1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İş ve Özel Yaşamda Başarısız Olmanın Beş Yolu!

Konusu 'Kariyer' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 10 Aralık 2009 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    Şirketlerde farklı seviyelerde bulunan insanlarla çeşitli ortamlarda birlikte çalıştığım için, ister işyerinde, ister evde olsun, kişisel ilişkilerde başarısızlığın beş ortak nedenden kaynaklandığını gözlemledim. Bunlar şöyle:

    Sürekli kendiyle meşgul olma
    Acele varsayımlar
    Olumsuz yaklaşımlar
    Beğenilme arzusu
    Nezaketsizlik

    Sürekli Kendiyle Meşgul Olma
    Hiç kimse, "Ben büyüğüm" takıntısına sahip biriyle uğraşmak istemez. Ben merkezci insanlar, konuşmayı tekellerine alırlar ve her zaman konuyu kendi fikir, yetenek, başarı ve gündemlerine geri getirirler. "Ben büyüğüm" anlayışına o kadar kapılmışlardır ki başkalarının çıkarlarını düşünecek zamanları yoktur.

    Başarı'da "ben"e yer yoktur. "Ben" yerine "sen" anlayışına sahip olmadığımız sürece, iş ve insan ilişkilerindeki başarı skorumuz sıfıra yakın olacaktır. İnsan etkileşimlerinde en iyi kural, binlerce yıl öncesine dayanır: "Ne ekersen onu biçersin." Günümüzde başarıya ulaşmanın en garantili yolu, başkalarının ne istediğini bulmak ve bunu sağlamanın yollarını aramaktır. İster sağlıklı ve uyumlu bir ev ortamını korumak isteyin; ister mal ve hizmet satın; isterse hırs ve vizyon sahibi bir işgücü oluşturun; bu kural geçerlidir. Başkalarına odaklanabilmek, öğrenilebilir bir özelliktir. Olgunlukla birlikte doğal olarak kazanılır.

    Acele Varsayımlar
    Sonuç almak için acele eden insanlar, nadiren başarıyı yakalarlar. Çoğu zaman, insanları ve koşulları, yüzeysel görünümlerine bakarak ve arka planda neyin olduğunu araştırmadan önden yargılarız.

    Eski püskü giysiler giymiş orta yaşlı bir adam, bir Chrysler bayiine girer. Satış elemanları, onu görmemezlikten gelirler. Nihayet, bayinin sahibi, adamın yanına gelir ve ona yardım edip edemeyeceğini sorar.

    - "Şu araba kaça?" diye sorar adam, Chrysler’in en pahalı modelini işaret ederek.

    Bayi sahibi, fiyatı söyler.

    - "Bir tane alıyorum," der müşteri.

    - "Harika" der bayi sahibi. "Peki, parayı nasıl ödeyeceksiniz?"

    - "Bir çek yazacağım," der adam.

    Ve yazar. Yeni arabası ona sunulduğunda, bayi sahibine bir kez daha döner.

    - "Bu arada," der; "çöp kamyonu satıyor musunuz?"

    Bayi sahibi, adama Dodge marka dört çöp kamyonu satar. Adam, yerel bir inşaat firmasının sahibidir.

    Dış görünüm, aldatıcı olabilir. Başarı, her zaman lüks markalar giymez. Kot pantolon, atlet, iş eldiveni, etek yada bluz da giyebilir.

    Olumsuz Yaklaşımlar
    Bazı insanlar vardır; sürekli bir yağmur bulutunun altında yürürler. Nereye giderlerse gitsinler, işleri ters gider.

    Bazı kimseler, yağmur yağdırmada uzmandırlar. Olumsuz yaklaşımları nedeniyle kötü şans peşlerini bırakmaz. İşlerin ters gideceğini bilirler ve bu inanç, kendi kendini doğrulayan bir kehanete dönüşür.

    Bir keresinde, yaşamın sürekli kaybeden tarafındaymış gibi duran bir arkadaşıma "Neşelen" dedim. "Daha kötüsü olabilirdi."

    - "Biliyorum" dedi. "Bir defa neşelendim ve kesinlikle işler daha kötüleşti."

    - "Dinle," dedim. "İyi birşeyin olacağına inanırsan, iyi birşey olur. Senden yarın harika bir gün geçireceğine inanmanı -gerçekten inanmanı- istiyorum."

    Bir sonraki günün sonunda arkadaşımı arayarak gününün nasıl geçtiğini sordum.

    - "Kötü," dedi. "Tam beklediğim gibi."

    Bir başka arkadaşım da tamamen zıt bir karaktere sahipti. Kafasına bir ton gübre dökülse, "Düşünsene, bu gübreler çileklerim için ne kadar iyi olacak!" derdi.

    Hava nasıl olursa olsun, içinde bulunduğu koşullar ne olursa olsun, bu arkadaşıma gününün nasıl geçtiğini sorduğunuzda, "Bugün hayatımın en güzel günü," derdi.

    Bir keresinde ona sordum: "Seni ne zaman görsem, hayatının en güzel gününü yaşıyorsun. Bunu nasıl beceriyorsun?"

    - "Dün, bir daha asla geri gelmeyecek. Yarın ise henüz benim değil. Bugün, sahip olduğum tek gün. Bu da onu hayatımın en güzel günü yapıyor," derdi.

    Bu arkadaşım, birkaç yıl önce öldü; ama eminim, onun ödülü, her gün hayatının en güzel gününü yaşayacağı bir sonsuzluk olacak.

    İnsanlar, ikinci bahsettiğim arkadaşımı çok sever; birinci bahsettiğim arkadaşımdan ise kaçarlardı. Birinci bahsettiğim arkadaşımın yakınında olduklarında, kendilerini yıldırım çarpacağından ya da üzerlerine bir ağaç düşeceğinden korkarlardı. Ve bu gerçekten olabilirdi.

    Beğenilme Arzusu
    İnsanların sizi beğenmelerini istemek doğaldır. Arkadaşlarımızdan güç ve ilham alırız. Arkadaşlığın sıcaklığı, büyük bir moral yükselticidir. Ama, arkadaşlığı satın almaya çalıştığınızda, ürünü ucuzlatırsınız. Kendinize saygınızı kaybedersiniz. Başkaları da size saygı duymazlar.

    Yüksek standartlar oluşturup bunlara uygun hareket ettiğinizde saygı görürsünüz.

    Nezaketsizlik
    Bazı insanlar, uçlarda dolaşırlar. Bilerek insanların sözlerini keser ve başkasının duygularına saygı göstermeksizin akıllarında ne varsa pat diye söylerler. Dünyanın kendi programlarına göre döneceğini düşünürler. Dolayısıyla, randevularına istedikleri zaman gelirler. Başkalarını bekletmekten rahatsızlık duymazlar. Onlar için taviz vermek, zayıf insanların işidir ve diplomasi, yalnızca manipülasyon amaçlı olduğunda faydalıdır.

    Bu tür insanlar, bir süre için zorlaya zorlaya başarıya ulaşabilirler. Ama, tersliklerle karşılaştıklarında ve kendilerini destekleyecek birilerine ihtiyaç duyduklarında, sempati duymaktan ziyade oh olsun diyen kişilerle yüz yüze gelirler.

    Nezaket, iş dünyasında sorunları aşmanızı sağlayan önemli bir faktördür. Satışta, yönetimde ve kişisel ilişkilerde başarıya giden yolu kolaylaştırır.
     

Sayfayı Paylaş