1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İskandinav Efsaneleri

Konusu 'Mitoloji' forumundadır ve Suskun tarafından 31 Mart 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL

    [​IMG]
    Dünya yaratılmadan önce sadece Ginnungagap adı verilen bir uçurum vardı. Ginnungagap'ı Mısır mitolojisindeki Nun, Yunan mitolojisindeki Kaos olarak da görebiliriz.


    Ginnungagap'ın kuzeyinde buzlar ülkesi Niflheim, güneyinde alevler ülkesi Muspelheim vardı. Muspelheim'dan çıkan ateşler Niflheim'dan çıkan buzları eritti ve oluşan sihirli sudan ilk yaratık meydana geldi: dev Ymir.

    Ymir ne erkek ne de dişiydi, fakat buz devleri sülalesinin atası oldu. Diğer devleri "terleyerek" yarattı çünkü. Vücudunu oluşturan sihirli sular koltukaltları eriyince akıtı ve bunlardan diğer devler oluştu.

    Bir süre sonra çiftleşmeyi öğrenen bu devlerin çocukları olur. Bu çiftleşmelerin en önemlisi Bor ile Besta'nın çiftleşmesidir. Bor ve Besta'nın üç çocukları olur; Odin, Vili, Vé. Bu üç kardeş, kendilerine bir dünya yaratmak isteyip devlerin saldırısına uğradıkları zaman Ymir'i öldürüyorlar.

    Kutsal ağaçları yaratmıyorlar, yaratılan ağaçlardan ikisini canlandırarak insanları oluşturuyorlar.

    Tanrıların teker teker özelliklerinin anlatıldığı bölümde Sif, İdun, Forseti gibi önemli tanrı ve tanrıçalar eksik.

    Odin'in oturduğu tahtın adı eksik: tahtın adı Hlidskjalf.

    Freyr'ın Gullinborsti isimli altın kıllı ve dünyanın en hızlı hayvanı olan yaban domuzundan bahsedilmemiş.

    Tyr'in resmindeki kurdu Tyr'in kurdu olarak nitelendirmemeliyiz. O kurt Loki'nin oğlu olan Fenris'tir. Fenris tanrılara dehşet verici gözükünce onu Gleipnir adında bir iple bağlamışlardır. Oradaki kırmızı iplik Gleipnir. Ayrıca bu Fenris, Tyr'in kolunu ısırmıştır, herhalde resim bize bunu anlatıyor.
    [​IMG]
    Artık yaşlanan ve yönetimde zorlanan Ymiri öldürürler.


    [​IMG]
    Ymir ile birlikte bütün devleri öldüren üç kardeş, iki kutsal ağaç yaratır. Bu ağaçlardan biri ilk kadındır, diğeri de ilk adam.

    [​IMG]

    Embla (1. resim) sarmaşıktır. Askr (2. resim)) kül ağacıdır. Odin, Vili ve Vé toplanırlar; kendilerine bir dünya yaratırlar.
    [​IMG]

    Yeni dünyanın adı Asgarddır. Asgardın tam ortasında yaşam ağacı adı verilen Yggdrasil vardır.

    Gördüğünüz resimdeki gibi, bu dünyada bir insanların yaşayacağı bölüm vardır, bir de yeraltı. Yer altı dünyasına Hel adı verilirdi. Yeraltını yöneten tanrıçanın adı da Heldir. Aynı Yunan mitolojisindeki Hades gibi. Ayrıca bir de gökkuşağı vardır. Gökkuşağı, yeryüzünden tanrıların sarayına çıkan bir yoldu. Tanrı Heimdall, gökkuşağının başında bekleyerek tanrıların sarayına olduk olmadık herkesin girmesini engellemekle görevliydi. Heimdall'ın kulakları çok gelişmişti. En uzaktaki en küçük sesleri bile duyabilirdi.

    [​IMG]

    Bu, Odin. Odin, tanrıların yöneticisiydi. Odinin garip bir atı da vardı. Bu atın adı Sleipnir idi. Sekiz bacağı vardı. Suda ve karada gidebilirdi. Resimde Odin atına binmiş olarak gösteriliyor.

    Odinin iki kuzgunu vardı. Bu kuzgunlar ona dünyadan haberler getirirdi. Kuzgunlardan birinin adı Huginn (düşünce) ve diğerinin adı Muninndir (hafıza).


