1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İş Tecrübesi Bölümünün Yazılması

Konusu 'Kariyer' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 14 Aralık 2009 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Eğer yeni mezun değilseniz özgeçmişinizin en önemli bölümü budur. İnsan Kaynakları yöneticileri “gelecek performansı anlamanın en iyi yollarından birinin geçmiş performansı incelemek olduğuna” inanırlar. Bu nedenle bu bölümde dikkat edeceğiniz çok fazla detay vardır. Gelin birlikte inceleyelim.

    Hangi bilgiler mutlaka yazılmalıdır?
    Bu bölüme çalıştığınız firmanın adı, giriş ve çıkış tarihleriniz ve görev unvanınız mutlaka yazılmalıdır. Bunlar temel bilgilerdir.

    Tarihleri yazarken ay ve yıl yazılmalıdır. Firmanın adresine gerek yoktur, şehir yeterlidir.

    Pozisyonunuzu işyeri adından önce yazın.

    Amirlerinizi yazmaya gerek yoktur. Ancak örneğin, ilgili sektörde çok tanınmış ve çok etkili bir kişinin asistanlığını yaptıysanız bunu belirtmekte fayda olabilir.

    Bütün işyerleri yazılmalı mıdır?
    Özgeçmişe yapılan tüm paralı, parasız, full time ve part time işler yazılmalıdır diye bir kural yoktur. Önemli olan işverene eski tecrübenizi anlatırken aynı zamanda onun şirketine neler katabileceğinizi göstermektir.

    Bu nedenle çok fazla iş tecrübeniz varsa, çok kısa ve part time olanlardan başlayarak elemeler yapabilirsiniz. Başka bir deyişle bu bölüme, başvurduğunuz yerin gereksinimi olan yetenek ve kaliteleri geliştirmenizi sağlamış olan tüm işleri yazmalısınız.

    Kısa süreli işlerin zaten süreli olduğunu belirtin.

    “Sorumluluklar” ya da “Responsibilities” diye başlık atmayın!
    Özgeçmişiniz iş tanımınızı yazacağınız yer değildir. Satış şefi dediğiniz zaman insan kaynakları yöneticileri yaklaşık olarak ne yaptığınızı anlarlar. Onlara “satışları artırmak için çaba gösterdiğinizi” yazmayın, onlara yaptığınız işlerin boyutlarını ve neler başardığınızı yazın.

    İşvereni etkileyecek başarılarınızı yazın.
    İşverenler sizi işe aldıkları zaman onun şirketine ne katacağınıza bakarlar. Bunu onlara anlatmanın en iyi yolu kuru bir şekilde sorumluluklarınızı sıralamak değil geçmiş işlerinizde neler başardığınızı yazmaktır.

    İş hayatında başarılar genellikle satış artışı, verimlilik ve kârlılıkla ifade edilir. Sizde bu kriterlerle ifade edilen başarılarınızı yazın. Yeni bir proje uyguladıysanız satışlara ve kârlılığa olan etkisini yazın. Ayrıca aldığınız terfileri ve ödülleri de ekleyin. Muğlak, pek inandırıcı olmayan, yuvarlak ifadeler kullanmayın.
    İşte yanlış örnekler:
    “En büyük satışları ben yaptım”
    “Çalışanları organize ettim”
    “Müşteri ilişkilerini sağladım”
    “Bu işin bütün organizasyonunu yaptım”

    Bunun yerine, ulaştığınız hedefleri anlatmak için mümkün olduğu kadar rakamları kullanmalısınız.
    İşte doğru örnekler:
    250 Milyar TL.’lik bir bütçeyi yönetti
    Her ay diğer satış elemanlarından % 20 fazla sattı
    Yeni bilgisayar sistemini kurdu ve 10 kişiyi yetiştirdi
    200 sayfalık bir yayın çıkardı

    Bölümünüzün büyüklüğünü anlatırken size bağlı eleman sayısını yazabilirsiniz.

    HATALI ÖRNEK
    Bu örnekte aday yaptığı işleri ardı ardına sıralamış. Müstakbel işveren onun özgeçmişini okuyunca ne yaptığını anlıyor, ama nasıl yaptığını ve neler başardığını anlayamıyor.

    PAR BANK T.A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜK (182 şubesi var)
    BİREYSEL BANKACILIK BÖLÜMÜNDE UZMAN YARDIMCISI (Mayıs 80 ile Haziran 86 arası)

    Sorumluluklar:
    - Müşteri ilişkileri
    - Hızlı kredi
    - Kart başvuruları
    - Kart yapımı
    - Kart dağıtımı
    - Hesap kontrolleri
    - Bilgisayar takibi


    DOĞRU ÖRNEK
    Aşağıdaki örnekte adayımız, kuru bir iş tanımı vermek yerine başarılarını rakamsal anlatmaya gayret etmiş:

    EXPERIENCE

    HLETT-PARD S.A European Headquarters July 1991-Present European Personal Computers Analyst

    - Analyzed a business volume of more than one and half billion dollars
    - Coordinated and monitored the budgeting process of 22 units
    - Prepared forecasts, goals, plans and reports for marketing and financial purposes
    - Communicated financial goals to 11 countries

    Middle East and Africa Region Financial Supervisor

    - Supervised two people for financial reporting
    - Coordinated reporting process, pricing and forecasting

    SPECIAL MOTORS, Fisher Guide Division October 1989-July 1991

    - Analyzed the cost structure of 180 different head lamp models.
    - Established and implemented costing procedures for 7 of the cost pools.
    - Collected the cost drivers of these lamps.
    - Developed a costing model for designers for decreasing the lead time of new products in 5 months.


