1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz
Notu Gizle
Merhaba Ziyaretçi.

"BENİM DÜNYAM" konulu resim yarışması başladı. İlgili konuya BURADAN ulaşabilirsiniz.

Sizi de bu yarışmaya katılıma davet ediyoruz...

İş ile ilgili deyimler

Konusu 'Deyimler ve Anlamları' forumundadır ve YoRuMSuZ tarafından 8 Şubat 2015 başlatılmıştır.

Etiketler:
  1. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.832
    Beğenileri:
    7.845
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    9.537 ÇTL
    Başını bir yere bağlamak: Bir işe yerleştirmek, işsizlikten kurtarmak. ”Çok geçmeden oğlunun da başını bir yere bağlamayı becerdi.”

    Bir baltaya sap olmak: Belirli bir sanat ya da iş sahibi olmak. ”Şu yaşa geldin ama bir baltaya sap olamadın gitti.”

    İş ayağa düşmek: İş sorumsuz, yetkisiz ve beceriksizlerin elinde kalmak. ”Bunlar da işi iyice ayağa düşürdüler.”

    İş başa düşmek: Beklediği yardım gelmeyince, kendi işini kendisi yapmak zorunda kalmak. ”İş başa düştü desene!..”

    İş çatallanmak (çatallaşmak): Bir işin sonuca oluşması konusunda türlü güçlüklerle karşılaşmak, ya da çeşitli seçeneklerle yüz yüze gelmek, sonuca nasıl ulaştırılacağı bilinemez olmak. ”İş gittikçe çatallaşıyor, sense aldırmıyorsun bile.”

    İş çığırından çıkmak: Bir iş asıl amaçtan çıkarak düzelmesi güç bir durum almak, bir bozukluk ve kargaşalık baş göstermek.

    İş inada binmek: Bir işi yapmakta direnmek.

    İşi düşmek: Birinin yardımına ihtiyaç duymak. ”Eh, onun da bize işi düşecek bir gün.”

    İşe koşmak: Birini bir iş yapmak üzere görevlendirmek, göndermek.

    İşi ağırdan almak: Acele etmemek, bir işi yapmak için isteksiz görünmek. ”Söyle onlara, işi ağırdan almasınlar, müşteriler mal bekliyor.”

    İşi azıtmak: Yanlış ve aşırı yollara sapmak. ”Bu çocuk da işi iyice azıttı.”

    İşi Allah`a kalmak: Güç şartlar altında, beşerden hiçbir yardım umudu kalmamak.”Kime baş vurduysa bir sonuç alamadı, artık işi Allah`a kalmıştı.”

    İşi başından aşmak: Pek çok işi olmak, iş içinde kaybolmak.

    İşi bitmek: 1. Hâli, gücü kalmamak. 2. Yaptığı işi sona ermek. ”Git de bak, babanın işi bitmiş mi?”

    İşi duman olmak: İşi ve durumu kötü olmak, berbat bir durumda bulunmak.

    İşi iş olmak: İşi yolunda, iyi olmak; hâlinden memnun bulunmak. ”İşi iş herifin, baksana yan gelip yatıyor her gün.”

    İşinden olmak: Bir süredir yaptığı işi elinden gitmek, görevini yitirmek. ”Haydi canım, yoluna git de patronunla kavga etme; yoksa işinden olacaksın.”

    İşi sıkı tutmak: Gevşekliğe yol açmamak, işe gereken önemi vermek ve sağlıklı yürümesini sağlamak.

    İşi tıkırında olmak: İşi çok uygun ve iyi olmak.”O konuşmayacak da ben mi konuşacağım, işi tıkırında adamın.”

    İşi yokuşa sürmek: Yapılabilir, görülebilir işi yapmamak için güçlük çıkarmak, bahaneler ileri sürmek.

    İşkembeden atmak: Uydurarak söylemek, tutarı olmayan sözler sarf etmek. ”Ona sakın inanmayın, işkembeden atıyor.”

    İş sarpa sarmak: İş, içinden çıkılması zor bir durum almak; engellerle karşılaşmak. ”İşler sarpa sarmadan çekip gidelim buradan.”

    İşten el çektirmek: Görevden uzaklaştırmak. ”Yolsuzluk yaptığı iddiası ile işten el çektirdiler ona.”

    İş yok: O şeyde yarar yok, faydası olmaz. ”O arabada hiç iş yok, almaya değmez.”
     
    KıRMıZı bunu beğendi.
Benzer Konular
  1. sherry
    Mesaj:
    1
    Görüntüleme:
    1.471
  2. YoRuMSuZ
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    961
  3. YoRuMSuZ
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    1.740
  4. YoRuMSuZ
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    2.014
  5. ZeyNoO
    Mesaj:
    1
    Görüntüleme:
    3.440
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş