1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Infak

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve arz-ı hal tarafından 27 Şubat 2012 başlatılmıştır.

  1. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    İNFAK
    Cömert olan ALLAH' a en güzel övgüler ve nebisi Muhammed'e salat ve selamlar olsun.
    Mücella dinimizin bize öğrettiği, emir ve tavsiye ettiği dayanışma ahlakının en önemli unsurlarından biri, infak yani Allah için harcamadır. İnfak, insanın kendisine ihsan edilen nimetleri irade ve sevgiyle Allah rızası için başkasına vermesidir. İnfak'ın her zerresi ilahi rahmeti çekmekte ve sahibinin yüzünü Allah Teala' ya çevirmektedir.

    Bütün hayırların temeli Cenabı-ı Hakk'ın Tevfik ve hidayetidir. Mevla bir kalbi açar ve muhabbetiyle doldurursa, o insan bütün güzelliklerin membaı olur. Şunu da belirtmek gerekir: Bir kişinin kalbi açılmadan eli açılmaz. Müminin kalbine yerleşen iman nurunun kalpten çıkaracağı ilk şey, şirkten sonra cimriliktir.

    Rahman sıfatıyla bütün mahlukata rahmet eden, kendisini inkar edenlere dahi hayat ve nimet veren Allah'a inanan bir müminin, diğer mümin kardeşlerine karşı kalbi katı ve eli sıkı olamaz.

    Yeryüzünde ilahi rahmetle emrine verilen hayvanların her birinden türlü şekilde istifade eden bir insan, onlardan gördüğü ikramın daha güzeliyle başkalarına bir fayda veremiyor ve en azından onlar kadar olamıyorsa, nasıl kibirlenip gururlanabilir?

    Cenabı-ı Hakk'ın bütün kainata rahman ve Rezzak sıfatlarının tecellilerini görüp, O'nun güzelliğine hayran olmamak mümkün değildir. Binlerce varlık vasıta edilerek ulaştırılan bunca ikram ve iyiliğe karşı nankörce davranmak, kendisine ihsan ve iyilik edildiği gibi kendisi de ihsan ve iyilikte bulunmamak, müminin ahlakı olamaz.

    Bir insan hem mümin hem cimri olamaz. Hep kendisini düşünüp komşusunu ve din kardeşini unutamaz. Mümin, maddi olarak verecek hiç bir şeyi bulunmasa bile, kalbinden iyilik hesabı, gönlünden hayır duası, dilinden samimi selamı ve yüzünden sıcak tebessümü eksik etmemelidir. İmanı ve irfanı onu ihsana sevk etmelidir. Asıl cömertlik, bir müminin diğer mümin kardeşini kendi nefsi gibi görüp gözetmesi, kendisi için sevdiği hayırları onun için de istemesidir. İşte bu ahlak ileri derecede bir imanın meyvesidir.

    Cenabı Mevla bakara süresinin 261 ayetinde şöyle buyurmaktadır: “mallarını Allah yolunda harcayanların durumu her biri yüz taneye sahip yedi başak bitiren bir tohum tanesine benzer. Allah dilediğine kat kat fazla verir. Allah rahmeti bol olan ve her şeyi bilendir.”bu ayet hazreti Osman ile abdurrahman b.avuf ilgili inmiştir. Buda şöyle olmuştur:Peygamber efendimiz (s.a.v) tebük savaşına gitmeden öncene insanları sadaka vermeye teşvik etti Abdurrahman b.avuf 4.000 dirhem alarak Resülullah'ın yanına gelerek ya Resülullah benim 8.000 dirhemim vardı aileme ve kendime 4.000 dirhem bıraktım ve 4.000 dirhemi de Allah'a borç olarak verdim. Bunun üzerine efendimiz (s.a.v) “verdiğin ve bıraktığın bereketli olsun.”








    Beden ile ibadet yaptığımız gibi malımız ile de ibadet etmemiz lazım. Cenabı Mevla bizlere mal vererek bizleri imtihan etmektedir. Dünyaya aşırı sevgi, kulu,cimriliğe,hırsa sev keder.


    Bir hadisi şerifte efendimiz (sav) şöyle buyuruyor: “kim ki dünyayı sever ve onunla sevinç bulursa,kalbinden Ahiret korkusu gider.” Allah (c.c) korkusu bir kalpte yoksa o kalp acımaz, sahibi de hayra koşmaz. yardımcı olunuz. Gerekse ibadette olduğu gibi sosyal anlamda birbirimize yardımcı olmalıyız.

    Bir hadisi şerifte efendimiz (sav) şöyle buyuruyor: “kim ki bir Müslüman kardeşinin hacetini gidermek için çalışırsa o hacetini gidersin veya gideremesin onun geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlanır. Ve ona iki beraat yazılır. Biri ateşten bereat diğeri de nifaktan olan beraattır.”

