1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İsmail Sarıgene Şiirleri

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve Hazangülü tarafından 3 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

  1. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    Eşinden ayrılalı tam beş sene olmuştu
    Her geçen gün gül cemali solmuştu
    Daha fazla dayanamayıp şekeri yükseldi
    Hastalığından gözlerinden olmuştu
    Görmese de gözleri artık yılmadı yaşamaktan
    Görmese de güneşi vazgeçmedi ölümüne sevdasından

    Her Cuma günü
    Yüreğinde sevdası, elinde kücük bidondaki suyu
    Eşinin mezarında alırdı soluğu
    Hatrını sorar, köydeki havadisleri anlatırdı eşine
    Her gün bir umut daha ekledi ölümüne sevgisine
    Suyu eşi incinmesin diye yavaş yavaş dökerdi
    Kalmazdı dua etmeden eşinin mezarı başından
    Okuduğu hep bir Fatiha ve Kevser sureleri idi
    Ayrılık vakti geldiginde ayakları onu bırakmak istemezdi

    Ölümüne sevda bu olsa gerek
    Gözleri görmese de yüreğinin güneşinde
    Ve zorluklara rağmen sevip sevebilmek
    Ne mutlu ölümüne sevdayı yaşayanlara ve yaşatanlara

    İsmail Sarıgene
     
  2. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    Sensiz şehrimde fırtınalar kopuyor sanki.
    Ölümün hırçın dalgaları kıyısız ömrümde
    Her vuruşta bir parçamı alıyor
    Üşüyorum işte ..
    Gözlerim, gözlerini arıyor gökyüzünde...
    Ama gökyüzü kapalı göstermiyor bana yüzünü bile..

    Şehre yağmur yağıyordu
    Bereket dağıtan yağmurlar bile acımasızdı sensizlikte ...
    Her damlasında saçlarıma kor ateşler düsüyordu
    Tüm şehri dolaşıyorum cıplak ayaklarımla
    Önümde seni bulma umutlarım...
    Arkamda beni kovalayan zifiri yalnızlık..

    Saatler geçmek bilmiyor
    Gözlerim bir an saate dalsa
    Yelkovan cellatlığa,
    Akrep ise karanlığa bürünüyordu.
    Umutlarıma akbabalar üşüşürken
    Dikenler batıyor sensiz yüreğime
    Hançerler med-cezir gibi giriyor içime
    Sensizlikte üşüyorum

    Yaşayamıyorum sensiz
    Susuyorum
    Rüzgar bile sessiz
    Ayaklarım yoruluyordu
    Çukurları dolduran su birikintilerine çarpa çarpa
    Soluk almam zorlaşıyor her adımımda
    Arsız dikenler yetişiyor yüreğimin toprağında
    Ayazlar kapı eşiğinde beni beklerken
    Sensizlikte üşüyorum...

    Üşüyorum ya
    Bedenimi, hasretinin kıvılcıma atıp ısınmak istiyorum
    Hayır ...hayır
    Isıtmıyor hücrelerimi hiçbir şey
    Denizlerde yansam, ateşlerde sönsem de
    Sensizlikte üşüyorum

    Bir sokak lambası görsem
    Sen diye seviniyorum işte
    Hayal oldugunu anlatınca köşebaşına yılıyor yüreğim
    Ağlamak geliyor içimden
    Ağlayamıyorum bile ..
    Sensizlikte üşüyorum

    Sanki sensiz duygularım bölük pörçük
    Yıldızlar varsa da gökyüzünde , sanki bana sönük
    Ölümü ensemde hisseder gibiyim
    Kimsenin olmadığı sokaklara girmiyordu ayaklarım
    Korkuyordum işte
    Karanlıktan degil ;
    Sensizlikte ölümün kalbimi esir almasından
    Korkuyordum..
    Kılcaldamarlarımdan canımı çekiyorlar sanki
    Her yerde seni ararken
    Sensizlikte üşüyorum



    İsmail Sarıgene
     
  3. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    Bedenimi teslim alan hüzün , ruhumu cepcevre saran kırık düsler ve icimde senden bana arda kalan cam kırıkları var...Hic kimse dindiremez ayrılıgın sessiz ama yürekten gelen isyanlarını.Bir gece yarısı odanın perdelerini arala ve de kösebasında avarecesine bekleyen bir adamı göreceksin.O kisi benim.Seni unutmak o kadar zor ki , sen gitsen de kendi kalbine cekilsen de ruhunun karanlık köselerine benim kalbimde senin bana yasattıgın mutlulukların ayak izleri var ..

