1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İkinci Fitne (İkinci İç Savaş)

Konusu 'Dünya Tarihi' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 20 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    İkinci Fitne

    İkinci Fitne veya İslam Tarihinde İkinci İç Savaş (680 - 692), Emevi hakimiyetinin henüz başlarında, I. Muaviye'in ölümüyle birlikte baş gösteren siyasi ve askeri çatışmalardan oluşan karışıklık dönemidir. Dönemin tarihi üzerinde tarihçiler arasında üzerinde ittifak sağlanmamışsa da, en çok kabul gören görüş, İkinci Fitne'nin 680-692 yılları arasında olduğudur.

    İkinci Fitne dönemi, İslam Dünyası'nda karışıklığın iyiden iyiye baş gösterdiği, çeşitli oluşumların ayyuka çıktığı, I. Yezid & Hüseyin bin Ali çatışmasında herkesi doğrudan ve dolaylı bir taraf olmak zorunda bırakan, dolayısıyla İslam Dünyası içindeki ayrışmayı derinleştiren bir dönemdir.

    Hüseyin bin Ali'nin İsyanı

    Birinci Emevi Halifesi olan I. Muaviye 680 yılında öldüğünde yerine I. Yezid geçti. Haricilerce öldürülen Ali'nin oğlu, İslam peygamberi Muhammed'in torunu ve I. Muaviye ile anlaşma yapan Hasan bin Ali'nin kardeşi olan Hüseyin bin Ali ve taraftarları I. Yezid'in tahta çıkıp kendisini halife ilan etmesine ilk ve en güçlü tepkiyi gösterenler oldu.

    I. Yezid de tahta çıkar çıkmaz, Medine valisi Velid bin Utbe'ye, babası döneminde alınan biatlarda kendisine biat etmeyen üç meşhur şahsiyetten (Hüseyin bin Ali, Abdullah bin Ömer, Abdullah bin Zübeyr) kendisi için biat alınmasını, biat vermedikleri takdirde bu şahsiyetlere sert davranılması ve ruhsat verilmemesini bildiren bir mektup yazdı.

    Hüseyin biat etmedi ve Mekke'ye gitti, ordan da Küfe'ye gitmeye karar verdiyse de, I. Yezid'in emri altında ve Ömer bin Sa'd komutasındaki bir Emevi ordusu Kerbela denilen yerde Hüseyin ve ailesinin önünü kesti. Hüseyin ve ailesi öldürüldü veya esir edildi. Bu olay Sünni ve Şii ayrışmasının en keskin noktası olarak görülmektedir. Şia bu günü Aşure Günü adıyla yüzlerce yıldır anmakta ve o günü yas günü saymaktadırlar.

    Abdullah bin Zübeyr'in İsyanı

    Kerbela Savaşı'nın ardından ikinci büyük isyan, Cemel Savaşı'nda Ali bin Ebu Talib'e karşı savaşmış olan Zübeyr bin Avvam'ın oğlu, Abdullah bin Zübeyr'in isyanıdır. Hüseyin bin Ali'nin I. Yezid'ce öldürüldüğü haberini alınca, hilafetini ilan etti ve Mekke, Medine ve Hicaz halkı ona biat etti.

    Abdullah bin Zübeyr, I. Yezid ve II. Muaviye'nin ani ölümleriyle, hilafet alanını genişletti. Ancak 684'de Hariciler, Orta Arabistan'da bağımsızlıklarını ilan edince, Hicaz bölgesine sıkıştı ve izole edildi.

    Diğer İsyanlar ve Dönemin Sonu

    Hariciler Irak ve İran'da, Şiiler ise Hüseyin bin Ali'nin öldürülmesi sebebiyle bir takım isyanlar çıkardılarsa da bir sonuca varamadılar.

    685 yılında tahta çıkıp halife olan Abdülmelik bin Mervan ordusunu güçlendirerek isyanları bastırmasını ve rakiplerini saf dışı bırakmasını bildi. Gönderdiği bir ordu ile Abdullah bin Zübeyr'i de 692 yılında öldürtmesiyle karışıklıklar son buldu.
     

Sayfayı Paylaş