1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Istanbul'a Kar Yağıyordu - Ibrahim Sadri

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve Oğuz15 tarafından 28 Kasım 2015 başlatılmıştır.

  1. Oğuz15

    Oğuz15 Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2015
    Mesajlar:
    46
    Beğenileri:
    52
    Ödül Puanları:
    380
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    173 ÇTL
    İSTANBUL'A KAR YAĞIYORDU

    Yetmiş dokuzun kışıydı,
    Sertti, soğuktu
    İstanbul’a kar yağıyordu..
    Kömür yanıyordu sobalarda
    Geceleri polisler, bekçiler oluyordu..
    Bir de biz oluyorduk
    Ölümüne üşüyorduk ha
    Yalan yok polisler de üşüyordu

    On altı yaşındaydım..
    Her şeyi bükecek bileğim vardı
    On altı yaşındaydım

    Aslan gibi ortadaydım
    Gündüzleri okulda coğrafya defterimin arkasına
    Senin için şiirler,
    Geceleri duvarlara ülkemi kurtarmak için
    Kahrolsun yazacak kadar adamdım
    On altı yaşındaydım
    Ne senin haberin oluyordu şiirlerimden
    Ne de birileri kahroluyordu
    Mahalle duvarlarına çiziktirdiğim harflerimden
    On altı yaşındaydım
    Yalan yok

    Ben yazmaya böyle başladım
    Coğrafya defterim bir eskiciye kurban gitti
    Duvarlarına yüreğimi bağırdığım o evler birer birer
    Yıkıldı gitti..

    Şimdi güzel kağıtlara yazıyorum,
    Kocaman laflar ediyorum
    Marşlar biliyordum,
    Kitaplar okuyordum.
    Koşarak ve ıslanmadan geçiyordum sulardan
    Koşarak ve ıslanmadan yaşıyordum.
    Bak
    İstanbul’u seviyordum
    Seni seviyordum
    Dualar öğreniyordum
    Meydanlarda toplanıp bağırıyordum
    Herkes gibiydim,
    Herkes kadar cesur..
    Herkes kadar korkak
    Herkes kadar filinta delikanlı
    Ve herkes kadar buralı..

    Yetmiş dokuzun kışıydı,
    Sertti, soğuktu
    İstanbul’a kar yağıyordu..
    Ağzımızdan dumanlar çıkıyordu konuşurken..
    Haliç’ in arkasında toplanıyorduk
    Gece adamı içine çekiyordu
    Biz geceyi içimize çekiyorduk..
    En güzel ben yazıyordum duvarlara yazıları
    Herkes beni seviyordu..
    En güzel şiirleri de ben yazıyordum oysa
    Coğrafya defterimin arkasına..
    Bunu kimse bilmiyordu

    Sizin evin duvarına kahrolsun diye yazıyordum
    Ve hızla kaçıyordum
    Sizin evin duvarına bir kez olsun
    Seni seviyorum diye yazamadım
    O zaman duvarlara öyle şeyler yazılmıyordu
    Dedim ya
    Yetmişdokuzun kışıydı
    Sertti, soğuktu
    İstanbul'a kar yağıyordu.

    İbrahim SADRİ
     

Sayfayı Paylaş