İnsan İlişkilerini Düzenleyen Kurallar

KıRMıZı

TeK BaşıNa CUMHURİYET
V.I.P
Katılım
22 Şbt 2008
Mesajlar
35,227
Beğeniler
7,077
Şehir
TÜRKİYE
#1
İNSAN İLİŞKİLERİNİ DÜZENLEYENKURALLAR

1. Görgü Kuralları

Görgü; bir toplumda var olan ve uyulması gereken saygı ve incelik kurallarıdır.
Toplum içinde olumlu ilişkiler kurabilmek için bazı kurallar vardır, bunlardan biri de
görgü kurallarıdır. Kişilerin birbirleriyle karşılaştıklarında nasıl davranmaları gerektiğini
belirleyen kurallar, konuşma, giyinme, yeme-içme yöntemlerini, iş yerlerinde, bayramlarda
ve düğünlerde nasıl davranılacağını belirler. Görgü kurallarını çiğneyen kişi “kaba, tuhaf,
bilgisiz ve görgüsüz” diye nitelendirilir. Bu nitelendirmelerin hoş olmaması nedeniyle
insanlar görgü kurallarına uyma zorunluluğu hissederler.
Görgü kuralları, içinde yaşanan toplumun hukuk, din ve ahlak kurallarından tamamen
ayrı değildir. Öyle ki her toplumun hukuk ve ahlak kurallarıyla görgü kuralları arasında
yakın bir ilişki vardır.
Görgü kurallarına uyma insanlar arasında yakınlaşma, anlayış, hoşgörü ve dayanışma
duygusu yaratır. Bu duygular ise insanları, toplumsal bütünlük ve dayanışmaya götürür.


1.1. Toplumda Dikkat Edilmesi Gereken Görgü Kuralları
Belli bir toplumda yaşayan kişiler, karşılıklı ilişkileri kolaylaştırmak için zamanla
görgü kurallarını oluşturmuşlardır. Bu kurallar, toplumdaki gelişmişlik düzeyinin de
göstergesidir ve insanların kendilerine saygı duymaları ile ilişkilidir. Bu sayede insanlar,
başkalarına ait olan mektubu okumaz, özel konuşmaları dinlemez, başkalarının odasına kapı çalmadan girmezler.

1.2. Giyinme Konusunda Dikkat Edilmesi Gereken Kurallar
Giyinmek, insanları aşırı sıcak ve aşırı soğuktan korur. Temiz,
özenli giyim, pek çok kişi tarafından takdir görür. Giyim sadece
gereksinim değil, zevk işidir.
Giyimde dikkat edilmesi gereken kuralların bazılar şunlardır:
Kadın ve erkek kendisine uygun kıyafetleri seçmelidir.
Kıyafet seçerken kişinin yaşı, fiziki yapısı, cinsiyeti, mesleği gibi
hususlar göz önünde bulundurulmalıdır.
Giyilen elbise ile kullanılan aksesuarlar ve renk uyumu, dikkate
alınmalıdır.
Boyasız ayakkabı, ütüsüz ve sökük kıyafetler giyilmemelidir.
İş yerlerinde;sade giyinmeye özen göstermek, aşırıya kaçmadan kendine yakışanı
bulup giymek, kişisel bir tarz oluşturmak daha kişilikli bir giyim biçimidir.
Resmi toplantılarda koyu renk elbiseleri tercih etmek, toplantının yerini, zamanını ve
özelliğini dikkate almak gerekir.

1.3. Karşılaşma, Selamlaşma, El Sıkışma Konularında Uyulması Gereken Kurallar
İnsanların birbirine selam vermeleri, insan
ilişkileri açısından son derece önemlidir. Birbirini
tanıyan insanlar, karşılaştıklarında birbirlerini
selamlarlar. İş yerine, okula, arkadaş toplantısına
gelenler kendilerinden önce gelenlere selam verirler.
Selamlaşmada günün saatine göre iyi dilekler belirtilir.
Ayrıca, kişilerin ilgilerini, sevgilerini, saygılarını
göstermeleri açısından selamlaşma güzel bir
başlangıçtır.

