1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Magazin İstanbul Boğazı'nın İncileri Yalılar

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve Papatya tarafından 17 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.311
    Beğenileri:
    5.869
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    5.580 ÇTL


    Sadece Türkiye'nin değil dünyanın cazibe merkezlerinden biri olan İstanbul, herkesi büyüleyen bir şehir. Tarihi eserleri, kozmopolit hayatı ve lezzetleri kadar İstanbul'u eşsiz kılan bir diğer özelliği de coğrafi konumu. İstanbul; Asya ile Avrupa arasında köprü görevi görüyor. İki kıtayı birbirinden ayıran Boğaz da, İstanbul'un boynundaki zarif ama ihtişamlı bir inci kolyeyi andırıyor.

    BİR DAHA AŞIK OLDUK

    Bugüne kadar İstanbul ve Türkiye hakkında pek çok kitaba imza atan ödüllü rehber ve seyahat yazarı Saffet Emre Tonguç, bu yılın başında çıkan son kitabı 'Boğaz Hakkında Her Şey'de, işte bu görkemli 'gerdanlığı' tüm ayrıntılarıyla masaya yatırıyor. Kitap; özellikle Boğaz'ın iki yakasını süsleyen yalıları mercek altına alıyor. Tonguç zaman zaman, kitabında anlattığı yalıları görüp hikayelerini dinleyebileceğiniz, çok özel Boğaz turlarına da imza atıyor. Bu turlardan birine biz de katıldık ve İstanbul'a, Boğaz'a, Boğaz'ı süsleyen birbirinden ihtişamlı yalılara bir kez daha aşık olduk...

    366 TANESİ TARİHİ YALI

    Bir grup Boğaz meraklısıyla Kabataş İskelesi'nin hemen yanından kalkan Keyifstyle teknesiyle üç saat sürecek tura başladığımızda, İstanbul'da bu kadar çok tarihi yalı olduğunu bilmiyorduk. Üç saat boyunca beş saniyeliğine bile susmayacak olan Saffet Emre Tonguç söze; İstanbul Boğazı'nın her iki yakasında, 366'sı tarihi, toplam 600 yalı olduğunu söyleyerek başladı. Tekne ilk olarak Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarına tanıklık eden Dolmabahçe Sarayı'nın önünden geçti ve sarayın denizden ne kadar ihtişamlı göründüğüne bir kez daha tanık olduk.

    ÇAPKIN ESMA SULTAN

    Daha sonra sıra, Çırağan Sarayı'na geldi. Tonguç'tan, sarayın isminin 'ışık saçan' anlamına gelen 'çıra'dan geldiğini öğrendik. Tekne yavaş yavaş Esma Sultan Yalısı'nın önünden geçerken rehberimiz bize yalıya adını veren Esma Sultan'ın ne kadar çapkın bir kadın olduğunu anlattı; biz kadın katılımcıların yüzüne de hınzır bir gülümseme yayıldı. Tur sırasında kimi yalılara gözlerimizin oldukça aşina olduğunu fark ettik çünkü bazıları popüler dizi filmler için mekan olarak kullanılıyor. Yine tur sırasında herkesi hayrete düşüren bir başka gerçek de; hemen her yalının pencere, perde ya da panjurlarının, muhteşem Boğaz manzarasına rağmen sıkı sıkıya kapatılmış olmasıydı. Tur sırasında öğrendiklerimize gelince... Boğaz'ın en eski yalısı 1699 yılında Karlofça Antlaşması'nın imzalanmasına tanıklık eden Amcazade Hüseyin Paşa Yalısı. Anadolu Hisarı'ndaki bu yalı halk arasında Köprülü Yalısı olarak da biliniyor.

    EN PAHALI 10 EVDEN BİRİ

    Şehzade Burhaneddin Efendi Yalısı ise dünyanın en pahalı 10 evi arasında sayılıyor. Kont Ostrorog ile Zarif Mustafa Paşa yalıları ise güzellikleriyle ilk dikkatimizi çekenler arasında... Saffet Emre Tonguç; şu sıralar Boğaz'ı süsleyen yalılardan ikisinin satılık olduğunu söyledi. Herkes önce bu yalılardan birinde yaşamaya şöyle bir niyetlendi ama sonra birinin fiyatının 6, diğerinin 10 milyon lira olduğunu öğrenince; deniz rutubetiyle yaşayamayacaklarına karar verdiler!

    II. MAHMUD'UN İSTEDİĞİ YALI

    Bebek'ten Rumeli Hisarı'na doğru yürürken karşınıza, 18'inci yüzyılda inşa edilen Yılanlı Yalı çıkıyor. İsmi mecburiyetten verilmiş. II. Mahmud, Hariciye Nazırı Mustafa Efendi'nin yalısını pek beğenmiş ve konuyu Said Efendi'ye açmış. Said Efendi arkadaşının yalısını korumak için yalının yılanlı olduğunu uydurmuş. Yalının adı da 'Yılanlı Yalı' olarak kalmış. Yalı, 1964'te çıkan şaibeli bir yangınla tamamen yanmış. 1989'da yalının bir kısmı aslına uygun olarak restore edilmiş. Diğer kısmı ise çirkin, beton bir apartman olmuş.

    KÜLT FİLMİN EV SAHİBİ

    Vaktinde Haydarabad Nizamı Bereket Şah'ın eşi Esra Bereket'in yaşadığı, Beylerbeyi'ni süsleyen bu yalı daha sonra Hacı Sabancı'ya satıldı. Kült bir film olan 'Topkapı' da bu yalıda çekilmişti.

    'AŞK-I MEMNU' BURDA ÇEKİLDİ

    Mimar Alexandre Vallaury tarafından 19'uncu yüzyıl sonunda inşa edilmiş. Agatha Christie ünlü 'Orient Ekspresi'nde Cinayet' adlı romanı için İstanbul'u ziyaret ettiğinde bu yalıda misafir edilmiş. Geçtiğimiz yıllarda, Suzan Sabancı Dinçer tarafından yaklaşık 40 milyon dolara satın alındı. Müjde Ar'ın başrolde olduğu 'Aşk-ı Memnu' dizisi de burada çekilmişti.

     

Sayfayı Paylaş