1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İlaçLar Ve ProspektüsLeri

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve Joker7238 tarafından 3 Temmuz 2013 başlatılmıştır.

  1. Joker7238

    Joker7238 _Pure Love_

    Katılım:
    23 Haziran 2013
    Mesajlar:
    562
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    620
    Meslek:
    Eczacı Teknisyeni
    Yer:
    Batman
    Banka:
    16 ÇTL
    Abilify 10 Mg 28 Tablet


    Formülü:



    Aripiprazol, 10-15-30 mg.
    Farmakolojik özellikleri:



    Endikasyonları:



    Akut Şizofreni epizodlarının tedavisinde ve idame tedavisi sırasında klinik düzelmenin devamlılığında.
    Kontrendikasyonları:



    Enapril'e karşı aşırı duyarlılığı bilinen hastalarda kullanılmamalıdır.
    Uyarılar/Önlemler:



    Aşağıdaki tıbbi sorunların varlığı durumunda Enapril çok dikkatli kullanılmalıdır.
    -Otoimmün hastalıklar, özellikle sistemik Lupus eritematozus (nötropeni veya agranülositoz riski artar),
    -Kemik iliği depresyonu,
    -Serebrovasküler yetmezlik,
    -Diabetes mellitus (hiperkalemi riski),
    -Hiperkalemi,
    -Renal arter stenozu; bilateral veya soliter böbrekte (BUN, kreatinin yükselmesi),
    -Renal fonksiyon bozukluğu (hiperkalemi riski artar, enalaprilat retansiyonu oluşur),
    -Sodyum kısıtlaması veya diyaliz uygulanan hastalar (hipotansiyon riski),
    -Primer karaciğer hastalıkları,
    -Aort ve mitral stenozu, hipertrofik kardiyomiyopati,
    -Primer hiperaldosteronizm,
    -Böbrek transplantasyonu sonrası,
    -Çok ender olarak ilk kullanımdan sonra semptomatik hipotansiyon görülebilir.
    -Kan basınçları normal veya normalin alt sınırında seyreden konjestif kalp yetmezlikli hastalarda Enapril tedavisi kan basıncını daha da düşürebilir.
    -Böbrek yetmezliğinde ilacın doz veya kullanım sıklığının azaltılması gerekir.
    -Diüretiklerle kombine tedavi sırasında böbrek fonksiyonu normal bile olsa bazen BUN ve kreatinin yükselebilir.
    -Nadiren anjionörotik ödem ve fetal dispne ile karakterize larinks ödemine neden olduğu bildirilmiştir. Böyle durumlarda tedavi derhal kesilmeli ve uygun önlemler alınmalıdır.

    Gebelik ve Emzirme Dönemlerinde Kullanımı:
    Hayvan deneylerinde fetal toksik etki saptandığından gebelikte kullanımı önerilmez.Genel kural olarak ACE inhibitörleri ile tedavi sırasında emzirmekten sakınılmalıdır. ACE inhibitörleri plasentadan geçtiği için,fetusun kan basıncını düzenleyen mekanizmaları bozabileceği düşünülebilir. İkinci ve üçüncü trimesterdeki ilaç kullanımı sonrası yeni doğanlarda oligohidraminos, hipotansiyon, oligüri, anüri vakaları ve kafatası kemikleşmesinde bozukluklar bildirilmiştir. Bu dönem içinde ilaç kullanımı prematüre ve düşük kilolu doğumlara yol açabilir. Bu nedenle tüm ACE inhibitörleri gibi Enalapril maleat gebeliğin ikinci ve üçüncü trimesterinde kullanılmamalıdır. Çocuklarda kullanım emniyeti ve etkinliği henüz saptanmamıştır.
    Yan etkiler/Advers etkiler:
    Enapril genellikle iyi tolere edilir. Yan etkilerin çoğu hafif ve geçici olup tedavinin kesilmesini gerektirmez. En sık görülen yan etkileri baş ağrısı, baş dönmesi ve yorgunluk hissidir. Nadir olarak aşağıdaki yan etkiler ortaya çıkabilir;

    Kardiyovasküler sistem: Senkop, ortostatik hipotansiyon, çarpıntı, gögüs ağrısı.
    Santral sinir sistemi:Uykusuzluk, parestezi, somnolans.
    Gastrointestinal sistem:Karın ağrısı, bulantı, kusma, diyare.
    Diğer; dispne, öksürük, anjioödem, pruritus, raş, hiperhidroz; BUN ve kreatininde geçici yükselmeler ortaya çıkabilir. Bu durum özellikle sıvı kaybı ve renovasküler hipertansiyonu olan hastalarda görülür. Serum potasyum seviyelerinde minimal bir yükselmeye yol açabilir. Hemoglobin ve hematokritte minimal düşme, karaciğer enzimlerinde minimal yükselme ve çok nadir olarak lökopeni görülebilir. Konjestif kalp yetmezliği nedeni ile Enapril alan hastaların %1'inde proteinüri saptanmıştır.
    Yan etkiler/Advers etkiler:



    Enapril genellikle iyi tolere edilir. Yan etkilerin çoğu hafif ve geçici olup tedavinin kesilmesini gerektirmez. En sık görülen yan etkileri baş ağrısı, baş dönmesi ve yorgunluk hissidir. Nadir olarak aşağıdaki yan etkiler ortaya çıkabilir;

    Kardiyovasküler sistem: Senkop, ortostatik hipotansiyon, çarpıntı, gögüs ağrısı.

    Santral sinir sistemi:Uykusuzluk, parestezi, somnolans.

    Gastrointestinal sistem:Karın ağrısı, bulantı, kusma, diyare.

    Diğer; dispne, öksürük, anjioödem, pruritus, raş, hiperhidroz; BUN ve kreatininde geçici yükselmeler ortaya çıkabilir. Bu durum özellikle sıvı kaybı ve renovasküler hipertansiyonu olan hastalarda görülür. Serum potasyum seviyelerinde minimal bir yükselmeye yol açabilir. Hemoglobin ve hematokritte minimal düşme, karaciğer enzimlerinde minimal yükselme ve çok nadir olarak lökopeni görülebilir. Konjestif kalp yetmezliği nedeni ile Enapril alan hastaların %1'inde proteinüri saptanmıştır.
    İlaç etkileşimleri:



    Nonsteroidal antienflamatuar analjezikler (özellikle indometazin), östrojen ve sempatomimetikler Enalaprilin antihipertansif etkisini antagonize edebilirler Potasyum tutucu diüretiklerle (amilorid, spironolakton, triamteren gibi) kullanılmamalıdır. Kemik iliği depresanları nötropeni riskini arttırır.Diüretikler ve renin salınımına yol açan ajanlarla kullanılması kan basıncında aşırı düşmeye yol açabilir.Enapril alkolün etkisini artırabilir.Allopurinol nötropeni riskini artırabilir.

    Lityum tuzlarının serum konsantrasyonu artabilir. Diyetle fazla tuzlu verilmesi antihipertansif etkiyi azaltabilir.
    Kullanım şekli ve dozu:



    Doktor tarafından başka bir şekilde önerilmediği taktirde;

    Enapril Tablet yemeklerle beraber, aç veya tok karına alınabilir.

    Ortalama erişkin dozu:

    1.Antihipertansif tedavide:

    Başlangıç dozu;günde tek doz halinde 5 mg'dır.Doz, 1-2 hafta sonra alınan yanıta göre ayarlanır.İdame dozu; genellikle günde 10 ile 40 mg olup, 1 veya 2 defada verilir. Kan basıncı tek başına Enapril ile kontrol edilemiyorsa bir diüretik eklenebilir. Daha önceden diüretik tedavisi uygulanan hastalarda ve böbrek yetmezliği vakalarında (glomerüler filitrasyon oranının 30 ml/dak'nın altında olduğu vakalar) tedaviye 2.5 mg ile başlanmalıdır.

    Mümkün olan vakalarda diüretik, Enapril tedavisine başlamadan 2-3 gün önce kesilmelidir.

    2.Konjestif kalp yetmezliğinde :

    Başlangıç dozu;Günde 2.5 mg'dır. Doz 1-2 hafta sonra,alınan klinik yanıta göre ayarlanır.İdame dozu:Günde 10 ila 40 mg arasında olup 1 veya 2 defada verilir.

    3.Renovasküler hipertansiyonda; Bu hastalarda,arter basıncı ve böbrek fonksiyonları ACE inhibisyonuna karşı özel bir duyarlılık gösterirler.Bu nedenle tedaviye düşük dozla (5 mg/gün) başlanır ve alınan yanıta göre doz ayarlanır.Genellikle günde 20 mg yeterli olmaktadır.

    Böbrek fonksiyon bozukluğunda doz ayarı; böbrek fonksiyonu normal ve kreatinin klerensi 80'in (ml/dk) üstünde olan hastalarda başlangıç dozu 5 mg/gün , böbrek fonksiyonunda hafif azalmanın söz konusu olduğu kreatinin klerensinin 30(ml/dk)'dan fazla 80'den düşük olduğu serum kreatinin değerinin 3(mg %) 'den az olduğu vakalarda başlangıç dozu 5 mg/gün , orta şiddetli yetmezlik vakalarında, kreatinin klerensinin 30(ml/dk) veya daha düşük olduğu, serum kreatinin değerinin 3(mg %) 'den yüksek olduğunda başlangıç dozu 2.5 mg/gün . Hemodializ hastalarında, dializ günlerinde başlangıç dozu 2.5 mg/ gün dozunda verilmelidir.

    Not: Geriatrik hastaların ortalama erişkin dozuna karşın duyarlıkları azalmış veya artmış olabilir

    AŞIRI DOZ ve TEDAVİSİ :

    Aşırı doz kullanımı ile ilgili yeterli veri mevcut değildir. Ancak en sık görülebilecek bulgu geçici veya tedavi gerektirecek ölçüde bir hipotansiyondur. Gerekirse i.v. yoldan sıvı verilmelidir. Enalapril maleat dializle vücuttan uzaklaştırılabilir.
     
