1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Islam Felsefesi

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve rehber85 tarafından 19 Ağustos 2007 başlatılmıştır.

  1. rehber85

    rehber85 Aktif

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    408
    Beğenileri:
    7
    Ödül Puanları:
    630
    Meslek:
    gazi mezunu..
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    87 ÇTL
    V.-X. yüzyıllar arasında Batıda Lâtin dünyasında kültürel bir çöküş ve düşkünlük görülürken, Doğuda, İslâm Dünyasında, bir yükseliş ile karşılaşıyoruz. Bu nedenle Doğu Dünyası o dönemde, yalnız felsefe için değil, aynı zamanda bilimler ve uygulamaları yönünden de verimli bir ortamdır.

    Yükselme durumundaki bu Doğu İslâm felsefesi, aynı Ortaçağ Batı felsefesi gibi, sıkıdan sıkıya İlkçağ otoritelerine bağlıdır. Ancak Doğu, İlkçağın bilim ve felsefe literatürüne, Batıya göre, çok daha geniş ölçüde sahiptir. Bu nedenle Doğu-İslâm dünyasında Aristo ve Aristo'nun eserleri daha ilk başta, büyük bir rol üstlenmiştir.

    Nitekim Doğuda, Batıdan çok daha önce, Aristoculuk akımı başlamıştır. Batı ise Aristo'yu, ancak Arapların yaptığı çeviriler aracılığı ile tanıyabilmiştir.

    e-felsefe.com
     
  2. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.518
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    91 ÇTL
    İSLAM FELSEFESİ

    islam felsefesi nedir
    islam felsefesi hakkında bilgi
    islam felsefesi filozofları kimlerdir
    islamiyet filozoflar
    islam filozofları isimleri ve görüşleri nelerdir
    islam felsefesini geliştiren faktörler
    islam felsefesi nasıl ortaya çıktı
    islam felsefesindeki görüşler nelerdir

    [​IMG]
    VII. yüzyılda doğan, gelişen ve yayılan İslam dini kısa sürede örgütlenerek dinsel etkinliği yanında siyasal güç durumuna gelmiştir. İslam dini Allah’ın Kur’an-ı Kerim aracılığıyla insanların huzurlu ve mutlu yaşamasını sağlayan, başka bir deyişle insanlara huzur ve mutluluk veren, etkili, yaygın, ortak bir kurumdur. İslam dininde insan Allah’ın yarattığı en değerli varlıktır. Semavi dinlerin sonuncusu olan İslam dininin tek tanrılı niteliği, Allah’la kul arasında ruhban sınıfının olmaması, bedenle ruhun bir bütün olarak kabul edilmesi felsefe ve bilim alanında yeni gelişmelere, görüşlere yol açmıştır.

    İslam diniyle Hıristiyan dini ve felsefesi arasındaki tartışma ve çatışma İslam felsefesinin gelişmesini sağlamıştır. Başlangıçta İslam dininin getirdiği barış, hoşgörü ve özgürlük ortamı bilimin ve felsefenin gelişmesini kolaylaştırmış, toplum yaşamı üzerinde etkisini artırmıştır. Hıristiyan dininin baskısı, korkutma ve sindirme yöntemleri, kilise tarafından aforoz edilen kimi Hıristiyan mezheplerine bağlı insanların İslam ülkelerine sığınmaları İslam kültürünü etkilemiştir. İslam kültürüne sığınan insanlar bilgileri yanında, Hıristiyan dininin yasakladığı ilk çağ Yunan ye Roma filozoflarının yapıtlarını birlikte getirmeleri İslam dünyasının bu yapıtları tanımasını kolaylaştırmıştır.
    İlk çağ Yunan ve Roma filozoflarının yapıtlarının Arapça’ya çevrilmesi ve islam dünyasında yayılması İslam felsefesinin gelişmesini hızlandırmıştır.

    Milattan sonra X-XII. yüzyıllar arasında yaşayan Razi, Farazi, İbni Sina. İbn-i Rüşt.,İbn-i Arabi, Gazali gibi İslam dünyasının, bilim, düşünce felsefe ve tıp adamları, islam dininin birlik, tek olma durumunu Allah'ın birliğiı kavramını (vahdet) öğretilerine temel olarak almışlar, dünyaya, doğaya, evrene akıl, mantık ve bilim yaklaşımı içinde bakmışlardır.

    İslam dünyasında felsefi görüşler, düşünceler, sistemler değişik felsefe akımları yaratmıştır. Kuranı kerimde yer alan ayetlerin anlamına ilişkin olarak yapılan tartışmalar içeriklerine göre 3 temel akım oluşturmuştur. Bunlar sırasıyla: Kelamcı (söyleme, söyleyiş biçimi), Tasavvuf (feşsefi islam mistisizmi, gizemcilik), Meşşaiye (derslerini gezinerek veren Aristo felsefesi yolunda olanlar)

    Kelamcılar, Mutezile ve Eşaliye olarak birbirinden farklı, hatta birbirine zıt iki ayrı akım yaratmıştır.

    Mutezile görüşüne göre, Kur’an-ı Kerim akılla anlaşılabilir, yorumlanabilir; Allah’ın söyledikleri, Allah’ın yarattığı insan aklına uygundur.

    Eşaliye görüşüne göre, Kur’an-ı Kerim’in içeriği insan aklını aşar; Allah tarafından gönderildiği için insan aklı tarafından anlaşılması, yorumlanması imkânsızdır. Bu görüşün en önemli savunucusu Gazali (1058-1111), Mutezile ve İslam Aristo’cuiarına karşı, vahiye inanmaya dayanan imanı felsefenin çıkış noktası olarak almış, aklı imanın hizmetkârı olarak kabul etmiştir. Gazali ye göre, Allah devingen bir güçtür. Allah düşüncesinin ürünüdür. Allah tarafından her an yeni baştan yaratılır.



    Tasavvuf görüşüne göre, Allah’a sevgi ve coşkuyla ulaşılır. Allah, Kur’an-ı Kerim aracılığıyla bir insan olan Peygamber’le, insanlarla bağlantı ve ilişki kurmuş, kendi yarattığı insana verdiği bilinçle O’na erişme, ulaşma şansını tanımıştır. Tasavvuf felsefesini geliştirenlerin, yayanların başında Mevlana (1207-1273), Hacı Bektaş Veli (1242-1397), Yunus Emre (1250-
    alarak onu Meşşaiye görüşü İslam dünyasında Aristo’nun görüşlerini temel İslam diniyle bağdaştırmaya çalışmıştır. Meş- iye felsefesini geliştirenlerin başında Farabi (870-950), ibn-ı (980-1030), İbn-i Rüşt (1128-1198) gelir.
     

Sayfayı Paylaş