1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Iskitler’in Türklüğü

Konusu 'Genel Türk Tarihi' forumundadır ve wien06 tarafından 31 Ocak 2011 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    [​IMG]


    İskit tarih ve kültürünü yazılı- görsel belgelerle çok kısa olarak inceleyelim :
    Ön-Türkler iki büyük guruba ayrılırlar. ON(hun) lar ve OQ’lar. İskitler Ön-Türklerin OQ bölümündendirler. İskitler Yazı sahibidirler. Şzent- Miklos hazinesinde bulunan 12 altın içki takımının kupalarında bu Türkçe’yi okumaktayız. Baştan sona şiir olan metinde her kupaya ayrı bir mısra yazılmıştır bunlardan ilkinde Ön-Türkçe olarak :
    OQ Ësibiz OY Ëzisiyiz şeklindeki mısra (OQ milletinin kutsal düşünceleri) demektir.
    İskitlerin Ön-türkçe adı,
    UÇ-ËSİG ËL AT’.. Uç = lider, önder… Ësig = etik, edilmiş, olan… ËL = halk, .. At = nam, ad, tanına , …bilinen,….Lider olarak tanınan halk

    Ön-Türkçe bilmeyen fakat anlamlar hakkında bir fikri olan Herodot bunu ASKOLAT okumuştur…Bu hâlen Asyada OSKOLOT diye bilinmektedir.
    Yunanlılar bunu SKYTH şekline sokmuşlardır .. Oradan da tüm dünyaya bu şekilde yayılmış biz de İSKİT olmuştur

    Franszıca’da SCHYTH (SİT) diye seslendirilir.
    İstanbula vardığında bu ad SCUTAİ (Üsküdar) şekline dönüşmüştür.
    İncil’de (Ahd-i Atîk) ise bu ad ASHGOUZA’dır. (Nouveau Testament, Pléiade, 1957, Paris)

    İSKİT adı, bu halkın adıdır. Kurdukları devletin adı OQ-UŞUY’dur. OQ federasyonu demektir. Tarihte bu adla ( -1517) de, AT-OY BÏL’in yani AT-OY Konfederasyonuna dahil bir federasyon halinde ilk kere görülmüştür. Bu, AT-OY federasyonu OZU- ÖGİZ (dinyeper) ırmağından Çin sınırına kadar uzanırdı. Bunun içinde
    OQ-UŞUY, doğuda Rumanya, Batı’da Kafkasları içine alırdı. (-516) da Kafkaslardan aşağı inip Urartu devletini yıkmış ve fakat sonra onunla birleşip DEŞT-İ KIPÇAK federasyonunu kurmuşlardır ; başkenti Kafkaslarda ÇUR idi. Bu devlet, 1395’te, Timur tarafından TEREK savaşıyla tarihten silinmiştir. ( Bu tarihi Asyalı kardeşlerimizden Kâzım Mirşan yoluyla öğreniyoruz)

    [​IMG]

    Yukarıda, Rumanya’da VUİN adlı bir köylünün alusunda bulunmuş olan 23 parça altın eşya’dan oluşan ŞENT MİKLOŞ hazinesindeki kupalardan birinin üzerindeki yazıyı görüyoruz.

    İlk satır, Asya Türkçelerini ve dolaylı olarak Ön-Türkçe bilmeyen 5 Türkolog’un yakıştırma olarak yanlış okuma şekli görülmektedir.
    Yazı solda sağa yazılmıştır, araştırmacılar yazıyı soldan sağa okuma becerisini göstermişlerdir..

    Şekillerin bazısı harf bazısı hece olarak okunmuştur
    uydurma halde 4 ayrı cins şekl (a) diye okunmuştur(!)
    RUK ve İÇU birer hecedirler harf değildirler.
    Altta ise, K.Mirşan tarafında sağdan sola okunan ve DAMGA sistemiyle yazılmış olan yazıda, ÖVÜLEN AD’ın BAYRAĞI İT(kurt) dur cümlesi çıkmıştır.
    Bu örnekle İskitlerin Yazı sahibi olduklarını artık Türk olmalarından şüphe edilmemesi gerektiğini ortaya koymuş bulunmaktayız.

    Batı dünyası, İskitleri Grek etkisi altında görmek istediklerinden İskitlerin tarihini (VII.yy) diye veririler. Bu tarih son zamanlarda (VIII) e yükselmiştir.


    İskitler tarihe ALTIN USTASI olarak geçmişlerdir. Yarattıkları eserlerden ALTIN ELBİSELİ KADIN bir dünya hârikasıdır
    Pazırık qurganından çıkan Pazırık Semer halısı , Türk halı san’atının şaheserlerinden biridir ; Batı bunu hemen İran kültürüne bağlamak istemiştir. Fakat, Halının ortasında 24, iç çerçevesindeki 62 sayıda OQ-OĞ damgaları 2’nci iç çerçeveyi süsleyen 65 adet ÖG-AT damgası vb… halının Öz-Türk eser olduğunu ispat ederler..

    İskitler’in tarihini kısaca vermiş bulunmaktayız.
    Bu belgeler , görsel yazıya dayanan belgeler ışığında sunduğumuz bilgilerin artık tarih kitaplarına geçmesinin zamanı gelmiş çoktan geçmiştir.
    Bilinen verilen Akademik bilgiler, genelde Batı’nın kendi çıkarlarına göre kaleme aldıkları köksüz eksik ve yanlış tarihe dayanmaktadır.

    HALUK TARCAN
     

Sayfayı Paylaş