İsmail Sarıgene Şiirleri

Hazangülü

Forum Onuru
Katılım
7 Hzr 2006
Mesajlar
10,280
Beğeniler
127
#1
Eşinden ayrılalı tam beş sene olmuştu
Her geçen gün gül cemali solmuştu
Daha fazla dayanamayıp şekeri yükseldi
Hastalığından gözlerinden olmuştu
Görmese de gözleri artık yılmadı yaşamaktan
Görmese de güneşi vazgeçmedi ölümüne sevdasından

Her Cuma günü
Yüreğinde sevdası, elinde kücük bidondaki suyu
Eşinin mezarında alırdı soluğu
Hatrını sorar, köydeki havadisleri anlatırdı eşine
Her gün bir umut daha ekledi ölümüne sevgisine
Suyu eşi incinmesin diye yavaş yavaş dökerdi
Kalmazdı dua etmeden eşinin mezarı başından
Okuduğu hep bir Fatiha ve Kevser sureleri idi
Ayrılık vakti geldiginde ayakları onu bırakmak istemezdi

Ölümüne sevda bu olsa gerek
Gözleri görmese de yüreğinin güneşinde
Ve zorluklara rağmen sevip sevebilmek
Ne mutlu ölümüne sevdayı yaşayanlara ve yaşatanlara

İsmail Sarıgene
 
Katılım
13 Hzr 2006
Mesajlar
3,979
Beğeniler
68
#2
Sensiz şehrimde fırtınalar kopuyor sanki.
Ölümün hırçın dalgaları kıyısız ömrümde
Her vuruşta bir parçamı alıyor
Üşüyorum işte ..
Gözlerim, gözlerini arıyor gökyüzünde...
Ama gökyüzü kapalı göstermiyor bana yüzünü bile..

Şehre yağmur yağıyordu
Bereket dağıtan yağmurlar bile acımasızdı sensizlikte ...
Her damlasında saçlarıma kor ateşler düsüyordu
Tüm şehri dolaşıyorum cıplak ayaklarımla
Önümde seni bulma umutlarım...
Arkamda beni kovalayan zifiri yalnızlık..

Saatler geçmek bilmiyor
Gözlerim bir an saate dalsa
Yelkovan cellatlığa,
Akrep ise karanlığa bürünüyordu.
Umutlarıma akbabalar üşüşürken
Dikenler batıyor sensiz yüreğime
Hançerler med-cezir gibi giriyor içime
Sensizlikte üşüyorum

Yaşayamıyorum sensiz
Susuyorum
Rüzgar bile sessiz
Ayaklarım yoruluyordu
Çukurları dolduran su birikintilerine çarpa çarpa
Soluk almam zorlaşıyor her adımımda
Arsız dikenler yetişiyor yüreğimin toprağında
Ayazlar kapı eşiğinde beni beklerken
Sensizlikte üşüyorum...

Üşüyorum ya
Bedenimi, hasretinin kıvılcıma atıp ısınmak istiyorum
Hayır ...hayır
Isıtmıyor hücrelerimi hiçbir şey
Denizlerde yansam, ateşlerde sönsem de
Sensizlikte üşüyorum

Bir sokak lambası görsem
Sen diye seviniyorum işte
Hayal oldugunu anlatınca köşebaşına yılıyor yüreğim
Ağlamak geliyor içimden
Ağlayamıyorum bile ..
Sensizlikte üşüyorum

Sanki sensiz duygularım bölük pörçük
Yıldızlar varsa da gökyüzünde , sanki bana sönük
Ölümü ensemde hisseder gibiyim
Kimsenin olmadığı sokaklara girmiyordu ayaklarım
Korkuyordum işte
Karanlıktan degil ;
Sensizlikte ölümün kalbimi esir almasından
Korkuyordum..
Kılcaldamarlarımdan canımı çekiyorlar sanki
Her yerde seni ararken
Sensizlikte üşüyorum



İsmail Sarıgene
 
Katılım
13 Hzr 2006
Mesajlar
3,979
Beğeniler
68
#3
Bedenimi teslim alan hüzün , ruhumu cepcevre saran kırık düsler ve icimde senden bana arda kalan cam kırıkları var...Hic kimse dindiremez ayrılıgın sessiz ama yürekten gelen isyanlarını.Bir gece yarısı odanın perdelerini arala ve de kösebasında avarecesine bekleyen bir adamı göreceksin.O kisi benim.Seni unutmak o kadar zor ki , sen gitsen de kendi kalbine cekilsen de ruhunun karanlık köselerine benim kalbimde senin bana yasattıgın mutlulukların ayak izleri var ..

