1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İngilizce-Türkçe Kısa Hikayeler

Konusu 'Pratik İngilizce - Practical English' forumundadır ve dderya tarafından 29 Mart 2014 başlatılmıştır.

  1. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.296
    Beğenileri:
    7.483
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    213 ÇTL
    POOR AHMET
    Ahmet’s mother and father were poor. They were living in a small house with only one room. Since his father’s lungs were ill, he compulsorily retired. Ahmet finished primary school in difficulty by selling pretzel out of school time. Later by the help of his neighbour he started to work in a restaurant to do the washing up. Ahmet had taken the first step to realize his dreams. He had met the wonderful meals which he formerly used to see behind the restaurant windows. Now he had full three courses a day. He had kept Uncle Veli, who was cooking in the restaurant, observing. He would learn cooking from him and he would be a cook himself, too but Ahmet would work not in somebody else’s restaurant but in his own one.

    Ahmet opened a restaurant in the city centre after he had done his military service. Because his meals were very delicious, the restaurant was full of customers. He was earning well. Sometimes poor people used to come to the restaurant and eat free meal.

    The waiters working in the restaurant and the customers couldn’t find any sense of Ahmet’s going and leaving two plates of meals to an empty table during lunch times. How would they know that they were Ahmet’s present to his mother and father, whom the poverty had finished years ago? They also wouldn’t be able to hear that while putting the plates on the table Ahmet was murmuring “you aren’t going stay hungry any more from now on mummy and daddy. Have your meals and get yourself very full.”

    Written by: Serdar Yıldırım

    Türkçesi: FAKİR AHMET
    Annesi, babası fakirdi Ahmet’in. Tek göz odalı bir gecekonduda oturuyorlardı. Babasının ciğerleri hasta olduğundan zorunlu emekliye ayrılmıştı. Ahmet okul olmadığı zamanlar simit satarak zorlukla ilkokulu bitirdi. Daha sonra komşusunun yardımıyla bir lokantaya bulaşıkçı olarak girdi. Ahmet hayalini gerçekleştirmek için ilk adımını atmıştı. Eskiden lokantaların camları arkasında gördüğü o güzelim yemeklere kavuşmuştu. Artık günde üç öğün karnı doyuyordu. Lokantada yemek pişiren Veli dayıyı göz hapsine almıştı. Ondan yemek yapmayı öğrenecek ve kendi de bir aşçı olacaktı ama Ahmet başkasının lokantasında değil kendi lokantasında görevini yerine getirecekti.

    Ahmet askerden geldikten sonra şehrin mevki yerinde lokanta açtı. Yaptığı yemekler çok lezzetli olduğu için lokanta müşterilerle dolup taşıyordu. Kazancı yerindeydi. Ara sıra muhtaç insanlar lokantaya gelirdi ve bedava yemek yerlerdi.

    Lokantada çalışan garsonlar ve müşteriler Ahmet’in öğle vakitleri boş bir masaya giderekmasanın üstüne iki tabak yemek bırakmasına bir anlam veremezlerdi. Onlar ne bileceklerdi yıllar önce sefaletin bitirdiği anne ve babasına Ahmet’in armağanını. Hem onlar duyamazlardı ki,tabakları masanın üstüne bırakırken Ahmet’in “ Bundan sonra aç kalmayacaksınız anneciğim ve babacığım. Alın yemeklerinizi karnınızı bir güzel doyurun “ diye mırıldandığını.

    Yazan: Serdar Yıldırım
     
  2. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.296
    Beğenileri:
    7.483
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    213 ÇTL
    RABBIT
    There was a rabbit imagining itself like a lion. One day this rabbit convened all rabbits in the vicinity on a high hill and said them that it would frighten wolf, jackal, fox in the case they would pass through the rough path in the downstairs. Rabbits listened to it with no movement.

    Ten minutes later, a wolf was passing through this path and it was suddenly surprised to see a rabbit shouting and running toward itself, and this circumstance caused it to frighten, and it urgently run away and disappeared there.

    Written by: Serdar Yıldırım

    Türkçesi: TAVŞAN
    Tavşanın biri kendini aslan zannedermiş. Bir gün bu tavşan civardaki tavşanları yüksekçe bir tepeye toplayıp aşağıdaki patika yoldan kurt, çakal, tilki geçmesi halinde korkutup kaçıracağını söylemiş. Tavşanlar, onu sakin şekilde dinlemişler.

