1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz
Notu Gizle
Merhaba Ziyaretçi.

Forumda "YAZ" konulu resim yarışması düzenledik. İlgili konuya BURADAN ulaşabilirsiniz.

Sizi de yarışmaya katılıma davet ediyoruz...

İpekböceği-İpekböceği Yetiştiriciliği

Konusu 'Hayvanlar' forumundadır ve Suskun tarafından 26 Aralık 2009 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.240
    Beğenileri:
    299
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    3.089 ÇTL

    [​IMG]

    İpek böceği
    Vikipedi, özgür ansiklopedi
    [​IMG]

    Kelebek yumurtalarını dut yaprakları üzerine bırakır, yumurtladıktan üç dört gün sonra ölür. Baharda taze dut yaprakları üzerindeki yumurtalardan larva halinde çıkan tırtıllar sık tüylü ve siyahtır. Büyük bir iştahla devamlı dut yaprağı yerler ve dört beş defa gömlek değiştirerek bir birbuçuk ayda 7 veya 8 santime ulaşırlar. Büyüdükçe renkleri açılır ve tüyleri kaybolur. İyice büyüyüp de hücrelerine yerleşince üst dudağındaki delikten iplik halinde zamk gibi bir sıvı çıkararak kozasını yapmaya başlar. Tırtıl önce kozanın dış kısmını sonra kendi vücudunun etrafını örmeye devam eder ve görünmez olur. Eğer kendi haline bıraklırsa iki üç hafta içinde kelebek haline gelerek ördüğü kozayı parçalar ve dışarı çıkar. Bu yüzden kozayı parçalamadan kozalar sıcak suya atılır veya sıcak su buharına tutularak tırtıl öldürülür. Böylece ipek kozaları elde edilir. Bu kozalardan da tel şeklindeki ipek lifleri çıkarılıp ham ipek üretilir.

    Böceğin neslinin devamı için bir kısım kozanın parçalanıp kelebeğin çıkmasına müsaade edilir. Suni ipek kavak, göknar, söğüt gibi selülozca zengin olan ağaçlardan kimyasal yollarla elde edilen liflere denir.
    [​IMG]

    İpek kozalarıSuni ipek viskos metodu ile elde edilir. Belirtilen ağaçlar önce levha haline getirilir. Sonra kurutulur ve makinelere konularak lif lif parçalanır. Selüloz lifleri sac kaplarda birkaç gün bekletildikten sonra kükürtleme makinalarında 100 kilogramına 33 kilogram karbonsülfür karıştıralarak, belirli sıcaklıkta 2½ saat bekletilir. Bu arada selüloz renklenmeye başlar istenilen beyaz renk elde edilince kükürtleme kesilir. Elde edilen madde kesilir. Sonra platin alaşımından yapılmış çok ince delikli gözlerden asitli bir banyo içine fışkırtılır. Böylece gözlerden çıkan madde iplik haline gelir ve makaralara sarılır. Asit kükürt ve serbest tuzdan temizlenen madde suni ipek olarak piyasaya sürülür. Suni ipek tabi ipek kadar dayanıklı değildir
    [​IMG]
    Türkiye'de ipek böcekçiliği
    İpek böceği ilk defa İsa'dan 2600 yıl önce Çin'de beslemeye alınmıştır. Çinliler ipek böceği yetiştirme ve ipekli kumaş yapmanın sırrını uzun yıllar ülkelerinde saklamışlardır. Türkiye'de ipek böcekçiliği 1500 yıllık bir geçmişe sahiptir. Son yıllarda suni ipeğin üretilmesi ile önemini kaybetmiştir.

    Genellikle yardımcı bir tarım koludur. Küçük bir yatırım gerektirmez. Ailede yaşlı, genç herkesin emeğini değerlendirilir. 35-40 günlük bir uğraş sonunda oldukça iyi bir gelir getirir. Türkiye'de yaklaşık 40 bin aile 70 bin kutu civarında ipek böceği beslemekte ve 2000 ton kadar yaş koza üretmektedir. Daha çok Marmara bölgesinde yapılan ipek böceği yetiştiriciliği, dut ağacının yetiştiği her yerde yapılabilir.

