1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İran Edebiyatı (Farisi Edebiyat)

Konusu 'Edebiyat / Kitap' forumundadır ve Suskun tarafından 7 Ağustos 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL

    İran Edebiyatı

    İran Edebiyatı, İranlıların konuştuğu dil olan Farsça ile oluşmuş bir edebiyattır. En önemli temsilcileri, Firdevsi, Sohrab Sepehri, Füruğ Ferruhzad ve Ömer Hayyam'dır.
    1960 öncesine kadar aruz ölçüleriyle yazılan şiir, yerini çağdaş fars edebiyatına bırakmıştır.


    Firdevsî, 934-1020
    İranlı şair.

    İran'ın Homeros 'u diye tanımlayabileceğimiz, Akıllı bir adam, senin düşmanın bile olsa, cahil bir dosttan iyidir... Bilgili olan güçlü olur... Dünya, baştan başa aslı olmayan bir masaldan başka bir şey değildir... Sözlerinin sahibi epik yazar Firdevsi İran edebiyatının ve belki de dünyanın en büyük hamasi şairlerinden biri olarak kabül edilir.Firdevsî İran edebiyatının da en güçlü şairlerindendir. Dünya edebiyatı içinde de eserleriyle saygın bir yeri vardır. Firdevsi (Ebülkasım Mansur Bin Hasan Firdevsi) (d. 934 Tus, - ö. 1020, Tus). İranlı şair.Başlıca yapıtı Şehname yi (60000 beyitten oluşur; ilk insandan 3. Yezdgerd dönemine kadar İran tarihi anlatır) tamamlayınca 1010 yılında Gazneli Mahmut'a sunan Firdevsi, bağlanan aylığı az bulduğu için sultanı ağır biçimde hicvedince, Gazze'den göçmek zorunda kaldı. Bir süre Herat'ta ve Taberistan emiri Şehriyar'ın yanında kaldıktan sonra, Tus'a dönerek orada öldü.Firdevsi nin soyca bir Dihkan ailesinden olduğu söylenir.Doğum yılı kesin olarak bilinmemektedir.Firdevsi'nin Şahname adlı eseri vardır Tarihsel olaylara, eski destanlara olan ilgisi onu şehname'yi yazmaya yöneltti.

    Açıklamalar:

    Gazneli Mahmut (d. 2 Ekim 971 - ö. 30 Nisan 1030)(Farsça Yemin el-Devlet Mahmut)(Tam ismi: Yemin el-Devlet Abdülkasım Mahmut ibn Sebük Tigin), 997-1030 yılları arasında Gazne Devleti nin hükümdarıydı. Gazneliler Devletinin kurucusu babası Sebük Tekin'dir.

    Eseri:
    Şehname,( Firdevsi'nin eski İran efsaneleri üzerine kurulu manzum destanıdır. İran edebiyatının en büyük eserlerinden biri olarak kabul edilir.)

    Şehname Hakkında:
    Şahname, İran topraklarına düşkün ve yorgun düşmüşleri gölgesinde serinleten eski bir milletin soy kütüğü gibidir. Bu gölgede ne pehlivanlar yetişmiş ve onun esrarengiz hikayelerinde yaşamıştır. Yarattığı büyük hamasiyle İran ve İslam kültürünü en iyi şekilde yansıtmış olan Firdevsi, İranlıların nasıl ilahi mesajı kabul edecek müsait bir camia olduğunu ve bu ilahi dini kabullendiklerini göstermiştir.
    İranlıların İslamın ilk yıllarından beri bu ilahi dinin yayılması için canı gönülden çalışmışlardır. Bu yüzden Şahname’yi sadece şairlik ve edebiyat açısından değerlendirmek yeterli olmaz. Manzum hikayelerin yanı sıra Şahname, beyit beyit, harf harf eski bir milletin arzularını, hayallerini ve yaşamını dillendiren soyname gibidir.
    Büyük şair Firdevsi H. 370-71 yılında Şahname’yi yazmaya başlamıştır. Yaklaşık 35 yıl bu büyük hamasinin tamamlanması için uğraşmış ve bu yolda çok cefalar çekmiştir. Daha doğrusu Firdevsi, bütün benliğini, varlığını bu işe vakfetmiştir.
    Bu büyük şair H. 411 yılında vefat etmiş ve Tus şehrinde kendi bağı içinde toprağa verilmiştir. Hayatının nasıl geçtiğini tam olarak bilmediğimiz Firdevsi’nin belki de şerh-i halini kaleme aldığı ölüm karşısında mana bulan Şahname pehlivanlarının yaşamında aramak gerekir.
    Şahname 60000 beyitten oluşan büyük bir manzumedir ve mitoloji, pehlivanlık ve tarihi üç bölümden oluşmaktadır.
    Bu eserin en önemli kaynağı olarak öncelikle Ebu Mansuri’yi söyleyebiliriz. Ayrıca Azadserv adında şahsın Rüstem ve Gerşasp hanedanı hakkında rivayetleri ve Firdevsi’nin bizzat kendisinin insanlardan dinlediği hikayeler de Şahname’nin kaynaklarıdır.
    Şahname’deki masalları, hikayeleri sadece zahiri yapısıyla değerlendiremeyiz. Zira mitoloji, masallar birçok oluşumun gerçeklerini bize yansıtan belki de ilk kaynaklardır.
    Bu masalların dili de sembolik ve rumuzludur. Buna dikkat edilmezse bu masallar basit birer hikayeye indirgenmiş olur.
    Şahname iyi ve kötünün savaşımının rivayetidir. Siyavuş’un Sovdabe’nin hileleri sonucu ölümü, Feridun ve Kave’nin zalim Dehak ile savaşı, Menuçehr’in kini … bütün bunlar bu iyi-kötü savaşımını anlatmaktadır. Firdevsi ise hep iyinin yanında yer alan bir ermiş gibidir.
    Şahname bir de devamlığı güzelliği ve azametinden dolayı düşmanları kendine çeken İran’ın pehlivanların onu hep savunmaya hazır olmalarını istemesini anlatmaktadır. Bu ruhiyeyle yetişen İranlıların vatan sevgisi ve bu uğurda fedakarlıkları Şahname’de mücessem olmuştur.
    Firdevsi’nin Şahname’si şiiriyle edebiyatıyla ve kullandığı edebi sanatlarıyla dün de bir şaheser olduğu gibi bugünde bir eşsiz kaynak olarak karşımızda durmaktadır.
    İçinde barındırdığı duygu, düşünce ve kültür bütün insanlığı kucaklamaya hazırdır.
     

Sayfayı Paylaş