    On dakika sonra bir kurt geçiyormuş ki, bir de ne görsün, bağırıp çağırarak üstüne doludizgin gelen tavşanı görünce ürkmüş ve son sürat oradan kaçmış.

    Yazan: Serdar Yıldırım
     
  3. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.296
    Beğenileri:
    7.483
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    213 ÇTL
    FOX


    There was a fox hanging wings on it and stealing hens from poultry-houses upper sides of which were uncovered. Once poultry-house owner recognised this circumstance, they covered upper-sides of them.

    A fox never likes being hungry and remaining with no remedy. It learnt soil digging work from one mole and started entering into poultry-houses through underground. Poultry-house owners thought that mole was stealing the hens and always hoped to catch a mole.

    Written by: Serdar Yıldırım

    Türkçesi: TİLKİ


    Tilkinin biri kanat takıp üstü açık kümeslerden tavuk çalarmış. Kümes sahipleri durumu fark edince kümeslerin üstünü kapatmışlar.

    Tilki açlığı ve çaresizliği hiç sevmezmiş. Bir köstebekten toprak kazma işini öğrenip, yeraltından kümeslere girmeye başlamış. Kümes sahipleri tavukları çalanın köstebek olduğunu sanıp, hep bir köstebek yakalamayı ummuşlar.

    Yazan: Serdar Yıldırım
     
  4. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.296
    Beğenileri:
    7.483
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    213 ÇTL
    JACKAL
    One of the jackals found a rifle while it was walking in the jungle. It recognised there
    were two cartridge in the rifle, and it immediately started robberies. Animals in
    the jungle, properties of which were stolen and were under threat convened and
    they arrived before lion.
    The lion was informed about the circumstance and this made it very angry and thereafter, it followed the jackal around.

    The lion seeing the jackal to walk some ahead has roared. The jackal
    pointed its gun at it when it saw that the lion was approaching, and immediately before opening fire, the lion frightened and started running away. Thereupon, the jackal run after the lion, too. Just then, a river appeared in front of them. Both of them swam and crossed the river.The lion run a while and then suddenly stopped running. The jackal stopped as well. The lion turned back and walked over the jackal.

    The jackal realized that wet rifle did not open fire and thrown the rifle out and it crossed back the river. The lion followed the jackal.The lion chased the jackal for a long time in the jungle, and it hit a fiston it as soon as caught it. The jackal escaped with great difficulty its life from the lion. From then, no body has seen it in the surrounding.

    Written by: Serdar Yıldırım

    Türkçesi: ÇAKAL
    Çakalın biri ormanda gezerken bir tüfek bulmuş. Bakmış tüfekte iki fişek var, hemen soygunlara başlamış. Malı çalınan, tehdit edilen orman hayvanları toplanıp aslanın huzuruna çıkmışlar. Durumu öğrenen aslan çok kızmış, çakalın peşine düşmüş.

    Çakalı ilerde giderken gören aslan kükremiş. Çakal aslanın geldiğini görünce tüfeğini doğrultmuş, tam ateş edecekken aslan korkmuş, kaçmaya başlamış. Çakal da aslanı kovalamış. Derken, önlerine bir ırmak çıkmış. Ikisi de yüzerek karşıya geçmiş. Aslan biraz daha koşmuş, sonra aniden duruvermiş. Çakal da durmuş. Aslan geri dönüp çakalın üstüne yürümüş.

    Çakal ıslanan tüfeğin ateş etmediğini görünce tüfeği atıp ırmaktan karşıya geçmiş. Aslan da peşinden gelmiş. Aslan çakalı ormanda uzun süre kovalamış, yetiştiği yerde vurmuş. Çakal güçbela canını kurtarmış. Bir daha onu oralarda gören olmamış.

    Yazan: Serdar Yıldırım
     
  5. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.296
    Beğenileri:
    7.483
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    213 ÇTL
    RUNNER PENGUINS
    A very curious penguins live at the South Pole was running . These penguins constantly train, and was prepared to contest the front row and always finish the contest would imagine , but either the last or the penultimate race was completed . The greatest success , however, has joined five penguin has become the third in a race . This situation penguins bored one day runner has left his hometown and went to swim in Argentina. Penguin Runner became friends with a monkey here . One day in monkeys :

    "We If we could race hundred yards farther up the tree , can you write me ? "She asked .