Sen karanlık geceleri mi teslim alan yalnızlıga inat bütün geceyi sevdiginin düsleriyle gecirebilirmisin? Gelmeyecegini bile bile sanki her an hüzün denizinden kalbimin sevgi sahillerine ugrayacakmıs gibi gözlerini uykuya haram edip sabahklara kadar onu beklermisin ? Gözlerindeki mutlulukları sadece iki dakika icin hissedebilmek icin ölmeyi göze alır mıydın? İste ey sevgili seni bu kadar içten seviyorum...

Karanlık gecelerin puslu sabahlara merhaba dedigi, sahte gülüşlerin ilkbaharda hasret cicekleri actıgı , ayrılıkların cirit attıgı zamanlarda buldum seni.Ugrunda her seyi kaybetmeye degecek kadar degerli birisin sen..

Gözleirnde kilitliyim ben sen ise ; yüregime mühürlenmis ask siirlerinin en mutlu satılarısın.En yalnız zamanlarımda sana acıyorum gönlümün senden önce gizli kalmıs kapılarını ve ayısıgını senin gözlerinde görüyorum ve de hep gözlerinle parlıyor gözbebeklerim..

Sevgimi ve de hasretimi senden bana kalan bu öksüz kentin yalnız sokaklarına bırakıyorum.Ayrılık ceken yüregimi corak topraga veriyorum.Ve sana olan özlemlerimi umutsuz yarınlarıma sevda tohumu olsun diye ekiyorum .Belki bir gün kalbime dönersin diye...

bos siseyle bardakta titremekte mum alevi, oda soguk ve de karanlık.Dısarıda kır ciceklerinin üzerlerine hasret yagmurların hüzünlü damlacıkları düsmekte..Yine sabahlar olacak yorgun gecelerden sonra ama sen yine gelmeyeceksin

sonbaharda esen rüzgarla bir saga bir sola savrulan kuru yarak tanesi , o hala düsecegini bilse belki de ilkbaharda amnasızca esen rüzgara meydan okumazdı.ben sonbaharın gelmesini bilsemde azraili ve de ölümü karsıma alsam da seni sevmekten vazgecmeyecegim...


İsmail Sarıgene
 
Katılım
13 Hzr 2006
Mesajlar
3,979
Beğeniler
68
#4
Gelirsin Diye
Ömür bahcemin son vuslatında acmıs gülün goncasıan benzer yüzün
Ne sevip koklayınca soldurmak isterim seni ne de sensiz bu dünyada yasayabilirim
Ne dalından koparıp yüreginin baharlarını soldurabilirim
Ne de senin sevgin olmadan nefes alabilirim

Ellerimi acıp tüm umutlarımı gececegin tüm yollara serdim
Kalbimin kapalı perdelerini günese aralayıp seni bekledim
Belki bir sabah günesle gelirsin diye

Hüzünlerimi anılarıma bırakarak tüm umutlarımda seni bekledim
Zindan karası gecelerimde saclarına yıldızların en güzelini hediye ettim
Belki bir gece yıldızların altında kalbime gelirsin diye

Korkuyu kendi evlatı gibi bilen gecelere en güzel gözlerini verdim
Belki de gecenin aydınlıga teslim oldugu tan vaktinde yeniden yüregime gelirsin diye
Kursuna dizilmis acılarımın yerine umutlarımı ektim yarınlara
Gri tona boyanmıs hayatımın satırlarına senin sevgini karaladım
Solgun gökyüzüne kalbindeki sevgilerinin binbir cesit rengiyle gelirsin diye

hep gelirsin diye bekledim
Bir sigara eslik etti bazen bu bekleyişlere
Bazen de umutsuzlugun ıslak gözyasları
Seni bekliyorum sen gelirsin diye...
İsmail Sarıgene
 
Katılım
13 Hzr 2006
Mesajlar
3,979
Beğeniler
68
#5
Anladım Ki
Karakışlardan sorna en güzel baharlarda acarsın mutlulukları
Aksam olup karanlık çökünce
Gözlerindeki ısıkla kıskandırsın tüm yıldızları
Renk renk cicegin nazenin tomurcuguna benzer o yüzün
Dünyada sana uğramasın gözyaşıyla kara hüzün
Ellerimle dokndugum her yaprakta kalbini bilirim
Bu dünyada seni canımdan öte severim seni
Erkenden uyanırsam sabahları bil ki
Senin gözbebeklerindeki ısıkla güne merhaba demek icin
Neden aglıyorsun her gece diye sorarsan
Her gözyasımda sana bir yıldız hediye etmek icin

Sıvası dökülmüs umutlarımda kendimi ararken
Engin denizlerin mavisinde buldum seni
Rüzgara karısmıs hayali bir ask sanırken sevgini
Anladım ki sen hayatımın en güzel mutlulugusun
Yarınlarımdaki -avuclarımda- sakladıgım tek umudumsun


İsmail Sarıgene
 
Katılım
13 Hzr 2006
Mesajlar
3,979
Beğeniler
68
#6
Bir Yıldız Çaldım Karanlık Geceden
Yüzün kadar parlak
Gecenin tüm sırlarını aydınlatan
Ve etrafına sonsuz ışık saçan
Bir yıldız çaldım karanlık geceden
Olur da bir gece yıldızsız kalırsan karanlıgın ortasında
Geceden caldıgım yıldızı ait oldugu yere
Gözbebeklerinin icine bırakıp
Yeniden etrafına ısık saçman icin
Bir yıldız çaldım karanlık geceden

Yüregimde yasana sevdanın tüm renkleriyle
Hasretinde koyulasan aşkın mürekkebiyle
Bir siir yazdım her satırında seni anlatan
Olur da bir gün yalnız kalırsan dört duvarın arasında
Her hecesinde kendini bulup yeniden beni sevmen icin
Bir siir yazdım her satırında seni anlatan
Bazen hasretinde gözyaşlarımla ıslandı tüm hecelerim
Bazen mutluluklarınla şenlendi senin adınla biten cümlelerim
Bazen de umutlarımla renklenip güzellesti son kafiyelerim

Dalgaların sesinde huzurun bulunduğu
Günesin, sabah ilk oraya doğmak icin koşuşturduğu
Kır menekşelerinin sadece orda her bahar ciceklerini acmak istediği
Düşlerimin yeşerdiği yamactan bir yer satın aldım
Olur da bir gün koca şehirde yorulursan
Huzuru kendi icinde kesfedip yeniden hayata sarılmak icin
Düşlerimin yeşerdiği yamactan bir yer satın aldım

Azgın Karadeniz dalgalarına bile karsı koyacak kadar sağlam
Sevdamızın büyüklüğünü taşıyabilecek kadar geniş
El emeginin sevginin gücüyle birlesip
İsmini verdigim bir tekne yaptım
Olur da bir gün koca şehir sevgimizi taşıyamaz olup
Omuzlarından silkerse bizi
Hoyrat rüzgarla beraber mutlulukları ayrı kentlerde yasayabilmek icin
Kendi ellerimle mutluluk teknesi yaptım

Utandığında kızaran yüzünün güzelligini güllerin bile kıskandığı
Tatlı gülüşlerinin her bahar ciceklerin arasında dilden dile anlatıldığı
Baharı andıran o gül yüzünden bir tebessüm ödünc aldım
Olur da bir gün omuzlarına hüznün yükleri agır gelip
Gözbebeklerine ıslak gözyaşları eklenirse
Yeniden gülümseyip gülleri kıskandırmak icin
Gül yüzünde en güzel baharları yasayabilmek icin
Baharı andıran o gül yüzünden bir tebessüm ödünc aldım

Renk renk acıp tomurcuklarında insanlara sevgiyi anlatan
Hayatın en güzel mutluluklarına saçılan
Bahar tazeligindeki her cicekten bir dal kopardım
Olur da bir gün yalnızlık cölünde kalırsan
Her cicekte yeniden hayata merhaba demen icin
Yeniden sevdayı bende yaşaman icin
Bahar tazeligindeki her cicekten bir dal kopardım

Hayatın yorgun kaldırımlarında nefesim daralırsa
Bir gün Azrail beni ölüme ansızın çağırırsa
Nefesinden bir nefes caldım bu canıma
Olur da bir gün ucurumun kenarında
Tutanacagım son dal senin nefesin olursa
Hayata sımsıkı sarılıp yeniden sevmek icin
En güzel mutlulukları kalbinde yasamak icin
Nefesinden bir nefes caldım bu canıma
İsmail Sarıgene
 
Katılım
13 Hzr 2006
Mesajlar
3,979
Beğeniler
68
#7
GİT DİYORSUN GİT...
" Ellerinden sunulmuş ayrılık,
Kendince bana verilmiş bir ödülse;
Senin kollarında ölmek,
Bana verilmiş en güzel hediyedir.."

Zamanı durdurup
Git diyorsun , git...
Neden,
Neden gitmeliydim...
Kelimelerin alev alev,
Sanki yanardağları içirmişsin yüreğine.
Gözlerin bir cellat gibi acımasız,
Bakışların bir o kadar anlamsızdı.
Nefesin kan kokuyordu,
Sanki kör bıçakları giyinmişsin üzerine..

Heybeme yalnızlığı doldurup
Git diyorsun, git...
Nereye,
Sensiz yüreğimi nereye gömmeliydim ?
Aşka ödenmiş tövbelerin yarım yamalak,
Ayrılık kelimelerin bir o kadar çıplak...
Gözlerin, bir fırtına kadar hırçın,
Sesin, bir o kadar kırgın...
Git diyorsun, git....

Tek kelime bile etmeden,
Yalnızlığa gömüyorsun beni.
Ve sonra üzerime geceyi devirip
Karanlığın içinde kayboluyorsun..
Ayrılığınla yüreğimi ezip
Ardına bakmadan gidiyorsun...

Git diyorsun, git...
Sancılar giriyor hücrelerime.
Çicek diye öptüğüm baharlardan,
Günahkâr kurşunlar yağıyor
Sipersiz yüreğime.
Yığılıyorum olduğum yere.
Kanıyorum içten ice..
Son kez hayata tutunmak için
Bulutların eteklerini ararken
Arsız yangınlar sarılıyor dizlerime..

Git diyorsun, git..
Oysa ben " sana" ölüyordum.
Göğsümden boşalan kanlar
Kırık kaldırım taşlarına sarılıyor.
Ruhum kanatlanırken gökyüzüne,
Yalnızlığın iki yüzlü toprağında
Terkedilmiş yüreğim tek başına
Uçurumlara yaslanıp kan ağlıyor....

08.07.2006
İsmail Sarıgene
 
Katılım
13 Hzr 2006
Mesajlar
3,979
Beğeniler
68
#8
Susma Sevgili..

Beni uçurumlarda ağlıyor bulmuşken
Susma!..
Alevle yakılmış kelimelerinin biri bitmeden,
Diğeri saplasın ciğerlerime..
Her kelimen ayrı bir hançer acısı versin yüreğime..
Yüreğinde yara bağlamasın çıplak öfkelerin,
İçinde kalmasın en gariz küfürlerin..
İşte bedenim burda,
Dilinin ucunda ne varsa say sayabildiğin kadar....

Boynumu yalnızlığın ayak ucuna bükmüşken,
Beni " bende " bu kadar zayıf yakalamışken,
Ez, ezebildiğin kadar..
Öfkelerini kus avuçlarıma..
Ölüm fermanlarını sun yaralı canıma..
Kendim düşmüşken uçurumlara,
Kendi yarınlarımı kendim hançerlemişken,
Bir de sen vur, vurabildiğin kadar...