  2. Joker7238

    Joker7238 _Pure Love_

    Katılım:
    23 Haziran 2013
    Mesajlar:
    562
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    620
    Meslek:
    Eczacı Teknisyeni
    Yer:
    Batman
    Banka:
    16 ÇTL
    Apranax Fort

    Etken Madde(ler): Naproksen 550 mg
    Piyasa Şekilleri: 10 tablet, 20 tabletlik blister ambalajlarda.
    Kullanım Şekli: Günlük doz başlangıçta 550 mg ve daha sonra her 6-8 saatte bir 275 mg'dır. Maksimum günlük doz 1375 mg'dır.
    Endikasyonları: Nörolojide: Migren profilaksisi ve akut migren krizi tedavisi, nevralji, siyatalji, miyalji. Jinekolojide: Dismenore ve rahim içi araç uygulamasında, uterus relaksasyonu ve analjezi sağlamak amacıyla. Diş hekimliğinde: Ağrılı dental problemler, diş çekimi sonrası görülen ağrılarda analjezik ve antienflamatuvar olarak. Cerrahi ve travmatolojide: Burkulma, gerilme gibi spor kazaları ve post-operatif ağrılarda. Kas-iskelet sistemi: Bursit, tendinit, sinovit, tenosinovit, lumbago. Enfeksiyöz hastalıklar: Spesifik tedaviye ek olarak analjezik, antienflamatuvar ve antipiretik amaçla. Romatizmal hastalıklar: Romatoid artrit, osteoartrit, ankilozan spondilit ve gut tedavisinde endikedir.
    Kontrendikasyonları: Naproksen ve benzeri ilaçlara duyarlı kişilerde, aspirin vb. ilaçlara karşı astım, rinit ve ürtiker gibi alerjik reaksiyon gösterenlerde bu grup ilaçlar arasında çapraz alerjik reaksiyonlar oluşabileceğinden (anaflaktik reaksiyon riski), aktif mide veya duodenum ülseri bulunan hastalarda kullanılmamalıdır.
    Uyarılar: 16 yaşından küçük çocuklara ve emziren annelere verilmemelidir. Gebelikte çok gerekmedikçe kullanılmamalıdır. Gebeliğin özellikle ilk ve üçüncü trimestrinde kullanımı hastaya sağlayacağı yarar ve getireceği risklerin iyi bir değerlendirmesi yapılmalıdır. Yaşlılarda ilacın eliminasyonu azalabileceğinden dikkatli olunmalı, etkili en düşük doz kullanılmalıdır. Kalp yetersizliği ve fonksiyon bozukluğu, böbrek ve karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.
    Yan Etkileri: Karında rahatsızlık hissi, bulantı, hafif periferal ödem, kulak çınlaması, baş dönmesi gibi yan etkiler seyrek ve hafif derecede görülebilir. Çok nadir olarak alopesi, hematüri, gastrointestinal kanama ve/veya perforasyon, agranülositozis de dahil granülositopeni, allerjik deri döküntüleri bildirilmiştir.
    İlaç Etkileşimleri: Hidantoin, sulfonamid ya da sülfonilüreler gibi proteinlere yüksek oranda bağlanan ilaçları alan kişilerde naproksen, bu ilaçları protein bağlarından koparıp kendi yerleşerek onların etkisini güçlendirebileceğinden doz ayarı yapılmalıdır. Aynı şekilde oral antikoagülan alanlara da dikkat edilmelidir. Probenesid ile birlikte alınmasında naproksenin yarılanma ömrü belirgin olarak artar. Metotreksatın tübüler ekskresyonu azalacağından toksisitesi artabilir. Dikkatle kullanılmalıdır. Propranolol ve diğer Beta-blokerlerin antihipertansif etkisini azaltabilir. Furosemidin natriüretik etkisinin bazı non-steroidal antienflamatuvar ilaçlarla inhibe olduğu bildirilmiştir. Naproksen kullanımına sürrenal fonksiyon testlerinden 48 saat önce ara verilmelidir. 17-ketosteroid testlerinin sonuçlarını karıştırabilir, aynı şekilde idrarla 5 HİAA testlerini de etkileyebilir.
     
  3. Joker7238

    Joker7238 _Pure Love_

    Katılım:
    23 Haziran 2013
    Mesajlar:
    562
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    620
    Meslek:
    Eczacı Teknisyeni
    Yer:
    Batman
    Banka:
    16 ÇTL
    Accolate Kullanım Şekli:
    Günlük doz 2x20 mg'dır. Bu dozun üzerine
    çıkılmamalıdır. Hepatotoksisite gelişebilir. Yemeklerle birlikte alınmamalıdır.
    12 yaşından küçüklerde kullanılmamalıdır.


    Endikasyonları:

    Astımın proflaksisinde ve kronik tedavisinde endikedir.



    Kontrendikasyonları:
    Ürüne karşı daha önce duyarlılık
    göstermiş hastalara verilmemelidir. Geçmişinde orta veya ciddi böbrek bozukluğu
    olan hastalarda ve karaciğer bozukluğu veya siroz vakalarında kontrendikedir.



    Uyarılar:
    Semptomların bulunmadığı dönemlerde bile
    düzenli alınmalıdır. Lökotrien antagonistleri akut astım ataklarının tedavisinde endike değildir. Ancak
    zafirlukast ile tedavi devam ederken oluşan akut astım ataklarında tedaviye devam edilebilir.
    Bronkospazmın çözülmesini sağlamak amacıyla kullanılmaz. İnhale veya oral
    kortikosteroidlerin yerini almak üzere birdenbire kullanımına başlanmamalıdır.
    Tedavi sırasında serum transaminazları yükselebilir. Serum transaminazları ve de
    ALT düzeyleri ölçülmeli, hasta uygun olarak tedavi
    edilmelidir. Gebelikte yarar/risk oranı gözönüne alınarak kullanılmalıdır.
    Emziren annelere verilmemelidir.


    Yan Etkileri:
    Başağrısı
    veya gastrointestinal bozukluklar görülebilir. Ürtiker ve angio ödemi içeren
    aşırı duyarlılık reaksiyonları, kabarcıklar dahil deri döküntüleri de
    bildirilmiştir. Serum transaminaz düzeylerinin yükseldiği gözlemlenmiştir. İleri
    yaştaki hastalarda da enfeksiyon insidansı artabilir.


    İlaç
    Etkileşimleri:
    Salisilik asitle kullanılması plazmadaki düzeyinin
    yaklaşık %45 oranında artması ile sonuçlanabilir. Eritromisin ile
    kullanılmasında zafirlukastın plazma düzeyleri %40 kadar azalır. Teofilin ile
    kullanılması plazma düzeylerinin %30 kadar azalmasıyla sonuçlanabilir. Ama
    teofilin düzeyini etkilemez. Terfenadınle zafirlukast AUC değerinin %54
    azalmasıyla sonuçlanır. Terfenadin düzeyi değişmez. Varfarin ile zafirllukast
    kullanılması, maksimal prototrombin zamanının %35 kadar uzamasına neden olur.
     
  4. Joker7238

    Joker7238 _Pure Love_

    Katılım:
    23 Haziran 2013
    Mesajlar:
    562
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    620
    Meslek:
    Eczacı Teknisyeni
    Yer:
    Batman
    Banka:
    16 ÇTL
    Accuzide













    [​IMG][​IMG]
    Formülü:

    Film kaplı her
    tablette 20 mg kinaprile eşdeğer 21.7 mg kinapril hidroklorür ve 12.5 mg
    hidroklorotiyazid bulunur.
    Boyar maddeler:Titanyum dioksit, demir oksit
    hidrat, demir (III) oksit.Farmakolojik
    özellikleri:


    Endikasyonları:

    Kombinasyon preparatının
    kullanılmasının gerekli olduğu esansiyel hipertansiyonda
    endikedir.
    Hipertansiyon tedavisinde kullanılan monoterapinin yetersiz olduğu
    durumlarda kombinasyon tedavisi uygulanmalıdır.
    Sabit kombinasyonlar doz
    ayarlaması için uygun olmamakla birlikte, bileşiminde bulunan maddelerin idame
    dozları sabit kombinasyondakine eşit olduğu durumlarda
    kullanılabilirler.Kontrendikasyonları:

    Accuzide aşağıda belirtilen
    durumlarda kullanılmamalıdır:
    -Kinapril hidroklorür, tiyazid ve olası çapraz
    reaksiyonlar nedeniyle sülfonamidlere karşı aşırı duyarlılık.
    -Anjiyonörotik
    ödem hikayesi olanlar (daha önceden uygulanan ADE-inhibitör tedavisi sırasında
    ortaya çıkan)
    -Ağır böbrek yetmezliği (serum kreatinini 1.8 mg/100ml'den
    yüksek ya da kreatinin klirensi 30 ml/dak.'dan az olanlar)
    -Diyaliz
    hastaları
    -Renal arter stenozu (bilateral veya tek böbrek varsa unilateral)

    -Böbrek naklinden sonra
    -Hemodinamik açıdan sorun yaratan aort veya
    mitral kapak stenozu ya da hipertrofik kardiyomiyopati
    -Dekompanse kalp
    yetmezliği
    -Primer hiperaldosteronizm
    -Ağır karaciğer yetmezliği
    (hepatik prekoma/koma) ya da primer karaciğer hastalığı
    -Klinik açıdan
    önemli elektrolit denge bozukluğu (hiperkalsemi, hiponatremi, hipokalemi)

    -Çocuklar (yeterli klinik deneyim olmadığından)

    -HamilelikUyarılar/Önlemler:

    Dekstransülfan ile yapılan düşük
    dantiseli lipoprotein (LDL) aferezi sırasında (ağır hiperkolesterolemi) ADE
    inhibitörü kullanılması, hayatı tehdit eden aşırı duyarlılık reaksiyonlarına yol
    açabilir.

