1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

ihtiyar çöpçü

Konusu 'Kıssadan Hisse' forumundadır ve ediz17 tarafından 20 Mart 2007 başlatılmıştır.

  1. ediz17

    ediz17 Üye

    Katılım:
    18 Mart 2007
    Mesajlar:
    30
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    180
    Banka:
    0 ÇTL
    İHTİYAR ÇÖPÇÜ

    İhtiyar Çöpçü İhtiyarlığa adım atalı çok olmuştu. Gözleri dalgalara takılmış
    halde, iyi kötü yönleriyle geçmişi düşünüyordu. İnsanlığa karşı pek güveni
    kalmamıştı. İyilik yaptıkça nankörlük gördüğünü düşünüyordu. Çoğu kişinin
    kendisine "enayi" gözüyle baktığını da biliyordu. Fakat karşılıksız iyilik
    yapmaktan vazgeçmiyordu. Çünkü kendisini hayata bağlayan çok az değerden
    birisi de, kendisine olan saygısıydı. Onu da kaybederse , herşeyini
    kaybetmiş olacağını düşünüyordu.

    İhtiyar adam kayalıkların üzerinden yavaşça doğruldu, denizin kenarına
    atılmış kırık içki şişesi gözüne takılmıştı. İçki içmezdi ama görüp de
    almazsa ve bu kırık şişe birine zarar verirse vicdan azabı duyacağını
    düşündü. Onun şişeyi yerden aldığını gören biri kız, biri erkek iki genç
    gülüştü. Erkek ; "-Çöpçü herhalde. " dedi. İhtiyar adam herkesi hoş görmeye
    çalışırdı, özellikle gençleri ama yine de gencin, kendisi hakkında
    arkadaşıyla şakalaşırken biraz sesini alçaltmamasına, kendisinin duymaması
    için gayret etmemesine canı sıkılmıştı.

    İhtiyar kırık camları atmış dönerken, gençlerin az önce kendisinin oturduğu
    kayalarda, azgın dalgalara karşı şakalaştığını, birbirini itekler gibi
    yaptığını gördü. Biraz daha uzakta bir kayaya gidecekti ki, birinin denize
    düşme sesi ve çığlığı kulaklarında çınladı. Kız düşmüştü, . Sportif yapılı
    gencin hemen atlayıp kızı kurtarmasını bekledi. Fakat kayadan kayaya telaşla
    koşan genç atlamaya cesaret edemiyordu.

    Genç ne yapacağını bilemez halde dalgaların uzaklaştırdığı kız arkadaşına
    bakıyor, bağırıyordu. Sağa sola deli gibi koştururken, hemen yanından
    birinin denize atladığını duydu, bu az önce dalga geçtiği ihtiyar adamdı.

    İhtiyar adam dalgaların tüm zorluğuna rağmen, güçlü kulaçlarla kıza yetişti,
    saçlarından yakaladı kayalara doğru çekti. Kayalara yaklaştığında kıyıdaki
    genç, kızı yakalayıp önce yukarı, sonra sahile çekti. İhtiyar adamı o anda
    unutmuştu bile. Birden aklına gelip denize doğru baktığında ihtiyar adamın
    hala çıkamadığını gördü.

    İhtiyar kollarında derman kalmamış halde, kendisini kıyıdan koparmaya
    çalışan dalgalara kendini bıraktı. Genç çılgına döndü, sevdiği kızı kurtaran,
    az önce dalga geçtiği ihtiyar gidiyordu. Kısa zamanda büyük şeyler olmuştu
    hayatında. Hayatta en çok sevdiği kişiyi kurtaramamış, başkası kurtarmıştı
    ve o da şimdi kendisinden özür bile dileyemeden, boynuna tüm utançları
    takarak sonsuza dek gidiyordu.

    Kendine tam gelememiş kız , gencin sulara atlayışına baktı bağırdı ama
    nafile. Oysa arkadaşının kendisi kadar bile yüzemediğini iyi biliyordu.

    Genç erkek tüm çabasına rağmen ihtiyara yaklaşamamıştı bile , dalgaların
    üzerinde boğulan değil, sanki dinlenen biri gibi duran ihtiyar da sanki
    gülümsüyor gibiydi. Genç bir anda ihtiyardan daha çok kıyıdan uzaklaştığını
    farketti. Bitiyordu herşey. "Gerçekmiş demek ki " diye düşündü, hayatı,
    arkadaşları , sevdikleri hızlıca gözlerinin önünden geçiyor gibiydi. İnsan
    ölüme yaklaşınca böyle oluyormuş. Su yutuyordu ama mücadeleyi bırakmıştı.

    ****************

    Birden beklenmedik birşey oldu; genç adam kolunun kuvvetlice yakalandığını
    hissetti, önce köpekbalığı aklına gelip telaşla çekmek istedi ama hemen
    yanında ihtiyar adamı farketti. İhtiyar adam önce kolundan yakalamış, sonra
    yakasından tutup, onu bir bebek gibi çekmeye başlamıştı.

    Göz açıp kapayana kadar kıyıya gelmişlerdi. İhtiyar adam, genci kızın yanına
    kadar atmış, nefesleniyordu. Gençlere gülümsedi ; "- Siz de, ben de bu gün
    güzel dersler aldık. Ben kendi adıma çok mutlu oldum. Siz kimseyi
    küçümsememeyi öğrendiniz. Ben de bu küçük dalgalarda sizi deneyerek,
    insanlığın ölmediğini gördüm. Delikanlı beni kurtarmaya gelmen, beni ne
    kadar mutlu etti sana anlatamam. Fakat ben daha bu dalgalara yenilecek kadar
    kocamadım"

    İhtiyar kıyıda kendilerini toparlamaya çalışan gençlerin birşey söylemesine
    fırsat vermedi; "-Hoşçakalın !. . . " deyip yürüdü.

    Gençler peşinden koşamadıkları ihtiyara şaşkınlıkla, içlerinde bir buruk
    sevinçle bakakaldılar.
     

Sayfayı Paylaş