1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İkilemeler - Aöf Türk Dili ve Edebiyatı Dersleri

Konusu 'Açıköğretim' forumundadır ve BeReNN tarafından 18 Ekim 2011 başlatılmıştır.

  1. BeReNN
    Uykumvar

    BeReNN Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesajlar:
    8.855
    Beğenileri:
    254
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    Istanbul, Turkey
    Banka:
    289 ÇTL
    [h=2][/h]Türkçenin çok özgün ve dünya dillerinde aynı ölçüde görülmeyen bir özelliği, ikilemelerin çok sık kullanılmasıdır. En eski kaynaklarımızdan bugüne kadar hiç değişmeden gelen bu eğilim dilin anlatım gücünü yükselttiği gibi ona, sözvarlığı, sözdizimi ve anlambilim açısından da çok önemli bir nitelik kazandırmaktadır. Bugün, Türkiye Türkçesinde köşe bucak, bölük pörçük, içli dışlı, bulup buluşturmak… gibi pek çok örneğini kullandığımız ikilemelerin anlatım gücünü belirlemek üzere bir ikisi üzerinde kısaca duralım:

    Bir kimse, bir başkasının kendisini akşamleyin, uygun olmayan bir saatte rahatsız ederek kızdırdığını çeşitli anlatımlarla belirtebilir. Örneğin,

    Akşam, olmayacak bir zamanda gelip beni kızdırdı.

    ya da

    Akşam saatinde gelip beni kızdırdı.

    diyebiliriz. Bunların yerine,

    Akşam akşam gelip beni kızdırdı.

    diyecek olursa akşam akşam ikilemesiyle daha etkili bir anlatım sağlamış olur. Aynı biçimde,

    Kitabı satır satır okudum.

    örneğinde,

    Ağlaya sızlaya bana geldi.
    Özene bezene bir sergi hazırlamışlar.

    örneklerinde ikilemelerin sağladığı anlatım gücü yadsınamaz. En eski dil ürünlerimiz olan Orhun Yazıtları'nda da bugünkü ev bark ikilemesini eb bark biçiminde görüyoruz. Bunun yanında tünli künli “geceli gündüzlü”, açsık todsık “açlık tokluk” gibi çeşitli ikilemelerle karşılaşıyoruz. Daha sonraki Uygur döneminden kalma birçok metinde ikilemeler daha da sık görülmekte, aş içgü “yiyecek içecek”, öğe alkayu “överek”… gibi pek çok örnek karşımıza çıkmaktadır. O dönemden bugüne, Türkçenin değişik dönemlerinde ve lehçelerinde ikilemeler yine çok bol kullanılmıştır.

    Bugün, Türkiye Türkçesinde de ikilemeler çok çeşitlidir; değişik sözcük türlerinden öğelerle oluşturulmaktadır. Aynı adın yinelenmesiyle kurulmuş dizi dizi, sıra sıra, kapı kapı, sokak sokak, avuç avuç, aynı sıfatın yinelenmesiyle kısa kısa, sıcak sıcak, serin serin, dolu dolu, küçük küçük gibi örnekler kullanılırken ulaçlar (zarf-fiiller), eylemler, ünlemler de yinelenmektedir: Ağlaya ağlaya, koşa koşa, yazarken yazarken, durup durup, anlattı anlattı, gezmiş gezmiş, oturur oturur, vah vah, tüh tüh, oh oh… gibi.

    Eşanlamlı niteliği taşıyan yerli ve yabancı kökenli sözcükler de ikileme olarak kullanılmaktadır: Söz sohbet, hatır gönül, eş dost gibi adlar, doğru dürüst, aheste beste, anlı şanlı gibi sıfatlar cümle içinde çeşitli görevler alan ikilemelerdir. Evirip çevirmek, bitmek tükenmek, bıkmak usanmak gibi örnekler ise eylemlerin ikilemeli olarak kullanılanlarındandır.

    Ters anlamlı öğeler de ikileme oluşturmaktadır: Gece gündüz, irili ufaklı, iyi kötü, aşağı yukarı, aktan karadan, baştan ayağa, dipten doruğa, genci ihtiyarı, bilir bilmez… gibi.

    İkilemelerin ilginç bir yönü de doğada, çevredeki sesleri betimleyen yansımalı ikilemeler'de kendini göstermektedir. Bu ikilemelerin bir bölümü ancak, belli bir eylemle birlikte, o eylemi nitelemek üzere kullanılmakta, başka eylemlerle bir araya gelmemektedir. Örnek olarak hüngür hüngür (ağlamak), kıkır kıkır (gülmek), tıpış tıpış (yürümek), fosur fosur (sigara, tütün içmek) ikilemelerini gösterebiliriz. Yansımalı ikilemelerin ilgi çekici bir başka özelliği, seslerin birbirinden farklı niteliklerini aynı ikilemenin değişik biçimleriyle dile getirmesidir. Örneğin kıtır kıtır'ın yanında katır katır ve katır kutur gibi yansımalar da kullanılmakta, gıcır gıcır'la birlikte gacır gacır ve gacır gucur da bulunmaktadır. Böylelikle, sözcük içinde değiştirilen ünlülerin ses değerlerinden yararlanılarak sesler arasındaki başkalık belirtilmektedir.

    Kimi ikilemelerin doğru doğru dosdoğru, kurum kurum kurulmak, bayım bayım bayılmak biçiminde, üç öğeye çıkarılarak kullanılması, yansımalı ikilemelerde de görülmekte, homur homur homurdanmak, fokur fokur fokurdamak, gıcır gıcır gıcırdamak, kıpır kıpır kıpırdamak gibi örnekleri bulunmaktadır. Özellikle, konuşma sırasında başvurulan bir ikileme türüyle bu konuyu bitirelim: Birçok kimse, sözlerini daha bir güçlendirmek için sözcüklerin başındaki ünsüz ya da ünlüleri (m) sesiyle değiştirerek para mara, kitap mitap, arsa marsa gibi ikilemelere yöneltmekte, bunu kimi zaman özel adlara da uygulayarak Ali Mali, Paris Maris gibi örnekler kullanılmaktadır. Zengin ve özgün ikileme örnekleri bulunan Anadolu ağızlarında aynı türden ikilemelere de rastlanıyor.

    alıntı
     

Sayfayı Paylaş