1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İlk İnsan Hakları Mahkemesi

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve Çağlayağmur tarafından 13 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.092
    Beğenileri:
    4.415
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    794 ÇTL
    Hicretin 17 senesinde Halife Hazreti Ömer, ziyaretçi çokluğundan dolayı Resulüllah'ın mescidini genişletmek istemişti Bunun için Türbe-i Saadet'in etrafındaki arsaları istimlak edip mescide katması gerekiyordu



    Çevredeki arsa ve ev sahiplerine tekliflerde bulundu:



    - Evinizi, arsanızı Resulullah'ın mescidini genişletmek için satın almak istiyorum Kimse malına değerinden aşağısını vereceğimi sanmasın Herkes kıymetini söylesin, gönlünden geçirdiği fiyatı bildirsin Resulullah'ın mescidine zorla alınmış arsa ilave etmeyi düşünmüyorum



    Herkes arsa ve evinin değerini söyler, binalar, arsalar satın alınır, Resulullah'ın mescidi genişletilmeye müsait duruma gelir Ancak bir pürüz var Onu da halletmek gerekiyor



    - Nedir o pürüz?



    Hazreti Abbas Abbas, arsasını satmak istemiyor Mescide de olsa vermeyi düşünmüyor



    Halife bizzat meşgul olur, tekliflerini tekrar eder:



    - Ya Abbas, arsanın değerinden aşağısını vermeyi düşünmüyoruz Resulullah'ın mescidine böyle zorla alınmış bir arsa ilave etmeyi de uygun bulmuyoruz Şayet verilen fiyat az geliyorsa emsallerinden de fazla fiyat vereyim, arsanı ver de bu iş bitsin Mescid-i Nebi ziyaretçileri içine alacak genişliğe ulaşmış olsun, ihtiyacı karşılayacak hale gelsin



    Hayret! Abbas'tan beklenmeyen tavır:



    - Hayır, mülk benimse fazla fiyat verseniz de satmak istemiyorum Zorla alacaksanız o başka!



    İçinden çıkılmaz bir durum söz konusu olunca Halife olayı mahkemeye intikal ettirir Hakim meşhuk hukukçu Übeyd bin Kab



    Taraflar huzurdalar Devletin iddiası:



    - Biz yönetim olarak Abbas'a değerinden fazla fiyat verdik, artık diretmemeli, arsasını vermeli ki, Resulullah'ın mescidi ihtiyacı karşılayacak şekilde genişleme imkanı bulsun



    Abbas'ın cevabı:



    - Arsa benimse, mülküme ben sahipsem, değerinden fazla da verseler vermek istemiyorum Ne para zoruyla, ne de mescide ilave etmek iddiasıyla mülkümü elimden kimse alamaz



    Mahkemenin kararı:
    - İslam hukukunun gereği kimse başkasının mülküne ve arazisini isterse para zoruyla olsun, alamaz Mescid için de olsa mal sahibini zorlayamaz Abbas'ın mülkü Abbas'ta kalacak, hükümet istimlak için zorlamayacaktır

    Mahkemenin tartışma götürmez bu kararı kesinleştikten sonra taraflar kalkıp gitmek üzere kapıya yönelmişken bir ses işitilir Bu ses Abbas'tan başkasının sesi değildir

    Bakın ne diyor Abbas:

    - Ya Übey, mahkeme bitmiş, karar kesinleşmiştir değil mi?

    - Evet mahkeme bitmiş, karar kesinleşmiştir Kimse senin arsanı fazla fiyat vererek de olsa zorla alamaz

    - Öyle ise der, şimdi beni dinleyin Mahkemenize açıkça ifade ediyorum Arsamı şu andan itibaren Resulullah'ın mescidine ilhak edilmek üzere hibe ediyorum Hem de tek kuruş almadan, hiçbir maddi menfaat beklemeden Hepiniz şahit olun, parayla alınamayan arsam, hiçbir karşılık verilmeden Resulullah'ın mescidine hibe edilmiştir ve mülk bu andan itibaren halifenin tasarrufuna girmiştir

    Übeyd bin Kab'ın sorusu:

    - Ey Abbas, neden böyle bir tutumu tercih ettin? Önce aşırı fiyatla da olsa vermedin, şimdi ise parasız hibe ediyorsun?

    Abbas'ın kitaplık çapta cevabı tek cümleden ibaret:

    - İslam'ın insan haklarına gösterdiği saygıyı dünyaya duyurmak için!​
     

Sayfayı Paylaş