1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İnanç ruhun aşkı,firkati ihlas sevdasıdır!

Konusu 'Mustafa CİLASUN' forumundadır ve MustafaCİLASUN tarafından 25 Ekim 2011 başlatılmıştır.

  1. MustafaCİLASUN

    MustafaCİLASUN Twitter:@mustafacilasun Özel üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    2.164
    Beğenileri:
    729
    Ödül Puanları:
    3.830
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kamuda yönetici- http//www.facebook.com/mcilasun
    Yer:
    Kayseri
    Banka:
    0 ÇTL
    Ne dirliğimde aşk ulvi bir sevda
    Ne birliğimde benliğim, ruhuma geçit veren bir süreyya
    Aşkın kadrine kanmak ve onun ecriyle yanmak kul için fark olunca
    Gözyaşları durmayan bir mecra,umut kalbimin didarında ki sultana ulaşınca


    Hulisi halin sahibi olmak ar sa
    Edebin renginde nefeslenmek ruhun hilkatinde vuslatsa
    Taat ve ecir riyadan arişelen ibadet olunca, feyzin şevki bir başka
    Gözler uykuya hasret kalınca, izanın her hali idrake sual sorunca murat yakında


    Tesbihat, ruhun şiarında ardır
    İhlas ve izana muhtaç bırakılırsa nefsilik içinde ki hardır
    Akıl ve irade insana bahşedilen ne müthiş vicdandır, ati için vardır
    Hesap edilmeyen fanilik içinde yeşertilen bühtandır, küllenen nar a bir itibardır


    Nur ruhi mana da aydınlıktır
    Nar yakan,yanmaya ihtiyaç duyan, feriyle aydınlatandır
    Göz farkı, ihsan edilen ferin müddet-i icabıdır, fer alınınca karanlık ne acıdır
    Duymayan kulak şimşeğin nidasına uzaktır, her sarsıntıda gizlenen aşk insanadır


    Kainat, yer ve göğün tarifidir
    Akıl ne kadar kifayet edecek, azim ve merak ne vakit sevk edilecektir
    İnsan için tanzim edilen ne varsa, ruhun bizatihi misakında ki yadından sestir
    Beşer olmaktan kurtulan insan, kalbin farkıyla hakikat için yaşayan can bilecektir


    Akıl illa ki terbiye edilmelidir
    Farkı fark ettirecek nispette edeple bedelleşip aşk için yürümelidir
    Ne kadar bilinçe erişirse, hilmin sahrasında feda için aşkın edebine bürünmelidir
    Nefsini esir ettiği müddetçe hürdür, emel uğruna, umutlarını kurutan can değildir


    Evliya, aşkın halinde ki pirdir
    Şehredilmek için sarf-ı nazar eden ve nefsini okşayan da değildir
    Nam salmak, ün kazanmak için gayret gösteren ne kadar sefildir, edepten aridir
    Oysa kalbin sahibi bellidir, misak içinde olan ruh kimindir, nefisin ne için engeldir


    İki yolun tarifi var,unutma
    Hak ve batıl diye tarif edilen var ya, furkan o haline makınca
    Esirgediğin merak, hilkatin olan beklenen fark, iraden azmine muhtaç olunca
    Akıl ve ruh bizar kalır, tercih edilen hal, atin için ibretin resmini alır, kim aldanır


    Sen uyurken, ruhun uyanık
    Kalbin ne kadar tarumar olmuş, kalk üşenme bir bak kime yanık
    İnsan ancak kulluk farkıyla bağrı dağlanan sadık, firketiyle tutur dinmez açlık
    Boşalır gözyaşları, teskin olur gönül sessizce, gecenin en bakir anının loş dirliğinde




    Mustafa CİLASUN
     

Sayfayı Paylaş