1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ilk Dalgiclarimiz Ve Denizaltimiz

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve wien06 tarafından 27 Haziran 2008 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    Osmanlı Dalgıçları

    Osmanlı tulumbacıları herkesin malumu. Yeniçeri, lağımcı, kapıkulu, humbaracılar gibi asker ocaklarını da meraklısı iyi bilir. Ya Osmanlı dalgıçlarını bilen kaç kişi var? Oysa Osmanlı döneminde çok sayıda iyi dalgıç da yetişmişti.



    Abdülaziz döneminde çok sayıda iyi eğitimli dalgıç yetiştirilmişti

    Avrupa’daki askeri gelişmeleri yakından takip eden Sultan Abdülaziz, denizaltı ve dalgıçlılık teknolojilerini de Osmanlı topraklarına getirtmeyi ihmal etmemişti

    Abdullah Frères (Abdullah Biraderler) olarak tanınan Kevork, Hovsep ve Viken adındaki üç Ermeni kardeş, 1858’de kurdukları fotoğraf stüdyosu ile Osmanlı İmparatorluğu’nun resmi fotoğrafçısı olarak binlerce fotoğraf çektiler. İlk olarak Sultan Abdülaziz’in resmi fotoğrafçısı olarak seçilen kardeşler görevlerini Abdülhamid devrinde de sürdürdüler. Abdullah Biraderler, Osmanlı donanmasındaki Tersane-i Amire dalgıçlarının resimlerini de çektiler. 126 yıl önce çekilen bu resimlerde bahriye erlerinin Karadeniz’deki, Riva kıyılarında yaptıkları çalışmalar tek tek fotoğraflanmış. II Abdülhamid devrine kadar askeri fabrikalarda yapılan dalgıç tulumbaları ile denize inen dalgıçlar ancak 5-6 kulaç derinliklere dalabiliyorlardı.

    Ilk Dalgıçlarımız

    Abdülaziz devrinin sonlarına doğru Osmanlı donanmasında çok sayıda tecrübeli dalgıç yetişmiş. Avrupa’daki askeri gelişmeleri yakından takip eden Abdülaziz, denizaltı ve dalgıçlılık teknolojilerini gönderdiği elçiler aracılığı ile Osmanlı topraklarına da getirtmişti. Abdülaziz döneminde dışarıdan ithal edilen dalgıç malzemeleri, II Abdülhamid devrinden sonra kendi askeri fabrikalarımızda üretilmiş. Sultan Abdülhamid ise Türk kara sularında ilk defa dolaşan denizaltıyı getirtmiş. O tartihte boğaza inen dalgıçlar tulumbaların çok fazla hava basamaması nedeni ile deniz altında ancak 10-15 dakika kalabiliyorlardı. Dalgıçların dalma bölgeleri daha çok boğazın akıntısız ve dalgasız bölümleri ile Karadeniz’in Riva kıyıları idi. Tersane-i Amire dalgıçları ile birlikte bahriyeliler Şile kıyılarında kurtarma filikaları ile kurtarma tatbikatları yaparlardı. Boğazın girişinde bulunan Riva ve Şile’deki kurtarma ekipleri fırtınalarda batan ticaret gemilerini kurtarırdı.

    Dalgıçlara tazminat

    II. Abdülhamid döneminde İngiltere’den ve Almanya’dan satın alınan tulumbalar ile daha derinlere inme ve su altında daha çok kalma imkanı elde edilmiş. Türkiye’de 1850’lerde başlayan dalgıçlık faaliyetleri, Osmanlı sonrasında 1925’te Azapkapı’da bir dalgıç grubu ile devam etmiş. Cumhuriyet döneminde donanmanın riskli kısımlarında olan dalgıçlar için ek tazminatlar çıkarılmış. Boğulan veya sakat kalan askerler için dalgıç tazminatı maddesi eklenmesi ile mağdur olan ailelere destek verilmiş. Erlerin sakatlanma sebebiyle ordudan ayrılmak zorunda kalması halinde ‘Albay maaşının yedi katı tazminat ödenir’ maddesi kanunlara bu dönemde eklenmiş.

    Dalgıç okulu zamanla genişletilerek 1956 yılında Anadolu yakasında Hidiv köşkünün bahçesinde ‘Türkiye Bahriyesi Dalgıç Takımı ve Okulu Kumandanlığı’ adı ile büyütüldü.

    Gelenek sürüyor

    1949 yılında ABD’den askeri yardım alınarak ilerleme sağlanan dalgıçlıkta, bir rekor kırıldı. Denizde 420 ayak derinliğe kadar inildi. Günümüzde, Çubuklu’daki İstanbul Çubuklu Kurtarma ve Sualtı Okulu 1880’den beri gelen bu geleneği devam ettiriyor.

    İlk Denizaltımızın adı Abdülhamid idi

    1886 ve 1887 yıllarında İngiltere’den alınıp Haliç’te monte edilerek denize indirilen denizaltılara Abdülhamid ve Abdülmecid isimleri verilmişti. Ancak Abdülmecid monte edilemediği için göreve başlayamadı. Abdülhamid denizaltısı ise İzmit körfezinde gece ve gündüz hücum talimleri ve torpido atış eğitimleri yaptı. Aynı denizaltı, 1888 yılında, Sarayburnu önlerinden dalarak akıntıya karşı Üsküdar önlerinde demirlemiş boş bir gemiye yaklaştı ve torpidosunu atıp gemiyi batırararak yabancı devlet temsilcilerine çok hoş bir gösteri yaptı. Bu olay dünya denizaltıcılık tarihinde bir ilkti. Çünkü bir denizaltıdan seyyar torpido atılarak bir suüstü gemisinin ilk kez batırılıyordu. Bu başarı üzerine denizciler padişah II. Abdülhamid’den taltif beklerken denizaltılarının Haliç’e çekilme emrini aldılar. Abdülhamid denizaltısı bir daha Haliç’ten dışarı çıkarılmadı.

    ABD’de 51 albüm var

    II. Abdülhamid, 1893’te ABD’deki Kongre Kütüphanesi’ne Osmanlı’yı tanıtan 51 albüm göndermişti. Albümlerdeki fotoğrafların büyük bir kısmını Viken Abdullah çekmişti.

    Şu anda ABD kongre kütüphanesinde bulunan Osmanlı albümlerinde, dalgıçların eğitim faaliyetlerine ait kareler de yer alıyor. Bu fotoğraflar 1880 yılında çekilmişti.
     

Sayfayı Paylaş