    Monkey smiled :

    "That depends . I'll race you there Let's see who will be next to the first tree . "

    A little later the race began. Runners up in the final meters of the race penguin took a step ahead , but suddenly reducing the speed of the monkey helped win the race . In this penguin runner , won the race , but as I passed the monkey or she is bored with me one more does not race , thinking he was effective.

    In the days following the penguin runners continued their friendship with the monkeys . Sometimes they do , sometimes runners in the race penguin, monkey sometimes was the first.

    One day the two friends begin to complete the race , they heard a rustling in the grass . Now they stood up to the side of the sound and saw a turtle came towards them .

    Penguin Runner :

    "Hi friend, we will compete to download the trees . Would you like to participate in this race ? "She asked .

    Turtle:

    "I 'm through both of you ," he then , the first runner penguin , monkey , finished second in the race much later than they finished the race . Three days later competed several times , turtles ambitious spoke before a race , but it was always the last one .

    One day I will join the competition running between turtles and tortoises will be the first after saying :

    "Precise my first . Look, you see , I 'm finished the race in the front row . They can not compete with me . Victory is mine , "he said . Turtle took the first race from start to finish was ahead .

    Running from the monkey monkeys participated in the contest and was fourth . Monkey before the contest was always first , he said. Tried very hard to be the first runner to convince the penguins . The debate would almost turned into a fight between the runners penguins go too far :

    "You say it is I will be first , then convince yourself first and then you can not already . To win, you must mean I'm gonna win . This is not to say arrogance , is to think big . Great thinking great things can be achieved. I'm gonna win , I will be first in , first place , "he insisted , but could not listen .

    Here you need to accusations monkey . Monkey in the vicinity of the great thinking and great conversation had heard many times what was wrong . This medieval mentality of the residence was difficult to uproot from his head . Penguin Runner aware of this situation , because the days after the contest with a monkey on the same subject again and again felt the need to talk . He believed in the infinite monkey was champion . Meanwhile the time has passed and it came a moment , the monkeys were first subscribe to .

    After a while runner penguin, decided to return to the South Pole . Acquaintances when saying goodbye to the beach the day after tens of thousands of forest animals as the eye can see that the ocean was ranked in front . Runners left in the middle of an ever-expanding circle less then many penguins , ten thousand of the "Argentine your homeland , do not go stay here " begin to sing , and his eyes were filled with emotion . This was thought to remain in Argentina, where so much loved . When finished runner penguin singing with stentorian voice : " Argentina is my home , I'm not staying here, " he shouted .


    KOŞUCU PENGUEN
    Güney Kutbu’nda koşuya çok meraklı bir penguen yaşardı. Bu penguen devamlı olarak antrenman yapar, yarışmalara hazırlanırdı ve hep ön sırada yarışmayı bitirmeyi hayal ederdi, fakat ya sonuncu ya da sondan bir önceki olarak yarışı tamamlardı. En büyük başarısı ise, beş penguenin katıldığı bir yarışta üçüncü olmaktı. Bu duruma canı sıkılan koşucu penguen bir gün doğup büyüdüğü yerleri terk etti ve yüzerek Arjantin’e gitti. Koşucu penguen burada bir maymunla arkadaş oldu. Bir gün maymuna:

    “ Şu yüz metre ilerdeki ağaca kadar yarışsak, beni geçebilir misin? “ diye sordu.

    Maymun gülümsedi:

    “ Belli olmaz. Yarışalım da görelim bakalım kim önce ağacın yanına varacak. “

    Biraz sonra yarış başladı. Son metrelere kadar koşucu penguen yarışı bir adım önde götürdü, fakat aniden hızını azaltıp, maymunun yarışı kazanmasını sağladı. Bunda koşucu penguenin, yarışı kazandım gibi ama ya maymunun geçildi diye canı sıkılır da bir daha benimle yarışmazsa, diye düşünmesi etkili oldu.

    Sonraki günlerde koşucu penguen ile maymun arkadaşlıklarını sürdürdüler. Ara sıra yaptıkları yarışlarda bazen koşucu penguen, bazen de maymun birinci oldu.

    Günlerden bir gün iki kafadar tam yarışa başlarken, otların arasında bir hışırtı duydular. Hemen doğrulup sesin geldiği tarafa döndüler ve bir kaplumbağanın kendilerine doğru geldiğini gördüler.

    Koşucu penguen:

    “ Merhaba arkadaş, biz karşıdaki ağaca kadar yarışacağız. Bu yarışa sen de katılmak ister misin? “ diye sordu.

    Kaplumbağa:

    “ Ben ikinizi de geçerim “ dedikten sonra, koşucu penguenin ilk, maymunun ikinci sırada tamamladığı yarışta onlardan çok çok sonra yarışı tamamladı. Üçü daha sonraki günlerde defalarca yarıştı, kaplumbağa her yarıştan önce iddialı konuştu fakat hep sonuncu oldu.

    Bir gün kaplumbağa kaplumbağalar arası koşu yarışmasına katılacağını ve birinci olacağını söyledikten sonra:

    “ Kesin birinci benim. Bak görürsünüz, ben yarışı en ön sırada tamamlarım. Onlar benle boy ölçüşemez. Zafer benimdir “ dedi. Kaplumbağa yarışı baştan sona önde götürüp birinci oldu.

    Maymun da maymunlar arası koşu yarışmasına katıldı ve dördüncü oldu. Maymun yarışma öncesi hep birinci olamayacağını söyledi. Koşucu penguen çok uğraştı birinci olacağına inandırmak için. Aralarındaki tartışmalar neredeyse kavgaya dönüşecekti ki, koşucu penguen fazla ileri gitmedi:

    “ Sen birinci olacağım demedikten sonra, kendini buna inandırmadıktan sonra zaten birinci olamazsın. Kazanmak için, kazanacağım demek gerekir. Bu kibirlilik demek değildir, büyük düşünmek demektir. Büyük düşünmeden büyük işler başarılamaz. Kazanacağım, birinci olacağım de, birinci ol “ diyerek çok ısrar etti fakat dinletemedi.

    Burada maymunu fazla suçlamamak gerekir. Maymun yakın çevresinden büyük düşünmenin ve büyük konuşmanın yanlış olduğunu pek çok defa dinlemişti. Bu ortaçağ kalığı zihniyeti onun kafasından söküp atmak zordu. Koşucu penguen bu durumun farkına vardığı için, yarışmadan sonraki günlerde aynı konuyu maymunla tekrar tekrar konuşmak ihtiyacını hissetti. Maymunun şampiyon olacağına inancı sonsuzdu. Aradan zaman geçti ve öyle bir an geldi ki, maymun birinciliklere abone oldu.

    Bir süre sonra koşucu penguen, Güney Kutbu’na geri dönmeye karar verdi. Tanıdıklarıyla vedalaştığının ertesi günü sahile indiğinde on binlerce orman hayvanının göz alabildiğince okyanusun önünde sıralandığını gördü. Az sonra giderek genişleyen birçok dairenin ortasında kalan koşucu penguen, on binlerin “ Arjantin senin vatanın, gitme burada kal “ şarkısını söylemeye başlamasıyla duygulandı ve gözleri doldu. Bu kadar çok sevildiği Arjantin’de kalmayı düşündü. Şarkı bitince koşucu penguen gür sesiyle: “ Arjantin benim vatanım, gitmiyorum, burada kalıyorum “ diye bağırdı.
     
  6. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.296
    Beğenileri:
    7.483
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    213 ÇTL
    CATS AND RATS

    Two-storey villa in a sleepy cat , but had a good heart . Villa of the man and his wife who have gone to the office early in the morning or all day if you come as well .

    One day I came here four pups with the mother mouse . Prepare their nest in the corner of the room , began to pilfering food from the kitchen .

    Days have passed increasingly rats love this place , but could not warm up a kind of cat . Being nice to them , they fired at the end of the cat showing the location of food .

    Villa owner, the cat looked gone, replaced have bought a cat named Monster . Monster, drop mouse to go to the kitchen , did not allow their noses to eject it from the slot .