    [​IMG]
    Bu, Tyr. Tyr, savaş tanrısıydı. Elinde kalkanı ve kılıcı hazır dururdu. Ayrıca bir kurdu vardı. Resimde Tyr ve kurdu bir arada görünüyor.


    [​IMG]
    Bu, Hel. Kendisindan daha önce biraz bahsetmiştik. Ölüler ülkesinin kraliçesidir. Lokinin kızkardeşidir.


    Bu, Loki. Loki, kötü ve kurnaz bir tanrıydı. Işık tanrısı Balderden nefret ederdi. Loki ile Balderin geçtiği bir efsaneyi anlatmak istiyorum.

    Bir gün, Balder düşünde yaşamının tehlike altında olduğunu görür. Tedirgin olur ve gördüğü rüyayı annesi Friggaya anlatır. Frigga ateş ve sudan, tüm metallerden, kuş ve vahşi hayvanlardan, toprak ve taştan oğluna zarar vermemeleri için söz alır. Daha sonra herkes Baldere taş atarak eğlenmeye başlar. Çünkü verilen söz onu tüm zararlara karşı korumaktadır. Loki bu durumu sezer ve durumu sorgulamaya başlar. Kardeşinin neden acı çekmediğini araştırdığında annesi ona doğanın yeminini anlatır. Ayrıca doğada yalnızca ökseotunun bu sözü vermediğini de ekler. Loki ökseotunu bulup hemen onu Balderin kardeşi, kör tanrı Hodere, kötü oyununa ortak olması için sunar. Hoder ökseotuyla Baldere dokununca Balder oracıkta ölür.



    Size biraz da Ragnarökden bahsetmek istiyorum. Ragnarök bütün yeryüzü tanrılarının yokedildiği büyük savaştır. Bu savaştan sonra yeni bir dünya yaratılır.
    Lokiyi yakalamayı başaran Odin ve diğer tanrılar, şeytani numaralarını yapmasını engellemek için her yanını zincirlerler. Loki kılık değiştiremez ama bir gün zincirlerini kırar. Bu tüm kötülüklerin, canavarların ve devlerin tanrılara saldıracağının alametidir aslında. Tanrıların şafağında büyük Ragnarök savaşı başlamıştır. Odin, büyük bir kurt olan Fenrir tarafından öldürülür. Daha sonra oğlu Vidar, Odinin öcünü alır. Korkunç mücadelelerin tanrılar ve kötü kuvvetlerin arasında yarattığı öfke tanrı Heimdall ve Lokinin yüzyüze gelmeleri ve birbirlerini öldürmeleriyle son bulur. Dünya ateşle yok edilir ve bütün kainat sulara gömülür. Bu son yıkımı bir yeniden doğuş, dünyanın denizden yeniden yükselmesi, yeşille çepeçevre sarılması ve bitkilerin ortaya çıkması izler. Ölen tanrıların oğulları Asgarda, hükümdarlıklarına geri dönerler. Şimdiki dünyamız yaratılır.





    [​IMG]
    İskandinav tanrıları ölümlüydü, ve ancak Idunn'un elmaları ile Ragnarok'a kadar yaşayabilirlerdi.
    Resim: J. Penrose, 1890.​


    Æsir (Tanrılar)


    Andhrímnir, Baldr, Borr, Bragi, Búri, Dagr, Delling, Forseti, Heimdall, Hermóğr, Höğr, Hœnir, Kvasir, Lóğurr, Loki, Móği ve Magni, Óğr, Odin, Ríg, Thor, Tyr, Váli, Ve, Vidar, Vili

    Ásynjur (Tanrıçalar)

    Bil, Eir, Frigg, Gná, Hlín, Iğunn, Jord, Lofn, Nanna, Nótt, Saga, Sif, Sigyn, Sjöfn, Snotra, Sol, Syn, Var, Vör, Şrúğr hel(hela)

    Vanir (Tanrılar ve Tanrıçalar)

    Freyr (Yngvi), Freyja, Gullveig, Nerthus, Njord, Ullr

    Norns (Yazgılar)

    Urd, Verdandi, Skuld Valkyries Brynhildr, Göndul, Gunnr, Hildr, Hlağgunnr, Róta, Skuld, Sigrdrífa, Sigrún, Skögul, Sváva, Şrúğr

    Elf (Álfar)

    Beyla, Byggvir, Dökkálfar, Svartálfar, Volund

    Jotuns (Devler)

    Ægir, Angrboda, Baugi, Beli, Bergelmir, Bestla, Billing, Bolthorn, Byleist, Elli, Fárbauti, Fenja, Fjalar, Fornjót, Geirrod, Gerd, Gjálp ve Greip, Gilling, Grid, Gunnlod, Gymir, Hel, Hrym, Hræsvelgr, Hrod, Hrungnir, Hymir, Hyndla, Hyrrokkin, Járnsaxa, Kari, Laufey, Loki, Mani (ay), Menja, Modgunn, Mundilfari, Muspel, Mökkurkálfi, Narfi, Olvaldi, Ragnhild, Rán, Rind, Skaği, Snær, Suttung, Surtr, Thokk, Şjazi, Şrívaldi, Şrúğgelmir, Şrymr, Utgardaloki, Vafşrúğnir, Ymir

    Cüce

    Alvíss, Andvari, Berling, Brokkr, Durin, Dvalin, Eitri, Fafnir, Fjalar ve Galar, Gandalf, Hjuki, Hreidmar, Litr, Lofar, Nordri, Sudri, Austri ve Vestri, Nyi ve Nidi, Otr, Regin, Sindri

    İnsanlar

    Adils, Agne, Ask, Aslaug (Kraka), Björn Ironside, Bödvar Bjarki, Berserkers, Dag the Wise, Domalde, Draugr, Dyggve, Egil, Einherjar, Embla, Erik and Alrik, Fjölnir, Frodi, Glam, Grimhild, Gylfi, Haddingjar, Hagbard ve Signy, Haki, Halfdan, Halfdan the Old, Harald Hildetand, Hedin, Helgi Hundingsbane, Hjalmar, Hrólf Kraki, Hugleik, Hvitserk, Ingeborg, Ingjald, Jorund, Karl, Krimhild, Lif ve Lifthrasir, Marmennill, Nór, Ottar, Raum the Old, Röskva, Sigar, Siggeir, Sigmund, Signy, Sigurd, Sigurd Ring, Sinfjötli, Skagul Toste, Skirnir, Sveigder, Svipdag, Şjálfi, Vanlade, Völva, Yngvi ve Alf, Yrsa

    Canavarlar

    Arvak and Alsvid, Auğumbla, Blóğughófi, Eikşyrnir, Fenrisulfr, Garm, Geri ve Freki, Grani, Gullinbursti, Gullinkambi, Gulltopp, Hati, Heiğrún, Hildisvíni, Hófvarpnir, Hræsvelgr, Hrímfaxi, Hugin ve Munin, Jörmungandr, Lindorm, Mánagarmr, Níğhöggr, Ratatosk, Skinfaxi, Skoll, Sleipnir, Svadilfari, Sæhrímnir, Tanngrisnir ve Tanngnjóstr, Varulf, Veğrfölnir

    Mekanlar

    Álfheim, Ásgard, Barri, Bifröst, Bilskirnir, Breidablik, Élivágar, Eliudnir, Fensalir, Fólkvangr, Gimlé, Ginnungagap, Gjallar Köprüsü, Gjöll, Gladsheim, Glasir, Glitnir, Gnipahellir, Helgrindr, Helveg, Himinbjörg, Hindarfjall, Hörgr, Körmt ve Örmt, Idavoll, Jötunheimr, Ironwood, Hlidskjalf, Midgard, Muspelheim, Mirkwood, Náströnd, Niflheim, Noatun, Sessrúmnir, Singasteinn, Slidr River, Sökkvabekkr, Şrúğvangr, Şrymheimr, Utgard, Valhalla, Vanaheim, Hvergelmir, Vigrid, Vimur, Vingólf, İdalir, Yggdrasil

    Artifaktlar

    Andvarinaut, Brisingamen, Draupnir, Eldhrímnir, Gand, Gjallarhorn, Gleipnir, Gram, Grotte, Gungnir, Helskór, Megingjord, Mimir çeşmesi, Mistilteinn, Mjölnir, Naglfar, Óğrerir, Reginnaglar, Hringhorni, Skíğblağnir, Tyrfing, Urd çeşmesi Hlidskjalf

    Tapınma

    Blót, Hörgr, İnsan kurban etme, Seid, Sumbel, Uppsala tapınağı, Thor'un çekici, Völva, Yule

    Nors veya İskandinav mitolojisi, İskandinav insanlarının Hristiyanlık öncesi dinleri, inanışları ve efsaneleridir. M.Ö. 1000 yıl sonrasında, birçok Avrupa ülkesinde Indo-Avrupa dili konuşuluyordu. M.Ö. ilk bin yılın ortalarında Alman kabileleri Güney İskandinavya ve Kuzey Almanya bölgesinde yaşamışlardı. Onların yayılmaları ve ilerlemeleri M.Ö. 2.y.y. 'la kadar devam etti. Bu yüzden İskandinav ve Alman mitolojileri aynı temeller üzerindedir ve bir çok ortak noktaları vardır.Snorri Sturluson'un Eddası (1179-1241) bu efsanelerin çoğunu içerir. Mitolojinin yaratılış detaylarını çok çeşitli kaynaklara dayanarak sadece Snorri kaleme almıştır.
    Başlangıçta boşluk vardı (Ginnungagup). Dünya daha var olmadan önce 11 nehir akan Niffleheim'da ölüm var oldu. Niflheim'ın güneyinde başka bir sıcak dünya daha oluştu; Muspell; Devlerin koruduğu yer. Devler buraya Stur yani Siyah dediler. Niflheim'ın nehirleri donmuştu. Bu nehirlere Ginnungagup dendi. Günün birinde Muspell'deki kıvılcımlar nehirlerin üzerine düştü ve nehirleri eritti. Erimiş nehirlerden oluşan damlacıklar Ymir'i şekillendirdi.Ve Ymir'in terinden diğer dişi ve erkek devler oluştu.
    Yaratılış efsanesinin bir başka versiyonu daha vardır:
    Eriyen damlalar en ilkel inek şeklini aldılar. Audhumla; sütüyle Ymir'i besleyen inek. Audhumla aynı zamanda tuz parçalarını yalayarak bu bloklara ilk insan şeklini verir. İlk insan Buri. Buri'nin, bir devin kızı olan Bolthor ile evli bir oğlu vardır; Bor. Bolthor'u Odin,Vili ve Ve birleşerek Bor'a uygun bir biçimde yarattılar.Ve şeklinden dolayı Ymir'i öldürdüler.Ve sonra iki tane ağaç yarattılar. Düşünen, nefes alan, duyan ve de görebilen iki ağaç... Bu ağaçlar insan ırkının ilk modelleriydi. Erkeğe Askr (ash tree => Kül ağacı), dişiye de Embla (Sarmaşık) dediler. Ardından Asgard'ı yarattılar. Tanrıların meskenini. Snorri diğer bir çok versiyonda kader ağacı Yggdrassil'den bahseder. Onun ne kadar ihtişamlı olduğunu, dünyanın merkezinde nasıl görkemli bir şekilde yükseldiğini tasvir eder. Ağacın altındaki kader feminen formu olarak tasvir edilir. Ve insan hayatının buradan başladığı düşünülür.
    Bazı versiyonlarda da Tanrıların büyük meclisinin burada toplanıp kararlar aldığından bahsedilir. Bu ağaç üç köklüdür; Bu köklerden biri cehenneme kadar uzanır, diğeri devler ülkesine gider ve sonuncu kök de insanların dünyasına gider. Bütün dünyanın mutluluğu bu ilk ağaca bağlıydı. İskandinav tanrıları iki grupta toplanır; Aesir ve Vanir tanrıları. Aesir'in en önemli tanrıları; Odin, Thor ve bazende Tyr, Vanir'de ki önemli tanrılar ise Njord, Frey ve Freya dır. Vanir; Zenginlik , verimlilik ve doğurganlığı simgeler. Doğurganlığı sembolize eden toprak ve denizle sembolleştirilmiştir Vanir. Aesir; Diğer bütün değerlerle sembolleştirilmiştir. Odin bir büyücüdür, tanrıların şefidir ve tüm kahramanların başıdır. Thor, çekicin tanrısıdır ve havaya hükmeder. Bir çok hikayede bu ikili barış içinde yaşarlar ve birbirlerine yardım ederler. En önemli mitolojik hikayeler uzak geçmişte bir zamanda , Vanir ve Aesir arasında çok vahşi bir savaşın çıktığından bahseder. Bazı bilginler bu savaşın Alman ırkının diğer ırklarla karşılaşmasının bir yansıması olarak görürler. Georges Dumezil ve Jan De Vries, tanrılar arasındaki savaş ve bölünmenin Indo-Avrupa mitolojisinin bir parçası olduğunu ortaya çıkardılar.
    Bilinen üçlü; sihirsel güçleri adilce kullanan Odin ve Thor tarafından yaratılmıştı.Tyr savaş tanrısı ve Vanir bolluk tanrısı beraberce hiyerarşiyi bozguna uğratmışlardı. İskandinav mitolojisinde Odin ve Thor arasındaki çelişki, bütün tanrılık statülerinin Vanir'de kalmasıyla başladı. Aesir'e bir kadın olan Gullveig'i (Altın sarhoşu) göndererek yalvardılar. Daha sonra da savaş çıktı. Her iki tarafta tükendikten sonra, iki taraf kendi grup üyelerini değiş tokuş etti. Vanir Njord ve oğlu Frey'i, Aesir ise Mimir ve Hoenir'i verdi. Bu geçici barış tüm tanrıların toplanarak Kvasir' i yaratmalarıyla kutlandı. Kvasir barış ve mutluluğun sembolü daha sonra kurban edildi. Ve kanından tanrılar için bir içki yaratıldı. Böylece Kvasir Tanrıları sarhoş eden ve ozanlara ilham veren bir içecek olmuştu.
    Önemli bir başka mitolojik efsane de Balder ve Loki'yi anlatır. Odin'in oğullarından Balder burada akıl, sevgi ve bilginin tanrısı olarak karşımıza çıkar. Cennette Glitnir denilen bir yeri korumaktadır. Her türlü anlaşmazlıkta bütün tanrılar onun adaletine güvendiklerinden ona gelirler ve burada Balder'in adaleti sağlaması beklenir.Ve Balder adaleti yerine getirir. Loki Aesir tarafından evlat edinilmiş bir devdir. Loki ve Odin aralarında bir dostluk antlaşması yapmışlardı.Bir gece Balder kendi ölümü hakkında çok rahatsız edici bir rüya görür. Annesi Frigg, su, ateş, doğadaki bütün elementlere, kuşlara, canavarlara, toprak ve taşlara, Balder'a zarar vermemeleri için yemin ettirir. Böylece Balder Ölümsüz olur. Bundan sonra Aesir Balder'ı ortalarına alıp onunla eğlenmeye başlar. Ona küçük ok, taş vs. şeyler atarlar. Bu yeminden dolayı Balder sadakatsizliklle karşı karşıya kalmıştır. Loki bu dramayı görünce merak eder ve kadın kılığında Frigg'in yanına giderek ona neler olduğunu sorar. Frigg de ona yeminden bahseder ve yeminin içine katılmayan tek şeyin ökse otu olduğunu da sözlerine ekler. Bunu duyan Loki hemen Aesir'e sunulmak üzere ökse otu getirir. Bunu kör tanrı Hoder'e kendi isteği ile verecek ve böylelikle Balder'a acı çektirme oyununa o da katılabilecektir. Balder'a ökse otundan yapılmış ok atılır ve Balder ölür. Aesir bu olayın suçlusundan intikam almak ister ama bulundukları yerin kutsallığından dolayı bunu yapamazlar. Balder Hel'e gidecektir, yani tüm ölülerin gittiği yere çünkü o bir savaşçı değil ve bir savaşta ölmemiştir dolayısıyla da kahramanların yeri olan Valhalla'ya gidemez. Balder Hel'den ancak Odin onun çıkmasına izin verdiğinde ve aynı zamanda yaşayan ve ölü olan her canlının onun için göz yaşı döktüğü zaman çıkabilecektir. Aksi takdirde sonsuza dek orada kalmaya mahkum olacaktır. Bu kehanet üzerine Aesir bütün dünyaya elçiler yollar. Doğaya, insanlığa, tanrılara ve onlara Balder için göz yaşı dökmelerini emreder. Bunu tüm yaşayanlar kabul eder. Tabii ki Devlerin kraliçesi Thork (kılık değiştirmiş Loki) hariç. Ve ağlamamak için de kesin kararlıdır. Aesir Thork'un Loki olduğunu farkettiğinde, onun bu şeytanca oyunlarına son vermesi için zincire vurur.
    Kehanete göre Loki bir gün bir şekilde zincirlerini kıracak ve bu bütün şeytanların canavarların ve devlerin tanrılara karşı olan büyük savaş Ragnarok'ta kaybedeceğinin işareti olacaktır. Ragnarok'ta Odin kurt Fenrir tarafından yenilir. Daha sonra da Fenrir Odin'in oğlu Vidar tarafından öldürülür. Bu olaydan sonra tanrılar arasındaki korkunç savaşlar başlar. Tanrı Heimdall ve Loki karşı karşıya gelip birbirlerini öldürene kadar savaşırlar. Ve daha sonra Dünya bir ateşle yok edilir. Evren denizin dibine batmaya başlar. Bu son tekrar doğuşla kendini devam etirir. Dünya denizden tekrar yükselir, yeşillenir, bitkilerle dolup taşar. Aesir'in ölü oğulları Asgard'a geri döner ve atalarının yolunu izlerler.




    [​IMG]

    Danimarka, İsveç, Norveç ve İzlanda gibi İskandinav ülkelerinde yaşayan halkların atalarının ku*şaktan kuşağa aktardığı zengin bir öykü ve masal dağarcığı vardır. Saga denen ve kahramanların, haydutların, hayaletlerin, canavar*ların, deniz krallarının, köylülerin, cücelerin aşk ve serüvenlerinin anlatıldığı bu öykülerin yanı sıra, bir de İskandinavya'da tapılan tanrılara ilişkin efsaneler vardır.
    Eski zamanlarda aralarında İngiliz ve Al*man halklarının ataları da olmak üzere, çeşitli halklar değişik adlar altında aynı tanrılara tapıyordu. Ne var ki, İngiltere ve Almanya'da bu efsanelerden günümüze yalnızca bölük pörçük öyküler kalmıştır. Hıristiyanlık'ın İskandinavya'ya, özellikle uzak İzlanda Adası' na girmesinin gecikmesi ve ancak 1100'den sonra kurumlaşması, efsanelerin, anlatıla anlatıla belleklere iyice yerleşmesine yol açtı. İskandinav tanrılarıyla ilgili öyküler eski İz*landa edebiyatı örneklerini içeren Edda adlı iki kitapta ayrıntılı ve eksiksiz bir biçimde yer almaktadır.

    İskandinav Tanrıları
    İskandinav tanrıları insana benzemekle birlik*te dev boyutluydu. Bu tanrılar, yer, uyur, doğar, ölür, sever, nefret eder, korkar ve kederlenirdi. Arkadan vurmayı kınar, başarılı olduğu kadar başarısızlık da gösterebilir, sa*vaşta yenilebilirlerdi.
    İçlerinde en başta gelenler Aesir tanrılarıy*dı. Gökyüzünde Asgardr denen gizemli bir yerde yaşarlardı. Baş tanrı Odin'di; tüm tanrıların ve insanların babası, gökyüzünün efendisi, ölüler dünyasının kralıydı. Büyük sarayı Valhalla'da, ölen savaşçıları yargılardı. Şairlere esin veren oydu. Büyücülükte ustay*dı. Odin, ak sakalı, gökyüzü gibi renk değişti*ren peleriniyle, görmüş geçirmiş, yaşlı bir adam olarak resmedilirdi. Yalnızca tek gözü vardı, çünkü öbürünü, tanrı Münir'in bilgelik kuyusuna, akıl karşılığı kurban vermişti. Odin' in ayaklarının dibinde iki kurt yata;, bir omzunda Düşünce öbüründe Bellek adlı iki kuzgun tünerdi. Sekiz ayaklı, güçlü atı Sleip-nir, rüzgârdan daha hızlı koşar, suda yüzer, havada uçardı. Karısı bereket tanrıçası Frigg' di. Odin'in başka tanrıçalarla ya da ölümlü kadınlarla aşk ilişkilerini anlatan öyküler de vardı.
    Odin'in sayısı belirsiz oğullarından en güç*lüsü kızıl sakallı Thor'du. Kendisine güç veren sihirli bir kemer takar, ellerine demir eldivenler giyer, çekicini vurmasıyla şimşek*ler yağdırır, arabasının tekerlekleri döndük*çe, gök gürültüsü oluşurdu. Kötü devlere karşı savaşan tanrıların ve insanların önderiy*di. Devler ülkesinde birçok savaş ve serüven yaşayan Thor'un karısı altın saçlı, hasat ve aile tanrıçası Sif'ti. Önemli tanrıların üçüncü*sü savaşan erkeklerin koruyucusu savaş tanrı*sı Tyr'di.
    Odin'in erkek kardeşi Loki de önemli olduğu kadar ilginç bir tanrıydı. Başlangıçta ateş tanrısı olan Loki, Edda'da. tanrıların bazen dostu, bazen düşmanı olarak anlatılır. Düzenbazlığı ve huysuzluğu yüzünden pek sevilmezse de, kurnazlığı zaman zaman işe yarardı. Canı istediği zaman biçim değiştire*rek insan ya da hayvan kılığına girebilirdi. Cinsiyetini değiştirdiği de olurdu. Loki'nin canavar ruhlu üç çocuğu vardı: Ölüm tanrıçası Hel, Tyr'in sağ elini ısırıp kopardıktan sonra tanrıların zincire vurduğu korkunç kurt Fenrir ve denizin derinliklerinde yaşayan, kuyruğuyla fırtınalar çıkaran yılan Jörmungand.
    Loki'nin yaptığı en büyük kötülük, Odin'in oğlu, çok sevilen genç gün ışığı tanrısı Balder' in ölümüne neden olmasıydı. Annesi Frigg, tüm yaratıklardan ona zarar vermemeleri için söz almış, ama ökseotunu gözden kaçırmıştı. Loki sonradan ökseotundan bir ok yaptı ve bu Balder'in ölümüne neden oldu. Tüm canlılar Balder için yas tuttu ve öfkeli tanrılar Loki'yi sonsuza kadar bir kayaya zincire vurarak cezalandırdılar.
    Öbürlerine göre daha az önemli tanrılar arasında bilge Mimir, gözcü Heimdall, deniz tanrısı Njörd, gençlik tanrıçası Idun ve şarkıcı Bragi sayılabilir. Njörd'un iki çocuğu yaşam tanrısı Freyr ve aşk tanrıçası Freyja'ydı. Gün ve gece, Ay ve Güneş, ateş ve rüzgâr, gündoğumu ve günbatımı, kar ve sis tanrıları ya da tanrıçalarından başka, ayaz ve dağ devleri, mağarada yaşayan cüceler, cinler, geceleri evlerin çatılarında gezen düşsel yara*tıklar ve rüzgârda uluyan ruhlar vardı.

    Yaratılış ve Dünyanın Sonu
    Hemen hemen tüm uluslar gibi İskandinavyalılar'ın da dünyanın yaratılışını anlatan öykü*leri vardır. Bu öykülere göre başlangıçtaki boşluk ve kargaşadan sonra, önce tanrılar yaratıldı; sonra koca bir devin gövdesinden dünya oluştu. Devin, dünyanın köşelerinde duran dört güçlü cücenin omuzlarında taşınan kafatası gökyüzüydü. Dünya yassıydı ve dünyayı kuşatan okyanusun dibinde yılan Jör*mungand yaşıyordu.
    Dünya, büyük dişbudak ağacı Yggdrasil'in üzerinde duruyordu. Bu ağacın en üst dalları Asgardr'a değiyor, yeraltındaki kökleri Mimir' in kuyusundan ya da insanların yazgılarını belirleyen Nornlar'ın pınarından sulanıyordu. İnsan ırkı, tanrıların ağaç kütüklerinden biçimlendirdiği Askr ve Embla'dan türemişti.
    Ragnarök, yani "tanrıların alacakaranlığı" dünyanın sonuna ilişkin bir öyküydü. Loki ve kurt Fenrir zincirlerinden kurtulacak, devler Asgardr'a saldıracak, ölüm gemisi dehşet salacak, Jörmungand yılanı denizden çıkacak, dağlar titreyecekti. Tanrılar ve düşmanları arasındaki son savaşta, herkes birbirini öldü*rerek yok olacak, tüm dünya ve üzerindeki insanlar ateşte yanacaktı. Ne var ki, bu mutlak son değildi. Bir süre sonra yeni bir çağ başlayacak, Balder dirilecek ve eski dünyanın küllerinden yeni bir dünya oluşacaktı
     

Sayfayı Paylaş