1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İlişki özürlüyüz çünkü cevapsızız!..

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve İLkİm* tarafından 20 Ocak 2010 başlatılmıştır.

  1. İLkİm*
    Avare

    İLkİm* MaviKuş ~ Özel üye

    Katılım:
    22 Kasım 2009
    Mesajlar:
    3.474
    Beğenileri:
    153
    Ödül Puanları:
    3.480
    Banka:
    136 ÇTL
    -Ne zamandır ilişkin yok, diye sordu.

    - On yıldır, dedim.

    Sigarasını kültablasına bıraktı, gözlerini kocaman etti, dumanını üflerken, "Hadi yaaa" diyordu. Galiba inanamadı. Oysa doğruydu. Tam on yıldır normal bir ilişkim yoktu. Normalden kastim, birbirine ilgi duyan iki insanın birlikte yemeğe/sinemaya gitmesi, İstiklal'in ortasında el ele kol kola dudak dudağa dolaşması, kimseden çekinmeden, "Bu benim sevgilim millet" diye arkadaşlarının karşısına diktiği bir adam yoktu...

    On yıl sonra geldi... Gecelerden birinde yanımda bitti. Aylar önce bir partide tanıştırılmıştık aslında, gözleri üzerimde kalmıştı. Kendini hatırlatıp kulağıma sokulduğu an ilk sözü de bu oldu ya:

    - Gözlerimi almaya geldim!

    Kadehler tokuşturuldu, havadan sudan konuşuldu, bir ara farkettim ki dinlemiyor, kokluyordum onu. "Eyvah, yine mi" derken düştüm aşka!..

    Ya da 'her ne ise' ona...

    Gece biterken elimi tuttu. O gün bugün de tutuyor. Liseli aşıklar gibi gezip tozuyoruz yollarda. Unutmuşum el ele tutuşmayı, bocalasam da başta, alıştım sonra. Ve ellerime bakmayı da... Hanidir krem sürmüyormuşum mesela, nasılsa tutanım yok diye boşlamışım ellerimi de...

    Tam bir haftadır her gün birlikteyiz. Birlikte derken... Sadece eğleniyor, el ele tutuşuyoruz. Sonra o evine, ben evime...

    Ama geçen gece... Yeterince el ele tutuştuğumuzu sandığımız bir gece, 'yaşanınca tükenir bildiğimiz'geldi başımıza... Sabahına, onu uyandırmadan kaçtım usulca.

    Ondan değil, bir ilişkiden kaçmaktaydım aslında. Nasıl anlatsaydım bunu ona. "On yıldır elimi tutan ilk erkeksin ve ben saçmalayabilirim, n'olur anla" nasıl deseydim.

    Diyemedim...

    Anlamadı o da...

    On yıl sonra bir gecede gelen, yine bir gecede gitti... Öyle sokak ortasında bırakmadı, telefonda gitti!.. Bir haftada ikinci tartışmamızı yaparken, "Sonra ararım" deyip kapattı... Bir daha da aramadı... 'Sonra'sını bekledim sabırla, gelmeyince ben aradım. Burnundan kıl aldırmayan, yıllarca "erkek aramalı kadını" diye atıp tutan ben... (Yaşlandıkça değil, yaşadıkça mı değişiyor insan?..) Uzun uzun çaldı ama açmadı.

    Bittiğini anlamıştım zati... Bütün güzellikler gibi elbet o da bitecekti. Niyetim, 'neden'ini bilmekti. Daha önce hiç yapmadığımı yapmak yani...

    Zira belirsizliğe, havada asılı bırakılanlara tahammülüm çoktan tükenmişti. "Yeter artık" deme zamanı (mı) gelmişti.

    O kadar çok bitiş hatırlıyorum ki, cevapsızlığa mahkum edilen... Yüzüne söylenmeyen... Telefonun ucunda asılı kalan...

    Başlangıçlara gösterdiğimiz özeni bitişlerden niye esirgeriz sahi?.. Daha mı az hasarla çıkarız bir açıklama yapmadığımızda?.. Telefonu öylece kapattığımızda veya arayan o ise açmadığımızda güç bizde mi olur yani?..

    Karşıdakinin bizim için ölüp bittiğini düşünür; bundan da içten içe zevk mi duyarız?.. Çok mu zordur iki heceli kelimeyi söylemek: Bit-ti!..

    Zor olan bittiğini kabullenebilmek değil ki, ne ilk ne de son o çünkü. Kafanızda onlarca soru işaretiyle bırakılmak zor... Hatanın nerede olduğunu bilememek...

    Belki bilseydik, beynimizi kemiren "ne yaptım"lara cevap alabilseydik, ilişki özürlü olmazdık böyle. On yılı elimize krem sürmeden geçirmezdik mesela...

    Güzel bir gecenin sabahı, kokusu üzerimizdeyken kaçmazdık...

    İşte o yüzden derim ki, yapışın yakasına gidenin... Telefonu açmıyorsa da bitin kapısında:

    - Sende cevabım var, ver onu bana!..



    ALINTI..
     
  2. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.182
    Beğenileri:
    4.777
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    374 ÇTL
    waoww çok güzel bir yazı anlatılan ne kadar doğru..sende bir cevabım var ver onu bana...
     
  3. arzum

    arzum Forum Tutkunu

    Katılım:
    8 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.918
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    1.130
    Meslek:
    MuHaSeBe
    Yer:
    İstanbulll
    Banka:
    10 ÇTL
    süper bişi yaaa son zamanların modası zaten sebepsiz nedensiz sessizlik ve bitiş:S
     
  4. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Hiç bir şey nedensiz bitmez açıklama cesareti olmayan yüreksizler çekip giderler hemde arkalarında koskocaman sorular ve kırgın yürekler bırakarak.
     
  5. İLkİm*
    Avare

    İLkİm* MaviKuş ~ Özel üye

    Katılım:
    22 Kasım 2009
    Mesajlar:
    3.474
    Beğenileri:
    153
    Ödül Puanları:
    3.480
    Banka:
    136 ÇTL
    özellikle kullandığın bu sözcükler herşeyi ifade ediyor zaten ,açıklamaya cesaretleri yok..
     

Sayfayı Paylaş