    Open with puppies , the mother mice opportunity to find a few villas and well behaved but sleepy cat found in a hut in the forest . He told her the situation , ask for forgiveness , but cats have definitely return .

    Then cubs field near the mother mice in tears , separated from the villa . Sleepy cat how much you love good-hearted but always told their offspring .

    KEDİLER VE FARELER

    İki katlı villanın iyi kalpli ama uykucu bir kedisi varmış. Villanın sahibi olan adam ve karısı sabah erkenden bürolarına gidince bütün gün yan gelip yatarmış.

    Bir gün buraya anne fare ile dört yavrusu gelmiş. Salonun köşesine yuvalarını hazırlayıp, mutfaktan yiyecek aşırmaya başlamışlar.

    Günler geçip gittikçe fareler burasını çok sevmişler ama kediye bir türlü ısınamamışlar. Kendilerine nazik davranan, yiyeceklerin yerini gösteren kediyi sonunda kovmuşlar.

    Villa sahibi, bakmış kedi gitmiş, yerine Canavar adında bir kedi satın almış. Canavar, bırak farelerin mutfağa gitmesine, burunlarını yuvadan çıkarmasına izin vermemiş.

    Yavrularıyla birlikte aç kalan anne fare bir fırsatını bulup villadan kaçmış ve iyi kalpli ama uykucu kediyi ormandaki bir kulübede bulmuş. Ona durumu anlatmış, af dilemiş ama kedi kesinlikle geri dönmemiş.

    Daha sonra yavrularını yanına alan anne fare, gözyaşları içinde, villadan ayrılmış. İyi kalpli ama uykucu kediyi ne kadar sevdiğini hep yavrularına anlatmış.
     
  7. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.296
    Beğenileri:
    7.483
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    213 ÇTL
    MONKEY AND THE BOAR FAMILY

    There was a monkey . In the forest he sold pretzels . But the poor have good hearts was . One day while walking on the sidewalk in these monkeys , the road can not get over- speeding and cornering use of young wild boar was hit by a motorcycle .

    Severity of the impact of the monkey's head struck the wall of a building. Monkey who lost a lot of blood in the hospital and in surgery. The remaining monkeys have finally regained consciousness in a coma for two months. Than a month in hospital and the hospital began to roam the corridors were called monkey trial was knowing what to do when seated in the dock. Engine damage he has left, a young wild boar and given to the court by the family.

    In court, the lawyer representing the family of wild boar , monkey blamed . Monkey, wound healing , and brain damage due to the difficulty with speech , because could not defend himself .

    The judge convicted the monkey . Thereupon, monkeys , wild boar family, lawyer and judge begged , cried tears have been shed .
    Eventually, the monkey's become sore wild boar family , has withdrawn his complaint and the judge , the monkey released .


    MAYMUN VE YABAN DOMUZU AİLESİ

    Bir maymun varmış. Ormanda simit satarmış. İyi kalpliymiş ama fakirmiş. Bir gün bu maymuna kaldırımda yürürken, yolda aşırı hızla giden ve virajı alamayan genç yaban domuzunun kullandığı motosiklet çarpmış.

    Çarpmanın şiddetiyle maymunun kafası bir binanın duvarına çarpmış. Çok kan kaybeden maymunu hastaneye kaldırmışlar ve ameliyata almışlar. İki ay komada kalan maymun nihayet kendine gelmiş. Bir ay kadar daha hastanede yatan ve hastane koridorlarında gezmeye başlayan maymun mahkemeye çağrılıp sanık sandalyesine oturunca ne yapacağını bilememiş. Motorda hasar bıraktı diye, genç yaban domuzu ve ailesi tarafından mahkemeye verilmiş.

    Mahkemede, yaban domuzu ailesinin avukatı, maymunu suçlamış. Maymun, yarası iyileşmediği ve beyninde hasar olması sebebiyle konuşma zorluğu çektiği için, kendini savunamamış.

    Hâkim, maymunu suçlu bulmuş. Bunun üzerine maymun, yaban domuzu ailesine, avukata ve hâkime yalvarmış, ağlamış, gözyaşı dökmüş.

    Sonunda, maymunun haline acıyan yaban domuzu ailesi, şikâyetini geri almış ve hâkim de, maymunu serbest bırakmış.
     
  8. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.296
    Beğenileri:
    7.483
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    213 ÇTL
    PUPPETEER

    Villages, towns, cities and puppet moving entertain people walking about saying that there was a puppeteer. When the game ends extend puppeteer hat, if the money collected from the audience, but it would have been less than that money. When playing a giant puppet of the puppet state of joyful, sad state of the game is finished, if separated from the square looking headlong. I just applaud him who, though pitying look.

    One day while playing this puppet puppeteer in a town starving, dizzy, eyes blackened stone hit his head and fell dead on the spot. The audience that you are a part of the game, have applauded the puppeteer. Five hundred people came to watch the puppeteers had five people at the funeral.

    The puppet on roadsides, playing guitar, singing do not empty If you see street performers, give them money. Art can not be purchased with money, but the art is not done on an empty stomach, forget it.


    KUKLACI

    Köy, kasaba, şehir demeden gezip dolaşan ve kukla oynatarak insanları eğlendiren bir kuklacı varmış. Kuklacı oyun bittiğinde şapkasını uzatır, seyircilerden para toplarmış ama para veren az olurmuş. Kukla oynatırken devleşen kuklacının neşeli hali, oyun bitince üzgün bir hal alır, başı önde seyir meydanından ayrılırmış. Az önce onu alkışlayanlar, acıyarak bakarmış.

    Bir gün bu kuklacı bir kasabada kukla oynatırken, açlıktan başı dönmüş, gözleri kararmış, düşüp kafasını taşa çarpmış ve oracıkta ölmüş. Olanları oyunun bir parçası sanan seyirciler, kuklacıyı çılgınca alkışlamışlar. Seyretmeye beş yüz kişinin geldiği kuklacının cenazesinde beş kişi varmış.

    Yol kenarlarında kukla oynatan, gitar çalan, şarkı söyleyen sokak sanatçıları görürseniz boş geçmeyin, onlara para verin. Sanat parayla satın alınmaz ama aç karnına da sanat yapılmaz, bunu unutmayın.
     
  9. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.296
    Beğenileri:
    7.483
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    213 ÇTL
    DRAGON KING AND TWO

    A lot of time with high walls and a city-state ruled by a king had. The people lived in peace. One day, two dragons from the jungle town was seated next to the right and left of the entrance. Themselves as victims of a people to be given every day or have said they will destroy the city.

    The king, the queen's head despite the objection, agreed to the request of the dragon, and the dragon gave it to two people every day. Subsequently ever increasing demands dragons have five to human interests. The townspeople began to dwindle.

    Let's destroy the dragon of night raids, saying that since the first day, which annoys the king's head spared queen escaped from the city. If the king in the last remaining human city, has been fed to the dragon.

    Even if you are the king heed to the recommendations. If you do not heed to the recommendations, the proposal that escapes goes, if you can not escape, you're caught.


    KRAL VE İKİ EJDERHA

    Vaktiyle çok yüksek surları olan ve bir kral tarafından yönetilen bir şehir devleti varmış. Halk, huzur içinde yaşıyormuş. Günlerden bir gün ormandan gelen iki ejderha şehrin giriş kapısının sağ ve sol yanına oturmuşlar. Kendilerine her gün birer insanın kurban olarak verilmesini yoksa şehri yıkacaklarını söylemişler.

    Kral, baş vezirin itirazına karşın, ejderhaların isteğini kabul etmiş ve her gün iki insanı ejderhalara vermiş. Sonradan ejderhalar isteklerini giderek arttırarak beşer insana kadar çıkarmışlar. Şehir halkı giderek azalmaya başlamış.

    Gece baskınıyla ejderhaları yok edelim, diyerek ilk günden beri kralın başını ağrıtan baş vezir şehirden kaçarak kurtulmuş. Şehirde son kalan insan olan kral ise, ejderhalara yem olmuş.

    Sen kral bile olsan önerilere kulak as. Önerilere kulak asmazsan, öneriyi yapan kaçar gider, sen ise, kaçamaz yakalanırsın.
     
  10. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.296
    Beğenileri:
    7.483
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    213 ÇTL
    LAME DUCK

    When he was born feet were intact. Floating in the creek with friends in the grass, rushes , was played . Love was installed . If you have a friend jokingly mild , but boredom is not responding , you do not have to do with playing the game they play , have gone away . Age grows at our own grown , growth spurt. His well-intentioned , clean -hearted behavior , words , movements by large have always snore . Was the subject of ridicule in many places . They always exclude him , did not accommodate them . What he does, remedy, being separated from the dear little fellow was found .

    Was run , in the long run along the stream had to . Further , go further , there also have liked to see . He loved to run . From running , could not imagine life without sweating . Especially the run after he came to the zero point , all the troubles of this world , albeit for a few hours of boredom reset the time zone tasting the exquisite did not know that .

    Good that our duck Omar, alone in the woods while visiting , come out from behind a tree from the fox biting his foot barely survived. Fox with his foot hit the other one with the fangs of the survivors , Omar had escaped and saved lives . Have washed your feet go into the slot , wrapped in a clean cloth . Omar listened to two days , then Taking short walks in the river would improve the movement of your feet . Full status on the left foot had pressed me or resolves with time , he said. On the other hand continued life . Omar went to his little friends sluggish walk . All of his friends , were very upset about Omar's case . Omar's inability in tears , cried with him .

    Easier said than six months have passed since the break . During this period, his feet did not show any improvement . Closed the wound in the left foot heel , heel completely healed , but had difficulty pressing on . What kind of bass at the time pitied . He felt sorry for the not so rushed . Big ducks peers , they have met with a smile and his gait had forgotten her real name . Now had a new name : Lame Duck


    TOPAL ÖRDEK

    Doğduğunda ayakları sağlamdı. Arkadaşlarıyla birlikte derede yüzer, çimenlerde koşar, oynardı. Sevgi yüklüydü. Bir arkadaşı şakayla karışık hafiften vursa, karşılık vermez ama canı sıkılır, oyun oynuyorlarsa oyunla ilgisi kalmaz, uzaklaşıp giderdi. Yaşı büyüdükçe kendi de büyüdü, boy attı. Onun bu iyi niyetli, temiz yürekli davranışları, sözleri, hareketleri büyükler tarafından hep horlandı. Pek çok yerde alay konusu oldu. Onu daima dışladılar, aralarında barındırmadılar. O da ne yapsın, çareyi, sevgili küçük dostlarından ayrılmamakta buldu.

    Koşardı, dere boyunda uzun koşulara çıkardı. Daha ileriye, daha ileriye gitmek, oraları da görmek isterdi. Severdi koşmayı. Koşmadan, terlemeden bir yaşam düşünemezdi. Hele o koşudan sonrası sıfır noktasına gelme, şu dünyanın tüm dertlerinin, sıkıntılarının birkaç saatliğine de olsa sıfırlandığı enfes zaman dilimini tatmayan bilmezdi.

    Şu bizim ördek yani Omar, ormanda yalnız başına gezerken, bir ağacın arkasından çıkıp ayağını ısıran tilkiden zor kurtuldu. Tilkinin sivri dişlerinden öteki ayağıyla vurduğu tekmeyle kurtulan Omar, kaçarak canını kurtardı. Yuvasına gidip ayağını yıkadı, temiz bir bezle sardı. İki gün dinlenen Omar, daha sonra dere kıyısında kısa yürüyüşlere çıkarak ayağının hareket kabiliyetini geliştirmek istiyordu. Sol ayağı üzerine tam basamama durumu vardı ya zamanla düzelir diyordu. Diğer yandan hayat devam ediyordu. Omar ağır aksak yürüyüşüyle küçük dostlarının yanına gitti. Dostlarının hepsi, Omar’ın durumuna çok üzüldüler. Omar’ın gözyaşlarına hakim olamaması sonucu, onunla birlikte ağladılar.

    Dile kolay aradan tam altı ay geçti. Bu sürede onun ayağı hiçbir düzelme göstermedi. Sol ayak topuğundaki yara kapanmış, tamamen iyileşmişti ama topuğunun üstüne basmakta güçlük çekiyordu. Bastığı zaman da ne biçim acıyordu. O, en çok koşamadığı için üzülüyordu. Yaşıtları büyük ördekler, onun yürüyüş şeklini gülümsemeyle karşılamışlar ve ona gerçek adını unutturmuşlardı. Artık yeni bir adı vardı: Topal Ördek
     

Sayfayı Paylaş