1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

"İmzamıza Sahip Çıkmadık"

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve Papatya tarafından 17 Ekim 2012 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.306
    Beğenileri:
    5.863
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    5.549 ÇTL


    Başbakan Erdoğan, yerel seçimin erkene çekilmesine yönelik oylamayla ilgili konuştu. "MHP'li arkadaşları suçlayacak değilim" diyen Erdoğan, yeni bir tarih için çalıştıklarını söyledi. CHP Lideri'ne yüklenen Erdoğan, "Kılıçdaroğlu'na düşün diyeceğim ama kendisini de zorda bırakmak istemiyorum" dedi.

    İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:

    "Maalesef üç şehidimiz var. Öncelikle ailelerine rabbimden sabırlar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun diyorum. Terör konusundaki kararlılığımız son hafta atılan adımlarla görülmüştür, görülmeye devam edecektir. Bizim bir şehidimizin bedeli, 100 teröriste bin teröriste mukayese edilmez. Fakat bu mücadelenin bir bedeli olduğunu üzülerek görüyoruz. Ama er yada geç bu millet kazanacaktır.

    "ÜÇ DÖNEM KURALI BİR MOLA"

    Bugün plaket vereceğimiz üçüncü dönem il başkanlığı yapan arkadaşlarımı hizmetlerinden dolayı tebrik ediyorum.

    Bizler üç dönem kuralını bir mola olarak, nefeslenme olarak görüyoruz. Dördüncü büyük kongremizdeki şiirde ifade ettiğim gibi bizim söyleyecek daha çok mısramız var. Bu süreçte bir dönem mola vermek durumunda olan arkadaşlarımız bu kutlu çatı altında farklı şekillerde katkıda bulunmaya devam edeceklerdir.

    18 yaş meselesi dedik ve buna önce destek verenlerin sonra vermediğini gördük. 18 yaş olayıyla ilgili ben kendi değerlerimiz açısından, sadece Avrupa'da neredeyse Avrupa'nın yarıya yakınında 18 yaş hem seçme hem seçilme yaşıdır. Bir diğer yarısında da 21 yaş seçilme yaşıdır.

    Bir diğerinde de 25 yaş seçilme yaşıdır. Cumhurbaşkanlığı seçilme yaşını bile buralara kadar indiren ülkeler var.

    "CEZALANDIRMAYA GELİNCE EVET DİYORSUN"

    Cezalandırmaya gelince, rüşt olmaya gelince 18 yaşa evet diyorsun, ama seçilme noktasında hayır diyorsun.

    Tabi şu söylenebilir, 10 yıldır iktidardasınız niçin gündeme getirmediniz? Bir çok konuda olduğu gibi ülkede o hazırlık dönemi, o olgunlaştırma dönemi var ya, işte biz her attığımız adımı buna göre attık. Çünkü meyveyi hamken yiyemezsiniz, yerseniz tadına erişemezsiniz. Ama meyveyi de olgunluğu geçirdiğiniz zaman meyveyi kaybedersiniz. Onu tam mevsiminde yemek durumundasınız ki tadına eresiniz.

    Bir çok konuları bu harita yol takvimi üzerinde siyasette gerçekleştirdik, gerçekleştiriyoruz. 444 kod numarası da bu şekilde olmuştur. Üniversitedeki kız öğrencilerimizin çilesinin sona ermesi bu süreçte olmuştur. Bize ilk adımı attığımızda yazılı görsel medya buralardan yüklenmeye çalışmıştır. Gündem vakti gelmiştir ve adımı atmışızdır.

    MUHALEFETE ELEŞTİRİ

    18 yaş olayıyla ilgili CHP arkadaşlarımıza biz imza atmayız ama destekleriz demiştir.

    Ama ondan sonra da kaçmıştır. Ben buradan tüm gençliğimize sesleniyorum. Size inanmayan sizin siyaset yapabileceğinize inanmayan ne kadar zihniyet varsa sizleri onlara karşı ben tavır almaya davet ediyorum.

    Hele hele bir tarafına 18 yaşındaki genci alıp, ondan sonra bunlar mı Meclis'e gelecek, bakan olacak diyen zihniyeti de ben gençliğimizin idrakine havale ediyorum.

    İşte Ak Parti gençliğimizin tek senedidir bu parlamento içerisinde. Çünkü biz gençliğimize inanıyoruz. Nasıl ki 30'dan 25'e indirdik, şimdi de 18'e indirmek için çalışacağız.

    "İMZAMIZA SAHİP ÇIKAMADIK"

    Biz MHP'yi de CHP'yi de bu noktada yanımızda görmek istiyoruz. Diğerleriyle zaten müzakere yolunu kapattık. Teröristle kucaklaşanla bizim müzakere edeceğimiz bir şey yoktur.

    Anayasa değişikliği doğrudan kabulü için 367'nin altında bir oyla, maalesef bu yetki meclis'ten verilmedi. Burada kendileriyle altına attığımız imzalar nedeniyle mutabık kaldığımız MHP ve Ak Parti olarak, burada MHP'li arkadaşları suçlayacak değilim. Sayın Bahçeli'nin ve şahsımın ortaya koyduğumuz irade mevcut.

    Altına imzalarımızı attık. Görünen o ki her iki siyasi parti imzalara sahip çıkmamıştır. Eğer herkes sahip çıkmış olsaydı netice böyle olmayacaktı. Bu tabi üzücü bir tablodur. Ben bunun fitneye vesile olmak istemem. Ama siyaseti biz böyle anlamıyoruz. Eğer biz bir yere imza attıysak mezara kadar bu imzanın altında durmalıyız, pazara kadar değil.

    "BİZDEN ÖNCE KÖYLERDE ASFALT FALAN GÖRMEDİK"

    18 yaşından bu yana siyasetin içindeyiz. Şu anda bir spekülasyondur gidiyor. Büyükşehirlerle ilgili olarak atılan adımlar bazı çevrelerce, ki bunlar ideolojik yaklaşımların içindedir veya rantın peşindedir.

    Gazetede boy boy reklam veriyorlar. Neymiş, eğer mülki sınırlar büyükşehir sınırı ilan edilirse o köylere hizmet gitmezmiş. Bu çok çürük bir iddiadır. Şimdi ben buradan sesleniyorum.

    İstanbul ve Kocaeli büyükşehir olmadan önce, sorun araştırın bakın acaba köylerine il özel idareleri ne kadar hizmet götürüyordu. Biz o köylerde yıllarca seçim kampanyalarına gittik, asfalt falan göremedik oralarda.

    Su bulamazsın. Ama şimdi gidin İstanbul'un o köylerine oralarda asfaltın suyun olduğunu göreceksiniz. Çok istisnadır ihmal edilen yer. Aynı şey Kocaeli için de geçerli.

    Bunları iki örnek veriyorum, çünkü şu anda uygulamaları burada var. Bunu şu anda bu iki belediyede görüyoruz. Bir de imar bütünlüğü denilen bir olay var. Eğer siz bu köylere bu noktada yaklaşmazsanız, imar bütünlüğü konusunda yaklaşmazsanız kapanın ve çalanın elinde kalır.

    Canım canım sahillerde beldeler var ve bu beldelerde şu anda ufak araç al, ya da malum yerlerden yardım altında bir şeyler ver. İstediğin yerde istediğin binayı yap. Kimse bir şey diyebilir mi?

    "ELİNE DİLİNE DURSUN HANGİ MUHTARLIKLARI KALDIRDIK?"

    Şimdi çıkmış koskoca ana muhalefetin lideri muhtarlıkları kaldıracaklar diyor.

    Eline diline dursun yahu hangi muhtarlıkları kaldırdık? Ha 10 hane var, bu tabi kalkacak. İdeal olandan bahsediyorsak illa birinin eline mühür verelim de sultan yapalım gibi bir derdimiz yok. Elimde bir mühür olsun sultan ben olayım, mantık bu. Kuru kuruya oy toplamanın peşinde mi olacağız, yoksa bu milletin hizmetin peşinde mi olacağız?

    "MUĞLA CHP'Lİ O DA BÜYÜKŞEHİR OLUYOR"

    Muğla Büyükşehir oluyor. Burada Ak Parti mi CHP mi birinci parti diye büyükşehir oluyor? Muğla Belediyesi Fethiye, Bodrum beldesine hizmet verebilir mi? Hayır veremez. Orası merkez belediyedir. Hizmeti de sadece orayadır. Ama şimdi büyükşehir olunca ne olacak? Muğla Büyükşehir Belediyesi, Fethiye'nin alt yapısıyla uğraşacak, Bodrum'la da uğraşacak, Datça'yla da uğraşacak.

    "KILIÇDAROĞLU SEN BU İŞTEN ANLAMAZSIN"

    Modernlik lafla olmuyor ey Kılıçdaroğlu, sen bu işten anlamazsın. Çarığı giyeceksin arazide çalışacaksın, biz bu araziden geliyoruz. Biz Bağcılar'ın, Güngören'in sokak aralarında çamurlarda çizmeleri giydik, oralarda seçim kazandık. O Bağcılar'ı bugünkü hale getirdik.

    Güngören, Esenler'le kimse uğraşmazdı. Bakırköy de eskiden köydü ama orası da modern hale getirildi. Kadıköy de öyledir. Kadıköy'de Ataşehir inşa edildi. seçimi kim kazandı, CHP kazandı. Biz istiyoruz ki, Türkiye genelinde bu büyükşehir anlayışıyla her taraf modern olsun."

    "CHP VE BDP'Yİ ARTIK BİR GÖRÜYORUM"

    Meclis'teki oylamada CHP ve BDP'nin tavrının ibretlik olduğunu kaydeden Erdoğan, "Artık ben ikisini de bir görüyorum. Adeta bunlar müttefik. CHP'nin yolu BDP'yi düze çıkarmaz. Parlamentonun içindeki bir parti Türkiye'nin muhatabı olarak KCK'yı gösterir mi? CHP'nin tarihinde şu okulllar olmasa Milli Eğitim'i ne güzel idare ederiz anlayışı vardır.

    CHP seçimler olmasa ne güzel siyaset yaparız anlayışı içinde. Siyaset adına yaptıkları tek şey ak dediğimize kara demek. Kılıçdaroğlu sanki yarın seçim olsa iktidara gelecekmiş gibi konuşuyor, sandık dediğimizde fellik fellik kaçacak yer arıyor. Korkuları kendi gürültüleriyle bastırmaya çalışıyorlar, yaptıkları bu" dedi.

    "ESAD'LA AYNI PINARDAN BESLENİYORLAR"

    CHP tarihi boyunca iktidarı başka yerlerde aradı. Genel Başkanı olduğun partinin adını Cumhuriyet Hayal Partisi yapıp istediğin hülyalara dalabilirsin. Ama gerçek hayatta millet sana geçit vermez. Bugünlerde psikolojiye de merak saldığını görüyorum. Gerçek dünyadan kopuk şekilde kafasında kurduğu dünyaya yaşayanlara ne deniyor.

    Onu bir öğreniversin. Teşhisi koydum, tedaviyi kendisine bırakıyorum. Dış politikaya ilişkin konularda öyle tavırlar ortaya koyuyor ki akıl alır gibi değil. Suriye meselesinde Esad ile Kılıçdaroğlu'nun ayırt edemez hale geldik. Esad'ın ülkemizde ve dünyamızdaki temsilciliğini Kılıçdaroğlu yapıyor.

