1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

ışid protestoları kobani meselesi

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve derruni tarafından 10 Ekim 2014 başlatılmıştır.

  1. derruni

    derruni Üyecik

    Katılım:
    10 Ekim 2014
    Mesajlar:
    5
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    120
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    0 ÇTL
    IŞİD PRETOSTOLARI VE KOBANİ MESELESİ
    Olay ne Işid ne de Kobani meselesidir. Kobani halkı savaştan kaçmış, evlerini şehrini terk edip Türkiye’ye sığınmış. Türkiye Kobani halkına kapılarını açmış ve hatta Kobani halkına faydalı olan güvenlik tezkeresi meclisden geçirmesine rağmen Türkiye’nin çeşitli yerlerinde ülkeyi karıştırmak adına çıkartılan olaylar çok ilginçtir.
    PKK, hem Işid’e karşı savaşmıyor, hem de Türkiye’ye tepki gösteriyor. Bu akılı çözmek zor değil. Bu olaylar sırf Türkiye düşmanlığının bir göstergesidir. Ve batı destekli bir olaydır. Batının taşeronluğunu yapan PKK ve yandaş halkları küresel lobiden emir alsalar da ne Türk-Kürt kardeşliğini ne de Türkiye’yi deviremez. Çünkü Türkiye’de çok güçlü bir anlayış hakimdir. Bu olaylara benzer nice olaylar gördük. Hiçbirisi de amacına ulaşamadı ve fos çıktı.
    Gösteriler Işid meselesi değil, Kobani meselesi hiç değildir. Amaç barış ve çözüm süreçlerini baltalamaktır. Büyük amaç ise yükselen Türkiye’yi durdurmaktır. Birileri dedi ki. ‘Şimdi tam zamanı. Türkiye’yi karıştırın, harekete geçin, size destek vereceğiz.’ dediler. Batının vesayetçi senatocuları Türkiye düşmanlığı yapmaktaydı.
    Olayların sadece Türkiye’nin çoğu yerinde değil de dünyanın da çeşitli yerlerinde görülmesi büyük bir organizasyonun büyük bir akıldan çıktığını göstermektedir.
    Dikkat ederseniz bu işlerde küresel güçlerin parmağı vardır. Daha geçtiğimiz ayda dünya ülkeleri ışid zirveleri gerçekleştirmişti. Türkiye doğrudan destek vermeyeceğini söylemişti. Erdoğan ‘Işid’i terör örgütü kabul ediyorsunuz da PKK’yı neden terör kabul etmediniz.’ demişti. Türkiye Işid’e karşı oluşturulan koalisyon gücünün içinde olmadı. En azından doğrudan olmadı. Buna kızan küresel güçler artık yıllardır besledikleri PKK halkına harekete geçin dedi. Emir Fransa ve Amerika’dan verildi. Ve bir bakmışsınız ki Türkiye’nin her yerinde Işid ve Kobani eylemleri adı altında bir yıkım ve iç savaş başlatma gayretleri görüldü. Türkiye’yi karıştırmak ve iç savaşa sürükleme gayretleri boş çıkacaktır.
    Erdoğan’ın samimi çağrılarına kulak vermeyen Demirtaş’a sesleniyorum. ‘Bu küresel güçler sana fayda sağlamaz. Ama Erdoğan sana uzun vadede fayda sağlardı. Küresel güçler artık kendi yıkılışını durduramıyor. Dünyada islam’a yapılan saldırılar artık halkları harekete geçirdi. Arap baharı büyüyor ve küreselleşiyor. Ey Demirtaş artık şeytanın tayfasının uşaklığını yapmayı bırak. Bu batıl mücadele, en çok size zarar verecektir.
    Hem bir taraftan Türkiye’ye sahiplenmiş milliyetçi anlayışa karşı çıkacaksın devletin eski sahiplerini devlet terörü olarak göreceksin. Şimdi de aynı ırkçı anlayış ile doğuya sahipleneceksin. Ne fark var. Her ikisi de Fransız ihtilalinin mahsulü ırkçı anlayış değil midir. Ak parti hükümetiyle vesayet yıkılmış.Anlayış değişmiş, devlet eski devlet değil. Ama bu Kürt ırkçıları değişmemişler.Çok geriden geliyorlar. Erdoğan’ın eşitlikçi bir anayasa çabasını da barış ve çözüm süreçlerini de tıkamaya çalıştılar. Sizce nedir bunların amacı. Eğer bir devlet kurmaksa nice devletleri görmediler mi. Adalet huzur ve esenlik devlet kurmakta değil güdülen evrensel siyasettedir. Bir kürt devleti kursalar bile her şey toz pembe mi olacak. İlk önce bir vesayet yerleşecek. Dağ kadrosundan devlet mi olur. Bunlar ülkeye ve insanlığa hizmet verebilir mi.Çok partili hayata geçemeyecekler bile. Bir süre baskıcı dayatmacı bir hükümet sonrada kaynakları sömüren bir yapı. Kürtler asla mutlu olamayacaklar. Erdoğan’a muhalif olmak bozgunculuğun taraftarlığıdır. Bugün ortaya çıkmış barışçıl ve kardeşçi bir devlete karşı çıkanlar esenlik ve özgürlük istemiyorlarsa ne istiyorlar.
    Toprak mı kardeşlik mi. İstikrarı ve refahı topraklara sahiplenmek devlet kurmak sağlamıyor artık. İstikrarı evrensel değerlere sahip çıkmak sağlıyor. Nedir bu değerler, eşitlikçi ve özgürlükçü bir anayasa. Barış ve kardeşlik anlayışı yani çözüm süreçleri. Ve evrensel değerleri koruyan yasalar yapmaktır. Gelişimi sağlamak, ülkenin verimini arttırmak insanlarına hizmet edecek projeleri uygulamaktır. Ak parti bu çaba içinde oldu. Ayrım yapmadı. Kucak açtı ve biz dedi. Tüm bunlara rağmen Erdoğan hükümetine ve Anadolu halkına düşmanca bir tavır aldılar.
    Işid protestoları onlara bir fayda sağlamaz. Bu eylemler ancak onlara zarar verir. Çünkü ne haklılar, ne de amaçları doğrudur. Niyetleri evrensel değil. Tamamen batıl ve şeytani bir tutum içindeler. Baştan ırkçılık ile ve toprak derdiyle bir yanlışa düşmüşler. Dünyayı hedef yapan halklar hiçbir zaman amaçlarına ulaşamamışlar. Bunlar mı ulaşacak. Ahireti hedef yapan halklar istikrarı, huzuru ve esenliği getirebilir ancak.
    Erdoğan’ın sayısız davetleri iyi niyet çağrıları oldu. Çözüm süreci diye samimi şekilde barışa el uzattı. Ama onlar yanaşmadılar. Erdoğan ve Türkiye halkı, pkk terörüne göre gerçekten mazlum durumundadır. Kendilerini mazlum gösteren aşırı ırkçı Kürt halkları bozgunculuktan başka bir şey yapmadı. Savaş ve kaostan beslenen bu yapıya Allah lanet etsin. Zaten bu gidişle Allah onların başına bela verecektir. İri dolu yağmurları ve depremler bu bozgunculara karşı kaçınılmazdır. Bu bozgunculara karşı Allah’tan yardım dileyen bir Türkiye halkı vardır. Batı medeniyetinin taşeronluğunu yapan bu yapı ve yandaş halkları elbette tanrının gazabından nasibini alacaktır.
    Işid protestoları aşırı ırkçı Kürt halkına bir şey kazandırmayacak. Ne devlet kurabilirler ne de bölgede güç olabilirler. Onlar ancak Türkiye ile şeref bulurlar. Onlara ancak Türkiye el uzatır. Batı sadece silah verir hadi birbirinizi öldürün der. Zamanı gelince de onlara sırt çevirir. Çıkarları ön plana gelince ihanet ederler.
