Adem aleyhisselama bu isim, Allah tarafından verilmiştir. (bk. Bakara, 2/31-37)

    Bu kelimenin birkaç anlamı vardır:

    1. İbn Abbas'ın belirttiğine göre, Âdem kelimesi “Edimü’l-Ard/yeryüzünden süzülmüş toprak ürünü” anlamındadır. (bk. Taberî, I/214; İbn Arabî, a.g.e,1/279; Rağıb el-İsfahanî, MüfredatuElfâzi'l-Kur'an, 70.)

    Kurtubî, Said b. Cübeyr’in de desteklediği bu görüşün en doğru olduğunu söylemiştir. (bk. Kurtubî, a.g.y.)

    2. Bazı âlimlere göre, değişik unsurların karışımından meydana geldiği için ilk insana Âdem ismi verilmiştir. Ancak bu âlimlere göre de bu kelimenin asıl anlamı, yeryüzünün/toprağın değişik yerlerinden alınan unsurlar demektir. (bk Taberî, I/214) Hz. Ali’ye göre de, Âdem’in anlamı, toprağın değişik elementlerinden yaratılan varlık demektir. Bu farklı unsurlar, farklı tip insanların oluşmasına da vesile kılmıştır. (bk. Taberî, a.g.y)

    Al-i İmran Suresinin 59. ayetinde: “Allah katında İsa’nın misali Adem’in misali gibidir. Onu topraktan yarattı. Sonra ona ‘ol!’ dedi, o da olu verdi” buyurulmuştur. Burada Kur’an-ı Hakim, babasız olarak dünyaya gelen Hz. İsa’nın bu sıra dışı durumunu akıllarına sığıştıramayanlara, hem anasız hem de babasız olan Hz. Âdem’i misal olarak göstermiştir. Ayrıca ayette Âdem kelimesinden hemen sonra, mealen: “Onu topraktan yarattı” ifadesiyle bu kelimenin anlamına da bir imada bulunulmuştur. Çünkü, bu ismi bizzat Allah vermiştir. Bütün işlerini hikmetle yapan mutlak hikmet sahibi olan yüce yaratıcının verdiği bir isimde hikmetsizlik anlamına gelen gelişi güzel bir tesadüf olamaz.

    Şüphesiz bu ismin veriliş nedenini muhatapları için açıklamak, hikmet dolu Kur’an-ı Hakîm’in hikmetli üslubunun bir gereğidir. Nitekim Ebu Musa'l-Eşarî’nin rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Hz. Peygamber (asm.) şöyle buyurmuştur:

    “Allah yeryüzünde bulunan unsurların hepsinin içinde bulunduğu bir avuç topraktan Âdem’i yarattı. İnsanlar bu farklı unsurlara göre kırmızı, beyaz, siyah ve bunlar arası renklerde gelmiştir. Bazıları antipatik, sert mizaçlı, bazıları sempatik, yumuşak huyludur." (bk. Taberî, a.g.y; Kurtubî, I/281)

    Diğer bir hadis-i şerifte Efendimiz, ırkçılığın çirkinliğini, soy-sopla övünmenin yersizliğini dile getirirken şöyle buyurmuştur:

    “Bütün insanlar Âdem’in çocuklarıdır. Allah, Âdem'i ise topraktan yaratmıştır. Ve Allah şöyle buyurmuştur: Ey insanlar! Sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve sonra sizi soylara ve kabilelere ayırdık ki tanışasınız; Allah katında en değerli olanınız, şüphesiz en takvalı olanınızdır. Şüphesiz ki, Allah Alim’dir, Habir'dir /Her şeyi bilendir, her şeyden haberdar olandır." (Tirmizî, Tefsir-Sureti 49, menakıb, 73; Ahmed b. Hanbel, III/261, 524; Ebu Davud, Edeb,111)

    Birkaç özet nokta:

    1. Allah, topraktan yarattığı ilk insana yaratılışının menşeini hatırlatan Antropolojik bir isim olarak Âdem adını vermiştir. Bu kelimenin Arapça veya İbranîce olduğu söylenmiştir. Müfessirlerin çoğuna göre, bu kelime her iki şekilde de yeryüzü elementlerinin bir terkibi, bir süspansiyonu, bir birleşimi anlamındadır. (bk. İbn Manzûr, Lisanu'l-Arap, "Âdem" maddesi; Beydavî,I/101; Hazin,I/101-102; Nesefî, I/101-102; Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, I/315-316)

    2. Kur’an-ı Kerim, Âdem’in topraktan yaratıldığını (Al-i İmran, 3/59) ifade etmekle, dolaylı olarak onun ismi ile müsemması/şahsiyeti/yaratılış kaynağı arasındaki uygunluğa da dikkat çekmiştir.

    3. Âdem kelimesinin ebced değeri 46’dır. İnsanoğlunun vücudunda yer olan ve temel yapı taşı olarak kabul edilen kromozomların sayısı da 46’dır. Demek ki, Yüce yaratıcı bu ilk insana verdiği isim ile hem onun yaratılış menşeini, hem de temel yapı taşlarını şuurlu varlıkların dikkatine sunmuştur.

    Kur’an- Hakimde defalarca tekrarlanan: “Ey Âdem oğulları” ifadesiyle, adeta şu genetik şifreye, şu ismin matematik kodlamasına dikkat çekilmiş, bu doğru bilginin penceresinden Kur’an’ın semavî kimliğiyle ilgili bir belge daha aklın gözüne sokulmuştur.
     

Sayfayı Paylaş