1.4. Karşılaşma, selamlaşma ve el sıkışmada uyulması gereken kurallar şunlardır:
Selamlama sırasında abartılmış konuşma ve davranışlardan kaçınılmalıdır.
Toplantı veya davetlerde önce evin hanımı, sonra diğer kişiler selamlanmalıdır.
El sıkışmada, üst makamda bulunanların veya yaşlıların önce el uzatmaları gerekir.
Gerek ilk tanışma ve gerekse selamlaşmada bayan, elini uzatmadıkça erkeğin elini
uzatmaması gerekir.
Selamlaşma, baş eğilerek, el kaldırılarak, şapka çıkarılarak olduğu gibi sözle de olur.
“Günaydın”, “İyi akşamlar”, “İyi günler” gibi.
Selamlanan kişinin yanında bulananlar, selam vereni tanımasalar bile, selamlanan kişi ile
birlikte selam almaları bir nezaket kuralıdır.

1.5. Tanışma ve Tanıştırılmada Dikkat Edilmesi Gereken Kurallar
İnsan ilişkileri tanışma veya tanıştırma ile başlar. Tanışma ve tanıştırmanın sosyal
hayatta önemli bir yeri vardır.
Kişi ve gruplar birbirlerine takdim edilerek tanıştırılırlar. Takdim sırasında erkek
bayana, küçük büyüğe, ast üste, memur amire, kızlar yaşlı bayan ve baylara, tek kişi gruba
takdim edilir. Tanıştırılan kişi, tanıştırıldığı kişinin el uzatmasını beklemelidir.
Bir yabancı ile tanışmak gerekiyorsa, ona önce kendimizi tanıtmalıyız. Sonra ne
amaçla görüşmek istediğimizi ifade etmeliyiz.

1.6. Hitap Etmede Uyulması Gereken Kurallar
Sosyal ilişkilerde bireyler, kişilere bulundukları statüye göre hitap biçimlerini
belirlerler. Eğer, bireyler arkadaşlarsa ve yaşıtlarsa, birbirlerine adlarıyla ve “Sen” diye hitap
edebilirler. Akrabalar ya da çok sık görülen büyüklerle senli benli ilişki kurulabilir. Bu
ilişkilerde ise insanlar birbirlerinin yaşlarına, statülerine göre “anne, baba, abla, ağabey,
teyze, amca” şeklinde seslenebilirler. Daha çok resmi kuruma dayalı olan ilişkilerde, okulda,
iş yerinde, “Siz” diye hitap etmek gerekir. Ayrıca ünvanlarına göre de hitap etmek gerekir:
“Öğretmenim, Müdür Bey, Savcı Bey” gibi.
Hitap etme sırasında, konuşurken el ve kolun aşırı sallanması, bağırarak konuşulması,
argo sözcüklere yer verilmesi doğru değildir.

1.7. Telefon Konuşmalarında Uyulması Gereken Kurallar
Telefon konuşması belli bir eğitimi ve
beceriyi gerektirir. Telefonla konuşurken uyulması
gereken kurallar şunlardır:
Telefon eden, karşıdaki kişiye kendini tanıtmalı,
görüşeceği kişinin adını vermeli,
Yanlış numarayı çevirme halinde özür dilenmeli ,,
Ölçülü ve nazik bir dil kullanarak uygun bir ses
tonu ile konuşulmalı,
Sekreter aracılığı ile yapılan telefon görüşmelerinde
astın telefonu üst makamda olana bağlanmalı,
Amir, bayan ve büyükle telefonla görüşmek gerektiğinde bunlar bekletilmemeli, konuşma
sonunda telefonu kapatmaları beklenmeli,
Sabah 10.00' dan önce ve akşam saat 22.00' den sonra telefon etmemeye özen gösterilmeli
Telefonlar gereksiz yere uzun süre meşgul edilmemeli
Cep telefonları uygun olmayan yer ve zamanlarda (sinema, tiyatro, toplantı vb.) kapalı
tutulmalı
Görüşmenin bitiminden sonra ahizeyi sertçe kapatmanın karşı tarafa hakaret olduğu bilinmelidir.
 