    Erdoğan Türkiye’sinin savaşçı bir anlayışı olmadığı tüm dünya tarafından görülmüştür. Sayısız örnek bunu doğrulamıştır. Libya, Suriye ve ırak olaylarında bunları net gördük. Pkk için silah bıraktırma çabaları, aflar ve çeşitli yasalar çıkartıldı. Çözüm süreçleri ve akil insanların yapıcı çalışmaları oldu. Bu kadar barışçı bir hükümete karşı ısrarla biz savaş istiyoruz denmek ne kadar şeytanidir.
    Osmanlı’yı içten ve dıştan yıkmışlardı. İçten yıkanlar bugün yine sokakları karıştırmaya çalışanlardır. Sanmayın sadece HDP, PKK bu olayları yapıyor. DHKP-C ve çok sayıda terör örgütleri bu olayın içinde. Dünkü geziciler hatta paralel yapı da bu kaos şebekesinde bulunuyor. Kaos lobisi var gücüyle harekete geçti. Geçtiğimiz seçimde birlik etmişlerdi. Türkiye düşmanı terör örgütleri de bugün birlik içindeler. Amaç büyük Türkiye’nin istikrarsız olması. İnançlı bir Türkiye’ye düşmanlık yapılıyor. Doğruluk ve barışın gücü olan istikrarı kırmaya çalışıyorlar.
    Erdoğan hükümeti, pek çok kişi kurum ve ülkeyle zıtlaştı ve düşmanı çoğaldı. Erdoğan hükümeti dünyaya sahip olmayı değil barışı, adaleti, esenliği önemsedi. Demokrasiyi, eşitliği ve doğruluğu hedef yaptı. Sırf Allah’ın rızası için ahretlik çalışma yöntemi gösterdi. Ama tüm kişi kurum ve ülkeler sadece dünyalık menfaatlerini düşünüyordu. Esad gibi, İran gibi, paralel yapı gibi daha sayamayacağımız tüm guruplar bu menfaat şebekesinin içindeydi. Dünyada sadece kendilerini düşünerek insanlığa zarar veren bu menfaatçi düşünce şeytanın yolunu tutmuş doğrulukla yürüyen tanrı halkına karşı mücadele ediyordu.
    Kötülüğün yolunu tutmuş tüm bu dünyacı şebeke doğru yolu yol edinmiş Erdoğan hükümetine karşı birlik etmişlerdi. Erdoğan Allah’ın öğretilerini ve tanrı felsefesini tutuyordu. Ama bu çabası inançsızların hoşuna gitmiyordu. Erdoğan hükümetini ve felsefesini yıkmak için ellerinden gelen gayreti gösterdiler. Bugün sokakları savaş alanına çeviren zihniyet şeytanın mücadelesidir. Allah ve iyilik anlayışını yıkma çabasıdır.
     
  2. Katip
    Hoşgörülü

    Katip Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2013
    Mesajlar:
    1.761
    Beğenileri:
    2.395
    Ödül Puanları:
    5.580
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    ?
    Yer:
    Uzaklarda ...
    Banka:
    91 ÇTL
    Amaç başka kobani işit bahane... Bu olayları çıkaranlar hala ortaçağ kafasında ki zihniyet. Hesabı sorulmalı.
    Bu arada itidal çağrısı yapmaya başlayan Demirtaş ve ahalisi iki yüzlülükten başka birşey yapmıyor. Söyledikleriyle yaptıkları aynı değil. Geçinin salaklar ahalisinin üzerinden nasıl olsa sizde çok.
    Unutmadan Diyarbakır da,Van da,Antep te,Muş ta,Mardin de,Batman da,Siirt te ve diğer yerlerde ölenlerin katili hdp nin eş genelbaşkanı Selahattin Demirtaştır. Çünkü o insanları sokağa çağıran ortalığı alevlendirendir.
     
    Son düzenleme: 10 Ekim 2014

Sayfayı Paylaş