    Arı ve yaban arısı gibi böcek toksinlerine karşı alerjik
    reaksiyonları azaltmak veya yok etmek amacıyla yapılan tedaviler
    (duyarsızlaştırma tedavisi) sırasında ADE inhibitörü kullanılması, bazen hayatı
    tehdit eden aşırı duyarlılık reaksiyonlarına (hipotansiyon, solunum yetmezliği,
    kusma, alerjik deri reaksiyonları gibi) neden olabilir.

    LDL aferezi ve
    duyarsızlaştırma tedavisinin gerektiği durumlarda, preparat başka bir
    antihipertansif ile değiştirilmelidir.

    Kadın hastalarda Accuzide gibi bir
    ADE inhibitörü tedavisine başlamadan önce gebeliğin olmadığı belirlenmelidir.
    Accuzide tedavisi sırasında gebeliğe karşı gereken önlemler alınmalıdır. Tüm
    önlemlere rağmen Accuzide tedavisi sırasında gebelik ortaya çıkarsa, özellikle
    gebeliğin son altı aylık döneminde Accuzide kullanılması bebeğe zarar
    verebileceği için, bebek açısından daha düşük risk taşıyan başka bir tıbbi
    tedaviye geçilmelidir. Emziren annelerde tedavi zorunluysa emzirmeye son
    verilmelidir.

    Accuzide, aşağıda belirtilen durumlarda risk ve yararlar
    iyice değerlendirildikten sonra ve bazı klinik ve laboratuvar-kimyasal
    parametreler yakından izlenerek kullanılabilir.


    Klinik açıdan önemli
    proteinüri (günde 1 gramdan fazla)
    İmmün yetmezlik ya da kolajen doku
    hastalığı (Lupus erythematosus, skleroderma gibi)
    Bağışıklık sistemini
    zayıflatan sistemik ilaçların (kortikosteroidler, sitostatikler,
    antimetabolitler gibi), allopurinol, prokainamid ve lityum kullanımı
    Gut

    Hipovolemi
    Serebral skleroz
    Koroner skleroz
    Diabetes mellitus

    Karaciğer yetmezliği
    Not
    Accuzide tedavisine başlamadan önce böbrek
    fonksiyonları kontrol edilmeli ve tuz/sıvı dengesi
    sağlanmalıdır.

    Özellikle tedavinin başlangıcında, aşağıda belirtilen
    durumlarda kan basıncı ve/veya gereken laboratuvar parametreleri çok yakından
    izlenmelidir:
    Böbrek yetmezliği olanlar (serum kreatinin 1.8 mg/100 ml'den
    yüksek ya da kreatinin klerensi 30-60 ml/dak. olanlar)
    Ağır hipertansiyonlu
    hastalar
    65 yaşından büyük hastalar
    Accuzide tedavisi sırasında, yüksek
    geçirgenlikli poliakrilnitril-metilsülfonat membranı (örn.AN 69) ile yapılan
    diyaliz ve hemofiltrasyon uygulaması hayatı tehdit eden şok dahil aşırı
    duyarlılık reaksiyonlarına yol açabileceğinden, acil diyaliz ya da
    hemofiltrasyon gereken durumlarda ADE inhibitörleri dışında başka bir
    antihipertansif ilaca geçilmeli ya da başka bir membran kullanılmalıdır.Gerekli
    düzenlemelerin yapılabilmesi için hekime hastanın ADE inhibitörü kullandığı ya
    da diyaliz uygulandığı mutlaka bildirilmelidir.

    Hipertansiyon nedeniyle
    Accuzide kullanılırken düzenli kontrol gereklidir. Kişilerin reaksiyonlarının
    aynı olmamasına bağlı olarak, motorlu taşıtlar dahil araç kullanma becerisi
    azalabilir. Bu durum, özellikle tedavinin başlangıç dönemleri, başka ilaçlardan
    bu tedaviye geçerken ve alkol alındığı zamanlarda geçerlidir.

    Doz
    yükseltilmesi, özellikle tuz ve/veya sıvı kaybı olan hastalarda (örneğin
    kusma/diyare, daha önce uygulanmış diüretik tedavisine bağlı kayıplar) kan
    basıncının aşırı düşmesine yol açabilir. Bu tür hastalar en az 6 saat süreyle
    yakından izlenmelidir.Yan etkiler/Advers etkiler:

    Accuzide veya
    diğer ADE inhibitörleri, hidroklorotiyazid tedavisi sırasında aşağıdaki
    istenmeyen etkilerin görüldüğü bildirilmiştir.

    Kardiyovasküler: Accuzide
    tedavisinin başlangıç döneminde, tuz ve/veya sıvı kaybı olan hastalarda (örneğin
    kusma, diyare veya daha önceden uygulanan diüretik tedavisi gibi nedenlere
    bağlı), ağır hipertansiyonlu hastalarda ve Accuzide dozunun arttırıldığı
    durumlarda bulanık görme, halsizlik ve baş dönmesi hissi ile nadiren bilinç
    kaybına kadar varabilen (senkop gibi) belirtilerle birlikte seyrek olarak kan
    basıncında aşırı düşme (hipotansiyon, ortostatik hipotansiyon) meydana
    gelebilir.

    Hidroklorotiyazid tedavisi sırasında, potasyum eksikliğine
    bağlı olarak elektrokardiyografik değişiklikler ve kardiyak ritm bozuklukları
    görülebilir.

    ADE inhibitörü tedavisi gören bazı hastalarda kan basıncının
    çok fazla düşmesine bağlı olarak aşağıdaki advers etkilerin görülebildiği
    bildirilmiştir: taşikardi, palpitasyon, aritmi, göğüs ağrısı, angina pektoris,
    miyokard enfarktüsü, geçici iskemik nöbet.

    Böbrekler: Nadiren, böbrek
    yetmezliği meydana gelebilir veya ilerleyebilir. İzole vakalarda akut böbrek
    yetmezliğine dönüşebilir. Çok seyrek olarak, bazen böbrek fonksiyonlarında
    kötüleşme ile seyreden proteinüri görüldüğü bildirilmiştir. Hidroklorotiyazid
    tedavisi gören izole vakalarda, akut böbrek yetmezliği ile sonlanan bakteriyel
    olmayan interstisyel nefrit meydana geldiği bildirilmiştir.

    Solunum
    sistemi: Seyrek olarak, kuru rahatsız edici öksürük ve bronşit, nadiren nefes
    darlığı, sinüzit, rinit, izole bronkospazm, seyrek olarak, muhtemelen
    hidroklorotiyazide karşı aşırı duyarlılık sonucu ortaya çıkan şok belirtileriyle
    birlikte pulmoner ödem bildirilmiştir. Öte yandan glosit ve ağız kuruluğu ile
    susama hissi meydana gelebilir.

    Seyrek olarak, ADE inhibitörü kullanımına
    bağlı larinks, farinks ve/veya dili de içeren angionörotik ödem bildirilmiştir.
    Bu durum görülürse derhal cilt altına 0.3-0.5 mg epinefrin uygulanmalı ya da EKG
    ve kan basıncı kontrolü altında intravenöz yoldan yavaş olarak 0.1 mg epinefrin
    verilmeli ve takiben glukokortikosteroid uygulanmalıdır. İntravenöz yoldan
    antihistaminik ve H2-reseptör antagonisti verilmesi de önerilir. Epinefrin
    uygulamasına ek olarak, eksikliği biliniyorsa C1-inaktivatörü de
    verilebilir.

    Sindirim sistemi: Seyrek olarak, bulantı, üst abdominal ağrı
    ve hazımsızlık, nadiren kusma, ishal, kabızlık ve iştahsızlık görülebilir. ADE
    inhibitörü tedavisi sırasında kolestatik sarılık, karaciğer fonksiyon bozukluğu,
    hepatit ve (sub)ileus ortaya çıkan hastaların bulunduğu
    bildirilmiştir.

    Deri ve kan damarları: Bazen ekzantem gibi alerjik deri
    reaksiyonları, nadiren ürtiker, kaşınma ve eritema multiforme gibi deri
    reaksiyonları, Stevens-Johnson sendromu, lupus erythematosus (çok ender olarak
    hidroklorotiyazid tedavisinden sonra) ya da dudakları, yüzü ve/veya
    ekstremiteleri de kapsayan anjiyonörotik ödem görülebilir.

    Bazı
    hastalarda deri değişikliklerine ateş, miyalji, artralji/artrit, vaskülit,
    eozinofili, lökositoz ve/veya ANA-titrasyonunda yükselme eşlik
    edebilir.

    Ağır deri reaksiyonlarında Accuzide tedavisine son
    verilmelidir.

    Ender vakalarda, anafilaktoid reaksiyonlar, psoriasis
    benzeri deri lezyonları, fotosensitivite, sıcak basması, terleme, alopesi,
    onikoliz ve Reynaud hastalığı olanlarda vasküler krampların şiddetlendiği
    bildirilmiştir.

    Özellikle yaşlı veya vasküler hastalığı bulunanlarda,
    yüksek hidroklorotiyazid dozlarında, hemokonsantrasyon sonucu nadiren trombüs ve
    emboli görülebilir.

    Hidroklorotiyazid tedavisi sırasında nadiren,
    terlemede azalma meydana geldiği gözlenmiştir.

    Sinir sistemi: Bazen, baş
    ağrısı, halsizlik, uyku artışı, apati, nadiren depresyon, baş dönmesi,
    uykusuzluk, impotans, uyuşukluk hissi ve parestezi, denge duyusunda bozulma,
    oryantasyon bozukluğu, ruhsal durumda dalgalanmalar, kulak çınlaması, bulanık
    görme ve kısmen sıvı ve elektrolit denge bozukluğuna bağlı olarak tat duyusunda
    değişme ya da geçici tat duyusu kaybı meydana gelebilir.

    Kas-iskelet
    sistemi: Nadiren kramp, iskelet kaslarında güçsüzlük, kas ağrısı ve potasyum
    eksikliğine bağlı parezi belirtileri ortaya çıkabilir.

    Laboratuvar
    tahlilleri: Bazen hemoglobin konsantrasyonunda, hematokrit, lökosit ve trombosit
    sayısında azalma görülebilir. Nadiren, özellikle böbrek yetmezliği, kolajen doku
    hastalığı olanlar ya da aynı anda allopurinol, prokainamid veya bağışıklık
    sistemini baskılayan bazı ilaçları kullananlarda anemi, trombositopeni,
    lökopeni, nötropeni, eozinofili ve izole vakalarda agranülositoz ya da
    pansitopeni görülebilir.

    Hidroklorotiyazid, bazen hipokalemi,
    hipokloremi, hipomagnezemi, hiperkalsemi, glikozüri ve metabolik alkaloza neden
    olabilir. Kan şekeri, kolesterol, trigliserit, ürik asit ve serum amilaz
    düzeyinde yükselmeye yol açtığı gözlenmiştir.

    Özellikle böbrek yetmezliği
    olan hastalarda bazen serum üre, kreatinin ve potasyum konsantrasyonu artabilir
    ve sodyum konsantrasyonu düşebilir. Proteinüri meydana gelebilir.

    Serum
    bilirubin ve karaciğer enzim konsantrasyonları ender olarak
    yükselebilir.

    Yukarıda belirtilen laboratuvar incelemeleri Accuzide
    tedavisine başlamadan önce yapılmalı ve tedavi sırasında düzenli aralıklarla
    tekrarlanmalıdır. Özellikle tedavinin başlangıç döneminde ve yüksek riskli
    hastalarda (böbrek yetmezliği, kolajen doku hastalığı olanlar, immünsüpresan
    ilaçlar, sitostatik ilaçlar, allopurinol, prokainamid, digital,
    glukokortikosteroid, laksatif kullananlar ve yaşlı hastalar) serum
    elektrolitleri, serum kreatinin düzeyi, kan şekeri ve kan sayımları daha sık
    aralıklarla kontrol edilmelidir.

    Accuzide tedavisi sırasında ateş,
    lenfoadenopati, ve/veya boğazda inflamasyon meydana gelirse hemen lökosit sayımı
    yapılmalıdır.İlaç etkileşimleri:

    Accuzide, diğer ADE inhibitörleri
    veya hidroklorotiyazid ile aşağıdaki maddelerin birlikte kullanımı sırasında şu
    etkileşimler bildirilmiştir:
    Sofra tuzu: Accuzide'in antihipertansif
    etkisinde azalma.

    Antihipertansif ilaçlar (diüretikler, betablokerler
    gibi), nitratlar, vazodilatörler, barbitüratlar, fenotiyazinler, trisiklik
    antidepresanlar, alkol: Accuzide'in antihipertansif etkisinde
    güçlenme.

    Analjezikler, antifilojistikler (asetil salisilik asit,
    indometazin gibi): Accuzide'in antihipertansif etkisinde olası azalma. Özellikle
    hipovolemili hastalarda akut böbrek yetmezliği ortaya çıkabilir.

    Yüksek
    doz salisilat uygulaması: Hidroklorotiyazide bağlı olarak, salisilatların
    merkezi sinir sistemi üzerindeki zararlı etkisinde güçlenme.

    Potasyum,
    potasyum tutucu diüretikler (spironolakton, amilorid, triamteren gibi) ve
    heparin gibi serum potasyum konsantrasyonunun yükselmesine yol açabilecek
    ilaçlar: ADE inhibitörlerinin yol açtıkları potasyum düzeyini yükseltici etkide
    güçlenme.

    Lityum: Serum lityum konsantrasyonunda yükselme (düzenli olarak
    kontrol edilmelidir.) ve buna bağlı olarak lityumun kardiyotoksik ve nörotoksik
    etkilerinde güçlenme.

    Alkol: Alkolün etkisinde güçlenme.

    Digitalis
    glikozitleri: Potasyum ve/veya magnezyum eksikliğine bağlı olarak digitalis
    glikozitlerinin etki ve yan etkileri artabilir.

    Oral antidiyabetikler ve
    insülin: Hidroklorotiyazidden dolayı etkinin zayıflaması.

    Katekolaminler
    (epinefrin gibi): Hidroklorotiyazide bağlı olarak etkide azalma.

    Potasyum
    kaybına yol açan diüretikler (furosemid gibi) glukokortikostreoidler, ACTH,
    karbenoksolon, amfoterisin B, penisilin G, salisilatlar ve laksatif alışkanlığı:
    Hidroklorotiyazide bağlı potasyum ve/veya magnezyum kaybında
    artış.

    Kolestramin veya kolestipol: Hidroklorotiyazidin emiliminde
    azalma.

    Allopurinol, sitotistikler, immunosupresifler, sistemik
    kortikosteroidler, prokainamid: Lökopeni.

    Sitostatikler (siklofosfamid,
    florourasil, metotraksat gibi): Hidroklorotiyazide bağlı olarak kemik iliğindeki
    zararlı etkilerin güçlenmesi (özellikle granülositopeni).

    Narkotikler,
    anestezikler: Hipotansif etkide güçlenme (anesteziste hastanın Accuzide
    kullandığı belirtilmelidir).

    Kas gevşeticiler (kürar benzeri):
    Hidroklorotiyazide bağlı olarak kas gevşetici etkinin güçlenmesi ve uzaması
    (anesteziste hastanın Accuzide kullandığı belirtilmelidir).

    Metildopa:
    İzole vakalarda hidroklorotiyazide karşı antikor oluşması nedeniyle
    hemoliz.

    Nöroleptik ilaçlar, imipramin: Kinaprilin antihipertansif
    etkisinde güçlenme.

    Tetrasiklinler: Tetrasiklinin emiliminde
    azalma.Kullanım şekli ve dozu:

    Hipertansiyon tedavisine etkin
    antihipertansif ilaçlar kullanarak düşük doz monoterapi ile başlanmalıdır.
    Monoterapinin etkili olmadığı durumlarda Accuzide endikedir. Accuzide'in günlük
    dozu sabahları bir tablettir. ACCUZİDE İLE KONTROL ALTINA ALINAMAYAN HASTALARDA
    ACCUZİDE DOZU YÜKSELTİLMEMELİDİR. Gereken durumlarda tedaviye ayrı ayrı
    ilaçlarla devam edilmelidir. Günlük doz 20 mg kinapril+25 mg hidroklorotiyazidi
    aşmamalıdır.

    Ağır böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klerensi
    dakikada 30 ml'nin altında olanlar) Accuzide kullanılmamalıdır.

    Böbrek
    fonksiyonları orta derecede kısıtlanmış hastalar (kreatinin klerensi 30-60
    ml/dak.) ve yaşlı hastalarda kinapril dozunun azaltılması gerekli olabilir.
    Sirozlu hastalarda, kinaprilin ilk geçiş sırasında daha düşük oranda metabolize
    edilmesine bağlı olarak kinaprilatın plazma konsantrasyonu daha
    düşüktür.

    Doz Aşımı
    Aşırı dozda kullanım süresine bağlı olarak
    aşağıdaki belirtiler görülebilir: Persistan diürez, ağır hipotansiyon, bilinç
    bulanıklığı (komaya dek varabilen), bradikardi, kardiyovasküler şok, aritmi,
    konvülsiyon, parezi, paralitik ileus, elektrolit denge bozukluğu, böbrek
    yetmezliği.

    Dil, glottis ve/veya larinksi kapsayan hayatı tehdit edici
    nitelikteki anjiyonörotik ödemde aşağıda belirtilen önlemler acilen
    uygulanmalıdır:

    Doz aşımı ya da entoksikasyonda, terapötik önlemler
    ilacın alınma şekli ve zamanı yanında semptomların türüne ve şiddetine göre de
    değişir. Accuzide'in eliminasyonuna yönelik genel önlemlere (Accuzide alımını
    takip eden 30 dakika içinde mide lavajı uygulanması, adsorban ve sodyum sülfat
    verilmesi gibi) ek olarak hayati parametreler yoğun bakım koşullarında izlenmeli
    ve düzeltilmelidir. Kinapril ve hidroklorotiyazid, diyaliz ile önemli ölçüde
    uzaklaştırılamaz.

    Hipotansiyon mevcutsa, ilk önce izotonik sodyum klorür
    ve sıvı replasman tedavisi uygulanmalıdır. Yeterli yanıt alınamazsa intravenöz
    yoldan katekolamin verilebilir. Anjiyotensin II tedavisi
    denenebilir.

    Tedaviye dirençli bradikardi durumunda "pace-maker"
    uygulanmalıdır.

    Su, elektrolit, asit-baz dengesi yanında kan şekeri ve
    idrarla atılan maddelerin konsantrasyonları sürekli izlenmelidir. Hipokalemi
    durumunda potasyum desteği gereklidir.
     