    Sen karanlık geceleri mi teslim alan yalnızlıga inat bütün geceyi sevdiginin düsleriyle gecirebilirmisin? Gelmeyecegini bile bile sanki her an hüzün denizinden kalbimin sevgi sahillerine ugrayacakmıs gibi gözlerini uykuya haram edip sabahklara kadar onu beklermisin ? Gözlerindeki mutlulukları sadece iki dakika icin hissedebilmek icin ölmeyi göze alır mıydın? İste ey sevgili seni bu kadar içten seviyorum...

    Karanlık gecelerin puslu sabahlara merhaba dedigi, sahte gülüşlerin ilkbaharda hasret cicekleri actıgı , ayrılıkların cirit attıgı zamanlarda buldum seni.Ugrunda her seyi kaybetmeye degecek kadar degerli birisin sen..

    Gözleirnde kilitliyim ben sen ise ; yüregime mühürlenmis ask siirlerinin en mutlu satılarısın.En yalnız zamanlarımda sana acıyorum gönlümün senden önce gizli kalmıs kapılarını ve ayısıgını senin gözlerinde görüyorum ve de hep gözlerinle parlıyor gözbebeklerim..

    Sevgimi ve de hasretimi senden bana kalan bu öksüz kentin yalnız sokaklarına bırakıyorum.Ayrılık ceken yüregimi corak topraga veriyorum.Ve sana olan özlemlerimi umutsuz yarınlarıma sevda tohumu olsun diye ekiyorum .Belki bir gün kalbime dönersin diye...

    bos siseyle bardakta titremekte mum alevi, oda soguk ve de karanlık.Dısarıda kır ciceklerinin üzerlerine hasret yagmurların hüzünlü damlacıkları düsmekte..Yine sabahlar olacak yorgun gecelerden sonra ama sen yine gelmeyeceksin

    sonbaharda esen rüzgarla bir saga bir sola savrulan kuru yarak tanesi , o hala düsecegini bilse belki de ilkbaharda amnasızca esen rüzgara meydan okumazdı.ben sonbaharın gelmesini bilsemde azraili ve de ölümü karsıma alsam da seni sevmekten vazgecmeyecegim...


    İsmail Sarıgene
     
  4. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    Gelirsin Diye
    Ömür bahcemin son vuslatında acmıs gülün goncasıan benzer yüzün
    Ne sevip koklayınca soldurmak isterim seni ne de sensiz bu dünyada yasayabilirim
    Ne dalından koparıp yüreginin baharlarını soldurabilirim
    Ne de senin sevgin olmadan nefes alabilirim

    Ellerimi acıp tüm umutlarımı gececegin tüm yollara serdim
    Kalbimin kapalı perdelerini günese aralayıp seni bekledim
    Belki bir sabah günesle gelirsin diye

    Hüzünlerimi anılarıma bırakarak tüm umutlarımda seni bekledim
    Zindan karası gecelerimde saclarına yıldızların en güzelini hediye ettim
    Belki bir gece yıldızların altında kalbime gelirsin diye

    Korkuyu kendi evlatı gibi bilen gecelere en güzel gözlerini verdim
    Belki de gecenin aydınlıga teslim oldugu tan vaktinde yeniden yüregime gelirsin diye
    Kursuna dizilmis acılarımın yerine umutlarımı ektim yarınlara
    Gri tona boyanmıs hayatımın satırlarına senin sevgini karaladım
    Solgun gökyüzüne kalbindeki sevgilerinin binbir cesit rengiyle gelirsin diye

    hep gelirsin diye bekledim
    Bir sigara eslik etti bazen bu bekleyişlere
    Bazen de umutsuzlugun ıslak gözyasları
    Seni bekliyorum sen gelirsin diye...
    İsmail Sarıgene
     
  5. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    Anladım Ki
    Karakışlardan sorna en güzel baharlarda acarsın mutlulukları
    Aksam olup karanlık çökünce
    Gözlerindeki ısıkla kıskandırsın tüm yıldızları
    Renk renk cicegin nazenin tomurcuguna benzer o yüzün
    Dünyada sana uğramasın gözyaşıyla kara hüzün
    Ellerimle dokndugum her yaprakta kalbini bilirim
    Bu dünyada seni canımdan öte severim seni
    Erkenden uyanırsam sabahları bil ki
    Senin gözbebeklerindeki ısıkla güne merhaba demek icin
    Neden aglıyorsun her gece diye sorarsan
    Her gözyasımda sana bir yıldız hediye etmek icin

    Sıvası dökülmüs umutlarımda kendimi ararken
    Engin denizlerin mavisinde buldum seni
    Rüzgara karısmıs hayali bir ask sanırken sevgini
    Anladım ki sen hayatımın en güzel mutlulugusun
    Yarınlarımdaki -avuclarımda- sakladıgım tek umudumsun


    İsmail Sarıgene
     
  6. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    Bir Yıldız Çaldım Karanlık Geceden
    Yüzün kadar parlak
    Gecenin tüm sırlarını aydınlatan
    Ve etrafına sonsuz ışık saçan
    Bir yıldız çaldım karanlık geceden
    Olur da bir gece yıldızsız kalırsan karanlıgın ortasında
    Geceden caldıgım yıldızı ait oldugu yere
    Gözbebeklerinin icine bırakıp
    Yeniden etrafına ısık saçman icin
    Bir yıldız çaldım karanlık geceden

    Yüregimde yasana sevdanın tüm renkleriyle
    Hasretinde koyulasan aşkın mürekkebiyle
    Bir siir yazdım her satırında seni anlatan
    Olur da bir gün yalnız kalırsan dört duvarın arasında
    Her hecesinde kendini bulup yeniden beni sevmen icin
    Bir siir yazdım her satırında seni anlatan
    Bazen hasretinde gözyaşlarımla ıslandı tüm hecelerim
    Bazen mutluluklarınla şenlendi senin adınla biten cümlelerim
    Bazen de umutlarımla renklenip güzellesti son kafiyelerim

    Dalgaların sesinde huzurun bulunduğu
    Günesin, sabah ilk oraya doğmak icin koşuşturduğu
    Kır menekşelerinin sadece orda her bahar ciceklerini acmak istediği
    Düşlerimin yeşerdiği yamactan bir yer satın aldım
    Olur da bir gün koca şehirde yorulursan
    Huzuru kendi icinde kesfedip yeniden hayata sarılmak icin
    Düşlerimin yeşerdiği yamactan bir yer satın aldım

    Azgın Karadeniz dalgalarına bile karsı koyacak kadar sağlam
    Sevdamızın büyüklüğünü taşıyabilecek kadar geniş
    El emeginin sevginin gücüyle birlesip
    İsmini verdigim bir tekne yaptım
    Olur da bir gün koca şehir sevgimizi taşıyamaz olup
    Omuzlarından silkerse bizi
    Hoyrat rüzgarla beraber mutlulukları ayrı kentlerde yasayabilmek icin
    Kendi ellerimle mutluluk teknesi yaptım

    Utandığında kızaran yüzünün güzelligini güllerin bile kıskandığı
    Tatlı gülüşlerinin her bahar ciceklerin arasında dilden dile anlatıldığı
    Baharı andıran o gül yüzünden bir tebessüm ödünc aldım
    Olur da bir gün omuzlarına hüznün yükleri agır gelip
    Gözbebeklerine ıslak gözyaşları eklenirse
    Yeniden gülümseyip gülleri kıskandırmak icin
    Gül yüzünde en güzel baharları yasayabilmek icin
    Baharı andıran o gül yüzünden bir tebessüm ödünc aldım

