1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İrfan Gürkan Çelebi - Bıçak Sırtında Aşk

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 11 Ağustos 2010 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    [​IMG]

    Bıçak Sırtında Aşk; internetin gizemli dünyasıyla, sokağın soğuk gerçekliği arasında sıkışan Ece'nin romanı.

    Sanalla gerçeğin iç içe geçtiği, aşkın üzerine damla damla sızan kanla, gerçeği yalandan ayırmaya çalışacağınız, soluk soluğa bir arayış hikayesi. Ece'nin masum dünyasına giren Sabri ve Gökmen'in ayak izlerini takip ederek, mutluluk umudunun nelere mal olabileceğine tanık olacaksınız.

    Hangisi gerçek; sokakta karşılaştığınız mı? İnternetin sanal dehlizlerinde karşınıza çıkan mı?

    “… Sabah uyandığında genişçe bir yatakta, çırılçıplak buldu kendisini. Yanında Sabri, yorgana sarılmış uyuyordu. Yorganı hafif kaldırdı, çıplaktı. Saate gitti gözü, vakit öğleden sonrayı gösteriyordu. Tenine değen katılaşmaya yakın bir ıslaklığı fark edince yorganı üzerinden attı. Yatağa bulaşmış, çarşafın kendi yattığı tarafı boyayan kırmızılığı gördü. Önce bunun kendi kanı olduğunu anlayamadı, bu durum çok fazla sürmedi. Ece, gecenin kendisi için nelere mal olduğunu sorgulamaya başladığında, gözü parmağını süsleyen pırlanta yüzüğe takıldı. “Sabri'ye hak verdi

    Gerçekten çok ucuz kaldı!” İçinden gelen engel olunamaz ağlama krizi, riayet etmekten başka alternatif tanımıyordu. Ece, yorganı tekrar kan pıhtılarının üzerine kapattı, vücudunun, pelteleşmiş ıslaklığa temas etmemesi için iyice büzüldü, yanaklarına akan yaşları silmeye takati olmadığını anlayarak, başıboş bıraktı. Büyük sessizlik içinde, ritüelin bozulmasından korkar gibi çıt çıkarmadan, ne kadar ağladığını bilemedi. Bu halsizlik onu tekrar yatağa sürükledi, gözlerini sıkıca örttü. Ece'nin eylemine uyumak değil belki ölmeye yatmak denilebilirdi.
     

Sayfayı Paylaş