1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

İstanbul Temalı Şiirler

Konusu 'Şiir' forumundadır ve aslann tarafından 8 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. aslann
    Ruhhastasi

    aslann Ülken İçin Yaşa Aşkın İçin Öl!

    Katılım:
    25 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    6.970
    Beğenileri:
    499
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    MAVİ
    Banka:
    135 ÇTL
    [​IMG]

    Sabahattin Ali – Köprüde Sabah

    Gece, yavaşça siyah mantosunu sürükler
    Vapurlar, şimdi suya bırakılmış kütükler,
    Ufuk, banyo edilen bir fotoğraf camıdır…

    Dağlar dudaklarını boyar pembe bir tüyle
    Köprüde fersiz gözler açılır üzüntüyle:
    Sabah, ıstırap çeken kalplerin akşamıdır…

    Kollarını gererken iş bekleyen bir sandal,
    İlk ışıklar açılır esmer sularda dal dal;
    Rüya görür kıyılar bir uyanık uykuda…

    Gecenin bir mehtabı andırırken sonları,
    Gemi fenerlerinin ziyadan bastonları
    Kaybolur ağır ağır kurşunileşen suda…

    Paslı mızraklar gibi uyuklayan direkler
    Bir gün yapacakları muhayyel cengi bekler,
    Uçuşur beyaz deniz kuşları alay alay…

    Buruşuk bir deriyi andırır titreyen su,
    İner merdivenlerden ilk vapurun yolcusu,
    Uyandırır ihtiyar köprüyü bir tramvay…
     
  2. aslann
    Ruhhastasi

    aslann Ülken İçin Yaşa Aşkın İçin Öl!

    Katılım:
    25 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    6.970
    Beğenileri:
    499
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    MAVİ
    Banka:
    135 ÇTL
    [​IMG]

    Cahit Sıtkı Tarancı – Bir Saadet
    Ne bir kelime konuştuk,
    Ne işaret çektik birbirimize,
    Fakat gerçektir seviştiğimiz
    Vapur kalkıncaya dek,
    Göz göze gelmekle sade.
    Bir saadet gibi hatırlıyorum,
    Yasemin kokusu ondan,
    Teneffüsü benden,
    Bir yaz akşamı,
    Kandilli iskelesinde.
     
  3. aslann
    Ruhhastasi

    aslann Ülken İçin Yaşa Aşkın İçin Öl!

    Katılım:
    25 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    6.970
    Beğenileri:
    499
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    MAVİ
    Banka:
    135 ÇTL
    [​IMG]


    Nazım Hikmet – Hep Kahır
    Dur! bırak kaynasın kahvenin suyu,
    Bana İstanbul’u anlat nasıldı?
    Bana boğazı anlat nasıldı?
    Haziran titreyişlerle kaçak yağmurlar ardı
    Yıkanmış, kurunurmuydu yine o yedi tepe
    Ana şefkati gibi sıcak bir güneşle

    İnsanlar gülüyordu de
    Trende, vapurda, otobüste,
    Yalanda olsa hoşuma gidiyor, söyle.
    Hep kahır, hep kahır, hep kahır
    Bıktım be…

    Dur! bırak, kalsın, açma televizyonu
    Bana istanbulu anlat nasıldı?
    Şehirlerin şehrini anlat nasıldı?
    Beyoğlu sırtlarından yasak gözlerimle bakıp
    Köprüler, sarayburnu, minareler ve halice öv
    Diyiverdin mi bir merhaba, gizlice

    İnsanlar gülüyordu de
    Trende, vapurda, otobüste
    Yalanda olsa hoşuma gidiyor, söyle.
    Hep kahır, hep kahır, hep kahır
    Bıktım be…

    Dur! bırak, kımıldama, kal biraz öylece n’olur
    Kokun istanbul gibidir, gözlerin istanbul gecesi
    Şimdi gel sarıl, sarıl bana kınalım
    Gökkubbenin altında ordada beraber
    Çok şükür diyerek yeniden başlamanın hayali
    Hasretinin çölünde sanki bir pınar gibi

    İnsanlar gülüyordu de
    Trende, vapurda, otobüste
    Yalanda olsa hoşuma gidiyor, söyle.
    Hep kahır, hep kahır, hep kahır
    Bıktım be…
     
  4. aslann
    Ruhhastasi

    aslann Ülken İçin Yaşa Aşkın İçin Öl!

