1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İnsan SevdİĞİnİ Yerden Yere VururmuŞ

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve Hazangülü tarafından 22 Şubat 2007 başlatılmıştır.

  1. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    Burnu bir karış havada, gözü
    yükseklerdeydi ben onu sevdiğimde.
    Hele hele benim aşkımı
    yerden yere vurup,
    nasıl kırmıştı kalbimi zalim.
    Dudaklarından dökülen acı sözleri;
    öyle ki, bugün bile unutamadım.
    Ne tebessümdü o, zehirden beter.
    Her olayda içim paramparça,
    gözlerim ağlamaktan kıpkırmızı olurdu.
    Yorgun düşerdim onsuz geçen,
    onunla dolu, koyu siyah gecelerden.
    Pişmanlıktan kendime lanetler eder,
    sevgimi söylediğim günü düşündükçe,
    kaleme sarılıp yazardım ona nefretin
    aşkla kucaklaştığı o uzun mısralarımı.
    Derdim ki; alın yazımdı,
    onbeşimin çocuksu aşkıydı.
    Nasıl da gülerdi canı istedi mi...
    En anlamlı bakışlarıyla önce ümitlendirir,
    ardından bir uçurumun kenarına
    yapayalnız bırakır giderdi.
    Ben çaresiz, ben yorgun,
    ben bıkkın bu sevdadan.
    Ah bilirdi o insafsız,
    diri diri yanardım o böyle yaptıkça...
    Şubatın buz gibi kasvetli soğuğunda;
    onda ne bulduğumu bugün bile bilemem.
    Ama o günlerde hayatımın amacı,
    varolma gibi gelirdi bana.
    Çocukluk mu, yoksa gençliğimin
    safça tutkusu muydu bu
    kölesiye bağlanış,
    içten içe kopan fırtınalar,
    bu delice yakarış?
    Kimbilir, belki de
    sevilmeye muhtaç bir kalbin
    bitmek bilmeyen kaprisi...
    Ondan hiçbir şey istememiştim.
    Sadece sevgi...
    Evet, şimdi yıllar sonra ben,
    onu düşünüyorum ilk defa
    kucağımda resimler, hatıralarla.
    Hava yine soğuk, yine kasvetli
    gözleri gözlerimde yine
    sevgi, derin yüreğimde.
    Unuttum sanırdım, meğer aldanmışım,
    ağladım saatlerce.
    Bu onun \"ölüm yıldönümü\"dür.
    17\'sinde toprakla kucaklaşan,
    o zalimin hikayesidir anlatılan.
    Bir melodidir kırık, umutsuz...
    Doldururken sensizlik o an odayı
    gönlüm hala boş, kafam yine dumanlı.
    Bir feryat yankılanmıştı acı dolu
    tam 15 yıl önce bugün bomboş kırlarda.
    Deli gibi koştum sınıfa, sırası boştu.
    Benim kadar çaresizdi her köşe.
    Kendi kendime konuşarak
    yaklaştım sırasına;
    \"Sen ölemezsin;
    canımsın, sevgimsin, emelimsin
    Dileğince nefret et, alay et duygularımla
    Kızmam sana
    Ama ne olur bir yalan olsun,
    acı bir şaka.
    Evet, evet beni üzmek için yapıyorsun.
    Herşeyini özledim...
    Allahım son defa göreyim yeter bana\"
    Bu sensiz yakarış defalarca sürmüştü
    ta ki, ölümün o sinsi kokusunu
    içimde duyana kadar.
    Hıçkıra hıçkıra ağladım,
    sıraya kazıdığın ismini öptüm.
    Sonra, ona ait birşeyler bulmak için
    aradım her köşeyi...
    Yalnızca buruşturulmuş bir sayfa,
    rengi solmuş.
    Yazı, onun yazısı.
    Bir mektuptu, özenilerek yazılmış,
    belki de çok emek verilmiş her satırına...
    Çok şaşırdım, mektup bana hitabendi.
    Korkakça, kaybolmasından korkarak,
    acıyla okudum her cümleyi
    kalbimde büyüyen bir özlemle...
    Hele hele o ilk satırı...
    Öyle ki, bugün bile unutamam,
    okudukça ağlarım.

    "İnsan sevdiğini yerden yere vururmuş
    bir tanem, AFFET BENİ !!!..."
     

Sayfayı Paylaş