    İpek Böceği kozalarının satıldığı mezat olarak kullanılan Bursa'daki Koza Han hala ipek kumaşların satıldığı bir yer olarak bulunmaktadır. Bursa ve civarı ipek böceği üreticiğinin yapıldığı en önemli merkezdir. İznik Bursa yöresine ilk yerleşen Türkler olan Manavlar Orta Asyadan getirdikleri meslek olan ipek böceği yetiştiriciliğini burada 1000 yıldır sürdürmektedirler.

    Son yıllarda ürettiğimiz ipeğin büyük bir bölümü ipek halı dokumacılığında kullanılmaktadır. 100.000 den fazla genç kızımıza iş imkânı sağlayan ipek halıcılık yurdumuza yılda 70-80 milyon dolarlık da döviz kazandırmaktadır.

    İpek böcekçiliğinin Türkiye'de en çok üretildiği yer Diyarbakır'ın Kulp ilçesidirHer yıl yaklaşık 40-70 ton arası koza üretilir.
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.240
    Beğenileri:
    299
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    3.089 ÇTL
    İpekböceği Yetiştiriciliği

    İpekböceği ilk defa İsa'dan 2600 yıl önce Çin'de beslemeye alınmıştır. Çinliler ipekböceği yetiştirme ve ipekli kumaş yapmanın sırrını uzun yıllar ülkelerinde saklamışlardır.

    Yurdumuzda ise ipekböcekçiliği 1500 yıllık bir geçmişe sahiptir. Genellikle yardımcı bir tarım koludur. Büyük bir yatırımı gerektirmez. Ailede yaşlı, genç herkesin emeğini değerlendirir. 35-40 günlük bir uğraş sonunda oldukça iyi bir gelir getirir. Ülkemizde yaklaşık 40 bin aile 70 bin kutu civarında ipekböceği beslemekte ve 2000 ton kadar yaş koza üretmektedir.

    Bugün daha çok Marmara bölgesinde yapılan ipekböceği yetiştiriciliği, dut ağacının yetiştiği her yerde yapılabilir.

    Son yıllarda ürettiğimiz ipeğin büyük bir bölümü ipek halı dokumacılığında kullanılmaktadır. 100.000 den fazla genç kızımıza iş imkanı sağlayan ipek halıcılık yurdumuza yılda 70-80 milyon dolarlık da döviz kazandırmaktadır.

    Türkiye iklim, toprağı ve insanı ile ipekböcekçiliğini geliştirerek dünya pazarlarındaki payını arttırabilecek imkanlara sahiptir.


    İPEKBÖCEKLERİNİN BAKIM VE BESLENMESİNDE GENEL ESASLAR

    İpekböcekleri ne zaman beslenir?

    Yurdumuzda yılda iki kez ipekböceği beslemesi yapılabilir.

    1 . İlkbahar Beslemesi:
    Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında yapılır. Bu mevsimde dut yaprakları taze ve yeterli miktardadır. Genellikle beslemenin ilk günlerinde besleme odasının ısıtılması gerekir. Beslemede geç kalındığında veya beslemenin uzun sürmesi halinde son yaşlarda hava sıcaklığının artması hastalıklara sebep olur. Bu nedenle beslemeye erken başlayıp kısa sürede bitirmelidir. Uygun şartlarda beslenen ipekböcekleri 26-27 günde koza örmeye başlarlar. Besleme şartları uygun değilse bu süre 45-50 güne kadar çıkabilir.



    2. Sonbahar Beslemesi: Ağustos ve Eylül aylarında yapılır. Bu mevsimde dut yaprakları genellikle kartlaşmıştır. İlkbahar beslemesi gecikmişse yeniden süren yaprak miktarı da azdır. Yeterli miktarda ve kalitede yaprak elde edebilmek için yaz döneminde dutlar sulanmalıdır. Sonbaharda temizlik ve dezenfeksiyona daha fazla dikkat etmek gerekir. Zira bu mevsimde ipekböceği hastalıkları daha çok etkili olur. Şayet sonbaharda da ipekböceği beslenecek ise ilkbahar beslemesi sonunda besleme yeri temizlenmeli ve ilaçlanmalıdır.

    İpekböceğini Tanıyalım


    Yurdumuzda koza üretimi için beslenen ipekböcekleri Çin ve Japon orijinli ırkların melezleridir. Geçmiş yıllarda olduğu gibi bunlardan yumurta (Tohum) üretmek doğru değildir. Bunlardan üretilen tohumlar düşük verimli olurlar. Ayrıca yumurta (Tohum) yolu ile bulaşan Pebrin (Karabatan) hastalığının ortaya çıkma ihtimali de artar. Karabatan hastalığı bir zamanlar Avrupa'da ipekböcekçiliğinin yok olmasına sebep olan tehlikeli bir hastalıktır.