Tek bir kelime etmeden vur boynumu..
Hayatında biriktirdiğin öfkelerin hesabını..
Fütursuzca benden kes sevgili!..
Mahşere kalmasın hesabın..
Hançeri al, gözlerime sun..
Giderken son hediyen olsun kanlı hançerin..
Vur vurabildiğin kadar Sevgili!..

Hakkın varsa eğer hesabın mahşere kalsın sevgili!..
Yok kalmasın diyorsan;
Bana gelen yolu,
Ve yüreğimin adresini biliyorsun..
Öfkelerini beline kuşanıp çık karşıma!.
Doğrulttuğun namluya,
Yüreğimi usulca sürmezsem namerdim.



İsmail Sarıgene
 
Katılım
13 Hzr 2006
Mesajlar
3,979
Beğeniler
68
#9
Her nefes alışımda
Ciğerlerime özlemini çekiyorum.
Her sigara yakışımda
Hasretinin kor ateşinde bende yanıyorum.
Anla artık;
Sensiz gecen her bir anda
Gözlerindeki ışıktan yoksun her karanlıkta
Yüreğim sızlıyor içten içe
Ve canım acıyor...

Duvarlar,
Pembe düşlerime el koymuşsa,
Yalnızlık son restini çekip
Kalbimi rehin almışsa,
Anla işte;
Düşündükçe yokluğunu,
Andıkça ismini,
Yüreğim ağlıyor içten içe
Ve canım acıyor...

Gece yarısı,
Yokluğunun kâbuslarıyla uyanıyorsam,
Yetim kalmışçasına
Düşlerimin ortasında
Sadece sana ağlıyorsam,
Anla işte;
Ağladıkça hasretine,
Gözyaşlarım süzüldükçe toprağa
Yüreğim sızlıyor içten içe
Ve canım acıyor...

Bastığım her kaldırımda ,
Senden bir şeyler ararken
Şehrin tam ortasında
Dizlerim artık yorgun düşüyorsa,
Sensizliğin içinde
Ruhum yavaş yavaş kayboluyorsa,
Anla artık;
Şehrin her ışığında hatırladıkça gözbebeklerini
Anımsadıkça son gidişini
Yüreğim sızlıyor içten içe
Ve canım acıyor...
 
Katılım
13 Hzr 2006
Mesajlar
3,979
Beğeniler
68
#10
Yüreğini baharda beklerken;
Sen, rüzgarı koynuna alarak gitmiştin.
Ben bir ömre sığdıramazken aşkı;
Yeminlerini ıslak yağmurda kurutup
Anılarımızı kibritsiz yakarak gitmiştin.

Giderken söyleyemediğim ,
Tek bir cümle için yollara düştüm.
Hep seni aradım ıssız köşelerde.
Yağan yağmura kafa tutacak,
Yalnızlığımı nefesimde yakacak,
Cüretkâr bir yangın aradım durdum içimde...

Son cümlemi söylemek için,
Uçurumlara düştüm sisli gecelerde.
Umutlarımı duvarlara çarpacak ,
Seni seven kalbimi yakacak oldum.
Ama. Ateşi saklayan dağ gibi sustum.
Karanlığı besleyen bir çığ gibi,
Yutkundum içimde kanayan çığlıkları.
Çünkü, ömür boyu susacak kadar
Seviyordum seni.

Rüzgar ince ince okşardı terli sırtımı.
Fırtınalar ise usul usul ovardı kanayan yaramı.
Sabrımı sınıyordu kanlı pusular.
Belki de bu sabrım yetmeyecekti
Sana kavuşmama...

Pes etmedim yalnızlığına.
Ve kaybolsam bir an yollarında;
Tanıdık bir ayaz aradım durdum.
Güneşe mevzilenmiş sabahın koynunda.

Dizlerimin feri kalmadı karanlıklarında.
Tükettim yollarında çocuksu düşlerimi.
Son nefesimde söylüyorum artık.
Sana ıslanmış birkaç cümleyi.....

“ Gökkuşağında yaşamak için,
İliklerine kadar ıslanmak gerekirmiş.”

Seni yaşamak,
Her nefesine ölümü sığdırıp
İki gülüşünle hayata bakabilmekmiş...

Ve şimdi ben, ömür boyu susuyorum...
 
Top