    Doğru ve aktif fiiller kullanmak!
    İş tecrübenizi anlatırken ve tüm özgeçmişinizde doğru ve aktif fiiller kullanmaya özen gösterin. Türkçe ve İngilizce toplam 254 fiili ve örnek kullanımlarını Bölüm 14’te listeledim. Bu fiillerin özelliği açıklayıcı ve etkileyici olmasıdır.

    Genel olarak kullandığınız ifadeler dinamik, aktif ve pozitif olmalıdır. Pasif ve savunmacı ifadeler sizi iyi tanıtmazlar. Pasif cümlelere örnekler verelim:
    “Mezun olmayı ümit ediyorum”
    “Mesleki tecrübem yoktur”
    “My proven abilities…”
    “Available at once”
    “Willing to go anywhere”

    En önemli işe en çok yeri vermek.
    Kitabın ilk bölümlerinde “özgeçmişe yaptığınız her şeyi ve tüm yeteneklerinizi, hobilerinizi yazmak yerine en etkili olacakları seçerek yazmalısınız. Yazınızda en fazla bölümü ise bu seçtikleriniz arasında en önemli olanlara ayırmalısınız” demiştim. Bu prensibi iş tecrübesi bölümünde de kullanmalısınız.

    Genellikle en son işinize en çok yeri ayırmanız doğrudur. Bunun iki nedeni vardır: Birincisi işverenler sizin en son yaptığınızla ilgilenirler. Zaten normal olarak son geldiğiniz nokta iş hayatınızda en etkin olduğunuz noktadır. İkinci fayda şudur: İlk işlerinize daha az yer ayırıp son işlere gelirken gitgide daha çok yer ayırırsanız, doğal olarak iş hayatınızdaki gelişimi vurgulamış olursunuz.

    Bunlara dikkat edin!
    Yazılanları, başvurduğunuz sektörün terminolojisini kullanarak yazın. Eski işverenleriniz dışında kimsenin anlamayacağı teknik anlatımlardan kaçının.

    Maaştan bahsetmeyin, sadece x’in altında verirseniz çalışmam gibi çok net bir kararınız varsa bundan bahsedin.

    İşten ayrılma nedenlerini yazmayın. İşverenlerin en çok önem verdiği ve kararlarını etkileyen konu budur. Özgeçmiş yazısı bu nedenleri uzun uzadıya anlatacak yer değildir. En doğrusu, görüşme sırasında ayrıntılı bir şekilde açıklamaktır. Bana yollanan özgeçmişler içinde yer alan bazıları anlamsız, bazıları da işe alınma şansını neredeyse ortadan kaldıran “ayrılma nedenlerinden örnekler aktarıyorum.

    “Yatırım A.Ş.”ye Danışman olarak girdim, patronumun vefatı üzerine buradan ayrıldım”
    “Bütün işyerlerinden istifa ederek ayrıldım”

    “Müdürlerimle anlaşamadığım için firmadan ayrıldım”

    “Bazı özel sebeplerle ayrıldım”

    “Çalışma ortamı bir cehennem haline geldiği için oradan ayrıldım”


    Çalıştığınız işyerinin ününden ya da yaptığı işlerden eğer durumunuzu açıklamak için gerekmiyorsa bahsetmeyin. Eski şirketinizi “satmayın”, eleştirmeyin. Yeriniz varsa firmanın ürünlerini, rekabetteki yerini yazabilirsiniz.

    İşyerinde sorumluluğunuz dışında yaptığınız diğer işleri yazın, iyi etki yapar

    Sizi güçlü ve farklı kılacak hobi ve aktiviteleri yazın.
    İş dışındaki zamanlarınızda neler yaptığınız sizi müstakbel işvereninize anlatır.

    Hobilerinizin ve aktivitelerinizin en etkili ve ilginç olanlarını yazın, sıradan şeyler yazmayın. Örneğin “kitap okurum” cümlesiyle “Cumhuriyet tarihiyle ilgili tüm kitapları okurum” cümlesi arasında dağlar kadar fark vardır. Birinci cümle pek bir anlam ifade etmediği halde, ikinci cümlede bir ayrıcalık görülmektedir.

    Aynı şekilde, “spor yaparım” ile “5 yıl lisanslı olarak voleybol oynadım, şu anda da devam ediyorum” cümleleri arasında; “müzik dinlerim” ile “1960’lı yılların rock eserlerinden oluşan bir CD koleksiyonum var” cümleleri arasındaki fark açıkça görülmektedir.

