1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İslam’da Yemek Yeme Adabı

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 27 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    İslam’da Yemek Yeme Adabı

    Yemek yeme adabında temel olarak yapılması gereken, Yüce Allah’ın bizler için yarattığı nimete, rızka O’nun adıyla yani “Bismillah” diyerek yemeye başlamak; nimete saygılı olmak, bize vermiş olduğu nimetler üzerinde tefekkür etmek, yemek yedikten sonra ise “”Elhamdülillah” diyerek Allah’a hamd etmektir.

    Allah insanı bütün varlıkların merkezinde yaratmıştır. İnsanların merkezinde ise rızık yaratılmıştır. Tüm insanlar rızkın peşindedir. Ve insan peşinde olduğu bu rızıklara o kadar muhtaçtır ki sonsuz bir şükür içinde olmalıdır. Şükür ise, yalnızca elhamdülillah demek değildir. Şükür, muhtaç olunan maddi ve manevi tüm rızıkların kimin tarafından gönderildiğini yürekten bilmek, Allah’ın kendisine verdiği her türlü imkân ve enerjiyi O’nu memnun edecek şekilde kullanmaktır. Ve bunların yanında yeri geldiğinde de hoşnutluğunu, minnet duyduğunu ifade etmektir.

    Öncelikle yenilip içilen tüm nimetler helalinden olmalıdır. Yani yenip içilenler hem dinen kullanımı yasak olmayanlardan, hem de başkasının hakkından olmamalıdır. İslami usullere uygun kesilmemiş hayvan eti, domuz ve diğer yenmeyen canlılardan yemek, şarap içmek ve saire haram olanlara örnektir. Kaldı ki Allah insanlar için yasakladıkları ile kıyaslanamayacak kadar çok çeşitli nimetler yaratmıştır. Zaten helal olan bu nimetler her türlü ihtiyacımızı karşılayacak kadar çok olduğundan harama girmeye bile gerek yoktur.

    Başkalarının hakkı olan nimetlerin de yenilip içilmesi haramdır. Allah (c.c) Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmuştur: “Mallarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin..”(Bakara Suresi, 188) Ve bir başka ayetinde ise şöyle buyurmuştur: Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların iyi ve temiz olanlarından yiyin.” (Bakara Suresi,172) Yemekten önce eller yıkanmalı ve yemek sağ el ile yenilmelidir. Aynı kaptan yenildiğinde de kişi yemeği kendi önünden yemelidir. Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki: “Bismillah de, sağ elinle ve önünden ye.” (Müslim) Yemekte beğenmemezlik edilmemeli, hiç bir yemek kötülenmemelidir. Su bir solukta içilmemelidir. Nitekim Hz. Muhammed (s.a.v) suyu üç solukta içerdi. Ayrıca ne içilirse içilsin bardağın içine nefes verilmemelidir. Lokmalar ağızdayken konuşulmamalıdır. Yemek yerken başkalarını tiksindirecek hareketlerde ve sözlerde bulunulmamalıdır. Ekmek yere atılmamalı ve üzerine tabak ve benzeri şeyler koyulmamalıdır. Yemek esnasında elbette ki susmak iyi değildir. Ancak aşırıya kaçmayacak şekilde güzel sohbetler yapılmalıdır. Dişlerle kopartılan lokmalar yemeğin içine bırakılmamalıdır. Ağızdaki lokma yutulmadan başka bir lokma alınmamalıdır. Başkalarının lokmalarına, yemeğin geldiği tarafa ve etrafı gözetleyecek şekilde bakılmamalıdır. Aksırma gibi bir durum olduğunda yüz sofradan çevrilmeli ve ağız kapatılmalıdır. Yemeğe devam edenleri utandırmamak için herkes yemeyi bitirmedikçe sofradan kalkılmamalıdır. Yemekten sonra dua edilmeli, eller ve ağız yemekten sonra yıkanmalıdır.

    Yemek yeme içme hususunda dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da yiyip içerken aşırıya kaçmamaktır. Yediklerimiz gereğinden ne az ne de çok olmamalıdır. Peygamberimiz Hz. Muhammed ( s.a.v) midenin üçte birini yemeğe, üçte birinin suyla ayrılmasını, diğer üçte birinin de boş bırakılmasını tavsiye etmiştir. İyice acıkmadan sofraya oturulmaması gerektiğini, oturunca da tam olarak doymadan kalkılması gerektiğini de tavsiye etmiştir. Ve tıka basa yemeyi de onaylamamıştır.
     

Sayfayı Paylaş