    Katılım:
    25 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    6.970
    Beğenileri:
    499
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    MAVİ
    Banka:
    135 ÇTL
    [​IMG]

    Turgut Uyar – Bitmemiş Şiirler VII

    Kapalıçarşıda, bir kuyumcu dükkânında
    Sol eline bir yüzük takmıştım.
    Senin entarin basmaydı.
    Benim elbisem pamuklu
    Yüzüklerimiz sekiz ayardı…

    Çocuklar gibi gülmüştük, hatırlarsın
    Kapalıçarşı, Mahmutpaşa, satıcılar
    Bir hafiflik içinde elele, yaya.
    Bir sabah vaktiydi, güzel ve taze
    Mevsim bahardı…

    Sonra saçların, omuzların Elâgözlüm
    – Sana Elâgözlüm diyeceğim ömrümce
    Koyu da olsa rengi gözlerinin.
    Bir kırmızı kordelâ, bir bulut, bir gül
    Sen gittin hatıralar perişan etti beni,
    Gel, eski günlerin içinden, rüzgârlarla,
    Gel,
    Kurumuş kirpiklerime bir yağmur gibi dökül…
     
  5. aslann
    Ruhhastasi

    aslann Ülken İçin Yaşa Aşkın İçin Öl!

    Katılım:
    25 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    6.970
    Beğenileri:
    499
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    MAVİ
    Banka:
    135 ÇTL
    [​IMG]

    Yahya Kemal Beyatlı – Bir Başka Tepeden

    Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
    Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
    Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul!
    Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.

    Nice revnaklı şehirler görülür dünyada,
    Lakin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.
    Yaşamıştır derim, en hoş ve uzun rü’yada
    Sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan.
     
  6. aslann
    Ruhhastasi

    aslann Ülken İçin Yaşa Aşkın İçin Öl!

    Katılım:
    25 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    6.970
    Beğenileri:
    499
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    MAVİ
    Banka:
    135 ÇTL
    [​IMG]

    Orhan Veli Kanık – Bu Şehri Bırakmak

    Bu sehirde yağmur altında dolaşılır
    Limandaki mavnalara bakıp
    Şarkılar mırıldanılır geceleri.
    Bu sehrin sokakları çoktur,
    Binlerce insan gelir gider sokaklarında..
    Her akşam çayımı getiren
    Ve bir Beyaz Rus olmasına rağmen
    Hoşuma giden garson kadın bu şehirdedir.

    Bu şehirdedir
    Valsler, foksrotlar altında
    Suman`dan, Bramsdan
    Parcalar çaldığı zaman dönüp
    Bana bakan ihtiyar piyanist.

    Doğduğum köye müşteri taşıyan
    Şirket vapurları bu şehirdedir.
    Hatıralarım bu şehirdedir.
    Sevdiklerim,
    Ölmüşlerimin mezarları.

    Bu şehirdedir işim gücüm,
    Ekmek param.
    Fakat bütün bunlara mukabil
    Yine budur başka bir şehirdeki
    Bir kadın yüzünden
    Bıraktığım sehir.
     
  7. aslann
    Ruhhastasi

    aslann Ülken İçin Yaşa Aşkın İçin Öl!

    Katılım:
    25 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    6.970
    Beğenileri:
    499
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    MAVİ
    Banka:
    135 ÇTL
    [​IMG]

    Necip Fazıl Kısakürek – Canım İstanbul

    Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
    Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
    İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim;
    O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
    Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
    Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
    Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
    Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.