    Bakan'ın yazdığı kitabı okumamış. Suriye'de BAAS partisinden başka ikinci bir parti yoktur. Biz tanıştığımız günden bu yana, 8.9-9 yıldır hep bunu tavsiye ettik. Gel korkma isteyen istediği partiyi kursun dedik. Ama dinlemedi. Ben sizden destek istiyorum dedi.

    "SIKIYSA BİRİ ESAD'A HAKARET ETSİN"

    Ama maalesef bu adımları da atmadı. Aldatıyordu. Aynı teknik Kılıçdaroğlu'nun kendisinde de var. Aynı pınardan herhalde beslenmişler. Sıkıysa biri gitsin Beşşar'a hakaret etsin.

    Hataylı bir ailenin çocukları 15 yıl Suriye'nin cezaevlerinde kaldı. Cumhurbaşkanımızın ricasıyla bırakıldılar. Kılıçdaroğlu bu mu demokrasi?

    "BURADA BAŞBAKANLAR İDAM EDİLDİ KİM VARDI ARKASINDA?"

    Türkiye böyle bir şey yaşamadı. Bu fakir belediye başkanıyken bir şiir okuduğundan dolayı girdi, içeride yattı. Başbakanlar idam edildi, kim vardı arkasında? Senin zihniyetin vardı. Sistem darbeleri üretiyordu. Sen Türkiye'de nasıl oluyor da demokrasinin olmadığını söylüyorsun?

    "'DÜŞÜN' DİYECEĞİM AMA..."

    Kılıçdaroğlu'na Suriye uçağında bulunduğumuz mühimmatları gösterecekmişiz. Yeri gelir gerekli brifing verilir. Biz sana brifing veriyoruz ertesi gün millete açıklıyorsun. Seninle sır da paylaşılmaz. Kılıçdaroğlu'na düşün diyeceğim ama kendisini de zorda bırakmak istemiyorum. Kılıçdaroğlu mühimmat ifadesine takmış kafayı.

    İlkokul çocuklarının kullandığı Türkçe sözlükte mühimmatın karşısında savaş gereci diye yazar. Füze mühimmatsa, radar da mühimmattır. Ermenistan'dan kalkan uçağı da inceledik. Orada insani yardım olduğu görüldü, kendilerine müsaade edildi. Herkes Türkiye'nin haklılığını vurguluyor. Rusya bile haklılığımızı vurguladı.

    Bir tek CHP Genel Başkanı Esad'ın ağzıyla konuşuyor. Herkes Türkiye'yle, Kılıçdaroğlu Esad'la müttefik. Göçmen kardeşlerimizin sayısı 100 bini aştı, elimizden gelen desteği vereceğiz. Saddam Hüseyin'in peşmergelerle olan döneminde 750 bini aşkın peşmergeyi misafir ettik."

    "ÇOCUĞA SALDIRACAK KADAR İNSANLIKTAN ÇIKTILAR"

    Erdoğan konuşmasında, PKK'nın okullara yönelik saldırısına da değindi. Erdoğan, "Gözü dönmüş canavarlar 6 yaşındaki evlatlarımıza bomba atacak kadar insanlıktan çıkmış durumdalar. Saldırıların amacı öğrencilerin eğitim almasını engellemek.

    Bölge kalkındıkça istismar ettikleri konular ellerinden alındıkça kendileri orada tutunma imkanı bulamayacaklar. Okullara bunun için saldırıyorlar. Cehaletin ortadan kalktığı bir ortamda terör örgütü varlık sebebini kaybedeceğini biliyor. Bunun için eğitim kurumlarına saldırıyorlar. Kendilerini askeri araçların önüne atıp, bedenlerini siper etmekten söz edenler niçin çocuklarımız için siper olmayı düşünmüyorlar?

    Onların derdi benim Kürt kardeşlerim değil. Yolu kesmek isteyen teröristleri gördüğü anda arabadan inerek teröristlerden birini öldüren, diğerini yaralayan onlarla kıyasıya mücadele eden polisi tebrik ediyorum" dedi.

     

Sayfayı Paylaş