1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Işığın Gelişimi Hakkında 4

Konusu 'Fen ve Teknoloji' forumundadır ve BeReNN tarafından 14 Ekim 2011 başlatılmıştır.

  1. BeReNN
    Uykumvar

    BeReNN Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesajlar:
    8.855
    Beğenileri:
    254
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    Istanbul, Turkey
    Banka:
    289 ÇTL
    [h=2][/h]

    Işığın gerçek kimliğini açıklıyoruz.

    Işık dalgadır dedik, sonra taneciktir. En son dalga –tanecik dualitesini kabul etmek zorunda kaldık. Bilim o kadar geniş bir yelpaze ki bilim adamları her konuda araştırma yapmaya devam ediyorlardı. Bulunan bilgiler paylaşılıyordu. Önemli olan bilginin bulunması değil yorumlanmasıydı. Bu konuda Einstein'in başarısı su götürmez bir gerçektir. Dönemin genç bilim adamlarının tüm deney sonuçlarını başarılı bir şekilde yorumlamıştır. Çağımızda bu görev Stephen Hawking tarafından yürütülmektedir. Her dönemde böyle bir insana ihtiyaç var. Amper elektrikle uğraşıyordu. Bir telden elektrik akımı geçirildiğinde yanındaki pusulada sapma gözlemledi ve telin etrafında manyetik alan oluştuğunu keşfetti.

    Amper bu manyetik alanın durgun yük etrafında değil akan yük yani ivmeli hareket eden yük etrafında oluştuğunu bulmuştu. Faraday ise magnetik alanla uğraşıyordu. Düzgün bir manyetik alan içerisine tel bir halka konulduğunda üstelik halka hiçbir üretece bağlı değilken yalnızca manyetik alanın değiştirilmesiyle ampermetrede sapma gözlemlemişti. Bu da değişen manyetik alanın elektrik akımı oluşturduğunu gösteriyordu. Her yük etrafında elektrik alan var oğluna göre olayı şöyle de tanımlayabiliriz. Değişen manyetik alanlar elektrik alanları doğurur. Bilim adamları için elektrik, manyetizma ve optik birbirinden bağımsız bilim dalları iken bir sihirli dokunuşla bu üç alanı birbirbirine bağlayan ve böylece fizikteki en büyük birleştirmeyi gerçekleştiren James Clerk Maxwell sahneye çıktı. Maxwell elektrik akımının hızını hesapladı ve ışık hızına eşit olduğunu gördü. Üstelik ışığın dalga ve tanecik modelleriyle açıklanabilen her türlü davranışı ışığın elektromanyetik dalga oluşuyla da açıklanabiliyordu. Aslında dalga-tanecik dualitesine göre çok daha doyurucu ve ikna edici bir şekilde açıklıyordu. Maxwell ışığın elektromanyetik dalga olduğunu matematiksel olarak ispatladı. Ona göre elektrik alan ile manyetik alan birbirlerine dik olacak şekilde V hızıyla hareket eden bir elektromanyetik dalgadır. Bu sayede çok uzaklara rahatlıkla seyahat edebilir. Üstelik emd ın yayılması için ortama ihtiyaç yoktur yani uzayı doldurduğu varsayılan esir maddesine de böylece ihtiyaç kalmamış olur. Üstelik elektrik ve manyetik alanlar aynı fazlıdır. Yük taşımazlar. Birbirlerinden etkilenmezler. Ama enerji taşırlar. Yani sözün özü ışık için geçerli olan bütün optik olaylar, elektromanyetik dalgalar için de geçerlidir. IŞIK ELEKTROMAGNETİK DALGADIR…

    Işığın karakterini çözdük rahatladık ancak şimdi yeni sorular bizleri bekliyor.Bilimi seviyorum .Boşuna mı demişler merak varsa bilim de var diye..Nedir bu elektromanyetik dalga ?Daha önce gördük mü?Günlük hayatımızda var mı ? Bunlarla hiç karşılaştık mı ya da maruz kaldık mı? Şimdi bu sorulara cevap arayalım. Aslında bunlar ışık nedir? Sorusu kadar zor ve karmaşık değil.Sadece elektromanyetik spektrumu görmek bile bunu anlamak için yeterli aslında.Spektrum Hertz in laboratuarda yaptığı deneyler sonucunda bulduğu ve bu yolla Maxwell in teorik çalışmalarını deneysel olarak ispat etmeyi başardığı Radyo dalgalarıyla başlıyor.İşte herkes tarafından biline radyo dalgaları elektromanyetik dalga ailesinin bir üyesidir.

    Hertz bu dalgaların çok uzaklara gönderilebileceğini keşfetmiş hatta 1901 2 de Atlas okyanusunu aşan sinyallerle İngiltere'den New foundland' a Mors alfabesinin ‘' s ‘' harfini göndermeyi başarmıştır.Yani şimdilerde her saniye bir frekans değiştirip dinlediğimiz radyo istasyonlarının ortaya çıkışı Hertz sayesindedir.Radyo dj'lerinin sesleri ve tabiî ki müzik yayınları Dj'in bulunduğu yerden yayınlana radyo dalgalarına yüklenerek bulunduğumuz yerde frekansını ayarladığımız radyo alıcısı tarafından yakalanarak kulağımıza ulaşıyor.Sonra mikro dalgalar geliyor Hani şu kısa sürede yemeği pişiren veya ısıtan fırınlarda kullanılan elektromanyetik dalgalar.Daha birçok kullanım alanı var tabiî ki bunları da incelemeyi ileriki sayılara bırakacağız.Sonrasında Kızıl ötesi ışınlar ençok uzaktan kumandalar ve cep telefonlarından hatırlarız.Görünüz bölge zaten adı üzerinde Bizim gözümüzdeki hücreler tarafından algılanabilen ve spektrumda çooook küçük bir yer kaplayan kırmızıdan mor renge kadar olan kısım.Mordan sonra ne geleceğini tahmin etmek zor değil.Mor ötesi ışını.. Aslında güneşten her saniye üzerimize yağan ozon tabakasının tuttuğunu bildiğimiz ultraviyole ışınlarıda diyebiliriz. Kanser uyarılarını hatırlayalım tabi. Hemen ardından X ışınları gelir ki diğer adı Keşfeden kişinin adıyla da anılan Röntgen ışınları..Röntgeni hastaneye hayatından en az bir kez giden herkes bilir .Yada çevresindeki bir kişinin röntgen filmini görmüştür.Spektrumun son ışınımı gama ışınımıdır ki bu adı genellikle Atom bombasının geçtiği cümlelerde duyarız.Elektromanyetik dalgalar görüldüğü gibi hayatımızın her yerinde bizimle.

    Yüksek Fizik Öğretmeni Müberra Altın
     

Sayfayı Paylaş