    Yıllar boyunca incelediğim çok sayıdaki özgeçmişten ayırdığım doğru ve yanlış hobi cümlelerini aşağıya sıraladım. Önce sıradan olan, acemice yazılmış ve etkileyici olmayan örneklere bakalım:

    HATALI ÖRNEKLER

    “iyi filmler seyretmek”

    “yaşamayı severim, insanları severim” (sevmeyen var mı?)

    “düzeyli olmak kaydıyla insanlarla ilişkide olmak, sosyal yaşamda olmak”

    “kısa hikâyeler ve şiirler yazarım” (kapsamlı ve yayına yönelik bir çalışma değilse, bunları yazmak ilkokul etkisi yapıyor)

    “insan ilişkilerini geliştirmek”

    “annem profesyonel konfeksiyon üreticisi olduğundan işyerinde moda dergilerini incelerim”

    “çiçek, hayvanlar, insanlar”

    “fırsat buldukça yeniliği ve gelişmeleri izlerim” (fırsat bulmadığı zamanlar hayattan geri kalıyor!)

    “seyahati çok severim, geçen temmuz ayında bir buçuk aylığına bir seyahate çıktım, benim için hem tatil oldu hem de yeni fikirler edinmeme neden oldu”

    “hareketi severim” (kavgayı mı, hızlı dansı mı, koşmayı mı, belli değil)

    “edebiyat” (somut şeyler yazmadıkça etkisi yok)



    DOĞRU ÖRNEKLER

    “psikoloji, sosyal grupların yapısı konularında araştırma yapmak” (oldukça ilginç, ancak mülakatta gelecek sorulara verecek detaylı cevaplar varsa!)

    “trompet çalmak”

    “briç oynamak, 9 yıldır Robert Kolej Briç Kulübü üyesi”

    “empresyonist ressamlara özel ilgi duyarım”

    “İstanbul Yüzme İhtisas Kulübü’nde 5 yıl lisanslı yüzücü, Türkiye Şampiyonası’nda 1.lik ve 2.lik (1979, 1981)”

    “Kadıköy Anadolu Lisesi’nde lisanslı voleybol oyuncusu”

    “çok iyi pizza pişiririm”

    “karikatür çizerim, Gırgır dergisinde 7 karikatürüm yayınlandı”


    Yabancı Dil Bölümünün Yazılması
    Bu bölüm önemli, önemli olduğu kadar da yoruma açık bir bölümdür. Bildiğiniz yabancı dilleri yazmak tabii ki avantajınızdır. Burada sorun, dil bilginizin derecesini yazmaktır. Çünkü, “çok iyi”, “yeterli”, “akılcı” gibi sıfatları herkes farklı yorumlar.

    Dilinizin derecesini yazarken size şu önerilerde bulunabilirim:

    Yabancı dille eğitim yapan bir kurumdan mezun olduysanız, diliniz için “çok iyi” dediğinizde bunu yeteri kadar desteklemiş olursunuz.
    Bir kursa giderek dil öğrendiyseniz, derecenizi yazdıktan sonra, gittiğiniz kursu, hangi yıllarda gittiğinizi, ne süre ve sıklıkta gittiğinizi yazın. Böylece daha inandırıcı olursunuz.
    Bir gazete ilanına cevap veriyorsanız, eğer durumunuz uyuyorsa ilandaki terminolojiyi kullanın. Yani, ilanda akıcı İngilizce isteniyor ve sizin durumunuz buna uyuyorsa, aynı terimi kullanabilirsiniz.
    Dilbilginizin derecesini abartmayın. Eğer bilginizi gerçeğin üzerinde gösterirseniz sözlü ya da yazılı bir sınava tabi tutulduğunuzda zor durumda kalırsınız.

    Bildiğiniz bilgisayar dilleri de bu bölüme yazılabilir.

    Yine biraz örnek vereyim. İşte incelediğim çok sayıda özgeçmişten ayırdığım dil bilgisi bölümleri:

    Önce, yanlış olanlar:
    “yabancı dil olarak Fransızca'ya mükemmel derecede vakıfım”

    “yabancı dilim İngilizce'dir”

    “foreign language: English (derecesi nedir?)

    “Ekim 1990 tarihinde dil öğrenimi için gittiğim İngiltere’den bir yıl sonra döndüm” (orada ne yapıldığı belli değil)

    “İngilizce ve Fransızca biliyorum”

    “okul seviyesinde İngilizce”

    “yabancı dilim İngilizce ve konuşma düzeyindedir”



    Şimdi de doğru örnekler:
    “tekstille ilgili teknolojik literatürü takip edebilecek düzeyde İngilizce”

    “orta düzeyde Almanca, Alman Kültürde 1 yıl, haftada dört saat kursa gittim”

    “çok iyi derecede Fransızca-lise eğitimimi (3 yıl) Brüksel’de yaptım”

    “ITBA’de 5 yıl 24 sınıf bitirdim. Daha sonra 2 yıl İngiltere’de çalıştım ve konuşma düzeyimi geliştirdim.”
     

Sayfayı Paylaş