    Yine bir başka hadisi şerifte efendimiz (sav) şöyle söylediği rivayet edilmiş. “kim ki bir Müslüman kardeşinin ihtiyacını giderirse ben onun amelleri tartıldığı zaman orada hazır bulunacağım şayet amelleri ağır basarsa ne ala şayet ağır basmasa kendisine şefaatçi olacağım.”

    Kim ki elbisesiz bir Müslüman'a elbise giydirirse o kimse o elbise ve ya bir ipi o Müslüman' nın üzerinde bulunduğu müddetçe cenabı Mevla da bu hayrı yapanı sürekli muhafaza eder.

    Peygamber efendimiz (sav) şöyle buyuruyor: “kim bir müminin dünya sıkıntılarından birini giderirse, Allah da onun kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim mümin kardeşinin ayıbını örterse, Allah da onun dünya ve ahirette ayıplarını örter. Bir kul din kardeşinin yardımında bulunduğu sürece, Allah da ona yardım eder.”


    Zaten insanın keremi ve şerefi, diğer insanların zahmetini çekmesiyle ölçülür. İnsanlığın en büyük kaybı işte bu keremin yok olması, üstünlüğün sahip olunan güç ve imkanlarda aranması değil mi ?

    Oysa, bizim toplumumuzda ve dünyanın her yerinde, insanlığın hayal ettiği güzelliklere ve huzura kavuşması, ancak sorumluluklarını hatırlaması ile olur.

    Abdullah b. Ömer'den (r.a): Resülullah (s.a.v) buyurdu ki:

    “Allah, birtakım kullarını insanların ihtiyaçlarını gidermek için yaratmıştır. İhtiyaç anında insanlar onlara koşarlar. Onlar kıyamet gününde Allah'ın azabından emin olan kimselerdir.”

    Enes b. Malik'ten (r.a): buyurdu ki:

    “kim Müslüman kardeşinin bir hacetini giderirse kendisine ömrü boyunca Allah'a hizmet etmiş gibi sevap vardır.”

    Zaten müminin hedefi Allah'ın dinine hizmet etmektir.
    Peygamberlerin ahlakı,iyilik yapmaktır. Ümmet dediğin efendisine benzeyen ümmettir.
    Ebü hüreyre' den (r.a): Resülullah(s.a.v)buyurdu ki:
    “Allah (c.c) buyurur ki: EY ademoğlu, sen elindeki maldan bolca harca ki bende sana bolca ihsan edeyim”

    Ebü Hüreyre'den (r.a):Resülullah (s.a.v) buyurdu ki:

    “Cömert, Yüce Allah'a yakındır, cennete yakındır, insanlara yakındır,ateşten uzaktır. Cimri ise yüce Allahtan uzaktır ,cennetten uzaktır, insanlardan uzaktır, ateşe yakındır. Cahil bir cömert, Allah (c.c)katında ibadet eden cimriden daha sevimlidir.” Sohbetimi bir hikaye ile bitiriyorum:

    Hz Süleyman (s.a.v)zamanında bir çavuş kuşu Süleyman'a(a.s) bir adamı şikayet eder.
    Ve şöyle der “efendim ben bir adamın ağacının üzerinde yuva yapıyorum ne var ki bu adamda benim yuvamı bozuyor,yavrularımı kaldırıyor.bunun üzerine Süleyman (a.s) adamı çağırttı ve böyle bir şey yapmamasını istedi.adamı da takibe alarak başına iki şeytan dikti ve onlara bir daha bu adam aynı şeyi yaparsa bunu ikiye bölün bir parçasını doğuya diğer parçasını da batıya atın ne var ki bu adam sözleşmeyi unutarak ağaca çıktı ve yavruları kaldırdı ama ağaca çıkmadan önce bir lokma sadakada bulundu yavruların annesi bu durum karşısında hemen hazreti Süleyman'ın huzuruna çıkarak adamı tekrar şikayet etti bunun üzerine Süleyman (a.s) iki şeytanı çağırdı ve onlara ceza vermek istedi ve onlara şöyle dedi neden adamın yavruları almamasına engel olmadınız onlarda ey Allah'ın yer yüzündeki halifesi biz tam onun işini bitirecektik ama bir lokma sadakayı bir Müslüman fakire verince derhal iki melek geldi birimizi doğuya diğerimizi de batıya attılar böylece o sadakanın bereketiyle bizim şerrimizden korunmuş oldu.”


    Allah'ım cümlemizi malını Allah (c.c) yolunda harcayanlardan eylesin. Amin..


    ENVER BAĞATEKİN
     
Benzer Konular:
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş