1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İçrekçilik (Batınilik)

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 11 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    İçrekçilik (Batınilik)
    İçrekçi öğretilerin genel adı. Batı içrekçiliğiyle aynı düzeyde bulunan İslam içrekçiliği adını taşır. Bu öğretilerde genellikle tanrısal bilgilerin ve kimilerinde herkese duyurulması sakıncalı görünen bilgilerin belli bir kültür çizgisine erişenlerce anlaşılabileceği gerekçesi gizliliği zorunlu kılmıştır.

    Bu anlamda Aristoteles öğretisi de içrek sayılmaktadır; Aristoteles sabahları seçkin öğrencilerine ve akşamları da halka ders verirmiş, öğrettikleri de ayrı bilgilermiş. İçrekçilik, gerek öğretiye katılmayı ve gerek öğrenme işlemini birtakım biçimlere, törenlere, simgelere bağlar, öğretilecek gerçeklerin azar azar ve alıştırarak verilmesini gerektirir. Bu yüzden da çeşitli aşama dereceleri kurmak, bunların birinden öbürüne geçebilmek için çeşitli sınavlar tertiplemek zorundadır.

    Hermesçiliğin, Yunan kaynakları aracılığıyla öğrenilen şu sözlerinde içrekçiliğin gerekçesi açıklanmaktadır: Her akıl, büyük gerçekleri kavrayamaz. Çoğunluk, ya aptal ya kötüdür. Aptalsalar gerçek karşısında akıllarını büsbütün yitirirler. Kötüyseler bu gerçeği kötüye kullanarak büsbütün kötülük ederler. Gerçeği gizlemekten başka çıkar bir yol yoktur: Bilmek, bulmak, susmak gerek.

    Büyük Türk gizemcisi Şeyh Bedreddin {1337-1420) de bu konuda şunları söylemektedir: Her bilgi, kendi aşamasında (mertebe) haktır. Gerçek halka daha işin başında söylenirse ya yollarını saptırırlar ya da gerçeği söyleyeni suçlarlar. Halk ve hak, ortalama bir yolla ve ayrı ayrı gözetilerek birbirlerine alıştırılabilirler. Ama herhalde halk, hak ve hakikate alıştırılmalıdır.
     
Benzer Konular:
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş