1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı Nazım Biçimleri

Konusu 'Edebiyat / Kitap' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 16 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı Nazım Biçimleri

    KOŞUK
    İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatında doğa sevgisi, aşk, kahramanlık, yiğitlik konularının işlendiği şiirlerdir. Bu şiirler “sığır” ve “şölen” adı verilen törenlerde “kopuz” eşliğinde söylenmiştir.

    Hece ölçüsüyle söylenen bu şiirlerde dörtlüklerin kafiye düzeni aaab, cccb, dddb … biçimindedir.

    SAGU
    “Yug” adı verilen ölüm törenlerinde okunan, ölenlerin yiğitlik, iyilik ve yararlılıklarını dile getiren şiirlerdir. Bu şiirlerde ölümden duyulan acı dile getirilir.

    Sagular, hece ölçüsüyle (genellikle 7’li) ve dörtlükler halinde düzenlenir. Kafiye şeması aaab, cccb, dddb … şeklindedir.

    İslamiyet’in kabulünden sonra sagu tarzındaki şiirler, Halk edebiyatında “ağıt”, Klasik edebiyatta “mersiye” adını almıştır.

    SAV
    Sav olarak adlandırılan bu ürünler, bugünkü anlamda “atasözü”dür. Uzun gözlem ve deneyimlerin sonunda söylenmiş, gerçekleri yansıtan sözlerdir. Çoğunda ölçü ve kafiye kalıntıları görülür. Savlarda güçlü benzetmeler ve veciz ifade özelliği görülür.

    DESTANLAR
    Bir milletin başından geçen ve onu derinden etkileyen çeşitli tarihî olayların, felaketlerin, kahramanlıkların, sevinçlerin vb. unsurların anlatıldığı manzum eserlere “destan” adı verilir. Destanlardaki olaylar, çağdan çağa değişiklik hayal unsurları ve ülkülerle süslenerek olağan ve olağanüstü nitelik kazanır.

    Bir destanın “ çekirdek olay , olayın yayılması ve yazıya geçirilmesi” gibi üç aşaması vardır. Türk destanları içinde bu üç aşamayı tamamlayan yoktur. Bunların çoğu kuşaktan kuşağa aktarılarak gelmiştir. Türk destanlarının tam metinleri elde yoktur; onlarla ilgili bilgiler Çin, İran ve Arap kaynaklarından edinilmiştir.

    Bütün destanlar şu ortak özelliklere sahiptir:
    • Manzumdur.
    • Anonimdir.
    • Zamanla türlü değişikliklere uğrayabilir.
    • Olay ve kişiler olağanüstüdür.

    Destanlar ikiye ayrılır:
    1. Doğal Destan:
      Tarih öncesi devirlerden günümüze önce sözlü, sonra yazılı gelenekle aktarıla gelen ve söyleyeni belli olmayan destanlardır.
    2. Yapma Destan:
      Tarihin belli bir devrinde milli birlik ve bütünlüğü sağlamak amacıyla ya da başka bir sebebe dayanarak herhangi bir yazarın milletlerin hayatlarındaki önemli olayları ya da millî-kültürel değerleri yazarak meydana getirdiği destanlardır.
     

Sayfayı Paylaş