    İstanbul benim canım;
    Vatanım da vatanım…
    İstanbul,
    İstanbul…

    Tarihin gözleri var, surlarda delik delik;
    Servi, endamlı servi, ahirete perdelik…
    Bulutta şaha kalkmış Fatih’ten kalma kır at;
    Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat…
    Şahadet parmağıdır göğe doğru minare;
    Her nakışta o mana: Öleceğiz ne çare? ..
    Hayattan canlı ölüm, günahtan baskın rahmet;
    Beyoğlu tepinirken ağlar Karacaahmet…

    O manayı bul da bul!
    İlle İstanbul’da bul!
    İstanbul,
    İstanbul…

    Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği;
    Çamlıca’da, yerdedir göklerin derinliği.
    Oynak sular yalının alt katına misafir;
    Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir.
    Her akşam camlarında yangın çıkan Üsküdar,
    Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar…
    Bir ses, bilemem tanbur gibi mi, ud gibi mi?
    Cumbalı odalarda inletir ‘ Katibim’i…

    Kadını keskin bıçak,
    Taze kan gibi sıcak.
    İstanbul,
    İstanbul…

    Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler!
    Yedi renk, yedi sesten sayısız belirişler…
    Eyüp öksüz, Kadıköy süslü, Moda kurumlu,
    Adada rüzgar, uçan eteklerden sorumlu.
    Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından
    Hala çığlıklar gelir Topkapı Sarayından.
    Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar;
    Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar…

    Gecesi sünbül kokan
    Türkçesi bülbül kokan,
    İstanbul,
    İstanbul…
     
  8. aslann
    Ruhhastasi

    aslann Ülken İçin Yaşa Aşkın İçin Öl!

    Katılım:
    25 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    6.970
    Beğenileri:
    499
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    MAVİ
    Banka:
    135 ÇTL
    [​IMG]

    Vedat Türkali – İstanbul

    Salkım salkım tan yelleri estiğinde
    Mavi patiskaları yırtan gemilerinle
    Uzaktan seni düşünürüm İstanbul
    Binbir direkli Halicinde akşam
    Adalarında bahar
    Süleymaniyende güneş
    Hey sen güzelsin kavgamızın şehri

    Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
    Bakışlarımda akşam karanlığın
    Kulaklarımda sesin İstanbul

    Ve uzaklardan
    Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
    Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul

    Plajlarında karaborsacılar
    Yağlı gövdelerini kuma sermiştir.
    Kürtajlı genç kızlar cilve yapar karşılarında
    Balıkpazarında depoya kaçırılan fasulyanın
    Meyvesini birlikte devşirirler
    Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul

    Et tereyağı şeker
    Padişahın üç oğludur kenar mahallelerinde
    Yumurta masalıyla büyütülür çocukların
    Hürriyet yok
    Ekmek yok
    Hak yok
    Kolların ardından bağlandı
    Kesildi yolbaşların
    Haramilerin gayrısına yaşamak yok

    Almış dizginleri eline
    Bir avuç vurguncu müteahhit toprak ağası
    Onların kemik yalayan dostları
    Onların sazı cazı villası doktoru dişçisi
    Ve sen esnaf sen söyle sen memur sen entellektüel
    Ve sen
    Ve sen haktan bahseden Ortaköyün Cibalinin işçisi
    Seni öldürürler
    Seni sürerler
    Buhranlar senin sırtından geçiştirilir
    İpek şiltelerin istakozların
    ve ahmak selameti için
    Hakkında idam hükümleri verilir

    Haktan bahseden namuslu insanları
    Yağmurlu bir mart akşamı topladılar
    Karanlık mahzenlerinde şehrin
    Cellatlara gün doğdu
    Kardeşlerin acısıyla yanan bir çift gözün vardır
    Bir kalem yazın vardır
    Dudaklarını yakan bir çift sözün vardır
    Söylenmez

    Haramiler kesmiş sokak başlarını
    Polisin kırbacı celladın ipi spikerin çenesi baskı makinesi
    Haramilerin elinde
    Ve mahzenlerinde insanlar bekler
    Gönüllerinde kavga gönüllerinde zafer
    Bebeklerin hasreti içlerinde gömülü
    Can yoldaşlar saklıdır mahzenlerinde

    Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul
    Bulutların ardında damla damla sesler
    Gülen çehreleri ve cesaretleriyle
    Arkadaşlar çıktı karşıma
    Dindi şakalarımın ağrısı

    Bir kadın yoldaş tanırdım
    Bir kardeş karısı
    Hasta ciğerlerini taşıdığı çelimsiz kemikli omuzları
    Ve hüzünlü çehresiyle bebelerini seyrederdi
    Cellatlara emir verildiği gün haramilerin sarayında
    Gebeliğin dokuzuncu ayında
    Aç kurtların varoşlara saldırdığı
    Tipili bir gece yarısı
    Sırtında çok uzak bir köyden indirdi
    Otuzbeş kiloluk sırrımızı
    Zafer kanlı zafer kıpkırmızı

    Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul
    Bekle bizi
    Büyük ve sakin Süleymaniyenle bekle
    Parklarınla köprülerinle kulelerinle meydanlarınla
    Mavi denizlerine yaslanmış
    Beyaz tahta masalı kahvelerinle bekle
    Ve bir kuruşa Yenihayat satan
    Tophanenin karanlık sokaklarında
    Koyunkoyuna yatan
    Kirli çocuklarınla bekle bizi
    Bekle zafer şarkılarıyla caddelerinden geçişimizi
    Bekle dinamiti tarihin
    Bekle yumruklarımız
    Haramilerin saltanıtını yıksın
    Bekle o günler gelsin İstanbul bekle
    Sen bize layıksın
     
  9. aslann
    Ruhhastasi

    aslann Ülken İçin Yaşa Aşkın İçin Öl!

    Katılım:
    25 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    6.970
    Beğenileri:
    499
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    MAVİ
    Banka:
    135 ÇTL
    [​IMG]

    Oktay Rifat – Hatırlama

    Her dakikasını ayrı hatırlarım
    Erenköy’de geçen zamanın
    Rüyama girer bir arada
    İstanbul, bahar ve Türkan’ım.
    Bir odamız vardı etrafı sarmaşık
    Bostanlara bakan penceremiz
    O güller kadar taze
    Ben ona deli gibi aşık.
    Aynı yatakta dinlenir başlarımız
    Saçlarım saçlarına karışırdı
    O ince bir kızdı,ince alımlı
    Ne giyse yakışırdı.
    Yeter ki gönüller şen olsun
    Şarkılar söylerdik yolda
    Hep karşıma otururdu ellerini tutardım
    Akşamları eve dönerken Baraşol’da.
    Ağaçlar çiçekteydi
    Türkan sağ beraberimde
    İstanbul bahar içindeydi
    Kalbim sevda içinde.
     
  10. aslann
    Ruhhastasi

    aslann Ülken İçin Yaşa Aşkın İçin Öl!

    Katılım:
    25 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    6.970
    Beğenileri:
    499
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    MAVİ
    Banka:
    135 ÇTL
    [​IMG]

    Özdemir Asaf – Olmak İsterdim

    Şu anda İstanbulda olmak isterdim.
    Mihrabat Korusunun dar yollarında seninle
    Yan yana,yana yana yürümek…
    Birde martıların kanatlarından seyretmek İstanbulu.

    Birde sen olacaktın yanımda adamım.
    Bakarken Çamlıca’dan mehtaba,
    Dinleyecektik en güzel aşk şarkılarını.
    Ve ben senin gözlerinde kaybolurken,

    Seni Seviyorum diye haykıracaktım Marmara’ya

    Şimdi yanımdasın belki ama,
    Ne Mihrabat Korusunun dar yollarında,
    Seninle yan yana,yana yana
    Yürüyebildik…

    Ne de bakabildik Çamlıcadan mehtaba
    Ne de Dinleyebildik en güzel aşk şarkılarını
    Sadece kaybolabildim gözlerinde ama
    Seni seviyorum diye haykıramadım Marmaraya…
     

Sayfayı Paylaş