1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İntihara Hazırlanan Bir ..... Erken Ağıt

Konusu 'Aşk' forumundadır ve Hazangülü tarafından 29 Eylül 2006 başlatılmıştır.

  1. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    biz olmanın hep yasaklandığı zamanlarda yaşadık. tenefüs aralarında bir sigarayı 7 kişi paylaştık yine de biz olduk. bizdik kız meslek lisesi'nin önünde suyla yatırılmış saçlarımızla bekleyen. utana sıkıla konuşmaya çalıştığımız kızlardan hayatın ilk ve en acı darbesini yerken omuz omuzaydık. bizdik yeni dünya düzeni'ne karşı ütopyalar geliştiren. gizlice sabahladığımız tren garında bekleşen yolcuların hüzünlerini hissederken biz olduk. bizdik en çok dede efendi ile türk kahvesinin birlikteliğini soba başı muhabbetlerinde doruklarda yaşayan.
    gittin... binlerce kilometre uzağa. muhabbet ölümcedir deme senden uzağam. biziz hala ve hala yasağız. yasaklandı bütün sevdalarımız, sanki beynimize de vuracaklar o kelepçeyi. ne güzeldik. ne güzeliz hala. neydi ? "fikrim firarda mahpusa sığmaz". hatırlarsın bu şarkıyı. hatırlarız ne zaman biz olsak yeniden. yazıyorum şimdi cehenneme dönen hikayemizi. yazmanin cehennem olduğu zamanlarda. sahi kardelen olmak yürek isterdi değil mi ?



    eğer bütün hayatımı sana verirsem karşılığında bana sefa geldin der misin ?

    gecenin üçüdür, kış, kar... dans ediyoruz sokak lambasının altında. bütün cesaretimi toplayıp gözlerinden kalbine bakıyorum. -benimle evlenir misin? soru, cehennem olup çıkıyor dudaklarımdan. dönüşü olmamalı bu kayan gecenin. "evet ile hayır arasına belki girdiğinde felaket olur." biliyorsun, biliyorum. şimdi elini soksan göğsümden içeri kalbime dokunsan, orada saklı cehennemi çekip çıkarsan, cennet olsak. şahit olsa sokak lambası...

    eğer bütün hayatımı sana verirsem karşılığında bana sefa geldin der misin?

    bahar, o tepenin üstündeyiz yeniden, aramızda yabancılıktan eser kalmamış. çakıl taşlarını topluyorsun yerden. terk etmek için her şey... ne kadar dirensem de gidiyoruz sona doğru. sonra 5 yıl daha bütün azalarım direniyor. soğuk yeniden o kış gibi değil ama. bir mahkeme salonu -boşanmak istiyorum. bebeğim "ölü bir yılan gibi yatıyor aramızda". ölüyorum bir an, bütün dünya yıkılıyor üstüme. su dolu bardak, bardak değil artık cehennem... cümlelerini sokuyorsun göğsümden içeri ve var ettiğin cenneti yıkıyorsun.

    bütün hayatımı sana verdim bir kez olsun... her neyse...

    saklama artık o çakıltaşlarını, cehennem oldu her yer.

    direniyorum...



    her neyse: boşvermişliğimin ifadesi oluyor coğu zaman. coğu zaman acziyetimi haykırıyor. "ne çok acı var" ne çok çaresiziz. "yenildik, şimdi kim bilebilir zakkumun o kekre tadını bizim kadar". vazgeçmeli miyim? bütün yenilgilerim bütün isteklerimin yanılsaması değil mi? istemekten vazgeçmek bana mutluluk denen o vahşi hayvanı geri getirir mi? ne çok
    soru, hiç cevap. "bana soru sor artık beni kurtarma, konuştur, beni yaz gecesi patlayan sağnaklara bağışla" soru sağnak olup yıkıyor gecelerimizi "uslan yangın yeri gönül". şimdi sana elle tutulmaz bir cevap getirsem boşvermiş olur muyum yine? ben boşverdikçe sen o hayvanla daha da coşkun olur musun? peki bütün isteklerimizi saran o cehennem ben direnirsem yok olup gider mi? "bir teselli ver, yarattığın mecnuna bir teselli ver".

    "bıkmadın mı aldanmaktan
    yeni yaralar almaktan
    ne çıkar yalnız kalmaktan
    yüreğinde yer mi kaldı
    uslan ey yangın yeri gönül"

    dişe dokunmayan yaralar sahibi oluruz belki bundan sonra. belki sadece severmiş gibi yaparız. -miş gibi yaşarız. yenilgi girmez hayatımıza, girse bile -miş gibi yeniliriz.

    "aman yine neler geldi başıma
    kan karıştı gözlerimin yaşına
    aman garip yazın da mezarımın taşına
    bu dünyada bir muradın almamış deyin"

    usta örs soğursa, vurmazsak arka arkaya demire öfkemizi ne kalacak bizden geriye "bizden diyorum ikimizden ne kalacak". hepimizden ne kalacak?

    "yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır"

    büyüdük...
     

Sayfayı Paylaş