1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İnsan Çevresi Konferansı

Konusu 'Canlılar Dünyası - Doğa' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 20 Nisan 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    İnsan Çevresi Konferansı

    Uluslararası hukuk açısından çevre konusu oldukça yeni bir alandır. Bugünkü anlamıyla, çevre konusundaki uluslararası ve bölgesel düzenlemelerin başlangıcı Birleşmiş Milletler tarafından Haziran 1972 tarihinde Stockholm’da gerçekleştirilen “İnsan Çevresi Konferansı”dır. Bu konferansın ardından Stockholm Deklerasyonu kabul edilmiştir. Deklerasyon ile insan ve çevre ilişkilerine, insan faaliyetlerinin çevre üzerindeki olumsuz etkilerine, devletlerin ekonomik gelişme sorunlarına, çevrenin korunması konusunda uluslararası işbirliğinin önemine değinilmiş ve insanların sağlıklı ve temiz bir çevrede yaşama hakkı kabul edilmiştir.
    Stockholm Deklerasyonu ile “sürdürülebilir gelişme” kavramının temelleri atılmıştır. Bunun sebebi olarak da, deklerasyonda çevrenin “taşıma kapasitesi”ne dikkat çekmesi, kaynak kullanımında kuşaklararası hakkaniyeti savunması ve ekonomik-sosyal gelişmenin çevre ile bağlantısını belirtmesini gösterebiliriz.
    1987 yılında Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu tarafından yayınlanan “Ortak Geleceğimiz” başlıklı, Komisyon Başkanı’nın adıyla, “Brutland Raporu” olarak bilinen ünlü raporda, giderek ağırlaşan çevresel sorunlar karşısında, insanlığın çıkış yolu olarak, çevresel gelişme ile ekonomik kalkınma arasındaki yaşamsal köprünün kurulması ve gelişmenin “sürdürülebilir” olması gösterilmektedir.
    Küresel düzeyde, çevreye ilişkin olarak, tüm bağlayıcı kural ve ilkeleri belirleyen tek bir metin bulunmamaktadır. 1992 tarihinde de Rio de Janeiro’da yapılan “Dünya Çevre Zirvesi”nde değişimin başlangıcı sayılabilecek Rio Deklerasyonu açıklanmıştır. (Rio Deklerasyonu’nun içeriği için bkz s. 2) Her iki deklerasyon da emredici nitelikten uzak, bir tavsiye niteliği taşımaktadır. Kesinlikle bağlayıcı değildir.
    Küresel düzenlemeler ve getirilen ilkeler, bölgesel düzenlemelere göre daha esnek düzenlemelerdir. Çevre konusunda imzalanan hükümetler arası antlaşmalar ve bağlayıcı olmayan hükümetler arası deklerasyonlar incelendiğinde, çevre koruma ile uluslararası hukuk arasındaki ilişkinin son yıllarda ciddi bir dönüşüm geçirdiği görülmektedir.
    BM Çevre ve Gelişme Konferansı’ndan (UNCED) bu yana, küresel ve bölgesel çevre düzenlemelerinin sayılarında büyük bir artış, ve yetersiz olmakla birlikte, kapsamlarında da sürekli bir genişleme olmuştur. Uluslararası çevre düzenlemelerindeki artışın önümüzdeki yıllarda da, gerek standartlar giderek genel olmaktan çıkmakta, ayrıntılandırılmış standartlara dönüşmektedir. Standartların benimsenmesinde bölgeden bölgeye büyük farklılıklar bulunmaktadır.
     

Sayfayı Paylaş