1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İlk Türk Devletlerindeki Sistem

Konusu 'Genel Türk Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 25 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    İlk Türk Devletlerindeki Sistem

    1)- DEVLET YÖNETİMİ
    A) DEVLET: İslamiyetten önce Türkler devlete İL veya EL demişlerdir.
    Hükümdarların Ünvanları: Türkler Hükümdarlarına Şanyü,Tanhu, Hakan, Han, Yabgu, İlteber, İdi-kut,Erkin gibi ünvanlar vermişledir.

    Türk Hükümdarlarının Tahta Çıkışı Tarih Boyunca Kaç Değişik Şekilde Meydana Gelmiştir?
    1- Hanedan üyeleri arasında siyasi ve askeri mücadeleyi kazanan hükümdar olarak tahta
    çıkıyordu. (En sık rastlanan durum)
    2- Hükümdarın rakipsiz aday olması(Bu durumda taht kavgası olmadan başa geçiyordu.)
    3- Seçim Usulü (Kengeş, toy veya kurultay denilen devletin ileri gelenlerinden oluşan meclisin
    toplanarak hanedan üyelerinden birini tahta geçirmesi.
    4)-Ekber ve Erşed(En yaşlı ve Olgun) olanın başa geçmesi. (Bu yöntem III. Ahmet zamanından
    itibaren sadece Osmanlı Devletinde uygulanmıştır.

    Kimler Türk Devletlerinde Hükümdar Olabilirdi?
    Hanedandan olan bütün erkeklerin hükümdar olma hakları vardı. (Kardeşler, kardeş çocukları, amca,amca çocukları ve diğer hanedan üyeleri.)

    Kut Anlayışı Nedir?
    Türkler devleti yönetme yetkisinin TANRI tarafından verildiğine inanıyorlardı. Tanrı tarafından verilen bu yönetme hakkına KUT diyorlardı.KUT'un kan yoluyla hükümdarın tüm erkek çocuklarına geçtiğine inanıyorlardı.

    Kut Anlayışı Türk Devletlerini Nasıl Etkilemiştir?
    Bütün hanedan üyelerinde KUT olduğundan kendine siyasi ve askeri bakımdan güvenen kişi TAHT KAVGASINA girebiliyordu. Bu durum Türk devletlerini ya iç savaş sonucu istkrarsızlığa, yada bölünmeye götürüyordu.

    NOT: Türk töresinde ana-babaya itaat esas olmasına rağmen, hükümdar bunun dışında tutulmuştur.
    Devletin devamı için baba-oğul veya kardeşlerin birbirleriyle mücadelesi normal karşılanmıştır.Çünkü bu sayede en güçlü ve en yetenekli kişi devletin başına geçecektir.

    İkili Yönetim(Çifte Krallık) Nedir?
    Türk Devletlerinde hükümdar yönetimi kolaylaştırmak için ülkeyi SOL(Doğu) ve SAĞ(Batı) olmak üzere ikiye ayırırdı. Ortada (Merkezde) ise asıl hükümdar bulunurdu. Sağ ve Solda ise Hanedan üyelerinden YABGU'lar bulunurdu.

    B) MECLİS VE HÜKÜMET: Türk Meclislerine TOY, KURULTAY veya KENGEŞ denilirdi.
    Kurultay'da devletin ana meseleleri görüşülür, hükümdarın ölümü, savaş veya milli felaketlerde kurultay toplanırdı.
    AYGUCI : Hükümet başkanı(başbakan)
    BUYRUK : Bakan
    TAMGACI: Dış siyaset işlerini yürüten görevliler
    Eski Türk Devletlerinde diğer devlet görevlileri şunlardı:
    TİGİN: Hükümdar çocukları (Tekin)
    ŞAD : Diğer Hanedan mensupları
    Bunların dışında İnal, inanç, tarkan, bağa, tudun, çor, külüğ, apa, ataman gibi devlet görevlileri de vardı.

    2)- TOPLUM TAPISI:
    Türk toplumu; Oguş : Aile
    Urug soy=Aileler birliği
    Bod(Boy) :Kabileler
    Budun : Millet denilen birimlerden oluşuyordu.
    Boyların başında bulunan BEY'ler, töreye göre boyu idare ederlerdi. Boyların bir araya gelmesiyle Devlet(İL) kurulurdu.

    Türk Toplumunun Özellikleri:
    Halk hürdü. Herkes aynı işi yaptığından(hayvancılık) aralarında kesin
    olarak SINIF'ların ortaya çıkması imkansızdı. Yaşam biçimleri GÖÇEBE
    olduğundan savaşta elde ettikleri esirleri çalıştırmaya elverişli değildi.
    Bu yüzden Türk toplumunda KÖLE sınıfı yoktu. Din adamları
    diğer toplumlarda olduğu gibi imtiyazlı değillerdi.

    3)- ORDU:

    Türk Ordusunun başlıca özellikleri şunlardı:
    a)- Türk ordusu ücretli değildi.
    b)- Türk Ordusu daimiydi. (Kadın-erkek her an savaşa hazırdı.)
    c)- Türk Ordusunun temeli ATLI askerlerden meydana geliyordu.

    NOT: Türk ordu teşkilatını ilk kuran METE HAN olmuştur. Mete Orduyu 10'luk sisteme göre teşkilatlandırmıştı. Onluk sistem daha sonra tüm Türk devletlerinde kullanılmıştır.
    (Türk ordusu; Çin, Roma,Bizans, Rus ve Moğol Ordu teşkilatı üzerinde etkili olmuştur.)

    Türk Ordusunu Silahları: Ok, yay, kement, kılıç, kargı, süngü, kalkan vb...

    4)- HUKUK:

    Türklerde yazılı olmamakla beraber, gelişmiş bir hukuk anlayışı vardı. Bu hukuk kurallarına
    TÖRE(Türe) denilirdi.
    Hükümdarın başkanlık ettiği ve siyasi suçlara bakan yüksek mahkemeye YARGU adı verilirdi.
    YARGANLAR(Yargucu) idaresindeki mahkemeler ise adi suçlara bakarlardı.

    5)- DİN VE İNANIŞ:

    İslam öncesi Türklerin din ve inanışlarını şu 4 grupta toplayabiliriz:
    1- Tabiat Kuvvetlerine İnanma: Dağ,ağaç, göl, kaya gibi varlıkların gizi güçlere sahip olduklarına
    inanırlardı.
    2- Atalar Kültü: Ölmüş büyüklere ve atalara ait hatıralar kutsal sayılır ve saygı gösterilirdi.
    3- Şamanizm: Kam veya Şaman adı verilen kişilerin, kötü veya iyi ruhlarla temas sağladıklarını
    inanılarak, bunların büyücülük ve sihir özelliklerine başvururlardı. Şaman inançları
    Anadolu'da hala varlığını sürdürmektedir. Örneğin; Gelinlerin üzerine buğday veya para
    atmak, Eşikten atlamanın uğursuz kabul edilmesi, kurşun dökmek gibi...
    4- Göktanrı Dini: Türklerin İslamiyetten önceki dini Göktanrı diniydi. Bu dine göre Türkler;
    * Tek bir Tanrının evreni yarattığına ve gökte oturduğuna inanıyorlardı.
    * Öldükten sonra dirileceklerine inandıklarından, ölülerini atı,eşyaları ve silahıyla birlikte
    gömüyorlardı.
    * Cennet'e UÇMAĞ, cehenneme ise TAMU diyorlardı.
    * Mezarlara ölünün,sağlığında öldürdüğü düşman sayısı kadar BALBAL adı verilen küçük heykeller
    dikerlerdi. İnanışa göre, yeniden dirilecek kişi atıyla cennete gidecek, ve öldürdüğü
    düşmanlar sonraki yaşamında ona hizmet edeceklerdir.
    * Ölüleri içöin YOĞ adı verilen cenaze törenleri yapar, ve ardından yas tutarlardı.

    Türkler arasında ayrıca Maniheizm(Mani dini), Budizm, Musevilik, Hırıstiyanlık gibi dinlerde yayılmıştı.

    6)- EKONOMİK HAYAT:
    Göçebe bir hayat yaşayan Türkler belirli iki merkez arasında (yaylak-kışlak)
    hayatlarını sürdürürlerdi.
    * Hayvancılık temel geçim kaynağıydı. Koyun, keçi, at en çok beslenen hayvanlardı. Bunun dışında
    sığır, katır ve deve de yetiştirilirdi. Beslenme ve giyimde hayvan ürünlerinden yararlanır ve
    bunları satarak geçimlerini sağlarlardı.
    * Tarım da gelişmişti. Arpa, buğday, darı gibi tahılları yetiştiriyorlardı.
    * Savaşlarda elde edilen ganimetler ve devletlerden alınan vergiler gelir kaynaklarıydı.
    * Ticaret önemli bir gelir kaynağıydı. Türk ülkeleri İPEK YOLU üzerindeydi.

    NOT: Çin-Türk mücadelesinin temel nedeni İpek Yoluna hakim olmaktı.

    * Ayrıca Hazar ve Bulgar ülkelerinden başlayıp, Ural, Sibirya ve Altaylar üzerinden Çin'e giden yola KÜRK YOLU deniliyordu. Türkler bu yolun üzerinde de olduklarından sanar, samur, kunduz, vaşak gibi av hayvanlarının kürklerinin ticaretini yapıyorlardı.

    7)- YAZI, DİL VE EDEBİYAT:

    Türkler tarih boyunca Göktürk, Uygur, Soğd, Brahmi, Süryani, Arap, Kiril ve Latin alfabelerini kullanmışlardır.
    Göktürk (Orhun) Alfabesi: 38 harften meydana gelir. Göktürk yazısına ilk defa Orhun Nehri kıyısındaki kitabelerde rastlandığı için ORHUN ALFABESİ de denir.
    Uygur Alfabesi: 18 harften meydana gelir. Uygurlar bu alfabeyi Soğd alfabesinden yararlanarak
    hazırlamışlardır.
    Başlıca Türk Destanları:
    Hunların(Oğuzların)--> Oğuz Kağan Destanı
    İskitlerin (Saka)------> Alper Tunga Destanı
    Göktürklerin----------> Ergenekon Destanı
    Uygurların------------> Göç ve Türeyiş Destanları
    Kırgızların-------------> Manas Destanı

    Orhun Yazıtları (Göktürk Kitabeleri):
    Türklerin en eski kitabeleri VI. yüzyıla ait YENİSEY kitabeleri ile, VIII. yüzyıla ait ORHUN
    KİTABELERİ'dir. Yenisey kitabeleri Kırgızlar'ın mezar taşlarına yazdıkları yazılardı. Orhun
    Kitabeleri II. Göktürk Devleti zamanında Bilge Kağan, Kültigin ve vezir Tonyukuk adlarına
    dikilmişlerdir. YOLLUĞ TİGİN isimli bir Türk prensi tarafından yazılmışlardır. Bu yazılar 1893 yılında Danimarkalı Bilgin THOMSEN tarafından okunmuştur.
    Orhun Yazıtlarının Önemi:
    a)- Türk Tarihinin ve Türk Edebiyatının ilk yazılı belgeleri olmaları bakımından önemlidir.
    b)- Bu kitabelerden Türklerin o günkü yaşayışlarını, inançlarını öğreniyoruz. Ayrıca kitabeler
    gelecekteki Türk Milleti içinde çarpıcı öğütler vermesi bakımından önemlidirler.

    8)- BİLİM VE SANAT:
    * Türkler 1 yılı 365 gün 6 saat olarak hesaplayarak, 12 hayvanlı Türk Takvimini oluşturmuşlardır.
    * Uygurlar tahta harflerden matbaayı ve pamuktan kağıdı yapmışlardır.
    * Madencilikte özellikle de demircilikte ileri gitmişlerdir. (Kazakistan'ın başkenti Alma Ata
    yakınlarında bir kurgandan çıkarılan "Altın Adam Heykeli" Türk maden sanatının ne kadar
    geliştiğini gösterir.)
    * Eşya ve binalarda HAYVAN USLUBÜ denilen, hayvan figürlerini kullanmışlardır.
    * HALI Türklerin Dünya medeniyetine bir katkısıdır. (Altaylarda Pazırık Kurganı'nda bulunan halı
    dünyanın en eski halısıdır.)

    TÜRK KÜLTÜRÜNÜN ÇEVRE KÜLTÜRLERLE MÜNASEBETLERİ:

    1)- Türklerin Çin Kültürüne Katkıları:
    a)- Askerlik alanında
    b)- Devlet Teşkilatında
    c)- At kültüründe(Atı evcilleştirmede)
    d)- Gök Tanrı inancıyla... Çinlileri etkilemişlerdir.
    2)- Çinlilerin Türkleri Etkilediği Alanlar:
    a)- Tarım ve yerleşik kültür
    b)- Felsefe( Taoizm, Konfiçyüs ve Budizm)
    c)- Giyim ... konularında Çinliler Türkleri etkilemişlerdir.
    3)- Türklerin Moğol Kültürüne Katkıları:
    Askerlik alanında, Devlet teşkilatında , Dil ve Alfabede (Uygurca ve Uygur Alfabesini
    kullandılar.), Kımız yapmayı öğrettiler, Türk Töresi ve geleneklerinden, Göktanrı dininden etkilendiler
     

Sayfayı Paylaş