    İpekböceğinin hayatında dört değişik dönem vardır. Bunlar sırası ile yumurta - larva (tırtıl) - krizalit ve kelebek dönemleridir. Besleme yönünden önemli olan dönem larva (tırtıl) dönemidir. Bu devre uygun şartlarda 26-27 gün sürer. İpekböcekleri bu devrede dört kez deri değiştirerek beslenir ve büyürler. Deri değiştirme safhası (uyku) yaşa göre 24 ila 48 saat kadar sürer. Bu safhada ipekböcekleri yaprak yemez ve hareketsiz kalırlar. İpekböceğinin uyku safhaları arasında kalan yem yediği sürelere yaş denir. Kuluçkadan 1. uykuya kadar geçen süreye 1. yaş, 1. ve 2. uykular arasında 2. yaş, 2. ve 3. uykular arasında 3. yaş, 3. ve 4. uykular arasında 4. yaş, 4. uykudan koza örmeye kadar olan süreye de 5. yaş diyoruz.
    İpekböceklerini yeknesak beslemek yani hepsine aynı zamanda koza ördürebilmek için uyku ve yaşları iyi takip etmek gerekir. Aksi halde askıya çıkma dediğimiz koza örme devresi çok uzun bir zaman alır, buna bağlı olarak da hasat güçleşir.



    İpekböceklerinde uyku (deri değiştirme)




    Uykuya giden ipekböceği özellikle ağız kısmından belli olur. Son yaşlar dediğimiz 4 ve 5. yaşlarda küçülerek adeta bir nokta haline gelen ağız kısmından uykuya giden ipekböceğini tanımak çok kolaydır.

    İlk yaşlarda ise deri renginin değişmesi, baş kısmının irileşmesi ve şeffaflaşması, ağzın küçülmesi uykuya gidişin belirtileridir.
    Uyku hali başladığında ipekböceklerine verilen yaprak miktarı giderek azaltılır. Uykudan kalkan ilk ipekböceği görüldüğünde yem tamamen kesilir ve ipekböceklerinin tamamının uykudan kalkması beklenir. Uykudan kalkan yani deri değiştiren ipekböceğinin rengi daha değişik, ağız kısmı ise daha büyüktür. İpekböceklerinin tamamı uykudan kalktığında yeni yaşın ilk beslenmesine başlanır. Bu durumda çoğu zaman aklımıza şu soru takılır. Uykudan ilk kalkan ipekböcekleri diğerinin de uykudan kalkmasını beklerken aç kalmazlar mı?
    Evet ilk kalkanlar, yeniden beşlemeye başlayıncaya kadar bir veya bir buçuk gün yem yiyemeyeceklerdir. Ancak uykudan kalkan ipekböcekleri açlığa dayanıklıdır. Bunlar iki gün yem yemeden durabilirler. Uykuya giden ipekböcekleri ise açlığa karşı hassastırlar. Vaktinden önce yemlemeyi kesmek bunların zayıflamasına neden olur.

    Kireç tozu uygulaması

    Her uyku devresinde yapılması gereken işlerden biri de kireç tozu uygulamasıdır. Besleme yatağında (küne) uykudan kalkan ipekböceği görüldüğünde yemleme kesilir, besleme yatağına ipekböceklerinin üzerini de örtecek şekilde kireç tozu serpilir. Böylece hem besleme yatağı ve ipekböceklerinin vücudu dezenfekte edilir hem de besleme yatağının kuruması sağlanır (Bu dönemde ipekböcekleri fazla rutubet istemezler). Ayrıca yeni kalkan ipekböceklerinin yem yiyerek diğerlerine göre daha fazla gelişmeleri önlenir.
    İpekböceğinin istekleri



    İpekböcekleri çevre şartlarına karşı çok hassastır. Beslemede sıcaklık, nem, hava, ışık, yaprak kalitesi ve miktarı, yemleme, seyreltme ve uyku devresi istekleri ne kadar uygun olursa ürünümüz de o derecede bol ve kaliteli olacaktır.

    Sıcaklık


    İpekböcekleri 20-30 derece arasındaki sıcaklıklarda normal olarak gelişebilirler. Ancak her yaş için sıcaklık istekleri farklıdır. İlk yaşlarda uygun sıcaklık 25-26 derece, 4 ve 5. yaşlarda ise 23-24 derecedir.

    Nem

    İpekböceklerinin nem isteği de yaşlara göre değişir. İlk yaşlarda daha yüksek (% 80-85) olan nem isteği, son yaşlarda % 70- 75 e iner. Uyku devrelerinde ise nem % 70 in altında olmalıdır.

    Hava

    Özellikle ilk yaşlarda havalandırmaya önem vermelidir. İpekböceklerinin havalandırmasında hızlı bir hava akımı olmamasına dikkat edilmelidir. Aksi halde ipekböcekleri kuytu yerlere toplanarak yığılmalar meydana getirir ve bu beslemede zorluk yaratır.

    Işık


    İpekböcekleri loş bir ortamda bakılmalıdır. Fazla ışık, aynen havalandırmada olduğu gibi ipekböceklerinin kuytu yerlerde yığılmalarına neden olur.

    Yaprak kalitesi ve miktarı


    Beslemede solgun, tozlu, kirli, kızışmış yapraklar kullanılmamalıdır. Ayrıca dalların uç kısmındaki ilk 3-4 yaprak henüz olgunlaşmamış olduğundan besleme için uygun değildir. Yapraklar serin saatlerde (sabah erken veya akşamüstü) toplanmalı ve taşınmalıdır. Besleme yerine getirilen yapraklar serin ve nemli bir yerde muhafaza edilmelidir. İpekböceklerine ilk üç yaşta kıyılmış yaprak, 4. yaşta tam yaprak ve filiz, 5. yaşta bütün filiz ve şimal verilir.

    Yemleme


    Her yaşın başlangıcında ipekböceklerinin iştahları azdır. Yaş ortalarında çoğalır ve yaş sonuna doğru tekrar azalır. Yemleme .yaparken bu husus göz önüne alınmalı ve ona göre yaprak verilmelidir. Akşamları verilen son yemde, bir sonraki yem saatine kadar uzun bir süre olduğundan gündüz verilenden daha fazla yaprak verilmelidir. Özellikle son yaşlarda bir öğünde verilen yaprak bir sonraki öğünden en erken bir saat önce bitirilecek kadar olmalıdır. Verilen yaprak daha önce bitiyorsa az, daha geç bitiyorsa fazla verilmiş demektir. Ayrıca bütün ipekböceklerinin yemden eşit şekilde yararlanabilmesi için yem ve ipekböcekleri besleme yatağı üzerinde yeknesak şekilde dağılmış olması gerekir.

    Alt değiştirme (Küne alma):

    Besleme esnasında besleme yatağında kuruyan yapraklar, dışkı, değiştirilen deriler ve ölü ipekböcekleri birikir. Bunlar küneden atılmazlarsa zamanla kokuşur ve ipekböcekleri için zararlı olurlar. İlk üç yaşta her uyku sonrasında dördüncü yaşta en az iki kez ve beşinci yaşta günaşırı küne temizliği yapılması gerekir. Bu işlemde ipekböceklerinin büyüklüğüne uygun büyüklükte delikleri olan ağlar kullanılır. Besleme öncesi besleme yatağı üzerine konan ağlar üzerine yem verilir. İpekböcekleri yeni verilen yem üzerine çıktığında ağlar kaldırılarak altta kalan küne atılır.

    Seyreltme


    Besleme yatağı alanı ipekböceklerinin gelişmesine paralel olarak arttırılmalı ve ipekböcekleri mümkün olduğu kadar seyrek bakılmalıdır. Sık bakım hem yemlemede zorluk yaratır hem hastalıkların çok çabuk yayılmasına neden olur. Birinci yaş sonunda bir veya bir buçuk metrekarelik bir alan bir kutu ipekböceği için yeterliyken son yaşta 25 metrekarelik bir alana ihtiyaç vardır. Seyreltme genellikle her uyku sonrasında alt değiştirme (küne alma) ile birlikte yapılır.


     
Benzer Konular
  1. Suskun
    Mesaj:
    2
    Görüntüleme:
    2.439
  2. jeriko
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    726
  3. jeriko
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    410
  4. jeriko
    Mesaj:
    1
    Görüntüleme:
    712
  5. jeriko
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    542
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş