1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İnovasyon Nedir?

Konusu 'Ekonomi' forumundadır ve dderya tarafından 30 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.313
    Beğenileri:
    7.505
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    193 ÇTL
    Bilimsel araştırmalarda, seçilen konu üzerinde değişik kaynaklardan veri toplamak ve elde edilen verileri doğru analiz edebilmek esastır. İlk iş kavramla ilgili etimolojik kökeni araştırmaktır. Ardından yazın taranır; gözlem, görüşmeler, yazışmalar, deneyler, internet üzerinden araştırmalar yapılır, yorumlanır. Sonunda “mevcut durumu tespit” edilir. “Mevcut durum tespiti” ile esinlenme başlar! Biraz adaptasyon, biraz entegrasyon, biraz imitasyon ve sonunda inovasyon ortaya çıkar…
    Ne için? Tabii ki çok kazanmak, rekabette üstünlük kazanmak için!
    20. yüzyılın sonlarında rekabet faktörleri değişmeye başladı. Örneğin II. Dünya Savaşı’nın ardından yaşanan darboğaz “üretim” alanındaydı. Savaşın yıktığı Almanya, İngiltere ve Japonya’da büyük bir çöküş yaşanmıştı, ürünlere talep artmıştı. Talebe yanıt verebilen kuruluşlar rekabet üstünlüğüne sahipti.
    70′li yıllarda yıldızı parlayan Asya Kaplanları, çok kaliteli olmayan, çok ucuz üretime girişti. 1980′lerde Japonya kalite devrimini başlattı. Dünya gözünü Japon şirketlerine dikti. Bu akım 1990′larda bitti. Artık yüksek kalite gerçekleştirilebilir hale gelmişti.
    2000’lere gelindiğinde inovasyon ön plana çıktı. İddialı firmalar, bir yandan bilimsel yöntemleri kullanırken diğer yandan “dahileri” sürece kattı. Hindistan atağa kalktı. Japon mucizesinin yerini Çin aldı. İnovasyon mu, imitasyon mu kavramları tartışılır oldu.
    Mesela Easy Jet, Southwest Havayolu’nun kopyası. Continental ve Delta gibi Amerika’daki diğer havayolu şirketleri de Southwest modelini uygulamaya çalışıyorlar. Ama Easy Jet dışında birçoğu nasıl taklit edeceğini bilmedikleri için başarısızlar. Önemli olan bünyeye neyin nasıl uyacağı.
    Çin mucizesinin şifresini İsrail asıllı Prof. Oded Shenkar’ın son kitabı Copycats’de (Taklitçiler) okudum. Konu, günümüz iş dünyasının inovasyon konusuna yaklaşımı… Shenkar İnovasyonda başarının yolunu İMOVASYON olarak tanımlıyor. İmovasyon da neymiş diyorsanız eğer, formülü çok net.
    Shenkar’ın söylemi aslında taze bir bakış açısı: İmitasyonu (taklitçiliği) bir iş stratejisi olarak meşrulaştırarak inovasyona yeni bir yaklaşım…
    Şirketlerin rekabetçi avantajlarının inovasyon kadar imovasyon becerilerine dayalı olduğunu ve gelecekte şirketler için her iki beceriyi bünyesinde birleştirip geliştirebilmenin ne denli önemli olduğunu söylüyor.

    İmovasyonun altın kuralları
    Başarılı imovasyon için Shenkar’ın önerileri özetle şöyle:
    • Hızla işe girişin. Bakmayın öyle ve hemen başlayın. Taklide değer veren kişileri belirleyin, taklit edilecek doğru modeli bulun. Fırsatları tarayın ve eleyin.
    • Asla, tekerleği yeniden keşfetmekle zaman harcamayın. Mevcut ürünlere bakın.
    • Taklidi heyecan ve modaya uyumla şekillendirin.
    • Global düşünün. Diğerlerinin bütün avantajlarından yararlanın.
    • Kendi pazarınızın özgün ihtiyaçlarını karşılayın, aşırı basitlikten kaçının.
    • Nerede, ne zaman, nasıl, ne ve kime/kiminle yapacağınızı aklınızdan çıkarmayın.
    • Yaptığınız işe ilâve değer katın. Uygulama yetkinliğinizi dikkate alın.
    • Maliyetleri dikkate alın. Taklide girişmeden önce, mutlaka riskleri değerlendirin.
    Bugünlerde hemen her ortamda Türkiye’nin “global ekonominin yükselen yıldızı olma” iddiasını tartışıyoruz. Türkiye gibi ARGE ve TEKNOLOJİ yatırımı ve kalitesi düşük, girişimciliği-enerjisi ve pratik zekası yüksek olan yapının, üstelik batıdan gelen kalite bilgisi ile de birleşince gelecekle imovasyon boyutuyla başa çıkabileceğini düşünmemek elde değil. Bırakın batı inovasyon yapsın. Biz, imovasyon kurgusu ile birkaç adım da olsa önde koşalım…
    Son söz: Aristo’nun da işaret ettiği gibi “insan taklit ederek öğreniyor.”
     

Sayfayı Paylaş