KıRMıZı

TeK BaşıNa CUMHURİYET
V.I.P
Katılım
22 Şbt 2008
Mesajlar
35,227
Beğeniler
7,077
Şehir
TÜRKİYE
#2
2. Gelenek ve Görenekler (Örf ve Adetler)

Toplumda, uzun zaman boyunca oluşmuş ve uyulması zorunlu sayılan ortak
davranışlara “Gelenek ve Görenekler“ adı verilir. Töre kavramı, gelenek ve göreneklerin
tamamını anlatmak için kullanılır.
İnsan, başkalarıyla olan ilişkilerini ve davranışlarını toplumun geleneklerini dikkate
alarak düzenlemek zorundadır. Aksi halde, topluma uyum sağlamada sorunlarla karşılaşılır.
Örneğin, Türklerde anneye, babaya, büyüklere karşı saygılı olmak bir gelenektir. Dil, din ve
aile gibi değerlere geleneksel olarak saygı gösterilir.
Gelenek ve göreneklerin kökeninde toplumsal değerler yatmaktadır. Toplumsal
değerler, bireylerin düşünce, tutum, davranış ve yapıtlarında ölçüt olarak ortaya çıkar.
Zamanla bu değerler, bireysel ve toplumsal yaşamın düzenini sağlamak için norm ve törelere
dönüşür.

2.1. Gelenek ve Göreneklere Uymanın Sağladığı Faydalar
Bireyler, kendiliklerinden örf ve adetlere uyarlar. Bu alandaki sapmalar bazen toplum,
bazen de birey tarafından engellenir. Başka bir deyişle, kuralın yaptırımını bizzat birey
uygulayabilir. Bu durum, doğal olarak bireyin kuralla bütünleşme, onu kendine mal etme
düzeyine bağlıdır. Bazı örf ve adetler, zorlayıcı yanlarıyla hukuk kurallarına dönüşür.
Gelenek ve görenekler, nerede, nasıl davranılacağını belirler. O nedenle ilişkileri
kolaylaştırır.
Sosyal Yönden Faydaları
Toplumlardaki sosyal ilişkileri belirlemede ve kolaylaştırmada gelenek ve
göreneklerin rolü oldukça büyüktür.
Gelenek ve görenekler, aile içi ilişkileri de belirler. Ailenin nasıl kurulacağı ile ilgili
kuralları koyar. Evde kadın, erkek ve çocuklardan beklenilen davranışları belirler ve sınırlar.
Öğretmene, yaşlılara, komşulara davranma biçimlerini, doğum ve ölüm karşısındaki
davranışları belirler, sosyal yaşamı kolaylaştırır. Örneğin, ölüm anında yakınların ve
komşuların yemek getirmesi, işlere yardım etmesi bir yardımlaşmadır.
Kültür Yönünden Faydaları
Kültür, insanlar tarafından oluşturulan maddi ve manevi değerler ile o değerleri ileriki
kuşaklara iletmede kullanılan bir araçtır.
Kültürü, maddi ve manevi kültür olarak iki grupta inceleyebiliriz.
Maddi Kültür: Yapılarımız, tekniklerimiz, yollarımız, ulaştırma araçlarımız vb.7
Manevi Kültür: Gelenek ve göreneklerimiz, ortak davranış ve tutumlarımız gibi
topluluğa ait değerlerdir.
Toplum Barışı Açısından Faydaları
Gelenek ve görenekler yurtseverlik, kahramanlık, alçak gönüllük, kanaatkâr olma ve
tutumluluk gibi değerleri içerir. Bu özellikler insanların birbirleriyle iyi ilişkiler kurmalarını
sağlar. Toplumda barışçıl ve yakın ilişkilerin yaygınlaşmasında önemli rol oynar.
Örnek olarak, dostlarımızın özel günlerini anımsamayı (doğum günü, evlilik günü vb.)
komşularımızla yardımlaşmayı verebiliriz.
 

KıRMıZı

TeK BaşıNa CUMHURİYET
V.I.P
Katılım
22 Şbt 2008
Mesajlar
35,227
Beğeniler
7,077
Şehir
TÜRKİYE
#3
3. Dini Kurallar

Din, insanın inanması gereken esasları ve yapması gereken davranışları belirler.
Dinler, koydukları davranış kurallarına uyulmasını, bazı yaptırımlarla sağlar. Böylece,
inananların tutum ve davranışlarının uyumlu ve tutarlı olması amaçlanır. Din kurallarına
uyulması, inanan insanlar için manevi bir huzur kaynağıdır. Uyulmadığı takdirde yaptırımı,
ölümden sonra cezalandırılma korkusudur.
Din varlığını toplumlarda sürdürmektedir ve sürdürecektir. Din, insanın kendisi, Allah
ve diğer insanlarla ilişkileriyle ilgilidir.

4. Ahlâk Kuralları

Ahlâk, bir toplumda yapılması ve yapılmaması gereken davranışlara ilişkin kuralların
bütünüdür. Ahlâk kuralları, hukuk ve din kuralları gibi insan davranışlarını düzenler. Hukuk
kuralları daha çok görünen davranışlarla ilgilenir. Ahlak kurallarıysa daha çok niyet ve
düşünceye önem verir. Uyulmadığında yaptırımı, toplum tarafından ayıplanmaktır. Ahlâk
kurallarının çoğu, zamana ve ortama göre değişir, din kuralları gibi sürekli değildir. Örneğin;
eski yıllarda kadının pantolon giymesi ayıp karşılanırken şimdi normal kabul edilmektedir..

5. Hukuk Kuralları

Hukuk; kişilerin birbirleriyle ve toplumla olan ilişkilerini düzenleyen ve devlet
gücüyle uyulması zorunlu hale getirilmiş kurallardır. Kanunların esas işlevi, anlaşmazlıkları
usulüne göre çözümlemektir. Hukuk kurallarının uygulanması, devlet gücü ile gerçekleşir.
Hukuk kurallarına uyulmaması halinde yasaların öngördüğü ceza ile karşılaşılır (para cezası,
hapis cezası gibi).
Toplum yaşamını belirlemeleri açısından, hukuk kurallarıyla din, ahlak ve görgü
kuralları arasında sürekli bir ilişki, hatta benzerlik vardır.

Örneğin hırsızlık:
Hukuk kurallarına göre suçtur.
Din kurallarına göre günahtır.
Ahlak kurallarına göre ayıptır.

İnsan hakları da genel hukuk kuralları kapsamı içerisindedir.
 

KıRMıZı

TeK BaşıNa CUMHURİYET
V.I.P
Katılım
22 Şbt 2008
Mesajlar
35,227
Beğeniler
7,077
Şehir
TÜRKİYE
#4
6. İnsan Hakları

İnsan hakları, devlet karşısında her insanın sahip olması gereken özelliklerin tümüdür.
İnsan Hakları Evrensel Bildirisi: İlk yazılı metin 1789 Fransız Devrimi ‘nin yarattığı
İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi ‘dir. Bu bildiri, evrensel nitelik taşıdığı için ondan sonra
birçok ülke tarafından benimsenerek, başka anayasalara da esas olmuştur. Daha sonra bu
bildiri yetersiz kalmış ve Birleşmiş Milletler örgütünde ele alınarak bir İnsan Hakları
Bildirisi hazırlanıp yayınlanmıştır. (10 Aralık 1948). Türkiye de, 1961 Anayasası’nda bu
hakların tümüne yer verilmiştir. Anayasamızın 14 - 34’üncü maddelerinde Türklerin kişisel
hakları ve özgürlükleri, 35-34’üncü maddelerinde sosyal ve İktisadi hakları gösterilmiş ve
haklar böylece anayasal güvence altına alınmıştır.

Kişinin yasal, maddi, manevi ve kişilik hakları şunlardır;

Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana
sahiptirler, birbirlerine karşı kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar.
Herkes ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir görüş, ulusal ve sosyal
köken, mülkiyet gibi başka bir ayrım gözetmeksizin bütün hak ve özgürlüklerden
yararlanabilir.
Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır.
Herkesin, her nerede olursa olsun, hukuksal kişiliğinin tanınması hakkı vardır. Yasalar
önünde herkes eşittir.
Kimsenin, özel yaşamına, ailesine, konutuna ya da haberleşmesine keyfi olarak
karışılamaz, şerefine ve adına saldırılamaz.

Herkesin;

 Bir devlet topraklarında serbestçe dolaşma ve oturma hakkı vardır.
 Yetişkin her kadının ve erkeğin istediği kişi ile evlenme ve aile kurma hakkı
vardır.
 Mülkiyet hakkı vardır, kimse keyfi olarak mülkiyetten yoksun bırakılamaz.
 Düşünce, vicdan ve din özgürlüğü vardır.
 Dernek kurma ve derneğe üye olma, sendika kurma, üye olma (silahsız ve
saldırısız toplanma koşulu ile) hakkı vardır.
 Seçme ve seçilme hakkı vardır. Kamu hizmetlerinden eşit olarak yararlanabilir.
 Çalışma, işini seçme, sosyal güvenlik, eşit iş için eşit ücret hakkı vardır.
 Herkes eğitim hakkına sahiptir, istediği dalda eğitim alabilir.
 Sağlık ve tıbbi bakım hakkına sahiptir
 

Benzer konular

Top