  5. Joker7238

    Joker7238 _Pure Love_

    Katılım:
    23 Haziran 2013
    Mesajlar:
    562
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    620
    Meslek:
    Eczacı Teknisyeni
    Yer:
    Batman
    Banka:
    16 ÇTL
    Acd3 Damla Formülü:

    10 Damla (0.4 ml)

    Farmakolojik
    özellikleri:


    Endikasyonları:

    İçerdiği Vitamin A,
    Vitamin C ve Vitamin D3 ile bebeklerin, büyüme gelişmesinde, hastalıklara
    dirençli olmasında, kemiklerin ve dişlerin yeterli gelişmesinde, bağışıklık
    sisteminin gelişimi için, güvenle kullanılabilen vitamin kombinasyonu olan bir
    üründür.
    Dünya sağlık örgütü verilerine göre Vitamin A yetmezliği tüm
    dünyayı ilgilendiren bir sorundur. Vitamin A bebeklerin büyüme gelişmesinde,
    kemiklerin gelişmesinde, bağışıklık sisteminin gelişmesinde, sağlıklı görme
    fonksiyonun oluşmasında etkindir. Vitamin A yetmezliği özellikle küçük
    çocuklarda infeksiyona olan direnci azaltmaktadır. Vitamin C bağışıklık
    sisteminin düzenli çalışmasında kritik öneme sahiptir. Bebeklerin normal büyüme
    gelişmesi, kemiklerinin ve dişlerinin sağlıklı gelişimi için ise Vitamin D
    gereklidir. Yarınlarımız olan bebeklerin sağlıklı gelişimi için anne sütü
    yeterli bir besin kaynağı olmasına rağmen, anne sütünde Vitamin D'nin yetersiz
    olduğu tespit edilmiş ve mutlaka dışarıdan Vitamin D desteğinin yapılması
    gerekli olduğu görülmüştür.
    0 yaş itibarı ile bebeklerin ihtiyacı olan
    vitaminlerin takviyesini sağlamaktadır.


    Kontrendikasyonları:

    Bilinen bir kontrendikasyonu
    olmamakla birlikte çinko sülfata hassasiyeti olanlar
    kullanmamalıdır.

    Uyarılar/Önlemler:


    Çinko tuzları penisilin türevleri ile birlikte alınmamalıdır.


    Yan etkiler/Advers etkiler:


    Klorheksidin glukonat ağız
    içinde dil ve diş üzerindeki renk değişikliğine sebep olabilir. Klorheksidin ile
    tedavide tad almada değişiklikler oluşabilir.

    İlaç
    etkileşimleri:


    Diğer ilaçlarla ve maddelerle bilinen bir etkileşimi
    yoktur.

    Kullanım şekli ve dozu:


    Günde 10 damla
    kullanılır.
     
  6. Joker7238

    Joker7238 _Pure Love_

    Katılım:
    23 Haziran 2013
    Mesajlar:
    562
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    620
    Meslek:
    Eczacı Teknisyeni
    Yer:
    Batman
    Banka:
    16 ÇTL
    Ace Plus Formülü:

    Bir yumuşak kapsül ;
    Naturel ß-Karoten(Provitamin A)
    20 mg (26.000 I.U.)
    C vitamini (Askorbik asit)200 mg
    E vitamini
    (d-?-tokoferol)200 mg (200 I.U.)
    Selenyum maya (Selenhefe) 50 mg (50 mcg
    selenyum)içerir.
    Yardımcı Maddeler : Kırmızı demir oksit, Lesitin, Aerosil
    200

    Farmakolojik
    özellikleri:


    Endikasyonları:

    Formülde verilen
    vitaminlerin eksikliklerinde tamamlayıcı olarak
    kullanılır.

    Kontrendikasyonları:


    Bileşiminde bulunan
    herhangi bir maddeye karşı aşırı duyarlı olan hastalarda ve
    A hipervitaminöz
    durumlarında kontrendikedir.

    Uyarılar/Önlemler:


    Genelde önlem gerektiren bir durum söz konusu değildir. Ancak oral kontraseptif
    kullananlar ve oral antikoagülan kullananlarda ACE PLUS SELENYUM verilmesi
    risklidir.
    Hamilelerde ve Emziren Kadınlarda Kullanımı :
    Gebelik ve
    emzirmede A, C, E vitaminleri ve selenyuma ihtiyaç artar. Bu durumlarda

    doktor önerisine uygun olarak kullanılır.

    Yan etkiler/Advers
    etkiler:


    Önerilen dozlarda belli bir yan etkisi yoktur. Yüksek
    dozlarda diyare ve karın ağrısı
    görülebilir.

    İlaç
    etkileşimleri:


    Diğer A vitamini ihtiva eden ilaçlarla birlikte
    alınmaz. Oral kontraseptifler C vitamininin
    vücuttaki seviyesini düşürür. C
    vitamini warfarini' nin aktivitesini azaltır.
    Alfa tokoferol K vitamininin
    emilimini azaltır.

    Kullanım şekli ve dozu:

    Hekim
    tavsiyesine göre ;
    Takviye olarak günde : 1-2 yumuşak kapsül
    Tedavi
    amacıyla günde : 2-3 yumuşak kapsül
     
  7. Joker7238

    Joker7238 _Pure Love_

    Katılım:
    23 Haziran 2013
    Mesajlar:
    562
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    620
    Meslek:
    Eczacı Teknisyeni
    Yer:
    Batman
    Banka:
    16 ÇTL
    Actidem Formülü:

    Bir ölçek (5 ml) 1.25 mg triprolidin HCI, 30 mg
    psödoefedrin HCI ve 10 mg dekstrometorfan HBr içerir. ACTIDEM berrak, kırmızı,
    böğürtlen tadındadır. Yardımcı maddeler: Sorbitol çözeltisi, şeker, sodyum
    benzoat, metil paraben, ponceau 4R, alkol, böğürtlen aroması, mentol, vanilya
    aroması.

    Farmakolojik özellikleri:


    Farmakodinamik
    Özellikleri:
    Psödoefedrin: Direkt ve indirekt sempatomimetik aktivitesi olan
    bir üst solunum yolları dekonjestanıdır. Psödoefedrin taşikardi oluşturması ve
    sistolik kan basıncını yükseltmesi ve merkezi sinir sistemini uyarması
    bakımından efedrinden daha az güçlüdür. Psödoefedrin, dekonjestan (burnu açıcı
    ve burun akıntısını durdurucu) etkisini 30 dakika içinde gösterir ve bu etki en
    az 4 saat devam eder.
    Triprolidin: Güçlü, kompetitif bir histamin
    H1-reseptör antagonistidir. Bir alkilamin olarak, triprolidin minimum
    antikolinerjik etkiye sahiptir. Triprolidin, tamamen veya kısmen histamin
    salıverilmesinin tetiklediği durumlarda semptomatik düzelme sağlar.
    Yetişkinlerde 2.5 mg’lık triprolidin tek bir dozunun oral uygulamasını takiben
    etkinin başlaması, deride histamin nedenli kızarıklık ve kabarcık oluşumunu
    önleme yeteneğiyle belirlendiği üzere 1-2 saat içindedir. Doruk etkisi yaklaşık
    3 saatte meydana gelir ve aktivitesi sonra azalmakla beraber, tek bir dozdan 8
    saat sonra, histamin nedenli kızarıklık ve kabarcık oluşumunu önemli oranda
    önlemeye devam eder.
    Dekstrometorfan: Dekstrometorfan opioid olmayan
    antitussif (öksürük giderici) bir preparattır. Antitussif etkisini medulla
    oblongatada bulunan öksürük merkezi üzerinde gösterir ve öksürük refleksi
    eşiğini yükseltir. 10-20 mg’lık tek bir oral dekstrometorfan dozu 1 saat içinde
    antitussif etkisini gösterir ve etkisi en az 4 saat sürer.
    Farmakokinetik
    Özellikleri:
    Emilim: Psödoefedrin ve triprolidin ve dekstrometorfan oral
    alımı takiben barsaklardan iyi emilir.
    Dekstrometorfan: Dekstrometorfan
    metabolizmasındaki bireysel farklılıklardan ötürü, farmakokinetik değerleri
    oldukça değişkendir. 20 mg dekstrometorfan dozunun alınmasını takiben sağlıklı
    gönüllülerde, uygulamadan 2.5 saat sonra Cmax litrede <1 mikrogram’dan 8
    mikrogram’a değişkenlik göstermiştir.
    Triprolidin ve psödoefedrin: Sağlıklı
    gönüllülere, 10 ml Actifed şurup (2.5 mg triprolidin ve 60 mg psödoefedrin
    hidroklorür) uygulandıktan sonra aşağıdaki farmakokinetik değerler bulunmuştur:

    Triprolidin: İlacın alımını takiben 1.5 saat (Tmax) sonra ulaşılan doruk
    plazma konsantrasyonu 6.0 ng/mldir.
    Psödoefedrin: Şurup uygulamasını takiben
    1.5 saat sonra Tmax değerine ulaşılırken Cmax değeri yaklaşık 180 ng/ml’dir.

    Dağılım: Şurup için psödoefedrinin sanal dağılım hacmi (Vd/F) yaklaşık 2.8
    litre/kg,. triprolidinin sanal dağılım hacmi yaklaşık 7.5 litre/kg’dır.
    Karaciğerdeki büyük ölçüde pre-sistemik metabolizması nedeniyle, oral verilen
    dekstrometorfanın dağılımının ayrıntılı bir analizi yoktur.
    Metabolizma ve
    eliminasyon: Psödoefedrin: Plazma yarılanma–ömrü yaklaşık 5.5 saattir.
    Psödoefedrin, karaciğerde N-demetilasyon yoluyla aktif bir metabolit olan
    norpsödoefedrine kısmen metabolize olur. Psödoefedrin ve metaboliti idrar yolu
    ile dışarı atılmaktadır. Dozun %55 ile %90'ı değişikliğe uğramadan idrar yolu
    ile dışarı atılır. Psödoefedrinin görünür toplam vücut klerensi (Cl/F) yaklaşık
    7.5 ml/dak/kg’dır. Eliminasyon hız sabiti (Kcl) yaklaşık 0.13 saat-1’tir. İdrar
    asitleştirildiğinde psödoefedrinin idrar yolu ile atım hızı artmaktadır. Bunun
    tersine idrar pH'sı arttıkça idrar yolu ile atım hızı azalmaktadır.