    Renk renk acıp tomurcuklarında insanlara sevgiyi anlatan
    Hayatın en güzel mutluluklarına saçılan
    Bahar tazeligindeki her cicekten bir dal kopardım
    Olur da bir gün yalnızlık cölünde kalırsan
    Her cicekte yeniden hayata merhaba demen icin
    Yeniden sevdayı bende yaşaman icin
    Bahar tazeligindeki her cicekten bir dal kopardım

    Hayatın yorgun kaldırımlarında nefesim daralırsa
    Bir gün Azrail beni ölüme ansızın çağırırsa
    Nefesinden bir nefes caldım bu canıma
    Olur da bir gün ucurumun kenarında
    Tutanacagım son dal senin nefesin olursa
    Hayata sımsıkı sarılıp yeniden sevmek icin
    En güzel mutlulukları kalbinde yasamak icin
    Nefesinden bir nefes caldım bu canıma
    İsmail Sarıgene
     
  7. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    GİT DİYORSUN GİT...
    " Ellerinden sunulmuş ayrılık,
    Kendince bana verilmiş bir ödülse;
    Senin kollarında ölmek,
    Bana verilmiş en güzel hediyedir.."

    Zamanı durdurup
    Git diyorsun , git...
    Neden,
    Neden gitmeliydim...
    Kelimelerin alev alev,
    Sanki yanardağları içirmişsin yüreğine.
    Gözlerin bir cellat gibi acımasız,
    Bakışların bir o kadar anlamsızdı.
    Nefesin kan kokuyordu,
    Sanki kör bıçakları giyinmişsin üzerine..

    Heybeme yalnızlığı doldurup
    Git diyorsun, git...
    Nereye,
    Sensiz yüreğimi nereye gömmeliydim ?
    Aşka ödenmiş tövbelerin yarım yamalak,
    Ayrılık kelimelerin bir o kadar çıplak...
    Gözlerin, bir fırtına kadar hırçın,
    Sesin, bir o kadar kırgın...
    Git diyorsun, git....

    Tek kelime bile etmeden,
    Yalnızlığa gömüyorsun beni.
    Ve sonra üzerime geceyi devirip
    Karanlığın içinde kayboluyorsun..
    Ayrılığınla yüreğimi ezip
    Ardına bakmadan gidiyorsun...

    Git diyorsun, git...
    Sancılar giriyor hücrelerime.
    Çicek diye öptüğüm baharlardan,
    Günahkâr kurşunlar yağıyor
    Sipersiz yüreğime.
    Yığılıyorum olduğum yere.
    Kanıyorum içten ice..
    Son kez hayata tutunmak için
    Bulutların eteklerini ararken
    Arsız yangınlar sarılıyor dizlerime..

    Git diyorsun, git..
    Oysa ben " sana" ölüyordum.
    Göğsümden boşalan kanlar
    Kırık kaldırım taşlarına sarılıyor.
    Ruhum kanatlanırken gökyüzüne,
    Yalnızlığın iki yüzlü toprağında
    Terkedilmiş yüreğim tek başına
    Uçurumlara yaslanıp kan ağlıyor....

    08.07.2006
    İsmail Sarıgene
     
  8. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    Susma Sevgili..

    Beni uçurumlarda ağlıyor bulmuşken
    Susma!..
    Alevle yakılmış kelimelerinin biri bitmeden,
    Diğeri saplasın ciğerlerime..
    Her kelimen ayrı bir hançer acısı versin yüreğime..
    Yüreğinde yara bağlamasın çıplak öfkelerin,
    İçinde kalmasın en gariz küfürlerin..
    İşte bedenim burda,
    Dilinin ucunda ne varsa say sayabildiğin kadar....

    Boynumu yalnızlığın ayak ucuna bükmüşken,
    Beni " bende " bu kadar zayıf yakalamışken,
    Ez, ezebildiğin kadar..
    Öfkelerini kus avuçlarıma..
    Ölüm fermanlarını sun yaralı canıma..
    Kendim düşmüşken uçurumlara,
    Kendi yarınlarımı kendim hançerlemişken,
    Bir de sen vur, vurabildiğin kadar...

    Tek bir kelime etmeden vur boynumu..
    Hayatında biriktirdiğin öfkelerin hesabını..
    Fütursuzca benden kes sevgili!..
    Mahşere kalmasın hesabın..
    Hançeri al, gözlerime sun..
    Giderken son hediyen olsun kanlı hançerin..
    Vur vurabildiğin kadar Sevgili!..

    Hakkın varsa eğer hesabın mahşere kalsın sevgili!..
    Yok kalmasın diyorsan;
    Bana gelen yolu,
    Ve yüreğimin adresini biliyorsun..
    Öfkelerini beline kuşanıp çık karşıma!.
    Doğrulttuğun namluya,
    Yüreğimi usulca sürmezsem namerdim.



    İsmail Sarıgene
     
  9. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    Her nefes alışımda
    Ciğerlerime özlemini çekiyorum.
    Her sigara yakışımda
    Hasretinin kor ateşinde bende yanıyorum.
    Anla artık;
    Sensiz gecen her bir anda
    Gözlerindeki ışıktan yoksun her karanlıkta
    Yüreğim sızlıyor içten içe
    Ve canım acıyor...

    Duvarlar,
    Pembe düşlerime el koymuşsa,
    Yalnızlık son restini çekip
    Kalbimi rehin almışsa,
    Anla işte;
    Düşündükçe yokluğunu,
    Andıkça ismini,
    Yüreğim ağlıyor içten içe
    Ve canım acıyor...

    Gece yarısı,
    Yokluğunun kâbuslarıyla uyanıyorsam,
    Yetim kalmışçasına
    Düşlerimin ortasında
    Sadece sana ağlıyorsam,
    Anla işte;
    Ağladıkça hasretine,
    Gözyaşlarım süzüldükçe toprağa
    Yüreğim sızlıyor içten içe
    Ve canım acıyor...

    Bastığım her kaldırımda ,
    Senden bir şeyler ararken
    Şehrin tam ortasında
    Dizlerim artık yorgun düşüyorsa,
    Sensizliğin içinde
    Ruhum yavaş yavaş kayboluyorsa,
    Anla artık;
    Şehrin her ışığında hatırladıkça gözbebeklerini
    Anımsadıkça son gidişini
    Yüreğim sızlıyor içten içe
    Ve canım acıyor...
     
  10. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    Yüreğini baharda beklerken;
    Sen, rüzgarı koynuna alarak gitmiştin.
    Ben bir ömre sığdıramazken aşkı;
    Yeminlerini ıslak yağmurda kurutup
    Anılarımızı kibritsiz yakarak gitmiştin.

    Giderken söyleyemediğim ,
    Tek bir cümle için yollara düştüm.
    Hep seni aradım ıssız köşelerde.
    Yağan yağmura kafa tutacak,
    Yalnızlığımı nefesimde yakacak,
    Cüretkâr bir yangın aradım durdum içimde...

    Son cümlemi söylemek için,
    Uçurumlara düştüm sisli gecelerde.
    Umutlarımı duvarlara çarpacak ,
    Seni seven kalbimi yakacak oldum.
    Ama. Ateşi saklayan dağ gibi sustum.
    Karanlığı besleyen bir çığ gibi,
    Yutkundum içimde kanayan çığlıkları.
    Çünkü, ömür boyu susacak kadar
    Seviyordum seni.

    Rüzgar ince ince okşardı terli sırtımı.
    Fırtınalar ise usul usul ovardı kanayan yaramı.
    Sabrımı sınıyordu kanlı pusular.
    Belki de bu sabrım yetmeyecekti
    Sana kavuşmama...

    Pes etmedim yalnızlığına.
    Ve kaybolsam bir an yollarında;
    Tanıdık bir ayaz aradım durdum.
    Güneşe mevzilenmiş sabahın koynunda.

    Dizlerimin feri kalmadı karanlıklarında.
    Tükettim yollarında çocuksu düşlerimi.
    Son nefesimde söylüyorum artık.
    Sana ıslanmış birkaç cümleyi.....

    “ Gökkuşağında yaşamak için,
    İliklerine kadar ıslanmak gerekirmiş.”

    Seni yaşamak,
    Her nefesine ölümü sığdırıp
    İki gülüşünle hayata bakabilmekmiş...

    Ve şimdi ben, ömür boyu susuyorum...
     

Sayfayı Paylaş