    Triprolidin: Yarılanma ömrü yaklaşık 3.2 saattir. Hayvanlar üzerinde yapılan
    hepatik mikrozomal enzim araştırmaları esas olarak toluen metil grubunun
    oksitlenmiş bir ürünü ile birkaç triprolidin metabolitinin varlığını
    göstermiştir. İnsanda verilen dozun sadece %1'inin 24 saatlik bir süre içinde
    değişikliğe uğramamış triprolidin olarak dışarı atıldığı kaydedilmiştir.
    Triprolidinin görünür toplam vücut klerensi(Cl/F) yaklaşık 30-37 ml/dak/kg’dır.
    Eliminasyon hız sabiti (Kcl) yaklaşık 0.26 saat -1’dir.
    Dekstrometorfan:
    Dekstrometorfan oral alımı takiben karaciğerde hızlı ve geniş ölçüde ilk-geçiş
    metabolizmasına uğrar. İnsan gönüllülerde genetik olarak kontrol edilen
    o-demetilasyon dekstrometorfan farmakokinetiğinin başlıca determinantıdır. Bu
    oksidasyon sürecinin farklı fenotipleri vardır ve bu denekler arasında oldukça
    değişken bir farmakokinetiğe yol açar. Metabolize olmayan dekstrometorfan, üç
    demetillenmiş morfinan metabolitiyle beraber: dekstrorfan
    (3-hidroksi-N-metilmorfinan olarak da bilinir), 3-hidroksimorfinan ve
    3-metoksimorfinan idrardaki konjugasyon ürünleri olarak belirlenir. Dekstrorfan
    başlıca metabolit olup antitussif etkisi de vardır.
    Renal Yetmezlikte
    Farmakokinetik: Çeşitli derecelerde renal yetmezlik olan hastalarda tek doz
    Duact kapsül (8 mg akrivastin+60 mg psödoefedrin) uygulanmasını takiben orta
    şiddetli ve şiddetli renal yetmezliği olan hastalarda psödoefedrin Cmax değeri
    sağlıklı gönüllülerdeki Cmax değerlerine nazaran 1.5 kat artmıştır. Tmax renal
    yetmezlikten etkilenmemiştir. t1/2 hafif ve şiddetli renal yetmezlikte sağlıklı
    gönüllülere nazaran sırayla 3 ve12 kat artmıştır. Renal yetmezlik olan
    hastalarda Actidem şurup veya triprolidin veya dekstrometorfan ile yapılmış
    spesifik çalışmalar yoktur.
    Hepatik yetmezlikte Farmakokinetik: Hepatik
    yetmezlikte Actidem şurup, triprolidin psödoefedrin veya dekstrometorfan ile
    yapılmış spesifik çalışmalar yoktur.
    Yaşlılarda Farmakokinetik: Yaşlı
    gönüllülerde Duact kapsül (8 mg akrivastin+60 mg psödoefedrin) verilmesini
    takiben, t1/2 sağlıklı gönüllüllere nazaran 1.4 kat artmıştır. Görünen Cl/F
    sağlıklı gönüllülerdekinin 0.8’idir ve Vd/F esas olarak değişmemiştir.
    Yaşlılarda Actidem şurup, triprolidin veya dekstrometorfan ile yapılmış spesifik
    çalışmalar yoktur.

    Endikasyonları:


    Actidem, bir histamin
    H1-reseptör antagonisti, nazal mukoza ve sinüsler gibi üst solunum yolları
    mukozalarının dekonjestanı ve bir antitussif kombinasyonudur. Bu kombinasyonun
    yararlı olduğu üst solunum yolları rahatsızlıklarında (alerjik nezle, vazomotor
    nezle, öksürük gibi) semptomatik rahatlama
    sağlar.

    Kontrendikasyonları:


    Actidem daha önce bu ilaca ve
    ilacın bileşenlerine ve akrivastine karşı aşırıduyarlılık gösterdiği bilinen
    bireylerde kontrendikedir. Actidem, ciddi hipertansiyon ve şiddetli koroner
    arter hastalığı olan hastalarda kontrendikedir. Actidem şiddetli hepatik
    yetmezlikte kontrendikedir. Önceki iki hafta içinde monoamin oksidaz
    inhibitörleri (antibakteryal ajan furazolidon dahil) almış veya almaya devam
    edenlerde kontrendikedir. Psödoefedrin ve bu tip bir ilacın birlikte
    kullanılması bazen kan basıncının yükselmesine neden olabilir.
    Actidem
    ayrıca, dekstrometorfan içeren ürünler ve monoamin oksidaz inhibitörleri ile
    birlikte kullanıldığında bazen hiperpireksi, aritmi, myoklonus semptomlarına
    veya komaya yol açabilir.
    Dekstrometorfan, merkezi etkili diğer bütün
    öksürük gidericilerde olduğu gibi solunum yetersizliği olan ya da bu riski
    taşıyan hastalara verilmemelidir. Actidem, kronik ve devamlı öksürüğü olan
    sigara içenlerde, astım veya amfizem hastalarında veya öksürükle birlikte aşırı
    sekresyon görülen durumlarda
    kullanılmamalıdır.Uyarılar/Önlemler:

    Normotansif hastalarda
    psödoefedrinin kayda değer hiçbir presör etkisi olmamakla beraber, Actidem hafif
    ve orta şiddetli hipertansiyon hastalarında dikkatli kullanılmalıdır. (bkz.
    Kontrendikasyonlar ve Diğer İlaçlarla Etkileşmeler) Diğer sempatomimetik ajanlar
    gibi, Actidem de, hipertansiyon, kalp hastalığı, diyabet, hipertiroidizm, yüksek
    intraoküler basınç, prostat büyümesi olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.
    Hafif ve orta şiddette hepatik yetmezlikte ve orta ve şiddetli renal yetmezlikte
    özellikle birlikte kardiyovasküler bozukluk varsa dikkatli kullanılmalıdır (bkz.
    Farmakokinetik Özellikleri). Objektif veriler olmamakla beraber, Actidem alkol
    ve diğer merkezi etkili sedatiflerle beraber kullanılmamalıdır (bkz İlaç
    Etkileşimleri). Actidem sersemlik yapabilir (bkz Sürücülük ve Makine Kullanma
    Yeteneği Üzerine Etkisi).

    Gebelik ve Emzirme Döneminde
    Kullanımı
    : Psödoefedrin ve triplolidin için gebelik kategorisi:C.
    Actidem şurubun gebelikte kullanımı hakkında klinik bilgi yoktur. Gebe
    kadınlarda kullanırken dikkatli olmalıdır. Psödoefedrin ve triprolidin, anne
    sütüne az miktarda geçer, fakat bunların emzirilen bebekteki etkisi
    bilinmemektedir. Dekstrometorfan veya metabolitlerinin anne sütü ile atılıp
    atılmadığı bilinmemektedir. Actidem beklenen yararları bebeğe olan potansiyel
    risklerinden fazla değilse emziren annelerde kullanılmamalıdır.


    Sürücülük ve Makine Kullanma Yeteneği Üzerine Etkisi:
    Actidem uyku haline ve dikkat testlerinde performans bozukluklarına
    neden olabilir. Antihistaminiklere yanıtta bireysel değişkenlikler vardır.
    Triprolidin hidroklorür alan hastalarda sersemlik bildirildiği için, hastalar
    Actidem şurubun kendi performanslarını ters olarak etkilemediğinden emin
    olmadıkça araba kullanmamalı ve makine çalıştırmamalı veya tehlikeli olabilecek
    etkinliklere katılmamalıdır.
    Yan etkiler/Advers
    etkiler:


    Psödoefedrin: Uyku bozuklukları ve nadiren halusinasyonları
    içeren merkezi sinir sistemi uyarılması görülebilir. Psödoefedrin ile seyrek
    olarak tahrişli veya tahrişsiz deri döküntüleri bildirilmiştir. Psödoefedrin
    alan erkek hastalarda üriner retansiyon da bildirilmiştir; mevcut bir prostat
    büyümesi önemli bir predispozan faktör olabilir.
    Triprolidin: Triprolidin
    sersemlik yapabilir. Seyrek olarak tahrişli veya tahrişsiz deri döküntüleri
    bildirilmiştir. Ağız, burun ve boğazda kuruma olabilir. Taşikardi oluşturabilir.

    Dekstrometorfan: Dekstrometorfana atfedilen yan etkiler yaygın değildir;
    bazen mide bulantısı, kusma veya gastrointestinal bozukluklar olabilir.
    Dekstrometorfanın fazla miktarlarda kullanımı ile ilgili az sayıda rapor
    olmasına rağmen, terapötik dozlarda ilaç bağımlılığını gösteren hiçbir kanıt
    yoktur.
    BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA
    BAŞVURUNUZ.

    İlaç etkileşimleri:


    Psödoefedrin içermesinden
    dolayı Actidem öksürük şurubu bretilyum, betanidin, guanetidin, debrizokin,
    metildopa ve β-adrenerjik bloker maddeler gibi sempatik aktivite üzerinden
    etkili ilaçların hipotansif etkisini kısmen tersine çevirebilir
    (Uyarılar/Önlemler bölümüne bakınız).
    Actidem dekonjestanlar, trisiklik
    antidepresanlar, iştah bastırıcılar ve amfetamin benzeri psikostimülanlar gibi
    sempatomimetik maddeler veya sempatomimetik aminlerin katabolizmasını engelleyen
    MAOI(furazolidon dahil) ile birlikte kullanılması bazen kan basıncının
    yükselmesine neden olabilir (Kontrendikasyonlar ve Uyarılar/Önlemler bölümlerine
    bakınız).
    Objektif veriler olmamakla beraber, Actidem alkol ve diğer merkezi
    etkili sedatiflerle beraber kullanılmamalıdır (bkz İlaç
    Etkileşimleri).

    Kullanım şekli ve dozu:


    Doktor tarafından
    başka şekilde tavsiye edilmediği taktirde;
    Yetişkin ve 12 yaş ve üzeri
    çocuklar: Günde üç veya dört kez 10ml (2 ölçek)(2.5 mg triprolidin hidroklorür,
    60 mg psödoefedrin hidroklorür ve 20 mg dekstrometorfan hidrobromür) oral olarak
    alınabilir. Maximum günlük doz. 40 ml(10 mg triprolidin hidroklorür, 240 mg
    psödoefedrin hidroklorür, 80 mg dekstrometorfan hidrobromür)
    6-11 yaş arası
    çocuklar: Günde üç dört kez 5ml (1 ölçek)(1.25 mg triprolidin hidroklorür, 30 mg
    psödoefedrin hidroklorür ve 10 mg dekstrometorfan hidrobromür) oral olarak
    alınabilir. Maximum günlük doz: 20 ml (5 mg triprolidin hidroklorür, 120 mg
    psödoefedrin hidroklorür, 40 mg dekstrometorfan hidrobromür)
    2-5 yaş arası
    çocuklar: Günde üç dört kez 2.5ml (1/2 ölçek)(0.625 mg triprolidin hidroklorür,
    15 mg psödoefedrin hidroklorür ve 5 mg dekstrometorfan hidrobromür) oral olarak
    alınabilir. Maximum günlük doz: 10 ml(2.5 mg triprolidin hidroklorür, 60 mg
    psödoefedrin hidroklorür, 20 mg dekstrometorfan hidrobromür)
    2 yaş altı
    çocuklar 2 yaşın altındaki çocuklarda doktor tavsiyesi dışında verilmesi uygun
    değildir. 6 ay-2 yaş altı: Günde üç dört kez 1.25 ml (1/4 ölçek)(0.31 mg
    triprolidin hidroklorür, 7.5 mg psödoefedrin hidroklorür ve 2.5 mg
    dekstrometorfan hidrobromür) oral olarak.
    Maximum günlük doz: 5 ml (1.25 mg
    triprolidin hidroklorür, 30 mg psödoefedrin hidroklorür ve 10 mg dekstrometorfan
    hidrobromür).
    Yaşlılar: Normal yetişkin dozu uygundur.
    Hepatik yetmezlik:
    Hafif ve orta şiddetli hepatik yetmezlikte dikkatli olmakla beraber normal
    yetişkin dozu uygundur (Şiddetli hepatik yetmezlik için Kontrendikasyonlar’a
    bkz).
    Renal Yetmezlik: Orta şiddetli ve şiddetli böbrek yetmezliği olan
    hastalara özellikle beraberinde kardiyovasküler hastalık varsa Actidem
    verilirken dikkatli olmalıdır(bkz. Farmakokinetik özellikleri).
    Doz
    Aşımı
    Semptom ve Belirtiler: Tavsiye edilen dozlarla görülen yan etkilere
    ilaveten akut Actidem şurup aşırı dozajında letarji, başdönmesi, nistagmus,
    ataksi, halsizlik, hipotonisite, solunum depresyonu, deri ve mukoz membranlarda
    kuruluk, hiperpreksi, hiperaktivite, tremor, konvülsiyonlar, irritabilite,
    huzursuzluk, palpitasyon ve hipertansiyon görülebilir.
    Tedavi:Solunum
    destekleyici, koruyucu ve konvülsiyonları kontrol edici gerekli tedbirler
    alınmalıdır. Endike olduğu taktirde, gastrik lavaj uygulanmalıdır. Mesanenin
    kateterizasyonu gerekli olabilir. Arzu edilirse, psödoefedrin atılımının
    hızlandırılması için asit diürez ve diyaliz uygulanabilir; ancak bu prosedürün
    potansiyel terapötik yararı tartışmalıdır. Doz aşımında diyalizin değeri
    bilinmemektedir; ancak 60 mg psödoefedrin+8 mg akrivastin içeren bir kombinasyon
    preparatında dört saatlik hemodiyalizle vücuttaki toplam psödoefedrinin yaklaşık
    %20’si uzaklaştırılmıştır. Nalokson, bir çocukta dekstrometorfan toksisitesinde
    spesifik bir antagonist olarak başarı ile kullanılmıştır.
    Saklama Koşulu
    25°C’nin altında, oda sıcaklığında saklayınız. Işıktan koruyunuz. Buzdolabında
    saklanmamalıdır.
     
  8. Joker7238

    Joker7238 _Pure Love_

    Katılım:
    23 Haziran 2013
    Mesajlar:
    562
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    620
    Meslek:
    Eczacı Teknisyeni
    Yer:
    Batman
    Banka:
    16 ÇTL
    actifed şurup Formülü:

    Bir ölçek (5 ml) 30 mg psödoefedrin hidroklorür ve 1.25
    mg triprolidin hidroklorür içerir. Yardımcı maddeler: Şeker, metil paraben,
    sodyum benzoat, sarı kinolin.

    Farmakolojik
    özellikleri:

    Farmakodinamik Özellikleri:
    Psödoefedrin, direkt ve
    indirekt sempatomimetik aktivitesi olan bir üst solunum yolları dekonjestanıdır.
    Psödoefedrin taşikardi oluşturması ve sistolik kan basıncını yükseltmesi ve
    merkezi sinir sistemini uyarması bakımından efedrinden daha az güçlüdür.
    Psödoefedrin, dekonjestan (burnu açıcı ve burun akıntısını durdurucu) etkisini
    30 dakika içinde gösterir ve bu etki en az 4 saat devam eder.
    Triprolidin,
    güçlü, kompetitif bir histamin H1-reseptör antagonistidir. Bir alkilamin olarak,
    ilaç minimum antikolinerjik etkiye sahiptir. Triprolidin, tamamen veya kısmen
    histamin salıverilmesinin tetiklediği durumlarda semptomatik düzelme sağlar.
    Yetişkinlerde 2.5 mg’lık triprolidin tek bir dozunun oral uygulamasını takiben
    etkinin başlaması, deride histamin nedenli kızarıklık ve kabarcık oluşumunu
    önleme yeteneğiyle belirlendiği üzere 1-2 saat içindedir. Doruk etkisi yaklaşık
    3 saatte meydana gelir ve aktivitesi sonra azalmakla beraber, tek bir dozdan 8
    saat sonra, histamin nedenli kızarıklık ve kabarcık oluşumunu önemli oranda
    önlemeye devam eder.
    Farmakokinetik Özellikleri: Emilim: Psödoefedrin ve
    triprolidin oral alımı takiben barsaklardan iyi emilir. Sağlıklı gönüllülere, 10
    ml actifed şurup (2.5 mg triprolidin ve 60 mg psödoefedrin hidroklorür)
    uygulandıktan sonra aşağıdaki farmakokinetik değerler bulunmuştur: Triprolidin:
    Actifed şurubun alımını takiben 1.5 saat (Tmax) sonra ulaşılan doruk plazma
    konsantrasyonu 6.0 ng/mldir. Psödoefedrin: Actifed şurup uygulamasını takiben
    1.5 saat sonra psödoefedrinin Cmax değeri yaklaşık 180 ng/ml’dir. Dağılım: Şurup
    için psödoefedrinin sanal dağılım hacmi (Vd/F) yaklaşık 2.8 litre/kg’dır.
    Triprolidinin sanal dağılım hacmi yaklaşık 7.5 litre/kg’dır.
    Metabolizma ve
    eliminasyon:Psödoefedrin: Plazma yarılanma – ömrü yaklaşık 5.5 saattir.
    Psödoefedrin, karaciğerde N-demetilasyon yoluyla aktif bir metabolit olan
    norpsödoefedrine kısmen metabolize olur. Psödoefedrin ve metaboliti idrar yolu
    ile dışarı atılmaktadır. Dozun %55 ile %75'i değişikliğe uğramadan idrar yolu
    ile dışarı atılır. Eliminasyon hız sabiti (Kcl) yaklaşık 0.13 saat-1’tir. İdrar
    asitleştirildiğinde psödoefedrinin idrar yolu ile atım hızı artmaktadır. Bunun
    tersine idrar pH'ı arttıkça idrar yolu ile atım hızı azalmaktadır. Triprolidin:
    Yarılanma ömrü yaklaşık 3.2 saattir. Hayvanlar üzerinde yapılan hepatik
    mikrozomal enzim araştırmaları esas olarak toluen metil grubunun oksitlenmiş bir
    ürünü ile birkaç triprolidin metabolitinin varlığını göstermiştir. İnsanda
    verilen dozun sadece %1'inin 24 saatlik bir süre içinde değişikliğe uğramamış
    triprolidin olarak dışarı atıldığı kaydedilmiştir. Triprolidinin görünür toplam
    vücut klerensi(Cl/F) yaklaşık 30-37 ml/dak/kg’dır. Eliminasyon hız sabiti (Kcl)
    yaklaşık 0.26 saat-1’dir. TM: Actifed GlaxoSmithKline şirketler grubunun
    tescilli markasıdır.
    Renal Yetmezlikte Farmakokinetik: Çeşitli derecelerde
    renal yetmezlik olan hastalarda tek doz Duact kapsül (8 mg akrivastin+60 mg
    psödoefedrin) uygulanmasını takiben orta şiddetli ve şiddetli renal yetmezliği
    olan hastalarda psödoefedrin Cmax değeri sağlıklı gönüllülerdeki Cmax
    değerlerine nazaran 1.5 kat artmıştır. Tmax renal yetmezlikten etkilenmemiştir.
    t1/2 hafif ve şiddetli renal yetmezlikte sağlıklı gönüllülere nazaran sırayla 3
    ve12 kat artmıştır. Renal yetmezlik olan hastalarda Actifed şurup veya
    triprolidin ile yapılmış spesifik çalışmalar yoktur.
    Hepatik yetmezlikte
    farmakokinetik: Hepatik yetmezlikte Actifed şurup, triprolidin veya psödoefedrin
    ile yapılmış spesifik çalışmalar yoktur.
    Yaşlılarda farmakokinetik: Yaşlı
    gönüllülerde Duact kapsül (8 mg akrivastin+60 mg psödoefedrin) verilmesini
    takiben, t1/2 sağlıklı gönüllüllere nazaran 1.4 kat artmıştır. Görünen Cl/F
    sağlıklı gönüllülerdekinin 0.8’idir ve Vd/F esas olarak değişmemiştir.
    Yaşlılarda Actifed şurup veya triprolidin ile yapılmış spesifik çalışmalar
    yoktur.

    Endikasyonları:

    Actifed şurup, özellikle nazal
    mukoza ve sinüsler gibi üst solunum yolu mukozalarının dekonjestanı ve histamin
    H1-reseptör antagonisti kombinasyonunun yararlı olduğu aşağıdaki üst solunum
    yolu hastalıklarının semptomatik tedavisinde kullanılır
    Alerjik nezle,
    vazomotor nezle, soğukalgınlığı ve
    grip

    Kontrendikasyonları:

    ACTIFED daha önce bu ilaca ve
    ilacın bileşiklerine ve akrivastine aşırı duyarlılığı olan bireyler için
    kontrendikedir. Hipertansiyon ve koroner arter hastalıkları olanlarda, hepatik
    yetmezlikte kontrendikedir. Daha önceki iki hafta içinde monoamin oksidaz (MAO)
    inhibitörleri almış (antibakteryal ajan furazolidon dahil) veya almaya devam
    eden hastalarda kontrendikedir. Psödoefedrin ve bu tip bir ilacın aynı zamanda
    kullanılması bazen kan basıncının yükselmesine neden
    olabilir.

    Uyarılar/Önlemler:

    Psödoefedrin hipertansiyonlu
    hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. ACTIFED antihipertansif ilaçlar, trisiklik
    antidepresanlar ya da başka sempatomimetik maddeler (dekonjestanlar, iştah
    kesiciler ve amfetamine benzer psikostimulanlar gibi) alan hastalarda dikkatle
    kullanılmalıdır (Kontrendikasyonlar ve Diğer İlaçlarla Etkileşim’e bakınız).
    Diğer sempatomimetik ilaçlar gibi ACTIFED de hipertansiyon, kalp hastalıkları,
    şeker hastalığı, hipertiroidizm, yüksek intraoküler basınç ve prostatik büyüme
    görülen hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Actifed şurup sersemlik yapabilir
    (Taşıt aracı ve makine kullanımı üzerine etkileri’ne bakınız). Bu konuda
    objektif veriler bulunmamasına rağmen, ACTIFED kullananların aynı zamanda alkol
    veya merkezi sinir sistemi üzerine etkili başka sedatifler kullanmaktan
    kaçınmaları gerekir ACTIFED'in orta şiddetli ve şiddetli hepatik ve/veya renal
    fonksiyon bozuklukları görülen hastalarda özellikle kardiyovasküler hastalıkla
    birlikte olduğu durumlarda kullanılmasında dikkatli olmalıdır (Farmakokinetik
    özellikleri’ne bakınız).

    Gebelik ve Emzirme Döneminde Kullanımı:
    Gebelik kategorisi ‘’C’’
    Psödoefedrin ve triprolidin uzun süreden
    beri istenmeyen etkiler görülmeden yaygın bir şekilde kullanılmaktaysa da,
    bunların gebelik sırasında kullanımları ile ilgili spesifik veriler
    bulunmamaktadır. Bu nedenle, gebe kadının bu ilaçtan sağlayacağı yarar ile
    ilacın, gelişmekte olan fetusa muhtemel riskler dengelenmek şartıyla kullanımına
    karar verilmelidir. Psödoefedrin ve triprolidin anne sütüne az miktarda geçer,
    fakat bunun emzirilen bebeklerdeki etkisi bilinmemektedir. Emziren annelerde
    kullanımı ilacın anneye beklenen yararları bebeğe olan riskinden fazla olmadıkça
    kullanılmamalıdır.

    Taşıt ve makine kullanımı üzerine
    etkileri:
    Actifed şurup sersemlik yapabilir ve odituar yetenek
    testlerinde performansı azaltabilir. Antihistaminlere cevapta bireysel
    farklılıklar olabilir. Triprolidin alan hastalarda sersemlik gibi yan etkiler
    bildirildiği için , Actifed şurubun performansı ters yönde etkilemediğinden emin
    oluncaya kadar sürücülük yapmamalı, makine kullanmamalı veya tehlikeli
    etkinliklere katılmamalıdır (Uyarılar ve Önlemlere bakınız).
    Yan
    etkiler/Advers etkiler:

    Psödoefedrin: Uyku bozukluğu ve nadiren
    halusinasyonlar şeklinde merkezi sinir sistemi uyarılması görülebilir. Nadiren
    psödoefedrin ile irritasyonla beraber veya irritasyon olmaxızın deri döküntüleri
    bildirilmiştir. Psödoefedrin alan erkeklerde zaman zaman üriner retansiyona
    rastlanmaktadır, mevcut bir prostatik büyüme bu durumu hazırlayıcı faktör
    olabilir.
    Triprolidin: Triprolidin sersemlik yapabilir. İrritasyonla beraber
    veya irritasyon olmaxızın deri döküntüleri bildirilmiştir. Ağız, burun ve
    boğazda kuruluk meydana gelebilir. Taşikardi bildirilmiştir.
    BEKLENMEYEN BIR
    ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.

    İlaç
    etkileşimleri:

    ACTIFED'in dekonjestanlar, trisiklik antidepresanlar,
    iştah kesiciler ve amfetamin-benzeri psikostimulanlar gibi sempatomimetik
    aminlerin katabolizmasını engelleyen monoamin oksidaz inhibitörleri(furazolidon
    dahil) ile beraber kullanılması bazen kan basıncının yükselmesine neden
    olabilir. Psödoefedrin içermesinden dolayı ACTIFED, bretilyum, betanidin,
    guanitidin, debrizokin, metildopa, alfa ve beta-adrenerjik bloker ilaçlar gibi
    sempatik aktiviteyi engelleyen hipotansif ilaçların etkisini kısmen tersine
    çevirebilir. Objektif veriler olmamakla beraber, Actifed şurup kullananlar alkol
    ve diğer merkezi etkili sedatiflerle birlikte kullanmaktan
    kaçınmalıdır.

    Kullanım şekli ve dozu:

    Doktor tarafından
    başka şekilde tavsiye edilmediği takdirde;
    12 yaşın üzerindeki çocuklar ve
    yetişkinlerde: Günde 3-4 kez 10 ml (2 ölçek) Maximum günlük doz 40 ml (10 mg
    triprolidin hidroklorür ve 240 mg psödoefedrin hidroklorür)
    6 - 11 yaş
    arasındaki çocuklarda: Günde 3-4 kez 5 ml (1 ölçek)(1.25 mg triprolidin
    hidroklorür ve 30 mg psödoefedrin hidroklorür) Maximum günlük doz: 20 ml (5 mg
    triprolidin hidroklorür ve 120 mg psödoefedrin hidroklorür)
    2 - 5 yaş
    arasındaki çocuklarda: Günde 3-4 kez 2.5 ml (1/2 ölçek)(0.625 mg triprolidin
    hidroklorür ve 15 mg psödoefedrin hidroklorür) Maximum günlük doz: 10 ml(2.5 mg
    triprolidin hidroklorür ve 60 mg psödoefedrin hidroklorür)
    2 yaş altı
    çocuklar: Hekimin önerisi dışında 2 yaş altı çocuklarda Actifed şurup
    kullanılmamalıdır.
    6 ay ile 2yaştan küçük arasındaki çocuklarda: Günde 3-4
    kez 1.25 ml (1/4 ölçek) (0.31 mg triprolidin hidroklorür ve 7.5 mg psödoefedrin
    hidroklorür) Maximum günlük doz:5 ml (1.25 mg triprolidin hidroklorür ve 30 mg
    psödoefedrin hidroklorür)
    Yaşlılar: Normal yetişkin dozu uygundur
    (Farmakokinetik özellikleri’ne bakınız).
    Hepatik yetmezlik: Hafif ve orta
    şiddetli hepatik yetmezlikte normal yetişkin dozu uygundur, fakat yine de
    dikkatli olmalıdır. Şiddetli yetmezlik için Kontrendikasyonları’na bakınız.

    Renal yetmezlik: Orta şiddetli ve şiddetli renal yetmezliği ve özellikle
    birlikte kardiyovasküler hastalığı olan hastalara verirken dikkatli olmalıdır
    (Farmakokinetik özellikleri’ne bakınız).
    Aşırı Dozaj Semptom ve belirtileri:
    Actifed şurup aşırı dozajında önerilen dozlarda görülen istenmiyen etkilere
    ilaveten letarji, baş dönmesi, ataksi, güçsüzlük, hipotonisite, solunum
    yetmezliği, deri ve mukoz membranların kuruması, hiperpireksi, hiperaktivite,
    tremor, konvülsiyonlar, iritabilite, huzursuzluk, palpitasyon ve hipertansiyon
    görülebilir.
    Tedavi: Solunumu destekleyici, koruyucu ve konvulsiyonları
    kontrol edici gerekli önlemler alınmalıdır. Gerektiğinde, gastrik lavaj
    uygulanmalıdır. Mesane kateterizasyonu gerekli olabilir. İstendiğinde,
    psödoefedrin atımının hızlandırılması için asit diürezi veya diyaliz yapılabilir
    ,fakat bu prosedür bugün tartışmalıdır. Aşırı dozajda diyalizin değeri
    bilinmemektedir; fakat 4 saatlik hemodiyaliz, 60 mg psödoefedrin ve 8 mg
    akrivastin içeren bir kombinasyon preparatında psöefedrinin toplam vücuttaki
    miktarının %20’sini uzaklaştırmıştır.
    Saklama Koşulları 25°C'nin altındaki
    oda sıcaklığında saklayınız. Işıktan koruyunuz.
     

Sayfayı Paylaş